<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İlk Kurşun Gazetesi &#187; Melih Aşık</title>
	<atom:link href="http://www.ilk-kursun.com/konu/milliyet/melih-asik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ilk-kursun.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 21:07:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Manzara puslu&#8230;</title>
		<link>http://www.ilk-kursun.com/haber/95164</link>
		<comments>http://www.ilk-kursun.com/haber/95164#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2012 07:44:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gunesco</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Melih Aşık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilk-kursun.com/?p=95164</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/95164"><img align="right" hspace="5" width="180" src="http://merhabaaydinlik.info/wp-content/uploads/melih-a%C5%9F%C4%B1k.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Başbakan Erdoğan’ın “Dindar bir nesil yetiştirmek istiyoruz” sözleri gündemi gerdi.. Ancak Başbakan’ın sözleri sanki gelecekle ilgili bir projeymiş gibi ele alınıyor. Oysa dindar gençlik projesi için düğmeye çoktan basıldı. Şu anda adım adım uygulanan projeyle&#8230; Cumhuriyetin daha İslami bir yapıya devredilmesi gerektiğini yıllardır savunan Ömer Dinçer Milli Eğitim Bakanı yapıldı&#8230; Dinçer’in bakanlığı Kanun Hükmünde Kararnameyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://merhabaaydinlik.info/wp-content/uploads/melih-a%C5%9F%C4%B1k.jpg" class="alignnone" />Başbakan Erdoğan’ın <strong>“Dindar bir nesil yetiştirmek istiyoruz”</strong> sözleri gündemi gerdi..<br />
Ancak Başbakan’ın sözleri sanki gelecekle ilgili bir projeymiş gibi ele alınıyor.<span id="more-95164"></span><br />
Oysa dindar gençlik projesi için düğmeye çoktan basıldı.<br />
Şu anda adım adım uygulanan projeyle&#8230;<br />
<strong>Cumhuriyetin daha İslami bir yapıya devredilmesi gerektiğini yıllardır savunan Ömer Dinçer Milli Eğitim Bakanı yapıldı&#8230;</strong><br />
Dinçer’in bakanlığı Kanun Hükmünde Kararnameyle <strong>“Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı yurttaş yetiştirme”</strong> amacını sildi attı&#8230;<strong><br />
19 Mayıs Bayramı kutlamaları kaldırıldı&#8230;<br />
Öğrenci andının kaldırılması öneriliyor&#8230;</strong><br />
<strong>“İnkılap Tarihi” </strong>derslerinin kaldırılması gündemde.<br />
<strong>“Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi”nin okullardan çıkarılması için kampanya başlatıldı.</strong><br />
Cumhuriyet’in ve Atatürk’ün izleri silinirken yerine ne konuluyor peki?<br />
Onu da her gün değişik haberlerde izliyoruz&#8230;<br />
<strong>-  Kuran kurslarına başlama yaşı 3’e çekildi&#8230;. Zorunlu eğitim 1+4+4+4 sistemine dönüştürülecek imam hatip liselerine kayıt 15’ten 10 yaşına çekilecek&#8230;<br />
-   Katsayı kaldırıldı&#8230; İmam hatiplere üniversite yolu açıldı&#8230;<br />
-   İlkokullara Arapça dersi kondu.<br />
-   İlk ve ortaokul öğrencileri için Umre turları düzenleniyor&#8230;</strong></p>
<p>Türkiye’nin yüzde 99’u Müslümandır diyen kendileri&#8230;<br />
Demek ki yetiştirilmek istenen farklı bir Müslüman&#8230;<br />
<strong>Başbakan’ın kastettiği kurulmakta olan ABD patentli ılımlı İslam devletine uygun vatandaş tipidir.</strong><br />
<strong>Hırsızlık ve yolsuzluğu mübah gören, din büyüklerine kul olmuş, yukardan talimatla çekip çevrilen, emperyalizmin hizmetinde tepe tepe kullanılan bir yeni nesil&#8230; İstiklal ve cumhuriyeti korumakla görevli Cumhuriyet neslini ABD’nin kuluna dönüştürme projesidir bu&#8230;</strong></p>
<p><strong>Bakanım sinemada</strong><br />
Mühendis okurumuz Burak Yersel, eşiyle birlikte geçen cumartesi akşamı Ankara’daki Panora AVM içerisinde yeralan Cinebonus sinemasına gidiyor. Zenne filmini izlemek üzere 21:00 seansı için 2 adet bilet alıyor. Saat 21.00’e doğru salona giriyor. Önündeki iki bayanı yer göstericiyle birlikte yer sorununu çözmeye çalışırken görüyor. Onlar oturtuluyor. Burak Yersel kendi yerinin de işgale uğradığını görüyor. Dikkatle bakınca durumu kavrıyor. Tarım Bakanı Mehdi Eker, danışman ve korumalarıyla birlikte yaklaşık 15 kişilik yeri işgal etmiştir. Muhtemelen bilet alınmamış, heyet başkalarının yerini işgal etmiştir. Korumalardan ikisinin kaldırılmasıyla Burak Yersel ve eşi yerlerine oturuyor.  O sırada salona çaylar kahveler geliyor. Mehdi Bey ve yanındakiler çaylarını içiyor. Biraz sonra da Maliye Bakanı Mehmet Şimşek gelip Mehdi Bey’in yanına oturuyor. Saat 21:10 olmuş. Film hâlâ başlamıyor. Derken bir görevli okurumuza ve diğer seyircilere dönerek şöyle diyor:<br />
- Efendim bir yanlışlık olmuş filmi sinema salonundaki salonları gösteren tabloya yanlış yazmışız, sizin filminiz aynı özelliklerdeki 2 numaralı salonumuzda oynayacaktır.<br />
Okurumuz bunun üzerine isyan ediyor. Söylenerek salondan çıkıyor. Sayın Bakanlar ve yanındakiler durumu sessizce izliyor. Okurumuz bilet ücretini istiyor gişeden. Ve sinemayı terk ediyor.<br />
Çağdaş, demokrat bir ülkede mümkün mü böyle bir olay&#8230;</p>
<p><strong>Başbakan soruyor:<br />
- Hem dindar hem çağdaş nesil olmaz mı?<br />
Cevap: Olur ama ancak laik eğitimle olur&#8230;<br />
Elif Eral </strong></p>
<p><strong>Hitabe</strong><br />
Siyasetteki özlü tartışmalar devam ediyor&#8230;<br />
