<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İlk Kurşun Gazetesi &#187; Arslan Bulut</title>
	<atom:link href="http://www.ilk-kursun.com/konu/yenicag/arslan-bulut/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ilk-kursun.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 24 May 2013 00:42:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.5</generator>
		<item>
		<title>Arslan Bulut: CIA’nın Yıldız’daki kozmik odası ne oldu?</title>
		<link>http://www.ilk-kursun.com/haber/146703</link>
		<comments>http://www.ilk-kursun.com/haber/146703#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 May 2013 20:33:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aycil</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arslan Bulut]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilk-kursun.com/?p=146703</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/146703"><img align="right" hspace="5" width="180" src="http://www.ayyildizhaber.com/haber_resim/26182.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Bu yazıyı yazmadan önce haber bültenlerine bir göz attım. Tamamında ihanetler anlatılıyordu&#8230; Yasadışı Dinlemeleri Araştırma Komisyonu’nun CHP’li üyelerinin hazırladığı raporda, Türkiye’nin nasıl tuzağa düşürüldüğünün net bir fotoğrafı var: “Ülkemize 2008’de gelen 35 kişilik CIA-Pentagon karma heyetinin, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbaratı’nın Yıldız bürosunda üslendiği, her türlü operasyonları bu merkez vasıtasıyla emniyet istihbaratı üzerinden yürüttüğünün kamuoyunda bilinmesine [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.ayyildizhaber.com/haber_resim/26182.jpg" class="alignnone" />Bu yazıyı yazmadan önce haber bültenlerine bir göz attım.<span id="more-146703"></span> Tamamında ihanetler anlatılıyordu&#8230;</p>
<p>Yasadışı Dinlemeleri Araştırma Komisyonu’nun CHP’li üyelerinin hazırladığı raporda, Türkiye’nin nasıl tuzağa düşürüldüğünün net bir fotoğrafı var: </p>
<p><strong>“Ülkemize 2008’de gelen 35 kişilik CIA-Pentagon karma heyetinin, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbaratı’nın Yıldız bürosunda üslendiği, her türlü operasyonları bu merkez vasıtasıyla emniyet istihbaratı üzerinden yürüttüğünün kamuoyunda bilinmesine rağmen, 3 aylığına gelen bu kişilerin Türkiye’de ne kadar kaldıkları, hangi operasyonları  yönettikleri, çalışmaları sırasında ülkeye hangi cihazları getirdikleri, bu cihazların envanterlerinin bulunup bulunmadığı, ayrıca Türkiye’de resmi görevi Türk-Amerikan Savunma İşbirliği olan ODC’nin çalışma alanlarının ve yönetim şeklinin nasıl olduğu, ofiste görevli yabancı ülkelerin istihbarat görevlilerinin hangi ülke adına çalıştığı, yetkileri, görevleri, sayıları ve Türkiye’de katıldıkları operasyonların neler olduğu,  tespit edilmesi ve araştırılması gereken konuların başında gelmesi gerekirken komisyonda da bu konuyu gündeme getirmemize rağmen sonuç alınamamıştır!” </strong></p>
<p>***</p>
<p>Sözü geçen 35 CIA-Pentagon görevlisinden önce Amerikalı Savcı Susanne Hayden’ın sekiz ilin özel yetkili savcılarına İstanbul’da seminer vermesiyle başlayan ilişkilerin sonuçlarını Silivri, Hasdal, Hadımköy, Sincan gibi cezaevlerinde bulunanlar ve aileleri yaşıyor&#8230; Bu sürecin sonunda Genelkurmay, kozmik odalarını ve Seferberlik Tetkik Kurulu bürolarını kapatmaya başladı! Oysa bildiğimiz kadarıyla bu organizasyonlar, Türkiye’nin akyuvarları, yani vücuda giren güçlü mikroplara karşı antikor üreten direnç merkezleriydi. Kısacası, Türkiye’nin bağışıklık sistemi, devlet eliyle yok edilmektedir. CIA ve Pentagon, Türkiye’de kozmik oda kurarken, Genelkurmay’ın kozmik odasına girilmişti. Şimdi de geri kalanı dağıtılıyor.. Avukat Ahmet Ülger, sivil olduğu halde kozmik odaya girildiği zaman bunu onuruna yediremedi ve üzüntüsünden hayatını kaybetti.. </p>
<p>***</p>
<p>Bir taraftan, Vahdettin için mevlit okutulurken  “akil” lerden biri Atatürk’ü  “faşist”  diye suçluyor, diğer taraftan BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, hedeflerini açıkça anlatıyor:<br />
