<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İlk Kurşun Gazetesi &#187; Hasan Pulur</title>
	<atom:link href="http://www.ilk-kursun.com/konu/milliyet/hasan-pulur/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ilk-kursun.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 21:07:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Denktaş</title>
		<link>http://www.ilk-kursun.com/haber/93363</link>
		<comments>http://www.ilk-kursun.com/haber/93363#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jan 2012 12:27:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gunesco</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hasan Pulur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilk-kursun.com/?p=93363</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/93363"><img align="right" hspace="5" width="180" src="http://www.tarihtendersler.com/makale_img/rauf1.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Askerlikte bir kural vardı; eğer şikâyetçiysen, şikâyetin bir üst rütbelidense, 24 saat geçmeden şikâyet dilekçesini veremezsin! Niye? Duygularına kapılmış olabilirsin, haksız olduğunu 24 saat içinde anlayabilirsin, vazgeçebilirsin, yani kızgınlığın geçebilir. Hatırladığımız kadarıyla böyle bir kural vardı. Tabii askerliği elli yıl önce yaptığımız için yanılmış da olabiliriz, Avrupalılar “demokrat” bulmadıkları bu kuralı değiştirmiş de olabilirler. Neyse&#8230; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://www.tarihtendersler.com/makale_img/rauf1.jpg" class="alignnone" /><strong>Askerlikte bir kural vardı; eğer şikâyetçiysen, şikâyetin bir üst rütbelidense, 24 saat geçmeden şikâyet dilekçesini veremezsin!<br />
Niye?</strong><span id="more-93363"></span><br />
<strong>Duygularına kapılmış olabilirsin, haksız olduğunu 24 saat içinde anlayabilirsin, vazgeçebilirsin, yani kızgınlığın geçebilir.<br />
Hatırladığımız kadarıyla böyle bir kural vardı.</strong><br />
Tabii askerliği elli yıl önce yaptığımız için yanılmış da olabiliriz, Avrupalılar “demokrat” bulmadıkları bu kuralı değiştirmiş de olabilirler.<br />
Neyse&#8230;<br />
* * *<br />
<strong>Rahmetli Denktaş’ın ölüm haberi duyulduktan hemen sonra arkasından söylenenleri duyunca, işitince; “Kurucu Cumhurbaşkanı” diye utanmadan sırıtarak, seslerini titreterek “Rauf Bey”in marifetlerini(!) sayıp dökenler&#8230;<br />
Sorumlu politikacılar neyse, ya diğerleri, soytarılar, yalakalar, dönekler&#8230;</strong><br />
* * *<br />
Son nefesine kadar “bağımsızlık”tan başka laf etmeyin Denktaş’ı cumhurbaşkanlığından etmek için, ne komplolar kurdular, neler uydurdular.<br />
Hele Annan Planı sırasında&#8230;<br />
* * *<br />
<strong><em>“Bağımsızlığın Allah belasını versin”</em> </strong>diyenlerin bugün <strong>“<em>Ah Rauf bey, vah Denktaş</em>” </strong>diye neredeyse hüngür hüngür ağlamaları&#8230;<br />
Hani “Denktaş, çözümsüzlüğün” simgesiydi.<br />
“Yes be anem!” diye Denktaş’ı faşist yapmışlardı, Kıbrıs sorunu çözülecekti ama şu Denktaş olmasa&#8230;<br />
Ya dış bağlantılar, Denktaş’a karşı komplolar&#8230;<br />
Örnek&#8230;<br />
* * *<br />
Avrupa’nın Türkiye komiseri Karen Fogg namındaki kadının verdiği talimatlar, yerli işbirlikçisi bir döneğe verdiği talimatlar&#8230;<br />
Kadın, Türkiye’deki “şekercikleri”nden birine bakın ne diyor:<br />
