‘CEYHUN BALCI’ konusundaki yazılar
Ceyhun Balcı - DİSK Tarihi
Eylül 22, 2008 - CEYHUN BALCI, İLK KURŞUN
Tarih gerçek anlamda yazılınca gerçekler gözler önüne seriliyor. Söylentilere ve elbette söylencelere dayanınca nesnellik aranıp da bulunamayacak duruma geliyor.
DİSK Şubat 1967’de kurulduğunda başta ABD olmak üzere Batı sendikal bölünmeyi kendi işine yarayacak bir fırsat olarak görmekteydi.
Ceyhun Balcı - Sular Çekilirken
Eylül 19, 2008 - CEYHUN BALCI, İLK KURŞUN
“Denize kimin donsuz girdiği sular çekilince anlaşılır!” (Warren BUFFET)
Dünyamızın sıklıkla bölgeler ve ülkeler ölçeğinde yaşadığı ve daha az sıklıkla da olsa şimdiki gibi küresel ölçekte krize girdiği durumları “suların çekilmesi” olarak nitelemek yanlış olmaz.
Son krizden bu yana sular giderek kabarmıştı. Son günlere dek suyun içinde insan kafaları görmekteydik. Doğal olarak, böyle bir durumda suyun içinde kimin donsuz olduğunu anlamak da olası değildi. Bunu anlamanın biricik güvenilir yolu suların çekilmesini beklemekti. Oysa, aklı başında, usçu ve bilimselliği kuşku götürmez çoğu iktisatçı aylardır ve belki de yıllardır konuşmaktan da, yazmaktan da bıkmışlardı!
Ceyhun Balcı - Ezberci
Eylül 18, 2008 - CEYHUN BALCI, İLK KURŞUN
Bugünlerde giderek daha sık işitir olduğumuz bir kavram var : “Ezber bozma”! Özellikle, alışılagelmiş tutum ve davranışlar karşısındaki açılımcı ve yenilikçi görünüm öne çıkartılarak olumlu bir konuma da taşınmaya çalışılıyor “ezber bozma” eylemi!
Geçen yılki seçimlerde bağımsız aday olan ve “solcu” olduğunu da vurgulamaktan kaçınmayan bir “ezber bozucu” kendisi ile de çelişircesine ve emperyalistle aynı safta yer almakta sakınca görmezcesine “işgal yoksa emperyalizm de yoktur!” deyivermişti.
DARBE KARŞITLIĞI-Ceyhun BALCI,
Eylül 16, 2008 - CEYHUN BALCI
Oniki eylülün yıldönümü dolayısı ile Ergenekon ile hız kazanan “darbeler” ve “darbe karşıtlığı” konusundaki söylemlerde yoğunlaşma yaşanıyor. O kadar geniş bir aralıkta ki söylemler ve eylemler insan neresinden tutacağını şaşırıyor! Bu şaşkınlığın haklı gerekçeleri de yok değil. Geçmişten günümüze değişim geçiren ve belki de evrilen “şaşı bakış” şaşkınlığın ana nedeni sayılmalı. Devamını oku »
Ceyhun Balcı - Kapıyı Göstermek
Eylül 15, 2008 - CEYHUN BALCI, İLK KURŞUN
Kuzey’den iyi haberler almaya hasret kaldık. İyi haber beklenen kaynaklar ilişmişliği, kolay yoldan esenliği seçince böyle oluyor.
Son yıllarda sıkça tanıklık ettiğimiz gibi ne varsa Güney’de var!
Bolivya işi kendi içişlerine karışma noktasına vardıran ABD’nin Büyükelçi’sine kapıyı göstermekte ikilem yaşamadı. Yanıbaşındaki Venezüella da bağlaşığını yalnız bırakmaksızın katıldı “kapıyı gösterme” eylemine.
Ceyhun Balcı - 9 Eylül
Eylül 09, 2008 - CEYHUN BALCI, İLK KURŞUN
Düşman işgalinden kurtuluş günü olmayan yurt köşemiz yok gibidir.Bu durum ilk bakışta abartılı gibi görünse de , geçen yüzyıl başında Osmanlı’nın yıkılışını fırsat bilen yayılmacı bir kurgunun varlığı düşünüldüğünde yurdumuzun hemen her köşesinin işgal ile karşılaşmışlığı sıradan bir gerçektir.
9 Eylül bu kurtuluş günlerinin en bilinenidir. Çünkü, İzmir’in kurtuluş günü olan 9 Eylül Kurtuluş Savaşı sürecine konan noktayı da simgelemektedir. Yazgının cilvesi midir bilinmez ama, yayılmacı kurgu gereği emperyalist maşalarınca işgal edilen İzmir bu kurguya yürekli bir başkaldırıyı simgeleyen “ilk kurşun” kentidir de!