<strong>“Üç Kürt devleti olabilir. İran’da bir Kürt devleti, Irak’ta bir Kürt devleti, Suriye’de bir Kürt devleti. Suriye’de de Irak’taki gibi bir Kürt özerk bölgesi olacağı artık kesin. Tabii bu Suriye’deki Kürt oluşumu, Lazkiye’yi de içine alırsa Kürtler denize ulaşır ve Türkiye’ye tam bağımlılık ortadan kalkar. Irak’ta merkezi yönetim bugünkü anlayışını sürdürürse Irak’taki Kürt devleti tam bağımsız olarak da ortaya çıkabilir.” </strong></p>
<p>Fatih Altaylı’nın  <strong>“Ya Türkiye’deki Kürtler?”</strong> sorusuna Demirtaş, <strong> “Gerek yok. Ama olabilir de. Burada bir Türk-Kürt konfederasyonu çok büyük bir güç olur. Onu görmek lazım”</strong>  diye cevap veriyor.<br />
Nitekim MHP milletvekili Murat Başesgioğlu  “Gerçekten PKK çekiliyor mu yoksa Türkiye içindeki metropollerde yığınak mı yapıyor, belli değil” diyor. CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acar da Tayyip Erdoğan’a, “Doğu Anadolu Bölgesi’nde terörle hiç ilgisi olmayan kişilerin bile ’ben silah bıraktım, beni de listeye alın’diyerek Kandil’e başvuru yaptığı, hatta bu konu için turlar düzenlendiği bildirilmektedir. Bu haberler doğru mudur? PKK’ya özerklik sözü verilmiş midir?”  diye soruyor.. </p>
<p>Bütün bunlardan, AKP iktidarının, Türkiye’nin direnç merkezlerini çökertirken, terör gruplarına lojistik destek vererek Suriye’yi bölmeye çalıştığı, böylece Türkiye’yi bölmenin alt yapısını hazırladığı anlaşılmıyor mu?</p>
<p>Yeniçağ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilk-kursun.com/haber/146703/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arslan Bulut: “Silah korkakta, yetki cahilde, para cimride olursa&#8230;”</title>
		<link>http://www.ilk-kursun.com/haber/146581</link>
		<comments>http://www.ilk-kursun.com/haber/146581#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 May 2013 14:00:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aycil</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arslan Bulut]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilk-kursun.com/?p=146581</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/146581"><img align="right" hspace="5" width="180" src="http://www.ayyildizhaber.com/haber_resim/26182.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Soysal Algan’ın ısrarlı davetiyle Trabzonspor Başkan adaylarından Muharrem Usta’nın Grand Cevahir Otel’deki toplantısına katıldım. Türkiye’nin içinde bulunduğu tehlikeli süreçte, kendi memleketimin takımı da olsa bir spor kulübündeki başkanlık yarışıyla ilgili yorum yapacak durumda değilim. Üstelik, Trabzon şehrinin, bütün enerjisini Trabzonspor’a vererek, kök hücre araştırmaları gibi yüz akı olan bir iki alan dışında çok gerilerde kaldığını [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.ayyildizhaber.com/haber_resim/26182.jpg" class="alignnone" />Soysal Algan’ın ısrarlı davetiyle Trabzonspor Başkan adaylarından Muharrem Usta’nın Grand Cevahir Otel’deki toplantısına katıldım.<span id="more-146581"></span> Türkiye’nin içinde bulunduğu tehlikeli süreçte, kendi memleketimin takımı da olsa bir spor kulübündeki başkanlık yarışıyla ilgili yorum yapacak durumda değilim. Üstelik, Trabzon şehrinin, bütün enerjisini Trabzonspor’a vererek, kök hücre araştırmaları gibi yüz akı olan bir iki alan dışında çok gerilerde kaldığını düşünenlerdenim. Kaldı ki artık Trabzonspor da eskisi gibi başarılı değil&#8230; </p>
<p>Fakat Muharrem Usta’nın konuşmasını dinledikten ve Trabzonspor Denetleme Kurulu’nun borç raporunu okuduktan sonra Türkiye’nin durumunun da Trabzon ve Trabzonspor gibi olduğunu fark ettim. </p>
<p>***</p>
