Milliyet

Darbe üzerine…

Hasan Pulur | 2 Temmuz 2009

EĞER, gazetelerde kullanılan kelimelerin ortalaması alınsa en yüksek yüzdeyi “darbe” kelimesi alır.
“Darbe” Türkçeye Arapçadan girmiştir. Sözlükteki anlamları şöyledir:
“Vurma, vuruş/çok üzücü yıkıcı etki yapan bir olay/Birine altından zor kalkacağı harekette bulunmak, çok üzülüp perişan olacağı bir şey yapmak/darbe indirmek.”
Ama “darbe”nin bizdeki yaygın anlamı şu:

Yazının devamı »


Krizin yönetimi Gül’de

Fikret Bila | 2 Temmuz 2009

Askerlerin sivil mahkemede yargılanmalarını öngören yasa değişikliğinin ardından yapılan 7,5 saatlik Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı ve sonrasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün krizin yönetimini ele aldığını söyleyebiliriz.
Gül’ün tutumu
Cumhurbaşkanı Gül’ün, yasaların incelenmesi de dahil görevini yaparken izlediği tutumu, Köşk kaynaklarına dayanarak şöyle özetleyebiliriz: “Cumhurbaşkanı, görevini yaparken siyasi tartışmalar, görüşler ve yönlendirilmeler doğrultusunda değil, Anayasa’daki yetkileri çerçevesinde hareket [...]

Yazının devamı »


Madımak oyunu!

Melih Aşık | 2 Temmuz 2009

Her yıl 2 Temmuz… Yani Sivas katliamının yıldönümü yaklaştığında Madımak Oteli’nin müzeye dönüştürüleceği haberleri ortalıkta dolaşmaya başlar. 2 Temmuz geçer, müze meselesi bir sonraki 2 Temmuz’a kadar rafa kaldırılır.
Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, geçenlerde, “Madımak’ın altında kebapçı dükkânı olmasından utanıyorum” dediğinde pek çok insan yine umutlanmış, “Bu iş artık oluyor galiba” demeye başlamıştı ki, sonuç yine [...]

Yazının devamı »


Değer mi, değmez mi?

Hasan Pulur | 1 Temmuz 2009

İnsan kendi dünyasıyla baş başa kalınca “Değer mi?” diyor. Belge mi, paçavra mı?
Bu ülkenin tek sorunu bu mu?
İşsizlik başını alıp gidiyor, insanlar iş peşinde, aş peşinde ve konuya bakın:
“Belge mi, kâğıt parçası mı?”
İmza doğru mu, sahte mi?

Yazının devamı »


Çözüm yeri Köşk

Fikret Bila | 1 Temmuz 2009

Başbakan Erdoğan ile Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ arasında gerçekleşen görüşmede, askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasını öngören düzenlemenin hukuki ve pratik sonuçlarının Adalet, Milli Savunma ve Genelkurmay hukukçuları tarafından bir rapor haline getirilmesi karara bağlandı. Taraflar sorunun bundan sonra çözümünün Cumhurbaşkanı Gül’de olduğu ve gerekirse hazırlanacak raporun Köşk’e iletilmesi konusunda anlayış birliğine vardı

Yazının devamı »


Son baskı…

Melih Aşık | 1 Temmuz 2009

Son günlerin en önemli gelişmesi nedir? 12. Ağır Ceza Mahkemesi yargıcı Necat Ede’nin “üzerinde kurumsal baskı olduğunu” açıklayarak Ergenekon davasından çekilmesidir…
Bu baskıyı yapan kurum hangisi?

Yazının devamı »


Bugün ekonomideki küçülmenin boyutunu göreceğiz

Güngör Uras | 30 Haziran 2009

Bugün TV ve radyo kanallarında, yarın gazetelerde ilk haber “2009 yılının ilk 3 ayında ekonominin ne kadar küçüldüğünü gösteren milli gelirle ilgili açıklamalar” olacak.
Biliyoruz ki, ekonomi yılın ilk 3 ayında çok, hem de çok büyük ölçüde küçüldü. Küçülmenin boyutu açıklanınca tekrar geriye dönerek dövünmenin, “Öldük bittik, mahvolduk“ diyerek

Yazının devamı »


Gözler Cumhurbaşkanı Gül’de

Fikret Bila | 30 Haziran 2009

Ankara’da yüksek tansiyon bir türlü düşmüyor. “AKP’yi ve Gülen’i bitirme planı” diye sunulan fotokopinin yarattığı dalgalanma henüz durulmadan bu kez de askerlerin sivil mahkemede yargılanmalarına olanak sağlayacak yasa değişikliği gündeme oturdu.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, “kâğıt parçası” dediği fotokopiyle ilgili bilgi

Yazının devamı »


Ruhbani sorun

Melih Aşık | 30 Haziran 2009

Heybeliada Ruhban Okulu konusu bir süredir gündemden düşmüştü. Egemen Bağış ve Ertuğrul Günay’ın, “Anlaşma sağlanmak üzere, yakında açılabilir” anlamına gelen son açıklamalarıyla yeniden gündeme geldi. Araştırmacı Aytunç Altındal ne diyor bu konuda diye merak ederseniz:

Yazının devamı »


Bu yıl kaynağın özü de yabancısı da azalacak

Güngör Uras | 29 Haziran 2009

Ülkenin öz kaynağı milli geliridir. Milli gelir “belli bir dönemde üretilen mal ve hizmetlerin toplam parasal (katma) değeri”dir.
Biz “öz kaynağımız ile yetinelim, ele muhtaç olmayalım” söylemi ile anlatılmak istenilen, “ne kadar üreterek ne kadar kazandı isek, o kadar harcayalım”dır.

Yazının devamı »