<em>“Bana göre bundan sonra izlenecek yol, T.C. ve Kuzey Kıbrıs’ta kendi istekleri ve güvenlik sorunları olduğunu söyleyen seslerin daha net çıkmasını sağlamak, Kıbrıs güçlerinin sesi olan Denktaş’ın itibarını azaltmak ve onun Ankara’daki hiyerarşi ile askeri temsil ettiğini, hem Türkiye kamuoyuna, hem de Avrupa Birliği’ne göstermektir.”</em><br />
* * *<br />
Şimdi bunların, Denktaş’ın arkasından övgüler düzmelerine kızmaz mısınız?<br />
O kızgınlıkla, yazı yazar mısınız?<br />
Yazmamanız gerekir, öyle şeyler söyleyebilirsiniz ki!<br />
Size yakışmaz!<br />
* * *<br />
<strong>Denktaş, gerçek bir liderdi, nelerle uğraştı, nelerle karşılaştı, neler gördü?<br />
Anılarından bir bölüm&#8230;<br />
Denktaş Ankara’dadır, lakin Makarios onu Kıbrıs’a sokmamaktadır, havaalanında büyük olaylar çıkaracaklardır.</strong><br />
O günleri şöyle anlatır:<br />
<em>“Mücadele devam ediyor, altı aydır vatandaş uzaktan seyirci.<br />
Her ne pahasına olsun, gitmem şart. Yoksa dava şu veya bu şekilde bittikten sonra Kıbrıs’ta bana hayat hakkı tanınmayacağını, Kıbrıs’ı terk etmeye mecbur kalacağımı ben de biliyorum.<br />
Mücadeleyi sürdürmek şart!<br />
Papaz (Makarios) içeri sokmuyor. Türkiye gizli yoldan girmeye müdahale etmiyor. Can sıkıntısı, kararsızlık, yarının ne getireceğini bilmemek, insanı öldürmeye yetiyor.”</em><br />
* * *<br />
<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/92722">Ve Denktaş, bütün bunları anlatır, devleti kurar, son nefesini “bağımsızlık” diyerek verir.<br />
“Ye be anem!” diyen ona karşı, sokağa dökülenlerin akıbeti ortada&#8230;<br />
Evet, Denktaş öldü, ama Denktaş’ın düşünceleri yaşıyor ve iktidarda&#8230;<br />
Allah rahmet eylesin.</a></p>
<p><strong>Hasan Pulur<br />
Milliyet</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilk-kursun.com/haber/93363/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dostumuz Belçika&#8230;</title>
		<link>http://www.ilk-kursun.com/haber/93282</link>
		<comments>http://www.ilk-kursun.com/haber/93282#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 06:18:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gunesco</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Pulur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilk-kursun.com/?p=93282</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/93282"><img align="right" hspace="5" width="180" src="http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSVL4DtJnnUBgNwkezx7jUBvfl_tAtePaL-NYOschG_wfgWjcqNYmkl0PbbSw" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Vay, vay, vay! Meğer ne çok dostumuz varmış!!! Ermeni soykırımı için sıraya girmişler; Uruguay’dan Hollanda’ya, Arjantin’den İsveç’e kadar&#8230; Hele o Belçika yok mu? Kongo’nun malını, canını, servetini yiyen sömürgeci Belçika&#8230; Şeref Ünal, Türkleri soykırımla suçlayan sömürgeci Belçika’yı anlatır. (*) 1876’da Avrupa devletleri, Afrika’nın henüz işgal edilmiş bölgelerini yağmalamak için toplanırlar. Belçika gözüne Kongo’yu kestirmiştir. * [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSVL4DtJnnUBgNwkezx7jUBvfl_tAtePaL-NYOschG_wfgWjcqNYmkl0PbbSw" class="alignnone" /><strong>Vay, vay, vay!   Meğer ne çok dostumuz varmış!!! Ermeni soykırımı için sıraya girmişler; Uruguay’dan Hollanda’ya, Arjantin’den İsveç’e kadar&#8230;<br />
Hele o Belçika yok mu?</strong><span id="more-93282"></span><br />