<p>Muharrem Usta, sportif başarıların 30 yıl geride kaldığını, Trabzonspor’un artık bunlarla avunamayacağını, yeniden tarih yazacak bir devrim başlatması gerektiğini söylüyordu. Bu arada, bir spor kulübünün, bulunduğu şehrin ekonomik ve sosyal gücüyle birlikte var olduğunu anlatırken öyle bir tablo çizdi ki yanımdaki hemşehrim,<strong> “Muharrem Usta, önce şehri zenginleştirecek galiba”</strong> deyiverdi. Futbol, sporcular açısından baktığınızda kendini ispatlamak gibi bir derdi olanların işi gibi görünüyor ama artık bir endüstriye dönüşmüş durumda.. Rus oligarkları ve petrol zengini Arapların, ünlü takımları satın alarak işin içine girmesinin de herhalde bir getirisi olsa gerek. Bu alanda da artık milyar dolarlar dönüyor.. </p>
<p>***</p>
<p>Trabzonspor Denetleme Kurulu Başkanı Mahmut Ören, kulübün 30 Nisan itibarıyla borcunun 175 milyon 652 bin 541 lira olduğunu, Ağustos ayına kadar olan süreçte 70 milyon TL’lik kaynağa ihtiyaç duyulduğunu açıkladı! </p>
<p>Trabzonspor, İstanbul sermayesine başkaldırının simgesi olduğu için Anadolu’nun her köşesinde sevildi, baştacı edildi. Fakat şimdi öyle bir noktaya geldi ki kulübün borçlarının ödenmesi için gerçekten bir devrim gerekiyor.. Tıpkı Türkiye gibi&#8230; </p>
<p>Nitekim CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Umut Oran, 10 yılda dış borcun 207 milyar dolar arttığını bunun da AKP öncesindeki hükümetlerin toplam borcunun 1,5 katı olduğunu, yine bu dönemde 38 milyar dolarlık kamu malının satıldığını, tüm bu borçlanma karşısında 22 milyar dolarlık IMF borcunun ödendiğini söyledi. </p>
<p>MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak da <strong> “Türkiye’nin genel borcu 224 milyar dolardan 560 milyar dolara çıkmıştır. IMF’ye borç ödenmiştir ama hükümet 38 milyar dolarlık özelleştirme yapmıştır. Halk sosyal yardımlara, çiftçi borca muhtaç edilmiştir”</strong> dedikten sonra Hz. Ebubekir’in bir sözünün altını çiziyor: </p>
<p><strong>“Silah korkakta, yetki cahilde, para cimride olursa işler bozulur&#8230;” </strong></p>
<p>***</p>
<p>Kısacası Türk Milleti de artık tarihi başarılarla avunacak durumda değildir. Tayyip Erdoğan ile Ahmet Davutoğlu’nun  <strong>“Yeni Osmanlı”</strong> söylemleri de Büyük Orta Doğu Projesi’nin kamuflajıdır! Türkiye Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan edilmekle karşı karşıyadır.. </p>
<p>Dolayısıyla, Trabzonspor delegesi de Türk seçmeni de yetkiyi, kuklalara değil, yönetme kapasitesi olanlara vermelidir. Tabii, muhalefet partilerinin yönetimleri için de aynı kural geçerlidir. Yoksa Trabzon öğrenci yurdu Başkanı Salih Zeki Kahveci’nin söylediği gibi, <strong> “taşeron milliyetçilik”</strong>  veya  <strong>“taşeron ulusalcılık”</strong> la da bir yere varılamaz. </p>
<p>Trabzon, tereyağını markalaştırabilse, silah ve gemi inşa sanayisini geliştirebilse, dünyanın en zengin şehirlerinden biri olur. O zaman Trabzonspor da tam bir dünya markası olur. Türkiye ise hayal ettiğim Trabzon modeli gibi kendi ayakları üzerinde durabilen bir ekonomi inşa edebilirse, o zaman, Avrupa’daki futbol finallerini her zaman dört büyükler oynar&#8230;</p>
<p>Yeniçağ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilk-kursun.com/haber/146581/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arslan Bulut: AKP’nin iktidar sırları!</title>
		<link>http://www.ilk-kursun.com/haber/146466</link>
		<comments>http://www.ilk-kursun.com/haber/146466#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 May 2013 11:38:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aycil</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arslan Bulut]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilk-kursun.com/?p=146466</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/146466"><img align="right" hspace="5" width="180" src="http://www.ayyildizhaber.com/haber_resim/26182.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>İnsanların dini inançlarını sorgulama hakkına kimse sahip değildir. Geçmişte Hıristiyanların yaptığı bu tür sorgulamalar mezhep savaşları, katliamlar ve cadı avı gibi saçmalıklarla yüzyıllarca sürmüştür. Müslümanlar da yüzyıllarca “tekfir” geleneğini geliştirmiş ve kafir olarak gördükleri kişileri “katli vaciptir” diyerek öldürmüşlerdir.. Tekfir, Müslüman olduğu bilinen bir kişiyi, inkâr niteliği taşıdığı iddia edilen inanç, söz veya davranışından ötürü [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.ayyildizhaber.com/haber_resim/26182.jpg" class="alignnone" />İnsanların dini inançlarını sorgulama hakkına kimse sahip değildir.