Hikmet Bila

Çanakkale’de bir yarbay

Hikmet Bila | 17 Mart 2010

Doksan beş yıl önce bugün Çanakkale Boğazı açıklarında, o güne kadar dünyanın gördüğü en büyük deniz gücü toplanmıştı. Bu donanmanın görevi, ertesi gün (18 Mart 1915) boğazı geçmek, İstanbul’a girmek ve Osmanlı başkentini Osmanlı hanedanının elinden ve Türklerden almaktı. Donanmaya De Robeck adlı bir amiral komuta ediyordu ve bir gün önce üstlendiği görevin ağırlığına dayanamayıp [...]

Yazının devamı »


“Solcu aydın”mış

Hikmet Bila | 15 Mart 2010

Biraz cehaletten… Daha çok da ardı arkası kesilmeyen yalan kampanyalarından…

Yazının devamı »


Atatürk’ü İsveç’te mahkûm etmek

Hikmet Bila | 14 Mart 2010

Artık alıştık. Şu ya da bu ülkede, şu ya da bu parlamentoda, şu ya da bu yerel mecliste Ermeni “soykırım” tasarısının kabul edilmesi sıradan bir iş oldu. Tasarıyı kabul eden ülke, uluslararası kuruluş ya da yerel meclislerin sayısı 50’yi buldu.

Yazının devamı »


“Zaman artık Turhan’a çalışıyor”

Hikmet Bila | 12 Mart 2010

Türkiye bir büyüğünü kaybetti. Bir büyük ustasını… Bir büyük öğretmenini… Turhan Selçuk aramızdan ayrıldı. Onu ve çizgilerini tanımış olsam da, iki ayrı gazetede onunla çalışma onuruna erişmiş olsam da, bugün Turhan Selçuk’u yazmak bana düşmez.

Yazının devamı »


Bir “liberal” yazara ev ödevi

Hikmet Bila | 10 Mart 2010

Bazı “liberal” yazarlarımızı gördükçe, liberalizm adına içim sızlıyor. Benim içim sızlıyor ama, herhalde, sistemin kurucuları Thomas Hobbes’lar, John Locke’lar, Adam Smith’ler, John Stuart Mill’ler mezarlarında ters dönüyorlardır. Onlar da düşünen insanlardı. Bilgi sahibi olan, bilgi ve fikir üreten kişilerdi.

Yazının devamı »


Ermeni olayının özeti

Hikmet Bila | 8 Mart 2010

Birinci Dünya Savaşı sırasında Doğu Anadolu’da yaşayan Ermenilerin liderleri, büyük bir dangalaklık yaptı. İşgalci Rus ordularından yana olup Osmanlı ordusunu arkadan vurdular. Yüzıllardır ekmeğini yedikleri toprakları işgalcilerle birlikte yağmaladılar, yan yana, iç içe yaşadıkları Müslüman Türkleri, işgalcilerle birlikte, hatta onlardan da ileri giderek katlettiler. O durumun hep öyle süreceğini sandılar.

Yazının devamı »


Taşlar niçin atılıyor?

Hikmet Bila | 7 Mart 2010

Korkulan oldu.
Diyarbakırspor-Bursaspor maçında olayların çıkması bekleniyordu. Sadece olaylar çıkmadı, kan da çıktı.

Yazının devamı »


“Islak” rakamlar

Hikmet Bila | 5 Mart 2010

Hem işsizliğin hem enflasyonun arttığı “hilkat garibesi” bir ekonomi herhalde Türkiye’de olurdu. Ve oldu. Bazı ekonomistlerin, “enflasyon ile işsizlik arasında ters orantı olduğu teorisi geride kaldı” biçimindeki itirazlarını duyar gibiyim ama, kurtarmaz. Teorik tartışmaları ekonomi uzmanları yapadursun, olayın sosyal ve siyasal boyutları, alarm zilleri çalıyor.

Yazının devamı »


“Yalnız ve güzel ülke” yorumları

Hikmet Bila | 3 Mart 2010

61’inci Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünü alan Nuri Bilge Ceylan’ın bir sözü belleklere kazınmıştı. Basit bir cümleydi ama üzerinde kitaplar yazılacak kadar çok şey anlatıyordu.

Yazının devamı »


Yoksa dalgınlıktan mı?

Hikmet Bila | 1 Mart 2010

Türkiye’de gündem çok hızlı değişiyor. Bir gün içinde bile kamuoyunun dikkati bir olaydan bir başka olaya, oradan bir başkasına atlayabiliyor. Nefes kesen koşuşturma içinde gündemin önemli maddeleri her an sıra değiştirip birbirinin yerini alabiliyor.

Yazının devamı »