<strong>Kongo’nun malını, canını, servetini yiyen sömürgeci Belçika&#8230;</strong><br />
Şeref Ünal, Türkleri soykırımla suçlayan sömürgeci Belçika’yı anlatır. (*)<br />
1876’da Avrupa devletleri, Afrika’nın henüz işgal edilmiş bölgelerini yağmalamak için toplanırlar.<br />
Belçika gözüne Kongo’yu kestirmiştir.<br />
* * *<br />
Kral Leopold, 1876’da bu kutsal sömürgeciliğin erdemini açıklar:<br />
<em>“Dünya yuvarlağının henüz nüfuz edilmemiş bir bölgesini medeniyete açmak, halkların bütününü sarmış olan karanlığı yarmak, bu yüzyılın gelişmesine yakışanı söylemek, bu bir Haçlı seferidir.”</em><br />
* * *<br />
<strong>Afrika’ya medeniyet götüreceklerdir, aydınlık götüreceklerdir, sömürgeciliğe kılıf uydurmaktadırlar.</strong><br />
Kral Leopold, 19 bin kişilik ordusuyla Kongo’yu işgale başlar. Yerli halk, yeni efendilerinin hizmetinde zorla çalıştırılır. Kauçuğun sanayide yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanması sömürgecilerin hedefi haline gelir. Kauçuk ağaçları dikilir, lastik fabrikaları kurulur, işçilik bedavadır.<br />
* * *<br />
<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/92722">Hele bir itiraz çıksa&#8230;<br />
İtiraz edenin çoluğunu çocuğunu rehin alırlar. Her işçi, her gün belirli miktarda, payına düşen kauçuğu üretmek zorundadır.<br />
Zulüm ve işkenceyi hastalıklar izler. Veba, uyku hastalığından binlerce Afrikalı telef olur, ölür. Avrupa sömürgesi, Fransız, Alman hepsi sıradadır.<br />
Belçika’nın bu zulmü ile 20 milyonluk Kongo halkının yarıdan fazlası katledilir. 10 milyon ila 13 milyon arası Afrikalı ölür.</a><br />
* * *<br />
Ve bu Belçikalının senatosu, 1984’te Osmanlı İmparatorluğu’nun varisi Türk Cumhuriyeti’nin sözde Ermeni soykırımını kabul etmesini ister utanmadan.<br />
Sayın Şeref Önal şöyle der:<br />
<em>“Başkalarını soykırım yapmakla suçlayan Belçika kendi uyguladığı bu korkunç soykırımın hesabını hâlâ vermemiştir.<br />
Zaten soran da yoktur.”</em><br />
Sorun da budur.<br />
* * *<br />
Ama sanmayın ki, biz bunları yazdık diye Belçika’da tek parmak oynayacak.<br />
Zaten öyle bir umudumuz ve gayretimiz de yoktur.<br />
Bizim derdimiz, kendimize bunları anlatmaktır.<br />
“Türk’ün, Türk’e propagandası” diyecekler.<br />
Varsın desinler, hiç olmazsa bazı şeyleri bilelim.<br />
——————————-<br />
(*) Uluslararası Hukuk Açısından Ermeni Sorunu/Türk Tarih Kurumu<br />
<strong><br />
Hasan Pulur<br />
Milliyet</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilk-kursun.com/haber/93282/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>RAHAT YOK!</title>
		<link>http://www.ilk-kursun.com/haber/92309</link>
		<comments>http://www.ilk-kursun.com/haber/92309#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Jan 2012 09:18:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gunesco</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hasan Pulur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilk-kursun.com/?p=92309</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/92309"><img align="right" hspace="5" width="180" src="http://www.serhattv.com.tr/files/author/37cc2f3504.