<span id="more-146466"></span> Geçmişte Hıristiyanların yaptığı bu tür sorgulamalar mezhep savaşları, katliamlar ve cadı avı gibi saçmalıklarla yüzyıllarca sürmüştür. Müslümanlar da yüzyıllarca <strong>“tekfir”</strong> geleneğini geliştirmiş ve kafir olarak gördükleri kişileri<strong> “katli vaciptir”</strong> diyerek öldürmüşlerdir..</p>
<p>Tekfir, Müslüman olduğu bilinen bir kişiyi, inkâr niteliği taşıdığı iddia edilen inanç, söz veya davranışından ötürü kâfir saymak demektir. Dolayısıyla inanç sorgulaması hiçbir zaman hayırlı sonuç vermez. </p>
<p>Tabii ki <strong>“iman ettim”</strong> demekle insan iman etmiş sayılmaz. Fakat Kur’an’da kimin mümin kimin münafık olduğunu belirlemek yetkisi insana bırakılmamıştır:</p>
<p><strong>“Allah, elbette kendisine iman edenleri de bilir ve elbette münafıkları da bilir.”</strong> (Ankebut 11)</p>
<p>***</p>
<p>Münafıklık meselesine niçin girdim. Meclis’te bir münafıklık tartışması oldu. MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, AKP sözcülerinin 19 Mayıs’a da sahip çıkan söylemleri karşısında, <strong>“Bugün Hükûmetin uygulamalarıyla, bazı arkadaşlarımızın konuşmalarına baktığımızda, münafıklık alametlerinin en büyükleri gösterilmektedir”</strong> demek zorunda kaldı. </p>
<p>Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç bu sözlere, <strong>“Atatürk’ü siz seversiniz başkaları sevmezse bundan Atatürk hiçbir şey kazanmaz. Evvela bu ‘münafıklık’ ithamını söylenmemiş kabul ediyorum. Kimsenin kimseyi bu gibi konularda samimiyet testine tutmaya hakkı da yoktur, yetkisi de yoktur”</strong> diye cevap verdi. </p>
<p>Uzunırmak ise<strong> “Benim dile getirdiğim konu, Atatürk’ü sevme sınaması değildir. Eğer 19 Mayıs ruhunu ve millî mücadele ruhunu Hükûmet tam kavradı ise tam bağımsızlıktan, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünden, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğundan bahsediyorlarsa, bugünkü uygulamaları bu uygulamalar değildir, savundukları bunlar değildir. Çekinmeden burada TBMM’nin huzurunda tekrar ifade ediyorum: Münafıklık alametleri vardır, kim alınıyorsa alınsın üstüne” </strong>diyerek ilk sözünde ısrar etti. </p>
<p>***</p>
<p>Siyasi münafıklığı, Yaşar Nuri Öztürk, Mâûn Suresi kitabında şöyle inceliyor: </p>
<p><strong>“Kur’an, mümin, kâfir, münafık, müşrik gibi inanç kimliklerine Mâûn suresi ile bir tip daha ekliyor: Mürai! Mürai, sadece inanç tiplerinin en şeriri değildir; o aynı zamanda mahlûkların da en şeriridir. Mürai, inanç durumu, menfaatlerine göre sürekli değişen bir tiptir! Bu tip mahlûklar, görünürde inanır; ibadet ve taata devam eder ama riyakârdır, din ve ibadetle sağladığı itibarı halkın malını talan etmek için kullanır.” </strong></p>
<p>İnternet üzerindeki yazışmalarda veya haber sitelerinde yayınlanan okur yorumlarında açıkça görülüyor ki bazıları AKP’yi hatta televizyon tartışmalarında başörtülü bir yazarın sözlerini eleştirenleri bile kâfir sayıyor! Atatürk’ü sevenler de <strong>“puta tapıcılar”</strong> olarak nitelendiriliyor! </p>
<p>***</p>
<p>Cumhuriyetin temeli demek olan Anayasa’nın değiştirilemez maddelerini değiştirmeye, Atatürk ve Türklük ile ilgili ne varsa ortadan kaldırmaya kalkışıp bayram günü, 19 Mayıs ruhundan bahsetmek, siyasi münafıklık veya mürailik olmuyor mu? </p>
<p>AKP’nin iktidar sırrı bu ikiyüzlülük müdür?</p>
<p>Oysa AKP’nin gerçek düşüncesini, daha sonra Başbakanlık Müsteşarı ve Milli Eğitim Bakanı yapılan Ömer Dinçer ortaya koymuş ve <strong>“Başlangıçta kurulurken ortaya atılan cumhuriyet ilkesinin de zayıfladığını ve işlevini kaybettiğini görüyoruz. Cumhuriyet ilkesinin yerini katılımcı bir yönetime devretmesi gerektiği ve nihayet laiklik ilkesinin yerine İslam’la bütünleşmenin gerekli olduğu kanaatini taşıyorum”</strong> demiştir. </p>
