Arslan Bulut
Tayyip Bey’e dokuz soru!
Tayyip Erdoğan, ATV’deki programda, “Büyük Orta Doğu rojesinde Türkiye’nin görevi neydi? Bir: Kadın haklarıyla ilgili bu coğrafyada Türkiye çok önemli bir görev üstlenecekti… İki: Demokrasi noktasında Türkiye önemli bir rol üstlenecekti. Çünkü olsa olsa bir model ancak Türkiye olabilir. Fakat bu daha doğuşta bitti. Fakat bizdekiler hâlâ yürüyor diyor. Ya, bunun...
Arap kaosu İstanbul’da tezgâhlandı!
Evet Hükümet, Libya’daki Türk vatandaşlarının tahliyesi için elinden gelen her şeyi yapıyor. Peki ama bu çaba, AKP iktidarının İslam Dünyası’ndaki girişimlerini aklar mı?
Angus veya deli dana politikası!
Libya’da kesin olarak kaç Türk olduğunu hükümetin bilmediği ortaya çıktı. Aslında AKP iktidarı birçok konuda bilgi sahibi olmadığı gibi, bazı kararlarıyla Türk halkının sağlığıyla da oynuyor.Tarım Bakanlığı tarafından et fiyatlarını düşürmek amacıyla Avustralya’dan ithal edilen 250 adet Angus cinsi sığırda akciğer hastalığı bulunduğu anlaşıldı.
Nutuk’un Arapçası ve Libya olayları!
Fas’tan Endonezya’ya kadar İslam dünyasında bir kaos var. Bu kaosu, diktatörlüklere karşı çıkan Müslüman halkların başkaldırısı olarak yorumlayanlar olduğu gibi Genişletilmiş Büyük Orta Doğu ve Kuzey Afrika Projesi’nin somut uygulamaları olarak görenler de var.
Amerikalı danışmanlar kime yol gösteriyor?
Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, birkaç günlük çalışma sonucu, “işyerinde psikolojik taciz”in karşılığı olarak kullanılan “mobbing” kelimesinin yerine “bezdirme”den yola çıkarak “bezdiri” yi bulduklarını söyledi.
İktidar reçetesi!
15 Şubat 2011 tarihli Sabah gazetesinde Süleyman Yaşar, “AK Parti niye iktidara geldi ve kaldı?” sorusunun cevabını ararken, 2001 krizini ve “2002 yılı öncesinde kamu bütçesinin ve bankaların yağmalanmasını, 28 Şubat’ta devlet eliyle
Çözüm için birinci adım!
2005 yılında bize “Eski bir antikordan mektup” başlıklı bir yazı gönderen okuyucumuzun yeni mesajıdır:
“Arslan Bey, yıllar içersinde çok özel hazırlığı yapılmış çalışmalar ile bugünlere gelindi ve Türk devletinin en etkili kurumları çökertiliyor..
Ana karargâha virüs nasıl girdi?
Türklerin milli direnci, bilimsel yöntemlerle çökertilmek isteniyor. Peki hangi yöntemler kullanılıyor:
İnsan vücuduna virüsler nasıl giriyor ve etkin oluyorsa, ülkenin vücuduna da benzer virüsler giriyor. Bunlara karşı, antikorlar direniyor! Antikorların direnmemesi için, yargı bağımsızlığının ve basın özgürlüğünün ortadan kaldırılması gerekiyordu. Bugünkü hukuk...
Maksatlı yazı yazmak suçu!
TRT Türk’te 16 Şubat 2011 günü, 13.00 haberlerinde, Beşiktaş Adliyesi’nden canlı yayında konuşan muhabir, gözaltındaki Soner Yalçın, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu ve Ayhan Bozkurt’a yöneltilen suçlamaları sayarken “Maksatlı haber yaparak siyaseti yönlendirmeye çalışmak” dedi. Kulaklarıma inanamadım. 14.00 haberlerini de seyrettim. Aynı muhabir tekrar canlı yayına...
Haşim Kılıç doğru söylüyor, uyudular!
Anayasa Mahkemesi’nin iktisatçı başkanı Haşim Kılıç, “Yüksek Yargı bugüne dek uyumaktan başka bir şey yapmadı” dedi!
Danıştay Başkanı Mustafa Birden ve Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, bu sözlere tepki gösterdi ama bence Haşim Kılıç doğru söylüyor!
Bu bir savaştır!
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Milliyet ve Vatan’ın yazar ve yöneticileriyle endişelerini paylaştı. Aslı Aydıntaşbaş bu görüşmenin bir kısmını nakletti. Kısaltarak alıyorum:
Adaletin başına torba geçirildi!
Abdullah Gül, torba yasayı onayladı. Yargıtay’da 32 olan daire sayısı 38’e, Danıştay’da 13 olan daire sayısı 15’e çıkarılacak. Yargıtay’ın üye sayısı 250’den 387’ye, Danıştay’ın da 95’ten 156’ya
çıkarılıyor.
“Ülkeyi, devlet dışı bir güç yönlendiriyor”
Türkiye topraklarında, Türk Milleti’nin egemenlik haklarının devam edip etmemesi kararı verilecek olan Haziran seçimlerinden önce, halka büyük şoklar yaşatılacağı tahmin ediliyordu. Bülent Esinoğlu, Türkiye’de süren mücadelenin bir “savaş” olduğunu belirttikten sonra, ekliyor:


