Hikmet Bila

Bir “liberal” yazara ev ödevi

Hikmet Bila | 10 Mart 2010

Bazı “liberal” yazarlarımızı gördükçe, liberalizm adına içim sızlıyor. Benim içim sızlıyor ama, herhalde, sistemin kurucuları Thomas Hobbes’lar, John Locke’lar, Adam Smith’ler, John Stuart Mill’ler mezarlarında ters dönüyorlardır. Onlar da düşünen insanlardı. Bilgi sahibi olan, bilgi ve fikir üreten kişilerdi.

Yazının devamı »


Ermeni olayının özeti

Hikmet Bila | 8 Mart 2010

Birinci Dünya Savaşı sırasında Doğu Anadolu’da yaşayan Ermenilerin liderleri, büyük bir dangalaklık yaptı. İşgalci Rus ordularından yana olup Osmanlı ordusunu arkadan vurdular. Yüzıllardır ekmeğini yedikleri toprakları işgalcilerle birlikte yağmaladılar, yan yana, iç içe yaşadıkları Müslüman Türkleri, işgalcilerle birlikte, hatta onlardan da ileri giderek katlettiler. O durumun hep öyle süreceğini sandılar.

Yazının devamı »


Taşlar niçin atılıyor?

Hikmet Bila | 7 Mart 2010

Korkulan oldu.
Diyarbakırspor-Bursaspor maçında olayların çıkması bekleniyordu. Sadece olaylar çıkmadı, kan da çıktı.

Yazının devamı »


“Islak” rakamlar

Hikmet Bila | 5 Mart 2010

Hem işsizliğin hem enflasyonun arttığı “hilkat garibesi” bir ekonomi herhalde Türkiye’de olurdu. Ve oldu. Bazı ekonomistlerin, “enflasyon ile işsizlik arasında ters orantı olduğu teorisi geride kaldı” biçimindeki itirazlarını duyar gibiyim ama, kurtarmaz. Teorik tartışmaları ekonomi uzmanları yapadursun, olayın sosyal ve siyasal boyutları, alarm zilleri çalıyor.

Yazının devamı »


“Yalnız ve güzel ülke” yorumları

Hikmet Bila | 3 Mart 2010

61’inci Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünü alan Nuri Bilge Ceylan’ın bir sözü belleklere kazınmıştı. Basit bir cümleydi ama üzerinde kitaplar yazılacak kadar çok şey anlatıyordu.

Yazının devamı »


Yoksa dalgınlıktan mı?

Hikmet Bila | 1 Mart 2010

Türkiye’de gündem çok hızlı değişiyor. Bir gün içinde bile kamuoyunun dikkati bir olaydan bir başka olaya, oradan bir başkasına atlayabiliyor. Nefes kesen koşuşturma içinde gündemin önemli maddeleri her an sıra değiştirip birbirinin yerini alabiliyor.

Yazının devamı »


“Veda”

Hikmet Bila | 28 Şubat 2010

Zülfü Livaneli’nin Atatürk filmi “Veda”nın seyredilmesi gereken güzel bir film olduğunu daha seyretmeden anlamıştım.
“Öyle şey olur mu?” demeyin lütfen.

Yazının devamı »


Yıpranan yıpratılan

Hikmet Bila | 26 Şubat 2010

Çankaya’daki üçlü zirveden sonra yapılan açıklama ilk bakışta kamuoyuna güven veren bir hava taşıyor. Cümle şu: “Görüşmede son günlerde kamuoyunda tartışılan konular ayrıntılı bir biçimde ele alınmıştır. Bu bağlamda gündemdeki meselelerin anayasal düzen ve kanunlarımız çerçevesinde çözüme kavuşturulacağından vatandaşlarımızın emin olmaları gerektiği…”

Yazının devamı »


Sınırdaki ordu hâlâ aynı ordu

Hikmet Bila | 24 Şubat 2010

Askerlerin gözaltına alınmaları olayının birçok yönü var. Ama üzerinde pek durulmayan iki yönü üzücü ve düşündürücü.

Yazının devamı »


“Biz” kim, “onlar” kim?

Hikmet Bila | 22 Şubat 2010

AKP Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan’ın sözleri, çok kullanılan deyimiyle söyleyelim, gündeme bomba gibi düştü. İktidar partisinden bir milletvekilinin “40 yıl onlar bizi fişledi, şimdi de biz onları fişliyoruz” diye konuşması, ne sıradan bir siyasal görüşü ne bir seçim yatırımını yansıtıyor. Bu sözlerde, çok daha derinlerde yatan bir öfkenin dışavurumu havası seziliyor.

Yazının devamı »