<p>Dolayısıyla 19 Mayıs ruhundan bahsetmek, bu görüştekiler için mürailik olur!</p>
<p>Yeniçağ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilk-kursun.com/haber/146466/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arslan Bulut: Tayyip Erdoğan’ın kanser tuzakları!</title>
		<link>http://www.ilk-kursun.com/haber/146363</link>
		<comments>http://www.ilk-kursun.com/haber/146363#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 May 2013 20:35:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aycil</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arslan Bulut]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilk-kursun.com/?p=146363</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/146363"><img align="right" hspace="5" width="180" src="http://www.ayyildizhaber.com/haber_resim/26182.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Tayyip Erdoğan’ın her ABD gezisi öncesinde Türkiye’de bir terör saldırısı oluyor ve Türkler ölüyor.. Bu konuda kimsenin bir itirazı yok! Yine Tayyip Erdoğan’ın her ABD gezisi öncesinde, Cargill firmasının yapay tatlandırıcı üretme kotası artırılıyor! Yapay tatlandırıcılar Avrupa Birliği ülkelerinde yasak. Çünkü bu tatlandırıcıların kanser ve şeker hastalığına yol açtığı kesin. Yani yapay tatlandırıcılar da öldürücü! [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.ayyildizhaber.com/haber_resim/26182.jpg" class="alignnone" />Tayyip Erdoğan’ın her ABD gezisi öncesinde Türkiye’de bir terör saldırısı oluyor ve Türkler ölüyor..<span id="more-146363"></span> Bu konuda kimsenin bir itirazı yok! </p>
<p>Yine Tayyip Erdoğan’ın her ABD gezisi öncesinde, Cargill firmasının yapay tatlandırıcı üretme kotası artırılıyor! Yapay tatlandırıcılar Avrupa Birliği ülkelerinde yasak. Çünkü bu tatlandırıcıların kanser ve şeker hastalığına yol açtığı kesin. Yani yapay tatlandırıcılar da öldürücü!  Kısacası Tayyip Erdoğan’ın her ABD gezisi Türkler için kısa veya orta vadede ölüm demek! </p>
<p>***</p>
<p>MHP İstanbul milletvekili Atila Kaya, Tayyip Erdoğan’ın cevaplandırması talebiyle TBMM Başkanlığı’na bir soru önergesi verdi ve Bakanlar Kurulu’nun nişasta kökenli şekerler için belirlenen kotayı yüzde 38 oranında artırmasının sebebini şöyle sorguladı:</p>
<p>* Bakanlar Kurulu tarafından yapılan bu kota artırımının, ABD ziyaretinizin öncesine denk gelmesi, Cargill firmasına, dolayısıyla ABD’ye yapılan bir jest anlamına mı gelmektedir? </p>
<p>* Hükümetinizin şeker fabrikalarıyla ilgili özelleştirme çalışması bulunmakta mıdır? </p>
<p>* Yapay tatlandırıcılarla ilgili Sağlık Bakanlığı’nın uyarıları ortadayken kullanımı artıracak kota artırımını nasıl açıklıyorsunuz? </p>
<p>* Türkiye’de ne kadar nişasta kökenli şeker tüketilmektedir? Bu tüketimin ne kadarı ABD menşeli Cargill firması tarafından karşılanmaktadır? </p>
<p>* Yapılan bu kota artırımları, zaten zor durumda olan şeker üreticisi çiftçinin durumunu daha da kötü hale getirmeyecek midir? </p>
<p>* Yapay tatlandırıcılarla ilgili kotayı devamlı artırırken, binlerce insanımızın geçim kaynağı olan şeker pancarı üretim kotasını neden düşürüyorsunuz?</p>
<p>***</p>
<p>ABD Başkanı George W. Bush, 2006 yılında Tayyip Erdoğan’a mektup göndererek Şeker Kanunu’nda yüzde 10 olan mısır şurubu (fruktoz) kotasının artırılmasını istemişti. Erdoğan da hemen kotayı yüzde 15’e yükselten bir tasarı hazırlatarak ABD gezisi öncesinde Bakanlar Kurulu’nun imzasına açmıştı. </p>
<p>Mısır şurubunu, Bursa’daki Amerikan firması Cargill üretiyordu. Ülker ile ortak tesisler de kurmuştu.<br />