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in <strong>“Atatürk’ün Gençliğe Hitabe’si ayet mi?”</strong> diyerek <strong>“Hitabe”yi okullardan kaldırma kampanyasına katılmasına MHP’li Oktay Vural’dan şu soru geldi:<br />
- Neresi batıyor sana?</strong><br />
Kurtuluş Savaşı’nı zafere ulaştıran ve Cumhuriyeti kuran kadronun önderi Mustafa Kemal, Cumhuriyeti emanet ettiği gençlere de üç satır öğütte bulunmuş&#8230; Şimdi sıra bunu ortadan kaldırmaya geldi. Hitabe’nin neresi batar bir siyasetçiye? Doğru şıkkı işaretleyiniz&#8230;<br />
<strong>a) Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.<br />
b) Memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler.<br />
c) Bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler.<br />
d) Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!<br />
e) Hepsi&#8230;<br />
</strong></p>
<p>Erdoğan “dindar nesil” arzusunu eleştirenlere soruyor: <strong>“Siz bu gençliğin tinerci olmasını mı istiyorsunuz?”<br />
Haşa&#8230; Ne tinerci olsun, ne de Deniz Fenerci&#8230;</strong><br />
Haldun Ertem</p>
<p>HUYBAR Sultan Derneği Başkanı<br />
Ali Kenanoğlu’ndan Başbakan’a:<br />
<strong>“Bırakın kendi gençlerimizi kendi inancımıza göre yetiştirmeyi, sizin ‘dindar’lığınızdan gençlerimizi nasıl koruyacağımızın derdine düşmüş durumdayız.”</strong></p>
<p><strong>Makine</strong><br />
<strong>Amerikan savaş propaganda makineleri çalışıyor&#8230; Tam da BM toplantısı sırasında  Humus’tan 350 kişilik katliam haberleri geldi ancak sonradan sessiz sedasız değiştirildi,  sayı 55’e kadar çekildi. Bugünlerde dikkat&#8230; Medyamız halkı savaşın gerekliliğine inandırmak ve Suriye üzerine kışkırtmak için her türlü provokasyonu haber yapacaktır. Aynen Körfez Savaşı öncesinde olduğu gibi&#8230; Kanmayalım bu tür haberlere&#8230;</strong></p>
<p><a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/92722">AKP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli, “<strong>Ergenekon’un ilk onbiri</strong>”ni yapmış&#8230;<br />
Kendisinden<br />
rica etsek&#8230;<br />
Deniz Feneri’nin de ilk onbirini yapar mı acaba?<br />
Fahrettin Fidan</a></p>
<p><strong>Melih Aşık<br />
Milliyet</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilk-kursun.com/haber/95164/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıra Büyükanıt’ta!</title>
		<link>http://www.ilk-kursun.com/haber/94782</link>
		<comments>http://www.ilk-kursun.com/haber/94782#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 07:37:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gunesco</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Melih Aşık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilk-kursun.com/?p=94782</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/94782"><img align="right" hspace="5" width="180" src="http://merhabaaydinlik.info/wp-content/uploads/melih-a%C5%9F%C4%B1k.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Wikileaks belgelerine göre&#8230; Emniyet yetkilileri 2008 yılı Kasım ayında Amerikan Büyükelçiliği’nde Ergenekon soruşturmasıyla ilgili bir brifing veriyor. Brifingde ABD yetkililerine Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın kızının özel hayatına ilişkin fotoğraf ve belgeler bulunduğu da anlatılıyor. Yaşar Büyükanıt o günlerde Genelkurmay Başkanlığı’ndan yeni emekli olmuş. Emniyet yetkilileri ABD diplomatlarına kızının özel hayatına ilişkin belgelerden neden söz ediyorlar? Bilinmiyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://merhabaaydinlik.info/wp-content/uploads/melih-a%C5%9F%C4%B1k.jpg" class="alignnone" /><strong>Wikileaks belgelerine göre&#8230; Emniyet yetkilileri 2008 yılı Kasım ayında Amerikan Büyükelçiliği’nde Ergenekon soruşturmasıyla ilgili bir brifing veriyor.</strong><span id="more-94782"></span><br />
<strong><br />
Brifingde ABD yetkililerine Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın kızının özel hayatına ilişkin fotoğraf ve belgeler bulunduğu da anlatılıyor.</strong> Yaşar Büyükanıt o günlerde Genelkurmay Başkanlığı’ndan yeni emekli olmuş. Emniyet yetkilileri ABD diplomatlarına kızının özel hayatına ilişkin belgelerden neden söz ediyorlar? Bilinmiyor.<br />
<strong>Tutuklu gazeteciler Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan</strong>’ın yazdığı <strong>‘Sızıntı’ </strong>adlı kitapta, Wikileaks belgeleri arasında yukarıda sözü geçen de bulunuyor. <strong>Aydınlık ve Yurt gazeteleri</strong> dün habere yer verirken Dolmabahçe görüşmesinde masaya bu belgelerin konulmuş olabileceğini kaydettiler. Başbakanlık yaptığı açıklamayla bu tür şantaj iddia ve imalarını yalanladı.<br />
* * *<br />
CHP Milletvekili <strong>Atilla Kart</strong>, geçen eylül ayında Başbakan Erdoğan’a yönelik soru önergesinde Wikileaks’in bu belgesinden söz etmiş ve sormuştu:<br />
<strong>- Polisin yaptığı bu bilgilendirme için Siyasi İktidar’dan talimat mı alınmıştır?</strong><br />
Brifing verilen başka elçilikler var mıdır?<br />
Atilla Kart’la dün konuştuk. Başbakan’dan sorularına hâlâ yanıt alamamıştı.<br />
Bütün bu hikâye içinde en çirkin olan&#8230; Birilerinin Genelkurmay Başkanı’nı yakınları üzerinden vurmak amacıyla dosya hazırlaması ve bu dosyayı dolaşıma sokmasıdır.<br />
<strong>Ne yazık ki son yıllarda bu tür dosyalar, CD’ler, kasetler siyasette kullanılmakta, bunların tertipçileri bulunamamakta, bu iğrençlikten rahatsız olması gerekenler oralı olmamaktadır.</strong></p>