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Yok efendim yok, şu memlekette rahat yok, şöyle gerine gerine gevşemek, işler ne güzel, gidiyor diye dört köşe olmak&#8230; İlle de üzüleceğiz, dertleneceğiz, “Ne olacak bu halimiz?” diye kara kara düşüneceğiz. Çoktandır rahat etmenin hali uzaktan göründü, ekonomi iyi gidiyordu, her ne kadar enflasyon biraz kıpırdasa da, o kadar da olurdu, bazıları “Cari borçlar, işsizlik!” [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://www.serhattv.com.tr/files/author/37cc2f3504.jpg" class="alignnone" /><strong>Yok efendim yok, şu memlekette rahat yok, şöyle gerine gerine gevşemek, işler ne güzel, gidiyor diye dört köşe olmak&#8230;<br />
İlle de üzüleceğiz, dertleneceğiz, “Ne olacak bu halimiz?” diye kara kara düşüneceğiz.</strong><span id="more-92309"></span><br />
Çoktandır rahat etmenin hali uzaktan göründü, ekonomi iyi gidiyordu, her ne kadar enflasyon biraz kıpırdasa da, o kadar da olurdu, bazıları “Cari borçlar, işsizlik!” diye tutturmuşlarsa da, her münafığa kanıp karalar bağlayacak değildik ya!<br />
* * *<br />
Tam bu duygular içinde <em>“Sabah şerifimiz hayırlı olsun!”</em> diye güne başlarken Güngör Uras’ın yazısı, üstelik yazının başladığı kadar merak ettirici ki!<br />
<em>“Babacan bile dayanamadı&#8230;”</em><br />
Babacan dediği, ekonomiden sorumlu Başbakan yardımcısı&#8230;<br />
Neye dayanamamış?<br />
<em>“İhracatta rekor kırdık tiyatrosuna, dayanamamış&#8230;”</em><br />
<em>“Beyler hangi rekordan söz ederek davul zurna çalıyorsunuz” </em>demiş, Güngör Uras’a göre, Sayın Bakan, yine “efendilik” etmiş, “Siz ihracatta değil ithalatta rekor kırıyorsunuz, ithalat rekoru ile Türkiye’nin cari açığını sürdürülemez hale getiriyorsunuz” demiş&#8230;<br />
Arabın dediği gibi:<br />
“Dünyada rahat yoktur!”<br />
* * *<br />
Peki, n’olmuş yani?<br />
İthalatın rekor kırması, ihracatın yerinde sayması sonucu cari açık (döviz açığı, 2008 yılında 42 milyar dolar iken, 2011’de 80 milyar dolara) yaklaşmış&#8230;<br />
Enflasyon ufaktan ufağa, burnunu gösteriyorsa&#8230;<br />
İşte ağzımızın tadını böyle kaçırırlar.<br />
* * *<br />
<strong>Biz burada kaç kere “İşte karşı devrim!” demişsek inandıramadık.<br />
“Ben Atatürkçü değilim!” diyen Mümtaz’er Türköne’nin Cumhurbaşkanı tarafından Atatürk Kültür, Dil Yüksek Kurumuna seçilmesi karşı devrimin” alameti değil mi?</strong><br />
*<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/92286"> * *<br />
“Karşı devrim” yolunda gidiyordu.<br />
Bırakmazlar ki, her taraftan eleştiri başladı, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Türköne’ye eski sözlerini hatırlattı:<br />
“Eğer bu sözlerin arkasındaysa oradan istifa etmek zorundasın. İstifa etmiyorsan, kusura bakma seni adam yerine koymazlar. Ya sözlerinin arkasında dur ya da o görevden ayrıl!”</a><br />
* * *<br />
<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/92286">Sayın Cumhurbaşkanı’nın herhalde “adam gibi adam” diyerek attığı adama bu denir mi?<br />
O basar istifayı, “adamlığını” tercih eder.<br />
* * *<br />
İşler yoluna girmiş giderken “karşı devrim” kendi tekerine çomak sokuyor.<br />
Lakin ne demişler:<br />
“Erişir menzili meksuduna aheste giden.”<br />
Genelkurmay Başkanı’nın “suç örgütü kurup, darbe yapmakla” suçladığı memlekete “karşı devrim” mi olmayacak?</p>
<p>Hasan Pulur<br />
Milliyet</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilk-kursun.com/haber/92309/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Talat Paşa</title>
