Reşit Çağın
AKLINI DİN’LE BOZANLARA BİRKAÇ HATIRLATMA!
Bizler, bazılarına göre kötü(!) bir nesiliz. 1950’lerde doğduk.1960’larda büyüdük. Atatürk döneminin bilgili, yurtsever, disiplinli, sevecen öğretmenleri ile yetiştik. Evlerimizde namaz kılan, oruç tutan büyüklerimizi izleyerek, yanlış yaptığımızda uyaran komşularımızı dinleyerek iyi insan olmaya çalıştık.
ÇIKMAZ SOKAK YÜZ NUMARA SAKİNLERİ
Emperyalistler; bütün dünyayı bitirinceye kadar sömürebilmek için, karşı çıkanları ya savaş açıp öldürerek, ya da onları birbirine düşürüp, ulusal bilinç ve bütünlüklerini zayıflatarak beslenmişlerdir. Bunları en az masrafla yapmak için de, kullanacağı adamları sömürüleceklere seçtirmek onların alışılmış yöntemleri arasında olmuştur.
YABANLAR BİR GÜN GİDECEK, CUMHURİYETİMİZ SONSUZA DEK YAŞAYACAKTIR.
Evinize hırsız girdiğinde; “Pek bir şey almamış” diyerek şikâyet etmez ve herhangi bir önlem almazsanız, hırsız sizi yoklamaya devam ederek tam takır bırakıncaya kadar soygunu sürdürür.Tekrar girmemesi için kilidi değiştirir, demir parmaklık yaptırır, alarm taktırırsanız, caydırıcı önlemler aldığınızı gören hırsız da, ya yöntem değiştirir ya da sizi soymaktan...
NECİP FAZIL’IN KENDİ ANLATIMIYLA KERAMETİ!
Şair ve Yazar İsmet Bozdağ (1916) “Beyaz Arılar” adlı anı kitabında anlatıyor:
BAŞÖĞRETMENİ NANKÖRLERE YABANCILAR ANLATSIN!
Bugün Öğretmenler Günü. Tüm öğretmenlerimize kutlu olsun. Her özel günü ve bayramı olduğu gibi bugünü kutlamamızı da Atatürk’e borçluyuz elbette. Fakat, bırakalım Ona olan vefa borcumuzu ödemeyi, Onu borçlu ve hattâ suçlu ilân etmeyi görev edinmiş bir nankörler güruhunun gemi azıya aldığı günlerden geçiyoruz ne yazık ki!
Devlet Adamı İle Başkalarının Adamı Arasındaki Fark!
Falih Rıfkı Atay Çankaya adlı eserinde anlatıyor:
MUSTAFA KEMAL’İN ELİNDEKİ KADER ÇİZGİLERİ
Yıl 1911…Trablusgarp Harbi…Bugünkü Libya, İtalyanların ani taarruzuna uğramış, İbrahim Hakkı Paşa Hükümeti çaresiz, İtalyan Donanması Akdeniz yollarını kesmiş, denizden yardıma imkân yok ve Libya, o günlerde İmparatorluğun sınırları içinde bir vatan toprağımız…
DİKTATÖR(!) DEN BİRKAÇ ANI!
Günümüzde diktatörün alâsı dururken, bu vatana ömrünü vakfetmiş bir deha ile neden uğraşılır? Çünkü Ondan gelecek bir tehlike yok. Çıkar da yok. O bedenen yaşamıyor. Cevap veremiyor.
BİRLİKTEN KUVVET DOĞUYORSA BÖLÜNMEK NEDEN?
Bir tarafta; dünyadan habersiz, kötülerin beynini yıkadığı, pirinçle, kömürle satın aldığı, beynine, yüreğine değil de yürüyüşüne hayran bıraktığı ve ne yazık ki “milli irade” olarak ülkenin kaderinde etkili olduğu demokrasinin yumuşak karnı bir büyük kitle.
YAZILMAMIŞ, YAPILMAMIŞ DARBENİN UCU AÇIK DAVASI!
Şair Talât Bey, Üsküdar’dan vapura binmiş. Kuzguncuk’a yaklaşırlarken, yanında oturan hınzır çocuk: “Amca şu aşı boyalı yalı var ya! O bizim değil “demiş. Talât Bey “öyle mi” diyerek geçiştirmiş.
TBMM AÇILIRKEN…
Bir evde sürekli kavga varsa, bunun en olası nedenleri; babanın işsiz veya alkolik olması, annenin sürekli gezmekten görevlerini ihmal etmesi ya da çocuğun çalışmayıp derslerinde başarısız olmasıdır.
DAĞINIK MUHALEFETİN ETKİSİ HAVAİ FİŞEK KADAR OLUYOR!
Muhalefet partilerimiz, iktidarın gündemine lâf yetiştirmekle uğraşa dursunlar, Türkiye gemisi pusulasız, dümensiz belâlı sulara doğru hızla sürükleniyor.
“VATANPERVERLER DÜŞMANA İADE EDİLMEZ!”
BUGÜNDE YAZININ İÇERİĞİ GÜNCELLEĞİNİ KORUDUĞU İÇİN YENİDEN YAYIMLIYORUZ
İngiliz lâkaplı Sarı Mehmet Reşit’in oğlu Mehmet Yur anlatıyor(*):
“BİR İHTİMAL DAHA VAR”
“Bir ülke neden Silahlı Kuvvetler’e sahiptir?” sorusunun cevabı bilinir de,