Cargill, Türkiye’nin, Orhangazi Tesisi’nin kurulu bulunduğu tarım arazisinin <strong> “Özel Endüstri Bölgesi”</strong>  olması için başvuru yapmıştı. Söz konusu arazi, Bakanlar Kurulu kararıyla 5 Temmuz 2005 tarihinde Özel Endüstri Bölgesi ilan edildi. Kararın iptali için Bursa Barosu öncülüğünde Bursa Meslek Odaları tarafından Danıştay’da dava açıldı. Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararına rağmen ABD siyasetinde etkili Cargill firmasının Bursa Orhangazi’de, birinci sınıf tarım arazisinde fabrika yapabilmesi için Toprak Kanunu’nda değişiklik yapıldı. Bu tartışmalar sürerken, Danıştay saldırısı oldu.. Sonuçta Danıştay kadrosu da tamamen değiştirildi ve yeni başkan artık bu tür yasalara engel çıkarmayacaklarını açıkladı </p>
<p><strong>Son olarak kota yüzde 38 oranında artırıldı.</strong> </p>
<p>Halbuki Tayyip Bey de bağırsaklarından rahatsızlanıp hastalığa yakalanmıştır ve tedavisi sürmektedir. Acaba Emine Hanım’ın mutfağında yapay tatlandırıcı ile üretilmiş şeker kullanılmakta mıdır? Bunu bilmiyorum ama Tayyip Bey, Türk halkına kanser tuzakları kurmaktadır! </p>
<p>***</p>
<p>Yapay tatlandırıcılar konusunda, Türk halkını 10 yıl süreyle uyardım&#8230;</p>
<p>İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi uzmanı Prof. Dr. Kenan Demirkol da tıbbi uyarılar yapıyordu. Demirkol, gofretten dondurmaya, bisküviden meşrubata kadar hemen her üründe nişasta bazlı şekerin kullanıldığını anlatıyor ve  <strong>“Bu ürün, kemik erimesine, kansızlığa, gut hastalığına, karın tipi şişmanlığa, karaciğer yağlanmasına, kanserlere sebep oluyor. Kanserlerde yüzde 40 artışa yol açıyor”</strong> diyordu&#8230;</p>
<p>Yeniçağ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilk-kursun.com/haber/146363/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arslan Bulut: Türkiye’nin şoförü var mı?</title>
		<link>http://www.ilk-kursun.com/haber/146267</link>
		<comments>http://www.ilk-kursun.com/haber/146267#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 May 2013 00:49:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aycil</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arslan Bulut]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilk-kursun.com/?p=146267</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/146267"><img align="right" hspace="5" width="180" src="http://www.ayyildizhaber.com/haber_resim/26182.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Haberde “Tayyip Erdoğan, San Francisco’da Google’ın şoförsüz arabasını test etti” bilgisi veriliyor. Hatta Erdoğan’ın “Yer oluyor direksiyonu kendileri ele alıyor, yer oluyor uçaklardaki oto pilot sistemine benzer bir sistemle araç gidiyor. Gelecekte belki navigasyon sistemini bunlara adapte etmek suretiyle bunu çok daha farklı bir şekilde park etmeden tutunuz da durduğunuz yere çağırmaya varıncaya kadar geliştirme [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.ayyildizhaber.com/haber_resim/26182.jpg" class="alignnone" />Haberde  <strong>“Tayyip Erdoğan, San Francisco’da Google’ın şoförsüz arabasını test etti”</strong>  bilgisi veriliyor.<span id="more-146267"></span> Hatta Erdoğan’ın  <strong>“Yer oluyor direksiyonu kendileri ele alıyor, yer oluyor uçaklardaki oto pilot sistemine benzer bir sistemle araç gidiyor. Gelecekte belki navigasyon sistemini bunlara adapte etmek suretiyle bunu çok daha farklı bir şekilde park etmeden tutunuz da durduğunuz yere çağırmaya varıncaya kadar geliştirme amaçları var”</strong>  dediği bildiriliyor. </p>
<p>Tayyip Bey farkında değil galiba.. Bu icat yeni bir şey değil ki! Tıpkı söylediği gibi ABD, zaman geliyor bazı ülkelerde askeri darbe yoluyla direksiyonu kendisi ele alıyor, zaman geliyor otomatik pilot sistemine geçiyor. Zaman geliyor, hangi ülkenin yönetimi ele geçirilecekse siyasette yükselen bir yıldız bulup, ABD’ye çağırıyorlar, gereken pazarlığı yapıyorlar, eğitim veriyorlar, seçimlerde kullanacağı propaganda yöntemlerini bile gösteriyorlar, bunlar da yetmezse, oy sayım işlemlerinin nasıl yönlendirilebileceğini öğretiyorlar, hatta oy sayım işlemlerini yapan bilgisayar programını bile ilgili kişinin eline tutuşturuyorlar. </p>