		<link>http://www.ilk-kursun.com/haber/91178</link>
		<comments>http://www.ilk-kursun.com/haber/91178#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Dec 2011 08:12:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gunesco</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hasan Pulur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilk-kursun.com/?p=91178</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/91178"><img align="right" hspace="5" width="180" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/6/64/Mehmet_Talat_Pasha.jpg/200px-Mehmet_Talat_Pasha.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Ermeni asıllı T.C. vatandaşı, Talat Paşa’nın adına bile tahammül edemiyordu, televizyonda katıldığı programda “Hâlâ Talat Paşa Caddesi, Talat Paşa Okulu, Talat Paşa Meydanı kullanılıyor, adlarını bile değiştirmiyorlar” diyordu. Ermeniler “tehcir”den, zorunlu göçten Talat Paşa’yı sorumlu tutarlar, Berlin’de sokak ortasında vurarak öldürmeleri bile onları tatmin etmemiştir. Bu kin ve intikam, bugün de sürüp gitmektedir, daha da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/6/64/Mehmet_Talat_Pasha.jpg/200px-Mehmet_Talat_Pasha.jpg" class="alignnone" /><strong>Ermeni asıllı T.C. vatandaşı, Talat Paşa’nın adına bile tahammül edemiyordu, televizyonda katıldığı programda “Hâlâ Talat Paşa Caddesi, Talat Paşa Okulu, Talat Paşa Meydanı kullanılıyor, adlarını bile değiştirmiyorlar” diyordu.<br />
Ermeniler “tehcir”den, zorunlu göçten Talat Paşa’yı sorumlu tutarlar, Berlin’de sokak ortasında vurarak öldürmeleri bile onları tatmin etmemiştir.</strong><span id="more-91178"></span><br />
<strong>Bu kin ve intikam, bugün de sürüp gitmektedir, daha da süreceğe benzer.<br />
Acaba, adına dahi tahammül edemeyen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, “Talat Paşa”yı hiç dinlemiş midir?(*)</strong><br />
* * *<br />
Birinci Cihan Savaşı’na girmek üzereyken, Ermenilerin isyan başlatacakları belli olmuştu, Talat Paşa şöyle der:<br />
<strong><em>“Taşnak Komitesi’nin tanınmış üyelerine ve dostum Erzurum milletvekili Vartkes Efendi’ye, bunlardan vazgeçmelerini, aksi takdirde çok şiddetli tedbirlerle karşılaşacaklarını bildirdim.”</em></strong><br />
Nafile!<br />
Enver Paşa da, Ermeni patriğini çağırarak ayaklanmayı durdurmalarını, Osmanlı ordusunu arkadan vurmaktan vazgeçmelerini söyler.<br />
<strong>Muş, Bitlis ve Van’da ayaklanmalar başlamıştır</strong><br />
* * *<br />
Ermenilerin göç ettirilmesi için “<strong>Tehcir kanunu</strong>” hazırlanır. Talat Paşa bu kanuna karşıdır, uygulamada kötü sonuçlar çıkmasından endişelidir&#8230;<br />
Der ki:<br />
<em>“Birçok acı durumlar göstermiştir ki Hıristiyanların Müslümanlara yaptıkları zulümler, Avrupa’da büyük bir hoşgörüyle, sessiz karşılandığı halde, Müslümanların en ufak bir hareketi gereğinden de fazla büyütülüyordu.”</em><br />
Bu tespite “hayır” diyebilir misiniz?<br />
Yüz yıl önce de öyleydi, yüz yıl sonra bugün de öyle, Fransa’ya baksanıza.<br />
* * *<br />
<em>“Tehcir”e Erzurum’dan başlanır, Vali Tahsin Bey İçişleri Bakanlığı’na durumu bildirir, Talat Paşa olayı şöyle anlatır:<br />
“Ermenilerin tehcir sırasında Kürtlerin saldırılarına uğradıklarını bildirdi. Valiyi telgraf başına çağırarak, yardım için orduya başvurmasını ve saldıranları da şiddetle cezalandırmalarını emrettim.”</em><br />
