Emin Çölaşan

Uğur Dündar: Dünyanın tüm bahtsız çocuklarına mektup…

Uğur Dündar: Dünyanın tüm bahtsız çocuklarına mektup…

“Se­nin­le hiç ta­nış­ma­dık. Sa­nı­rım 8 ya­şın­da­sın. Ya da 7 ve­ya 9… Göz­le­ri­mi ka­pa­tın­ca bir er­kek ço­cu­ğu gö­rü­yo­rum. Bel­ki de kız ço­cu­ğu­sun. Fut­bo­lu ve oku­ma­yı sev­di­ği­ni dü­şü­nü­yo­rum. Ama şun­dan yüz­de yüz emi­nim ki, ar­tık ora­da de­ğil­sin… Oku­ma­yı bı­ra­kıp bi­raz oyun mu oy­na­dın? Bel­ki de uyu­dun, uy­kun­da gü­lü­yor­dun. Uma­rım ne olup bit­ti­ği­ni(Devamını Oku)

Emin Çölaşan: Sohbet!

Emin Çölaşan: Sohbet!

“- Yüce Allah İsrail’den bin defa razı olsun. Allah onların tuttuğunu altın etsin. – Ama abicim, siz Yahudiler’in ve İsrail’in düşmanı değil misiniz? Her gün bu konuda nutuk atıp Filistin’e saldırdı diye İsrail’i kınayan, beddua yağdıran siz değil misiniz? Şimdi nasıl olur da Allah onlardan razı olsun dersiniz? – Bak(Devamını Oku)

Uğur Dündar: Ekmeleddin İhsanoğlu’na niçin oy vereceğim?..

Uğur Dündar: Ekmeleddin İhsanoğlu’na niçin oy vereceğim?..

Ah­met Ha­kan “Ta­raf­sız Böl­ge­”de so­ru­yor: – Arap dün­ya­sın­dan çok dost­la­rı­nız var mı? “E­vet…” – Pe­ki ya Ba­tı dün­ya­sın­dan?.. “E­vet…” İsim ver­mi­yor, Şu­nu iyi ta­nı­rım, bu­nun­la ga­yet dost­ça ko­nu­şu­rum… Fa­lan­ca be­ni arar ve “der ki…”, fi­lan­ca be­ni ara­yıp “söy­ler ki…” şek­lin­de­ki “a­ra­bes­k” mu­hab­bet­le­re hiç gir­mi­yor. Dün­ya li­der­le­riy­le dost­luk­la­rı­nı bi­re bin ka­ta­rak(Devamını Oku)

Emin Çölaşan: Suyunu içti, posası çöpe!

Emin Çölaşan: Suyunu içti, posası çöpe!

Sevgili okuyucularım, Türkiye dün sabah yeni operasyon haberleriyle uyandı. Bu kez polisler tarafından gözaltına alınanlar terörist, hırsız, uyuşturucu kaçakçısı falan değil, yine polislerdi. Yakın zamana kadar en üst makamlarda ve en sorumlu yerlerde görev yapan emniyet amirleri önden ve arkadan kelepçelenmiş olarak götürülüyordu. Manzarayı daha iyi anlamak için biraz geçmişe(Devamını Oku)

Emin Çölaşan: Adamına göre muamele

Emin Çölaşan: Adamına göre muamele

Sevgili okuyucularım, geçtiğimiz cuma günü Ankara’da acayip bir trafik var… Yaz tatili başlamış, Ankara boşalmış, araçların neredeyse yarısı uzaklara gitmiş. Ama bütün yollar tıkalı. Trafik tıkanıp kalmış, akmıyor.

Emin Çölaşan: Kocatepe batarken Genelkurmay Harekat Merkezi…

Emin Çölaşan: Kocatepe batarken Genelkurmay Harekat Merkezi…

Sevgili okuyucularım, Kocatepe muhribinin 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sırasında kendi uçaklarımız tarafından yanlışlıkla bombalanıp batırılması, yakın tarihimizin en ilginç ve acı olaylarından biridir. Bu, 40 yıl önce olanları anlatan dördüncü yazım. (Eğer mümkünse, filmin başını görmek için sırasıyla Perşembe, Cuma ve Cumartesi günkü yazılarımı da okumanızı rica ederim.)

Emin Çölaşan: Kocatepe’yi nasıl batırdık? Denizci anlatıyor

Emin Çölaşan: Kocatepe’yi nasıl batırdık? Denizci anlatıyor

Sevgili okuyucularım, Kıbrıs Barış Harekatı’nda uçaklarımız yanlışlıkla kendi savaş gemilerimizi bombalamış, o saldırılarda Kocatepe batmış, Adatepe ve Mareşal Çakmak muhripleri ise ağır yaralar alarak Mersin’e doğru kaçmak zorunda kalmıştı.

Emin Çölaşan: Kocatepe’yi nasıl batırdık? Pilot anlatıyor

Emin Çölaşan: Kocatepe’yi nasıl batırdık? Pilot anlatıyor

Kocatepe Muhribi harekatın ikinci günü (21 Temmuz) uçaklarımız tarafından bombalanıp batmış, Adatepe ve Mareşal Çakmak muhripleri ise bu saldırılarda ağır yara alıp Anadolu yönüne doğru kaçmak zorunda kalmışlardı. Bu olay sonrasında, gemilerimizi bombalayan pilotlarımızdan (o tarihte binbaşı) Zeki Kılıç’la bir söyleşi yapmıştım. Şimdi bu olayın perde arkasını Kılıç’ın anlatımıyla sizlere(Devamını Oku)