<p>Artık direksiyona geçen kişi nereye çağırırsanız geliyor, <strong> “NATO’nun ne işi var Libya’da”</strong>  diye kendi görüşünü söylerken aniden otomatiğe bağlanmış gibi,  <strong>“NATO, Libya’ya girmelidir”</strong> diyor. Veya  <strong>“kardeşim”</strong>  dediği Esad’a  <strong>“terörist”</strong>  demeye başlıyor.. </p>
<p>***</p>
<p>Daha parti lideri olmadığı halde Türkiye’nin Genelkurmay Başkanı’ndan randevu almak için Amerikan yönetiminden Yahudi asıllı Wolfowitz’den mektupla ricada bulunan ve bu görüşmeyi yapan kimdir? Siyasi yasağı kalksın diye Amerikan Büyükelçisi, dönemin Yüksek Seçim Kurulu Başkanı ile kimin için görüştü? Siyasi yasağı kalktıktan sonra da hiçbir sıfatı olmadığı halde ABD ve AB ülkeleri başkanları tarafından kabul edilen ve Türkiye’nin direksiyonuna geçmek için hepsinin desteğini alan kimdir? </p>
<p>CFR denilen ve kendisini küresel hükümet olarak gören güç odağı,  <strong>“Yerel yönetimlere özerklik verecekseniz, sizi destekleriz”</strong>  mahiyetinde gizli bir memorandumu kime gönderdi?  Bu memorandumu parti programı haline getirdikten sonra tek başına iktidar olan kimdir?</p>
<p>***</p>
<p>Amerikan Cargill firmasının Türkiye’deki şeker piyasasını ele geçirmesi için çıkardığı yasaları Danıştay bozdukça yenisini hazırlayan kimdir? </p>
<p>Hepsi ABD ve AB ülkeleri istihbarat servislerinin yan kuruluşu olan yabancı vakıf ve derneklerin Türkiye’de faaliyet göstermelerini kim kabul etti?  MOSSAD’ın eski ikinci başkanı ve Kuzey Irak’taki Kürt devletinin temellerini atan David Kamhi ile Türkiye şehirlerinin, Ankara’yı atlayıp <strong> “küresel hükümet”</strong>  dedikleri güç odaklarıyla doğrudan ilişki kurmasını öngören globalleşme toplantısı için Ankara’da buluşanlar kimlerdir? </p>
<p>Türkiye-Suriye sınır şeridini, İsrail şirketine devretmek için çırpınan kimdir? </p>
<p>Şimdi Erdoğan, Silikon vadisindeki teknolojiyle, Türkiye’yi uzaydan seyretmiş! Ne gerek var? Ankara’daki görüntülü dinleme merkezi ile kapalı mekanların içini bile seyredebiliyorsunuz. Ülkede telefonu dinlenmeyen önemli kişi kalmadı.</p>
<p>***</p>
<p>Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise Kayseri’deki genetik ve kök hücre merkezi olan Genom’da incelemelerde bulundu. Tam da zamanıdır. Herkes Türklerin genetik yapısı ile uğraşırken, Abdullah Gül de bundan geri kalamazdı. Cumhurbaşkanı olmadan önce  <strong>“Ne mutlu Türküm diyene sözünü dağlara taşlara yazdılar. Bu ilkelliktir ve aşılacaktır”</strong> diyen kendisi değil miydi? Gerçi şimdi <strong> “Devlet Türk devletidir”</strong> diyor ama güven vermiyor..</p>
<p>Yeniçağ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilk-kursun.com/haber/146267/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arslan Bulut: Daha büyük bomba Meclis’te patlayacak!</title>
		<link>http://www.ilk-kursun.com/haber/145925</link>
		<comments>http://www.ilk-kursun.com/haber/145925#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 May 2013 22:00:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aycil</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arslan Bulut]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilk-kursun.com/?p=145925</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/145925"><img align="right" hspace="5" width="180" src="http://www.ayyildizhaber.com/haber_resim/26182.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Hatay’dan, Reyhanlı’dan göç başladığına dair haberler var. Bir okur mektubunda ise “Patlamaların asıl sebebi, Hatay’ı boşaltmak mıdır? Bölgede yüz binlerce mülteci var. Ayrıca bunların Türk vatandaşı yapılacağına dair haberler var. Bunlar neyin hazırlığı?” diye soruluyor.. AKP’nin mültecileri vatandaş yapabilmek için vatandaşlık yasasını değiştirdiğini hatırlarsak bu soruların yersiz olmadığını söylemek gerekir. *** Ayrıca patlamaların açılım sürecinden [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.ayyildizhaber.com/haber_resim/26182.jpg" class="alignnone" />Hatay’dan, Reyhanlı’dan göç başladığına dair haberler var.<span id="more-145925"></span> Bir okur mektubunda ise <strong> “Patlamaların asıl sebebi, Hatay’ı boşaltmak mıdır? Bölgede yüz binlerce mülteci var. Ayrıca bunların Türk vatandaşı yapılacağına dair haberler var. Bunlar neyin hazırlığı?”</strong> diye soruluyor.. </p>