BDP Muş Milletvekili Kürt asıllı Sırrı Sakık’ın bilgisine sunulur.<br />
Ona göre Türkler, soykırımdan suçludurlar da&#8230;<br />
* * *<br />
Talat Paşa tehcir olayını şöyle noktalar:<br />
<em>“Gerek göç ettirmeler, gerek isyan yüzünden Ermeniler çok kayıp vermişlerdir. Bunu itiraf etmek gerekir. Ancak doğu illerindeki Müslümanların da, Ermeni vatandaşlarımız yüzünden aynı oranda kayıplara uğradıkları bir olgudur.<br />
Rusların Van’ı, Bitlis’i, Muş’u ve Erzurum’u işgali sırasında yapılan (Ermenilerin yaptığı) bizzat Ruslar tarafından itiraf olunan zulüm ve cinayetler o derece vahşice işlenmiştir ki (&#8230;) Göçen 600 bin kişi (Müslüman) ölmüştür.”</em><br />
* * *<br />
<a href="http://www.ilk-kursun.com/cagri"><em>“Talat Paşa”nın anılarını hazırlayan değerli ve önemli araştırmacı Alpay Kabacalı şöyle der:<br />
<strong>“Talat Paşa kişiliği ve eylemleriyle tarihteki yerini almıştır. Yakın tarihin günümüze kadar yansıyan çekişmeleri, hatta kimi siyasi gelenekler nedeniyle, bugün de kimilerince yerin dibine batırılmakta, kimi çevrelerce de göklere sığdırılmamaktadır. Artık onun tarih içerisindeki yerine oturtulması gerekir. Tarihi olaylar ise kişisel eğilimlere göre değil, bilimin gözlüğüyle incelenip değerlendirilmelidir.”</strong></em><br />
Keşke bunu becerebilsek, sokağın, caddenin, okulun adıyla uğraşarak değil.<br />
————————<br />
(*)Talat Paşa’nın anıları, İş Bankası Yayınları&#8230;</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilk-kursun.com/haber/91178/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ya Çerkezler ya Boşnaklar&#8230;Türklüğüyle övünürler&#8230;</title>
		<link>http://www.ilk-kursun.com/haber/90675</link>
		<comments>http://www.ilk-kursun.com/haber/90675#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Dec 2011 07:53:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gunesco</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hasan Pulur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilk-kursun.com/?p=90675</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/90675"><img align="right" hspace="5" width="180" src="http://www.resimde.com/resim/turk_bayragi/kartal_motifli_turk_bayragi_487823.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Bazen dalıp gidiyoruz. “Kime yazıyoruz, niye yazıyoruz!” diye&#8230; Fransızın, İngilizin, Ermeninin, Amerikalının işi gücü yok da, senin yazdıklarını mı okuyacaklar? Diyoruz. Onlar neyi okuyacaklarını, daha doğrusu, neyi yazdırıp okutacaklarını, ödüllendireceklerini bilmezler mi? * * * Hem adamlar kalkıp deseler ne cevap verebiliriz ki: “Senin vatandaşın seni doğru dürüst okuyamıyor, gazetelerin tirajları, satışları ortada, hele kitaplar! [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://www.resimde.com/resim/turk_bayragi/kartal_motifli_turk_bayragi_487823.jpg" class="alignnone" /><strong>Bazen dalıp gidiyoruz. “Kime yazıyoruz, niye yazıyoruz!” diye&#8230;</strong><span id="more-90675"></span><br />
Fransızın, İngilizin, Ermeninin, Amerikalının işi gücü yok da, senin yazdıklarını mı okuyacaklar? Diyoruz.<br />
Onlar neyi okuyacaklarını, daha doğrusu, neyi yazdırıp okutacaklarını, ödüllendireceklerini bilmezler mi?<br />
* * *<br />
Hem adamlar kalkıp deseler ne cevap verebiliriz ki:<br />