Ceyhun Balcı - Sağlıkta Çöküşe Doğru
Eylül 08, 2008 - CEYHUN BALCI, İLK KURŞUN
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanvekili Fatih Acar, yılın ilk 7 ayında toplam sağlık giderlerinin geçen yıla göre yüzde 25 artarak 14.8 milyar YTL’ye ulaştığını söyledi. Acar, “Yaptığımız inceleme ve denetimlerde suiistimalin oldukça yüksek boyutlarda olduğu görülmüştür” dedi. Acar, giderlerdeki artışa ve yapılan suiistimallere karşın, 1 Ekim’de yürürlüğe girecek Genel Sağlık Sigortası Yasası’nın tüm yurttaşları kapsamamasını da “Katkı payı almadan sınırsız bir şekilde herkese sağlık hizmeti verilmesi zaten mümkün olamaz” diye savundu.(Cumhuriyet, 05.09.2008)
Yukarıdaki saptamanın neredeyse aynısının ya da benzerlerinin başkalarınca da sayısını anımsamadığım kadar yapıldığını söyleyebilirim. Söz konusu saptama ya da uyarıların gözönüne alınmak bir yana sağlıkta ortaya konan devrimci dönüşümü baltalamaya yönelik olduğuna ilişkin çokça açıklama belleklerimizdedir.
Ceyhun Balcı - Kıskaç
Eylül 06, 2008 - CEYHUN BALCI, İLK KURŞUN
Bugünlerde ayaktopu karşılaşması gerekçesiyle açığa çıkan ve elbette “dostluk” ve “barış” amaçlayan kurgunun yeni bir durum olduğu sanılmamalı! Birkaç aydır kamuoyundan gizli olarak südürülen altyapı çalışmaları olgunluğa eriştiğinde ayaktopu karşılaşması kurgunun dışavurumu için bulunmaz bir fırsat sunmuş oldu.
Bu toz duman arasında çoğu zaman olduğu gibi belleklerimize başvurmayı unuttuk. Oysa, Ermenistan bağımsız bir ülke olarak ortaya çıktığında onu tanıyan ve sınırlarını açanın Türkiye olduğu gerçeği unutulacak türden bir gerçek midir? O dönemde komşu Azerbaycan’a saldırıp topraklarının belirli bir bölümünü ele geçiren zorbalık değil miydi Türkiye-Ermenistan sınırlarını kapatan, ilişkileri donduran!
Ceyhun Balcı - İvedilikle Bağımsızlık
Eylül 03, 2008 - CEYHUN BALCI, İLK KURŞUN
Tarih yazımının yıllar sonra oluşuna alışmış gibiyizdir. Oysa, biraz özenli olunursa eğer tarihin yazılmadan da önce farkına varılması olmayacak şey değildir.
Uzun uzun söyleyerek ve bir o kadar da yazarak anlatmakta güçlük çektiklerimizi yaşamakta olduklarımız anlatıyor bugünlerde.
Öyle ki; “işgal yoksa emperyalizm de yoktur!” diyenler bile anlayabilir Türkiye’nin eylemli bir işgal altında olmasa da artık “bağımsız” bir ülke olmadığını! Bir kesim var ki; tüm bunları görmezden gelip demokrasi, barış, emek ve benzeri ne kadar yüce değer varsa kendine dert eden! Gözden kaçan bir şey var! Yurt olmadan, olsa da bağımsız olmadan yüce de olsa değerlerin bir anlamı olabilir mi? Devamını oku »
Ceyhun Balcı - Barış
Eylül 01, 2008 - CEYHUN BALCI, İLK KURŞUN
Tılsımlı bir sözcük olarak “barış”ın etkileyici, yumuşatıcı ve ikna edici bir kavram olduğu yadsınamaz.
Hemen her kavramın ve her olgunun saptırılarak, karartılarak ve asıl içeriğinden arındırılarak kullanılır oluşuna alıştığımız çağımızda “barış” da bu yazgıdan payına düşeni fazlasıyla almıyor mu? Başka bir deyişle, tıpkı demokrasi, insan hakları ve başka bir çok yüce kavram gibi “barış” da bir tür koçbaşı gibidir , günümüzde açılması güç kapıları zorlayan, sözü edilmesi güç konuları gündeme taşıyan ve belki de toplumun kimi konulardaki duyarlılıklarını da törpüleyip aşındıran! Devamını oku »