<p><strong>Hedef Malatya&#8230;</strong><br />
İran’la ilişkileri dinamitleyecek iki açıklama aynı güne rastladı&#8230;<br />
<strong>1. Malatya’da çalışmaya başlayan Kürecik radarı NATO’nun değil ABD’nin, yönetimindedir.<br />
2. ABD Kürecik’ten alacağı istihbaratı İsrail ile paylaşacaktır&#8230;</strong><br />
Oysa bizim hükümet, İran’a, Kürecik’ten alınacak istihbaratın İsrail’e aktarılmayacağı konusunda garanti vermişti. Ya ABD Ankara’yı aldattı, ya Ankara İran’ı&#8230;<br />
<strong>Son açıklamalara Ankara herhangi bir düzeltmede bulunmadı.<br />
İsrail’in ilkbaharda İran’a saldıracağı haberleri yoğunlaşıyor.<br />
İran’ın böyle bir durumda Kürecik radarını hedef alacağı bizzat İranlı yetkililerce ifade edildi.<br />
Peki İran’dan gelecek bir füze veya hava saldırısına karşı radarın çevresindeki halk nasıl korunacak? Bu konuda alınan herhangi bir önlem duymadık bugüne kadar&#8230;</strong><br />
Herhalde Amerikan radarını ve çevresini korumak için cebimizden para verip patriot füzeleri satın alacağız ama&#8230;Henüz o yönde bir girişim de duymuyoruz.<br />
Malatya halkı Allah’a emanet&#8230;</p>
<p><strong>Mevlid Kandili</strong><br />
<strong>Dün gece Mevlid Kandili’ydi.. Yani Hazreti Muhammed’in doğduğu gece&#8230; Geçen yıl Mevlid Kandili 14 Şubat’a tesadüf etmişti.. Bu yıl 3 Şubat’a.. Güneş ve Ay takvimi arasındaki farktan dolayı bu tarih her yıl 11 gün geriye gider&#8230; İyi de.. Ayrıca son yıllarda 20 Nisan’da bir hafta süreyle kutlanan bir “Kutlu Doğum Haftası” var. O hafta hangi doğum kutlanıyor? Bir merak konusu olmaya devam ediyor.</strong>.. Bilvesile geçmiş kandiliniz kutlu olsun diyoruz&#8230;</p>
<p><strong>Nefes</strong><br />
<strong>“Artık mercek altındasın, adım adım aldığın nefes denetim altındadır.”</strong><br />
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, dün verdiği soru önergesinde Başbakan Erdoğan’a, Kemal Kılıçdaroğlu için söylediği bu sözü hatırlatarak üç soru sordu.<br />
<strong>-  CHP Genel Başkanı’nı hangi gerekçe ile mercek altına alıp adım adım aldığı nefesi izliyorsunuz?<br />
-  Bu denetimi Amerika’dan getirttiğiniz mercek ve araçlarla mı yapıyorsunuz?<br />
-  Bu denetimden elde ettiğiniz ailevi ve özel sırlar nelerdir?</strong></p>
<p><strong>Soru: İktidar çevreleri Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ne neden karşı?<br />
Yanıt: Hitabe istiklal ve Cumhuriyet’e kastedenleri düşman olarak gösterdiği için..<br />
Haldun Ertem</strong></p>
<p><strong>Hitabe</strong><br />
AKP’li  Hüseyin Çelik’in Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi ve öğrenci andı konusunda:<br />
“Bunlar ayet mi?” sorusunu sorması üzerine CHP’li Nur Serter şöyle diyor:<br />
- Bu sözler AKP’nin ustalık döneminde Türkiye’yi  yasalar yerine ayetlerle yönetme arzusunu ortaya koymaktadır.<br />
-  Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi Sayın Çelik’i neden rahatsız ediyor?<br />
Nur Serter’in yanıtı:<br />
-  Gençliğe Hitabe’ de yer alan mesajların Türkiye’nin bugünkü durumuna uygunluğunun gençliğe hatırlatılmasından rahatsızlık duyuyorlar&#8230;<br />
İslamcı yazar İhsan Eliaçık’ın “İnançlı gençlik yetiştiriyoruz” diyen Başbakan’a yollanan mesajı da şöyle:<br />
 “Senin görevin inançlı nesil yetiştirmek değil. Özgürlüklerin önünü açmak. Nesli yetiştirecek olan ailelerdir.”</p>
<p>AKP’li Hüseyin Çelik, <strong>“Gençliğe Hitabe ayet mi?”</strong> diye sormuş.<br />
Yanıt veriyoruz: Tayyip Erdoğan’ın ağzından çıkanlar sizin için ne ise Gençliğe Hitabe de bizim için o!<br />
Fahrettin Fidan</p>
<p><strong>Temenni</strong><br />
<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/92722">Star gazetesiyle yollarını ayıran Mehmet Altan’ın yeni bir sütuna en kısa zamanda kavuşmasını dilemiştik. Bir okurumuz Orhan Bursalı’nın yazısını göndermiş: “Fakat Mehmet Altan sizin için aynı şeyleri düşünmüyordu” diyor. Mehmet Altan, Soner Yalçın ve arkadaşlarının tutuklanması üzerine 15 Ocak 2011’de Star’da şöyle yazmış:<br />
“Ergenekon davasının medya bacağına yönelik hareketlenme&#8230; Dünkü hamle acaba Ergenekon’un medya boyutuna yönelik muhtemel bir hamlenin ilk sinyali mi? Ergenekon’un medyadaki uzantıları kimler? Bunlar ortaya çıkarılacak mı?”<br />
Altan’ın umudu kısa sürede gerçekleşti, Nedim ve Ahmet tutuklandılar&#8230; Temenninin kapsama alanında bizler de varız. Ama&#8230; Yine de biz onun yazma özgürlüğünü savunacağız&#8230;</a></p>
<p><strong>Melih Aşık<br />
Milliyet</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilk-kursun.com/haber/94782/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Danıştay suçu&#8230;</title>
		<link>http://www.ilk-kursun.com/haber/94699</link>