<strong>“Senin vatandaşın seni doğru dürüst okuyamıyor, gazetelerin tirajları, satışları ortada, hele kitaplar! Bir kitabın ilk baskısı kaç satıyor?”</strong><br />
* * *<br />
Ermeni sorununu kaç kişi biliyor, kaç kişiye okutuyorlar, bilen var mı?<br />
Öyle ya, kuralı koymuşuz:<br />
<em>“Düşünen kafalara zararlı fikirler üşüşür<br />
Büyüklerimiz her şeyi bizden iyi düşünür.”</em><br />
Geçenlerde Yalçın Bayer’in köşesinde “Boş verici milletvekillerine bir çağrı” vardı, araştırmacı Haluk Tarcan <em>“Ermeni sorununu, Meclis kitaplığındaki kitapları okuyup öğrenin”</em> diyordu:<br />
<em>“Konuşacak bilginiz yok, konuşanlar da inanılmaz bir zekâ örneği göstererek, siz yaptınız, biz de yaptık diyerek dediklerinin farkında olamıyorlar.<br />
Bazı Dışişleri mensupları gibi&#8230;<br />
Maşallah!”(*)</em><br />
* * *<br />
<strong>Bugün Türkiye’nin neresine gitseniz, Türklükle sorunları olmayan, Türklüğü benimsemiş insanlar görürsünüz, lakin kökenleri Boşnaktır, Çerkezdir, Arnavuttur, Giritlidir, Çeçendir&#8230; Bunu çekinerek değil, övünerek söylerler, kimse de onlara niye Boşnaksınız, niye Çerkezsiniz, Arnavutsunuz demez, sormaz&#8230;</strong><br />
* * *<br />
<strong>Peki bu insanlar, niye kendi öz vatanlarından kopup, kendilerine ikinci vatan Türkiye’yi seçmişlerdir.<br />
Bırakın Avrupalıyı, Türkler bile bunu merak edip öğrenmiş midir?<br />
Çerkez niye Kafkasya’dan gelmiş, Abaza Kafkasya’yı niye terk etmiş, Giritli neden Ege’ye yerleşmiş&#8230;<br />
Sormaz bile&#8230;</strong><br />
Bu insanların ataları, dedeleri Balkan faciasında, Kafkas savaşlarında topraklarından kaçıp gelmişlerdir, zulüm ise işte size zulüm, ama bunu kimse anmaz.<br />
Bilmez ki ansın!<br />
* * *<br />
<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/88882">Oysa hepsinin anılarında dedelerin, ninelerin anlattığı zulümden kaçış hikâyeleri vardır.<br />
Hepsi o kadar!<br />
Ermeni tehciri, facia da, Balkan savaşı facia değil mi?<br />
Değil!<br />
Niye?<br />
Siz Ehl-i Hilal ile Ehl-i Salib’i bilir misiniz?<br />
————————————<br />
(*) Hürriyet, 21 Aralık 2011<br />
<strong><br />
Hasan Pulur<br />
Milliyet</strong></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilk-kursun.com/haber/90675/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>“Ermeni soykırımı demek yasaktır”</title>
		<link>http://www.ilk-kursun.com/haber/90578</link>
		<comments>http://www.ilk-kursun.com/haber/90578#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Dec 2011 09:23:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gunesco</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hasan Pulur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilk-kursun.com/?p=90578</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/90578"><img align="right" hspace="5" width="180" src="http://www.yenicaggazetesi.com.tr/resimler/eklenti//VUntitled-4.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Siz bu yazıyı okurken, Fransız Meclisi karar vermiş olabilir. Umurumuzda bile değil! Ne diyecekler? Bu kanun çıktıktan sonra, Birinci Cihan Savaşı’nda Türklerin, Ermenilere soykırım yapmadıklarını yazıp söylemek yasaktır. Yani, Türklerin Ermenileri sürdükleri, öldürdükleri yazılabilir, ama aksi asla&#8230; Demokrasinin beşiği, Cezayir katliamının sorumlusu Fransa’ya uygun bir karar. Bu durumda ne yapacağız? Ne yapmalıyız? * * * [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://www.yenicaggazetesi.com.tr/resimler/eklenti//VUntitled-4.jpg" class="alignnone"/><strong>Siz bu yazıyı okurken, Fransız Meclisi karar vermiş olabilir.   Umurumuzda bile değil!<br />