<p>AKP’nin mültecileri vatandaş yapabilmek için vatandaşlık yasasını değiştirdiğini hatırlarsak bu soruların yersiz olmadığını söylemek gerekir. </p>
<p>***</p>
<p>Ayrıca patlamaların açılım sürecinden bağımsız olmadığı da anlaşılıyor. Suriye’nin kuzeyi PKK’ya terk edilmiştir. Hatay’ın nüfus yapısı değiştirilerek, <strong> “Büyük Kürdistan”</strong> ın denize çıkışı mı sağlanmak isteniyor? Eğer bu değerlendirme doğruysa, patlamaların arkasında projenin asıl sahibi İsrail mi var? MİT, istihbaratı nereden aldı? İstihbarat paylaşımı ile İsrail’den mi? Ayrıca polis bomba yüklü araçları Ankara’da mı arıyordu? Reyhanlı’da 70 mobese kamerasının çalışmaması bir tesadüf müdür? </p>
<p>Yine 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü’nün Kilis raporundaki  <strong>“Suriye’ye bağlı ve sınırın 3 kilometre yakınında yer alan Dersuvan köyü, İki Dam köyü, Bülbül kasabası, Bek ovası köyü ve Zehre köylerinde PKK’nın sınır karakolları var. Suriye tarafı bu karakollar tarafından korunuyor. Bu durum bütün mülki, askeri istihbarat ve emniyet yetkilileri tarafından da biliniyor”</strong>  ifadeleri de durumun ne boyutta olduğunu gösteriyor. </p>
<p>***</p>
<p>Bu noktada BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Milliyet’e yaptığı açıklama önem kazanıyor. Demirtaş,  <strong>“Bu kadar büyük istihbarat zafiyetine yol açacak bir organizasyonun Türkiye içinden destek almadan gerçekleşmesi sıfır ihtimaldir. Bombaları kimin patlattığını, devlet içindeki desteğin kimden gittiğini, hükümet ortaya çıkarıp açıklamalı. Devlet içinden destek olmaması mümkün değil. Çünkü Türkiye güçlü bir istihbarat ve güvenlik ülkesidir. Türkiye gibi bir ülkede içeriden bazı devlet görevlilerini ayarlamadan o işi yapamazsın. Bağı kuracaksın, Lazkiye’den çıkaracaksın vs. Bunlar ciddi organizasyonlar” dedi. Tabii Demirtaş’ın, PKK’nın büyük eylemlerinin nasıl gerçekleştirildiğine dair bilgisi ve tecrübesi olmalı! Yoksa bu kadar ciddi iddialarda bulunamazdı.<br />
Diğer taraftan CHP Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, “Reyhanlı’da patlatılan araçlar gerçekten Suriye’den mi girdi, yoksa MİT’in işaret ettiği gibi Ankara’yı, Konya’yı dolaşıp gezerek mi Reyhanlı’ya gittiler?”</strong>  diye sordu. </p>
<p>Koç,<strong> “Reyhanlı olayının üzerinden iki saat geçmeden İçişleri Bakanı, Başbakan Yardımcısı, Adalet Bakanı patlamanın öncesi, sonrası, failleri konusunda kamuoyuna açıklamalar yaptılar. Daha önce yaşadığımız olaylar hâlâ aydınlatılamamışken bu ivedi açıklamalar hangi bilgiye dayanıyor, gerçeklik derecesi nedir? Bu olaydaki istihbarat ve güvenlik zaafı nasıl açıklanacak, birileri özellikle Reyhanlı’dan başlayarak Hatay ekseninde Türkiye’nin mezhep temelinde karıştırılmasını mı planladı?”</strong> diye endişelerini bildirdi. </p>
<p>*** </p>
<p>Daha büyük bomba ise Meclis’te gündeme alındı. Eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in kısmen veto ettiği petrol yasası yeniden Meclis gündemine alındı. Zaten etkisizleştirilen TPAO, bu yasayla bitirilecek ve Türkiye petrolleri de tamamen yabancı petrol şirketlerinin emrine hazır hale getirilecek. ABD’ye, gözlemci olarak bulunduğu Lozan’da taviz olarak verilen<strong> “Chester imtiyazı” </strong> işler hale getirilecek..  Atatürk, Lozan imzalandıktan sonra bu imtiyazı rafa kaldırmıştı ama Amerikalılar aldatıldıklarını düşünerek, bugüne kadar Türkiye petrollerinin çıkarılmasına engel oldu. </p>
<p>Yani patlamaları planlayanların birden çok hedefi var.</p>
<p>Yeniçağ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilk-kursun.com/haber/145925/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
<!-- WP Super Cache is installed but broken. The path to wp-cache-phase1.php in wp-content/advanced-cache.php must be fixed! -->