		<comments>http://www.ilk-kursun.com/haber/94699#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 08:09:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gunesco</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Melih Aşık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilk-kursun.com/?p=94699</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/94699"><img align="right" hspace="5" width="180" src="http://merhabaaydinlik.info/wp-content/uploads/melih-a%C5%9F%C4%B1k.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Tayyip Erdoğan’ın dün manşetlere “Dindar bir gençlik yetiştirmek istiyoruz” sözleriyle çıkan tartışma iki CHP Milletvekili, Nur Serter ve Dilek Akagün’ün Danıştay başvurusuyla başlıyor. Serter ve Akagün, YÖK’ün katsayıyı kaldırması, böylece üniversiteye girişte meslek liselerinin düz lise ile eşit hale getirilmesi işleminin iptalini istiyor. İki milletvekili kararın düz liselere karşı haksızlık olduğunu vurguluyorlar. Ancak her iki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://merhabaaydinlik.info/wp-content/uploads/melih-a%C5%9F%C4%B1k.jpg" class="alignnone" /><strong>Tayyip Erdoğan’ın  dün manşetlere “Dindar bir gençlik yetiştirmek istiyoruz” sözleriyle çıkan tartışma  iki CHP Milletvekili, </strong><span id="more-94699"></span> Nur Serter ve Dilek Akagün’ün  Danıştay başvurusuyla başlıyor. Serter ve Akagün, YÖK’ün katsayıyı kaldırması,  böylece üniversiteye girişte  meslek liselerinin düz lise ile eşit hale getirilmesi  işleminin iptalini istiyor.  İki milletvekili kararın düz liselere karşı haksızlık olduğunu vurguluyorlar. Ancak  her iki milletvekili  b aşvurularında “imam hatip”ten tek kelime  söz etmiyorlar .  Başbakan Erdoğan  ise parti gurubunda bu başvuruyu imam hatiplere karşı girişim olarak ele alıyor, CHP’ye:<br />
<strong>“Bunlar memleketin evlatlarının üniversiteye gitmesini istemiyorlar, kapıcının çocuğunun üniversite okumasını istemiyorlar” </strong> diye fena halde çatıyor.</p>
<p><strong>Söz sırası muhalefete geliyor&#8230;</strong> Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısında Başbakana cevap verirken iki hata yapıyor&#8230; Birincisi, Danıştay’a başvurunun  parti tarafından değil iki milletvekili tarafından yapıldığını,  savunma yapar tonunda dile getiriyor.  Daha önemlisi konuyu meslek liseleri düzeyinde savunmak varken imam hatip ekseninde konuşuyor, bu okulları ilk kez CHP’nin açmasıyla vs. övünüyor.<br />
Tartışma imam hatip eksenine oturunca Başbakan sözü artık istediği yöne çekiyor:<br />
<strong>  “Sınavı kazanıp da bir üniversiteye devam ediyorsa, niçin rahatsız oluyorsunuz? Bu okullarda okuyan çocuklar, ülkemizin evlâtları değil mi?”</strong> diye sürdürüyor &#8230; Münazarayı kazanıyor&#8230;<br />
Tartışmanın başlangıcı mı? İktidarın istemediği bir konuda Danıştay’a başvurulması. Büyük suç işte bu!  Ve şimdi siz Danıştay’dan bu konuda sağlık karar bekleyin&#8230;</p>
<p><strong>Gençliği ayırmak</strong><br />
Başbakan Erdoğan’ın “Dindar gençlik yetiştirmek istiyoruz” sözleri hayli tartışılacağa benzer.<br />
Başbakan geçen yıl Mısır ve Libya’da “laik düzen”i övmüş, o ülkelerdeki İslamcı çevrelerin tepkisine neden olmuştu&#8230; Yukarıdaki sözleri o ülkelerden kuşkusuz alkış alacaktır&#8230; Türkiye’de ise elbet soru yağacaktır. O soruların bir kısmını dün Nilgün Cerrahoğlu soruyordu:<br />
- Laik devletlerin başbakanları hiç böyle laf eder mi? Yurttaşlarının dindarlık derecesi “laik devlet” başbakanlarının ilgi alanına girer mi? Laik devletlerin başbakanları, dindarlık dozunu farklı ölçülerde yaşayan yurttaşların tümüne eşit mesafede durmak yükümlüğünde değil mi?<br />
Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Ahmet Abakay da sert tepki gösterenler arasındaydı:<br />
“Ülkeyi yönetenler dindar bir gençlik değil, demokrat bir gençlik hedeflemekle yükümlüdür. Dindar gençlik demenin devamı, dindar gazeteci, dindar basın, dindar üniversite, dindar kültür-sanat, dindar yargı, dindar sendika, dindar sivil toplum örgütüdür. Bunun son aşama özlemi de dindar devlettir.<br />
İnsan haklarının, kadın haklarının, demokrasinin olmadığı çok sayıda gerici Arap rejimlerinin diktatör liderleri ve kadroları, dünün ve bugünün dindar gençleridir&#8230;”<br />
Kemal Kılıçdaroğlu’nun sorusu yerindedir:<br />
- Şimdiye kadar gençler dinsiz mi yetişiyordu?<br />
Türkiye’de gençlerin dinlerini öğrenmeleri önünde engel yok&#8230; Onların dindarlığını ön plana almak, tartışma ve ayrıştırma konusu yapmak laik ve demokrat bir ülkeye yakışmaz. Din üzerinden yapılan siyaset de ülkeyi ileri götürmez, kısır tartışmaların ortasında bırakır.</p>
<p><strong>Güneş</strong><br />
Mimar Doğan Hasol’un hatırlattığı Japonya’daki “Güneş hakkı” uygulaması okurlarımız arasında hayli ilgi gördü. Neydi “Güneş Hakkı?” Gökdelen sahiplerinin güneşini kestikleri çevre bina ve apartmanlara ödediği para&#8230; Tartışmaya Kanada’dan katılan Bilal Kerman diyor ki:<br />
“Aman bizim gökdelen sahiplerini uyandırmayalım. Bizimkiler:<br />
- Rüzgârınızı kestik, ısınmanız kolaylaştı, yazın da güneş alamıyorsunuz serinliyorsunuz,<br />
diyerek üste para almaya kalkarlar”</p>
<p>Başbakan açıkladı<strong>: “Millet yargıya<br />
el koymuştur.”</strong><br />
<strong>Sivil darbe ilanı gibi geliyor kulağa&#8230;</strong><br />
Haldun Ertem</p>
<p><strong>TÜİK</strong><br />
Türkiye Istatistik Kurumu TUİK’in 2011 yılı Adrese Dayalı Nüfus Sistemine (ADNS) göre hesapladığı nüfus sonuçları şaşırtıcı çıktı. Örneğin son bir yıl içinde Kütahya nüfusundan 25 bin erkek azalmış görünüyor. Burdur nüfusunda da 8 bin azalma var. 2010 yilinda 78 bin olan Burdur nüfusu TUİK’e göre 70 bine düşmüştür.<br />
Burdur Belediye Başkanı Sebahattin Akkaya son bir yıl içinde Burdur nüfusunda azalma değil artış meydana geldiğini söylüyor, sonuçların yanlışlığını vurguluyor.<br />
Peki erkek sayısındaki azalmanın sebebi ne olabilir?<br />
Milliyet Blog’da Fatih Özcan akıllardan geçeyi soruyu dillendiriyor:<br />
- Seçimde 8 bin kişi fazla gösterilerek fazla oy mu kullanıldı?<br />