Ne diyecekler?</strong><span id="more-90578"></span><br />
<strong>Bu kanun çıktıktan sonra, Birinci Cihan Savaşı’nda Türklerin, Ermenilere soykırım yapmadıklarını yazıp söylemek yasaktır.<br />
Yani, Türklerin Ermenileri sürdükleri, öldürdükleri yazılabilir, ama aksi asla&#8230;<br />
Demokrasinin beşiği, Cezayir katliamının sorumlusu Fransa’ya uygun bir karar.<br />
Bu durumda ne yapacağız?<br />
Ne yapmalıyız?<br />
* * *<br />
Fransa, “soykırım olmadı” demeyi yasakladı mı?<br />
O halde Türkiye de “soykırım yapıldı” demeyi yasaklar.<br />
Bakalım o zaman ne yapacaklar?</strong><br />
Devlet ilişkilerinde karşılıklı davranış “mütekabiliyet” esas değil mi?<br />
<strong>Sen “soykırım yapılmadı” demeyi yasaklarsan, buyurun biz de “soykırım yapıldı” demeyi yasakladık&#8230;<br />
Diyecek miyiz?</strong><br />
Yerli malı demokrasi bülbülleri şakımaya başlar, arkadan Avrupa kargaları coşar:<br />
“Türkiye’de demokrasinin gereği, Türkiye yapınca demokrasinin katli&#8230;”<br />
* * *<br />
<strong>1915’ten sonra askere gittikleri için erkeksiz kalan Türk köylerine bazı Ermenilerin saldırdığı kesindir.<br />
Osmanlı devletinin de, bunların bazılarını “tehcire” tabi tutup zorunlu göçle yurtlarından, evlerinden sürdürdüğü de kesindir.<br />
Olanlar olmuş, katliama kadar varan cinayetler işlenmiştir.<br />
Ziya Gökalp buna “mukalete” der, yani karşılıklı katliam.<br />
Kimdir bunun sorumlusu?<br />
Elbette hükümettir, gerekli önlemleri alamadığı için&#8230;</strong><br />
Peki başkaları.<br />
* * *<br />
<strong>1915’teki olayın hesabını, 2011’de Meclis kürsüsünden soran Kürt asıllı milletvekili Sırrı Sakık Türkleri suçlarken, kendi tarihine bir baksa ya!<br />
Kimdi tehcir sırasında “Gâvurlar” diye Ermenilere saldıranlar?</strong><br />
* * *<br />
Biz bu filmi kaç kere gördük.<br />
İsviçre de “Ermeni soykırımı olmamıştır” demeyi yasakladı, Doğu Perinçek de İsviçre’ye gitti, “Ermeni soykırımı yalandır” dedi.<br />
<strong>İsviçre dava açtı, Doğu Perinçek mahkûm oldu, şimdi Silivri’de “Ergenekon” davasından tutuklu.</strong><br />
* * *<br />
Geçen gün Prof. Dr. Ergün Aybars, Ahmet Hakan’ın televizyon programında anlattı.<br />
Cezayir, bağımsız devlet olduktan sonra Fransa’dan katliamın araştırılmasını istemiş, Fransızların cevabı:<br />
“Tarihçiler araştırsın!”<br />
Öyle ya adamların elleri tertemiz, katliamı ne bilsinler!!!<br />
Bugün, Cumhurbaşkanı olan Sarkozy, o tarihte İçişleri Bakanı, onun yaklaşımı daha da ilginç:<br />
“Dedelerimin yaptıklarının hesabını bana sormayın!”<br />
* * *<br />
<strong>Şimdi lafın kısası, Fransa “soykırım yoktur” demeyi yasaklarsa, Türkiye de “soykırım olmuştur” demeyi yasaklasın, görelim televizyon bülbüllerinin halini&#8230;<br />
Olmaz, yapamayız, demokrasiye sığmaz değil mi?<br />
Senin demokrasin buysa, al başına çal!</p>
<p>Hasan Pulur<br />
Milliyet</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilk-kursun.com/haber/90578/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
<!-- WP Super Cache is installed but broken. The path to wp-cache-phase1.php in wp-content/advanced-cache.php must be fixed! -->