Ayrıca&#8230; Nüfus sayımında bu hataları yapan TÜİK’in enflasyon ve diğer hesaplarda verdiği rakamlara nasıl güveneceğiz?<br />
Daha geniş soru: Bu ülkede neye güveneceğiz?</p>
<p>BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, <strong>“İngilizlerin Kürt<br />
halkına borcu var</strong>” demiş.<br />
Şeeeyyy&#8230;<strong> Hangi<br />
“hizmet”ten dolayı?</strong><br />
Fahrettin Fidan</p>
<p><strong>Hubyar</strong><br />
Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Ali Kenanoğlu soruyor:<br />
“Bu ülkede yaşayan, vergisini veren, askerliğini yapan Ermeni, Rum, Süryani, Hıristiyan (Katolikler- Ortadokslar-Protestanlar-Gregoryanlar) Yehova Şahitleri, Yahudiler, Ezidiler, Caferiler, BahaÓler, Aleviler, inanca sizin gibi bakmayan Müslümanlar&#8230; Onların gençleri kim tarafından nasıl yetiştirilecek? Ayrıca Ateistlik suç mu?”</p>
<p><a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/92722">Dövülen kadın kocasını kapının önüne koyabilecekmiş.<br />
Tabii yerden kalkabilirse&#8230;<br />
Elif Eral</a><br />
<strong><br />
Melih Aşık<br />
Milliyet</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilk-kursun.com/haber/94699/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İran’a kışkırtma</title>
		<link>http://www.ilk-kursun.com/haber/94576</link>
		<comments>http://www.ilk-kursun.com/haber/94576#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 07:46:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gunesco</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Melih Aşık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilk-kursun.com/?p=94576</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/94576"><img align="right" hspace="5" width="180" src="http://merhabaaydinlik.info/wp-content/uploads/melih-a%C5%9F%C4%B1k.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Savunma ağırlıklı internet sitelerinde dün, bir Amerikalı yetkilinin çarpıcı açıklamaları yer aldı. Telaviv kaynaklı haberde, Amerikalı yetkili Kürecik’e yerleştirilen sistemin yalnızca ABD uzmanları tarafından işletildiğini söylüyor. Aynı yetkili: “Türkiye’nin İran’a verdiği güvencenin aksine, ABD’nin bu füze savunma sisteminden gelecek istihbaratı İsrail’le paylaşma sözü verdiğini” açıklıyor. Bizim hükümet İran’a, Kürecik’ten elde edilecek istihbaratın İsrail’e aktarılmayacağına ilişkin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://merhabaaydinlik.info/wp-content/uploads/melih-a%C5%9F%C4%B1k.jpg" class="alignnone" /><strong>Savunma ağırlıklı internet sitelerinde dün, bir Amerikalı yetkilinin çarpıcı açıklamaları yer aldı.<br />
Telaviv kaynaklı haberde, Amerikalı yetkili Kürecik’e yerleştirilen sistemin yalnızca ABD uzmanları tarafından işletildiğini söylüyor. Aynı yetkili:</strong><span id="more-94576"></span></p>
<p><strong>“Türkiye’nin İran’a verdiği güvencenin aksine, ABD’nin bu füze savunma sisteminden gelecek istihbaratı İsrail’le paylaşma sözü verdiğini”</strong> açıklıyor.<br />
Bizim hükümet İran’a, Kürecik’ten elde edilecek istihbaratın İsrail’e aktarılmayacağına ilişkin güvence verdi. ABD ile bu konuda mutabakat imzalandığını bildirdi. Ancak ABD bu sözü doğrulamıyor. Geçen eylül ayında Wall Street Journal’de yayımlanan bir haberde yine bir Amerikalı yetkili Kürecik’ten alınan istihbaratın İsrail ile paylaşılacağını açıklamıştı.<br />
<strong>Amerikalılar bu konuyu neden üstüne basarak açıklıyor?<br />
İsrail neden bu açıklamaların duyulmasından memnun?<br />
Belli ki hem ABD, hem İsrail, Türkiye ile İran arasında bu konuya ilişkin sürtüşmenin bir an önce başlamasını istiyor&#8230;</strong><br />
Bir başka deyişle Türkiye’yi yem olarak İran’ın önüne itmek istiyorlar.<br />
Radarın başka ülkeler yerine Malatya-Kürecik’e yerleştirmesi de kuşkusuz İran’la aramızının bozulmasını öngörüyordu. Daha önce Çek Cumhuriyeti’ne yerleştirilmesi planlanan radar, o kadar uzaktan görev yapabilirken neden İran’ın burnunun dibine yerleştirilir? Başka izahı var mı?<br />
Türkiye kuşkusuz ABD ve İsrail ile İran arasında patlayacak bir savaşın dışında kalmayı istiyor.<br />
Ama ABD buna izin vermeyecek.<br />
Türkiye’yi yönetenlerin manevra yeteneği maalesef ülkeyi böyle bir savaşın dışında tutacak gibi görünmüyor.<br />
Yeni bir felaket kapımızı çalıyor&#8230;</p>
<p>Abdullah Gül, <strong>“Türkiye’de risk mimimum,<br />
getiri büyük” </strong>demiş.<br />
Eksik söylemiş.<strong> “Götürü”</strong> getiriden de büyük!<br />
Fahrettin Fidan</p>
<p>Başbakan,<strong>”Demokrat olmayan ülkelere gitmiyorum” </strong>diyen yazar Auster’e seslenmiş:<strong> “Ne cahil adamsın be&#8230;<br />
 Gelsen ne olur, gelmesen ne olur ?”</strong><br />
<strong>Zaten cahil biri gelip de Türkiye’deki müthiş entelektüel atmosferde ne yapacak&#8230;</strong><br />
Haldun Ertem</p>
<p>Erdoğan soruyor:<strong> “Dindar bir gençlik istiyoruz,<br />
ateist bir gençlik mi yetiştirelim?”</strong><br />
<strong>Dindar gençlik diye Atatürk düşmanı bir gençlik yetiştiriliyor olmasın!</strong><br />
Elif Eral</p>
<p><strong>F Tipi&#8230;</strong><br />
Tekirdağ, Kandıra, Sincan hapishanelerinden çok sayıda mektup alıyoruz. Hepsinin şikâyeti ortak; tecrit koşullarının ağırlığı ve haftalık sohbet haklarının uygulanmıyor olması. 2007 yılı 20 Ocak tarihinde Adalet Bakanlığı 45/1 sayılı bir genelge yayımlamıştı. Bu genelgeyle F tiplerindeki tutuklulara haftalık 10 saat sohbet hakkı tanınıyordu. Genelge yayımlanalı 5 yılı geçti, hâlâ sohbet hakkının tam olarak uygulanmadığına ilişkin şikâyetler geliyor. Mahkûmlara gerekçe olarak bina ve personel yetersizlikleri ve güvenlik öne sürülüyormuş. Hapishane hayatı mahkûmlar için yeterli eziyettir. Ek eziyetlere ihtiyaç yok. Ayrıca Adalet Bakanlğı adaleti çiğnemeye de yetkili değil&#8230;</p>
<p><strong>Paşa Haydar gitti!</strong><br />
Haydarpaşa Garı ve tren seferlerinin akıbeti hakkında ancak son tren Haydarpaşa’dan kalkarken uyandık&#8230; Bir nostalji edebiyatı başlatıldı. Ancak hâlâ bazı şeyler eksik biliniyor&#8230;<br />
Köseköy-Gebze arasındaki yüksek hızlı tren çalışması nedeniyle Haydarpaşa’ya 2.5 yıl tren gelmeyecek&#8230;<br />
Bu tarihten sonra gelecek sanılıyor..<br />
Hayır&#8230;<br />
Aynı dönemde Marmaray inşaatı da başlıyor&#8230; Yüksek Hızlı Tren çalışması bitecek ama Marmaray çalışması 2015’e kadar sürecek&#8230; Haydarpaşa sonra da ıssız kalacak.<br />
Bunu Haydarpaşa ile ilgili imar planlarından anlayabilirsiniz. Radikal’de dün İstanbul Büyükşehir Meclisi’nden geçen plan yayımlandı. Haydarpaşa otel, çevresi Harem’den Moda’ya kadar turizm ve ticaret alanı olarak planlanıyor.<br />
İstanbul acemi cerrahlar tarafından rant bölüşümü esas alınarak kesiliyor, biçiliyor. Halka ne bir şey soruluyor ne tasarlanan yapılanmanın planları, maketleri vs. gösteriliyor. Belediye Meclisi’nde bir CHP grubu var. İstanbul’la ilgili onların sesinin çıkması beklenir. Ama onlar da sessizliğe gömülmüş durumda&#8230;</p>
<p><a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/92722">Güneş hakkı&#8230;<br />
Boğaz’dan vapurla geçerken Dolmabahçe’nin sırtlarına doğru baktığınızda bir gökdelen ormanı görüyorsunuz. Bu gökdelenler hangi hesaba göre yapılır, hangi vizyona, hangi planlamaya, hangi şehircilik ilkesine göre dikilir? Kimse bilmez.<br />
Bilinen o ki, müthiş bir çirkinlik hızla İstanbul siluetine hâkim oluyor.<br />
Gökdelen dikildiğinde çevresindeki ev ve apartmanların manzarası kapandığı gibi güneşi de kesiliyor.<br />
Mimar Doğan Hasol Japonya’daki uygulamayı anlatıyor&#8230;<br />
Gökdelen dikilince güneş kesilen ev ve apartmanlar doğal olarak eskisine göre daha zor ısınıyor. Daha çok yakıt harcıyor&#8230;<br />
İşte o yüzden gökdeleni diken çevresindeki binalara “Güneş hakkı” adı verilen bir ödemede bulunurmuş. Yüklü de bir paraymış bu. Türkiye’de kimsenin böyle bir uygulamadan söz ettiğini duymadık. Bizde teamül; hakları yenenler susup oturuyor&#8230;</a></p>
<p><strong>Melih Aşık<br />
Milliyet</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilk-kursun.com/haber/94576/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vesayet düzeni</title>
		<link>http://www.ilk-kursun.com/haber/94469</link>
		<comments>http://www.ilk-kursun.com/haber/94469#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 07:43:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gunesco</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Melih Aşık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilk-kursun.com/?p=94469</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/94469"><img align="right" hspace="5" width="180" src="http://merhabaaydinlik.info/wp-content/uploads/melih-a%C5%9F%C4%B1k.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Deniz Feneri’ni soruşturan savcılar önce görevlerinden alındı, sonra evrakta sahtecilik iddiasıyla, sekiz buçuk yıla kadar hapis istemiyle haklarında dava açıldı&#8230; Bir süre önce benzer bir hamle yapılmış; Özel yetkili mahkemelerden biri AKP’nin kapatılması davası sırasında görev alan savcıların listesini istemişti&#8230; Böylece bundan sonra AKP için dava açmaya yeltenecek olanlara da gözdağı verilmişti. Deniz Feneri bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://merhabaaydinlik.info/wp-content/uploads/melih-a%C5%9F%C4%B1k.jpg" class="alignnone" /><strong>Deniz Feneri’ni soruşturan savcılar önce görevlerinden alındı, sonra evrakta sahtecilik iddiasıyla, sekiz buçuk yıla kadar hapis istemiyle haklarında dava açıldı&#8230;</strong><span id="more-94469"></span></p>
<p><strong>Bir süre önce benzer bir hamle yapılmış; Özel yetkili mahkemelerden biri AKP’nin kapatılması davası sırasında görev alan savcıların listesini istemişti&#8230;<br />
Böylece bundan sonra AKP için dava açmaya yeltenecek olanlara da gözdağı verilmişti.</strong><br />
Deniz Feneri bir “tabu”&#8230; Belli ki ucu ciddi şekilde AKP’ye dokunuyor. O yüzden dokunan yanıyor.<br />
Deniz Feneri savcıları da cezalardan ceza beğenecek artık&#8230;<br />
Günümüzün yargısından söz açılınca aklımıza William Shirer’in “Nazi İmparatorluğu” adlı eserinden bazı sahneler geliyor&#8230; Nazi Almanyasında Adalet Müşaviri Dr. Hans Frank yargıçlara sesleniyor:<br />
<strong>- Nasyonal  Sosyalizm karşısında hukuk bağımsızlığı yoktur.Vereceğiniz her kararda önce kendinize şunu sorunuz: “Benim yerimde Führer olsa nasıl karar verirdi?”&#8230;</strong></p>
<p>Yargının ipleri iktidara bağlandıkça  her ülkede aynı kural geçerli oluyor&#8230;<br />
Yargıç ve savcılar kendilerini iktidarın memuru yerine koyarak karar vermek zorunda kalıyorlar.<br />
Yalnızca savcı ve yargıçlar mı?<br />
Gazeteci ve yazarlar da öyle&#8230;<br />
Onlar da kendilerini AKP’nin memuru kabul ederek kalem oynatacaklar&#8230;<br />
Dün iktidar yanlısı Star gazetesinden ayrılan Mehmet Altan’ın sözlerini aktarmıştık buradan&#8230;<br />
<strong>“Dostane eleştiri dahi kabul edilemez hale geldi” </strong>diyordu&#8230;<br />
Vesayet kalktı demokrasi geldi diye el çırpıyor bazıları&#8230;<br />
Demirel, Ecevit, Çiller, Mesut Yılmaz&#8230; Hangisinin döneminde basın ve yargı üzerinde böylesine koyu baskı vardı?</p>
<p><strong>İpekçi Milliyet’i&#8230;</strong><br />
Bugün 1 Şubat&#8230; Milliyet’in efsanevi genel yayın müdürü Abdi İpekçi’yi öldürülmesinin 33. yılında saygıyla anıyoruz&#8230;<br />
Abdi Bey’i öldüren M. Ali Ağca yakalandı ama arkasındaki örgüt bugüne dek ortaya çıkarılamadı. Cinayetten sonra yoğun bir haber kirliliği oluşturulmuştu; katilin arkasında kâh KGB var denildi, kâh Bulgar gizli servisi, kâh silah kaçakçıları&#8230; CIA ajanı Paul Henze hedef şaşırtıcı haber operasyonlarında yoğun biçimde görev aldı. Ne var ki, sonuçta kesin bir hedefe ulaşmak mümkün olmadı&#8230; İstenen de buydu&#8230;<br />
Abdi Bey’in katledilmesi 12 Eylül darbesine giden süreçte büyük bir kilometre taşıydı&#8230; Faili meçhul cinayetler çoğunlukla halkı yılgınlığa sürüklemek, askeri darbeyi meşrulaştırmak için düzenleniyordu&#8230; İpekçi cinayeti o yolda en büyük şok olmuştu&#8230;<br />
Abdi Bey Milliyet’e ruhunu vermiş olan gazetecidir&#8230;<br />
Gazetemiz hâlâ “Abdi İpekçi’nin Milliyeti” diye anılır&#8230;<br />
Abdi Bey, ilkokul bilgi yarışmaları, folklor yarışmaları, müzik yarışmaları düzenler, sayfalarda çocuklar, gençler ve kadınların okuyacağı alanlar açardı. Milliyet kendi okurunu küçükten ele alarak yetiştirmiştir. Gazeteye erken yaşta bağlanan çocuk ve gençler sonraki yıllarda Milliyet’in en has okurlarını oluşturdular. Fenerbahçeli babamız Milliyet’i spor sayfasının zenginliği nedeniyle alırdı.<br />
Biz Milliyet’i resimli romanlarından okumaya başladık. Sonra diğer sayfalarına geçtik. Milliyet, erken yaşta gazete okuru olmamızda büyük rol oynadı. Ve kader günün birinde bizi de Milliyet’in bu köşesinde göreve getirdi. Abdi Bey’in anısı önünde saygıyla eğiliyor, sevenlerine uzun ömür diliyoruz&#8230;</p>
<p><strong><br />
Auster</strong><br />
ABD’nin yaşayan en ünlü yazarlarından Paul Auster’in son kitabı ‘Kış Günlüğü’ ABD’den ve tüm ülkelerden önce Türkçe basılıp, Türkiye’de yayımlandı. Hürriyet’te Buket Şahin, Auster’le ABD’de buluşup konuştu. Kitabın önce Türikye’de basılmasını Can Yayınları’nın erken davranışına bağlıyor Auster&#8230; En önemli mesajı şu:<br />
“Hapiste yatan yazar ve gazeteciler yüzünden Türkiye’ye gelmeyi reddediyorum! Kaç kişi oldu? 100’ü geçti mi?  Aynı sebeple Çin’den gelen davetleri de geri çeviriyorum. Bu hükümetleri protesto ediyorum&#8230;”<br />
(Bizden kaç edebiyatçı 100 gazetecinin hapiste olmasını protesto etti! Edebiyatçı derken kitap satıcılarını kastetmiyoruz tabii ki&#8230;)<br />
65 yaşındaki Auster kitabın sonlarında “Muhtemelen insanın en büyük başarısı hayatın sonunda sevilebilir olmaktır” diyor. Başkalarının bakımına muhtaç biri olarak sevilebilmenin zorluğu üzerinde düşündürüyor okuru&#8230;</p>
<p>Yandaş gazeteler basın özgürlüğüyle ilgili olumsuz haberleri görmezden geliyor ama aslında kendileri de özgür değil&#8230;<br />
Gazetecilikleri iktidara yağ çekmekle sınırlı çünkü&#8230;<br />
Haldun Ertem</p>
<p><strong>Vizyon</strong><br />
Artık ülkelerin maden zenginliği eskisi kadar önem taşımıyor. Ülkelerin zenginlik kaynağı artık yeraltı değil. Zengin insanları. Nitelikli insan kaynağı ülkelerin madenlerinden daha değerli. Daha büyük katma değer üretiyor. O yüzden gençleri iyi eğiteceksiniz.<br />
Okumalarını sağlayacaksınız.<br />
Bütün gençler her gün en az yarım saat bir saat kitap okuyacaklar.<br />
Ancak ülkede gençleri eğitmekle görevli kişilere bakınız&#8230;<br />
Onlarda böyle bir vizyon görüyor musunuz?</p>
<p>Abdullah Gül,<strong> “Düşünce ve basın özgürlüğü alanlarının kirlenmemesine dikkat edilmeli” </strong>demiş.<br />
Güzel demiş de&#8230; Keşke bir de kime dediğini söyleyebilseydi.<br />
Fahrettin Fidan</p>
<p><a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/92722">Zor iş, zamanında yapmamız gereken fakat yapmadığımız kolay işlerin<br />
birikmesiyle meydana gelir.<br />
J. J. Rousseau</a><br />
<strong><br />
Melih Aşık<br />
Milliyet</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilk-kursun.com/haber/94469/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haydarpaşa öldü!</title>
		<link>http://www.ilk-kursun.com/haber/94182</link>
		<comments>http://www.ilk-kursun.com/haber/94182#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 08:27:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gunesco</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Melih Aşık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilk-kursun.com/?p=94182</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/94182"><img align="right" hspace="5" width="180" src="http://merhabaaydinlik.info/wp-content/uploads/melih-a%C5%9F%C4%B1k.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Mendil sallayan bir yakınımız&#8230; Camdan bakan genç kız&#8230; Buharlı fotoğraflar&#8230; Birbirine koşan sevgililer&#8230; Garın merdivenlerinden elindeki küçük bavulla inen Muhterem Nur&#8230;Veya Türkan Şoray&#8230; Gelip de dönemeylenler&#8230; Gidip de gelmeyenler&#8230; Artık hepsi kaybolan bir tarihin kahramanlarıdır&#8230; Haydarpaşa Garı’ndan ay sonundan itibaren artık tren kalkmayacak&#8230; Gara yorgun ve bezgin gece trenleri gelmeyecek. Tren öldü&#8230; Köseköy-Gebze hattı hızlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://merhabaaydinlik.info/wp-content/uploads/melih-a%C5%9F%C4%B1k.jpg" class="alignnone" /><strong>Mendil sallayan bir yakınımız&#8230; Camdan bakan  genç kız&#8230; Buharlı fotoğraflar&#8230; Birbirine koşan sevgililer&#8230; Garın merdivenlerinden elindeki küçük bavulla inen Muhterem Nur&#8230;Veya Türkan Şoray&#8230; Gelip de dönemeylenler&#8230; Gidip de gelmeyenler&#8230;</strong><span id="more-94182"></span></p>
<p><strong>Artık hepsi kaybolan bir tarihin kahramanlarıdır&#8230;<br />
Haydarpaşa Garı’ndan ay sonundan itibaren artık tren kalkmayacak&#8230;<br />
Gara yorgun ve bezgin gece trenleri gelmeyecek. Tren öldü&#8230;</strong><br />
<strong>Köseköy-Gebze hattı hızlı tren yüzünden kapanıyor, peşinden Marmaray inşaatı başlıyor, derken Haydarpaşa’nın Anadolu’yla bağı kopuyor. Daha sonra Marmaray inşaatı başlıyor. Banliyö seferleri de 2013 yılı ortasında bitiyor. Haydarpaşa sadece kartpostal olarak kalıyor.</strong><br />
Birleşik Taşımacılık Sendikası hattın tamamen kapatılmasına gerek olmadığını, iki hattan birini kapatıp seferleri durdurmadan inşaatın sağlanabileceğini bildiriyor.<br />
Ne var ki, TCDD yönetimi bu zahmete girmemiştir. Daha doğrusu halk için girmemiştir. Ama iş adamları için girmiştir. Köseköy ile Derince arasındaki iki hattan biri, sanayi kuruluşlarının yüklerinin taşınması için sürekli açık tutulacaktır.<br />
<strong>Haydarpaşa-Adapazarı arasında her gün 15 bin yolcu taşınıyor&#8230; Çoğu öğrenci ve işçi&#8230; Adapazarı-İstanbul arası otobüs 15, tren ise 5 lira&#8230; Hattı kapatan TCDD’nin otobüs kiralayıp hatta koyması gerekirdi ya da otobüs firmalarını örgütlemesi ve ucuz taşımacılığı sağlaması&#8230;</strong> Bu yönde bir girişimden kimsenin haberi yok&#8230;<br />
Haydarpaşa ile birlikte Sirkeci de ıssızlaşacak, her iki tarihi tren garı, otel, alışveriş merkezi gibi mekânlara dönüştürülecek&#8230; Kente ve tarihe karşı hainlik değilse nedir bunun adı&#8230;</p>
<p><strong>AKP için 10. Yıl Marşı hazırlanıyormuş.<br />
18 yaşındaki gençten, 80 yaşındaki profesöre kadar herkes içerde olduğuna göre, “10 yılda 15 milyon tutuklu yarattık her yaştan” diye başlayabilir&#8230;<br />
* * *<br />
Kamer Genç’in Meclis’e elinde fenerle girmesini yasaklamaya çalışıyorlarmış.<br />
Zihniyete bakın!<br />
Fenerle soygun yapmak serbest ama fenerle soygunu hatırlatmak yasak&#8230;<br />
Gülhan Elmas</strong></p>
<p><strong>Suçlu teğmenler!</strong><br />
2009 yılının Temmuz ayında kimi gazete manşetleri şöyleydi:<br />
<strong>“Teğmenlerin hedefi general ve amiraller” (Yeni Şafak)<br />
“Generallere suikast planlayan teğmen timinde Ergenekon izi” (Zaman)<br />
“Amirallere suikast planında 2 teğmen daha gözaltında” (Zaman)<br />
“Suikast emri albaydan” (Taraf)</strong><br />
Haberler Poyrazköy davasında yargılanan teğmenlerle ilgiliydi. Aradan 2.5 yıl geçti. Son iki teğmen Sinan Efe Noyan ve Faruk Akın önceki gün tahliye edildiler. İddiaları manşetten kesin haber gibi veren gazeteler tahliye haberini ya içerden tek sütun verdiler ya da okurlarına hiç duyurmadılar.<br />
Yandaş gazetecilik, bildiğimiz gazetecilikten farklı bir meslek&#8230; Örneği yukarıda görülüyor&#8230;</p>
<p><strong>Irak’la atışma</strong><br />
Irak’la aramızdaki sular ısındı&#8230; Başbakanlar arasında sert salvolar gidip geliyor.<br />
Başbakan Erdoğan Iraklı Sünnilerin koruyucusu rolüne girdi.<br />
Şii Başbakan Maliki’ye haber gönderiyor:<br />
“Siz eğer mezhep kavgası başlatırsanız, buna bizim sessiz kalmamız mümkün değil&#8230;”<br />
Bu noktada Onur Öymen diyor ki:<br />
“Başbakan El Maliki’ye öncelikle ‘Kuzey Irak’tan PKK’yı neden tasfiye etmiyorsun?’ sorusunu sormamız gerekmez mi?<br />
Öyle ya.. Iraklı Sünnilerden önce kendi halkımızı düşünmek zorunda değil miyiz?<br />
Neden kendi vatandaşımız akla gelmiyor dersiniz?</p>
<p><strong>Başbakan Erdoğan’a Fransız malı Airbus 330 uçağı alınıyormuş.<br />
“Fransa’ya yaptırım” derken uçak yaptırılmasından söz ediliyormuş meğer&#8230;<br />
Haldun Ertem</p>
<p>TBMM Uzlaşma Komisyonu, gelen anayasa önerilerini kamuoyundan gizleme kararı almış.<br />
Bu da bir başarı; en azından önerileri gizleme konusunda uzlaşmışlar demek!<br />
Fahrettin Fidan</strong></p>
<p><strong>Maaş adaleti</strong><br />
Emekli milletvekili dostumuzla yanındaki Bağkur emeklisi arkadaşının sohbetine tanık oluyoruz.. Bağkur emeklisi diyor ki:<br />
<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/92722">- Ne maaş alıyordun, zamlı maaşın ne oldu?<br />
- 5000 lira maaş alıyordum, zamlı maaşım 6200 lira&#8230;<br />
- 1200 lira zam ne zamandan itibaren geçerli?<br />
- Önümüzdeki aydan itibaren.<br />
- Ben 670 lira maaş alıyorum, 100 lira zam geldi&#8230;<br />
- Hayırlı olsun..<br />
- Onu da ne zaman alacağım biliyor musun? Önümüzdeki yıldan itibaren&#8230;<br />
Milletvekili dostumuz gülüyor.<br />
</a><br />
<strong>Melih Aşık<br />
Milliyet</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilk-kursun.com/haber/94182/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
<!-- WP Super Cache is installed but broken. The path to wp-cache-phase1.php in wp-content/advanced-cache.php must be fixed! -->
