Alpaslan Işıklı
Prof.Dr. Alpaslan Işıklı: EMEKTEN YANA OLMAK VE ULUSALCILIK
Emekten yana düşünce ve eylem söz konusu olduğunda Türk bayrağı veya Atatürk gibi ulusalcılığı simgeleyen unsurlara ve temalara da belli bir yer tanınması, toplumun önemli bir kesimi açısından kural haline gelmiş bulunuyor.
Prof.Dr. Alpaslan Işıklı: POLİSLERİN SENDİKA HAKKI
Emniyet-Sen’in kapatılması ve kurucusu olan 6 polisimizin görevden alınmaları kararı, ülkemizdeki rejimin niteliği konusunda herhangi bir tereddüte yer bırakmayacak yeni bir kanıt oluşturmuştur.
Prof. Dr. Alpaslan Işıklı: DENİZ’LER, MAHİR’LER VE BEBEK KATİLİ
Bebek katilinin Deniz Gezmiş’in ve Mahir Çayan’ın isimlerini ağzına alma cüretini göstererek kendisini onlarla benzer çizgideymiş gibi gösterme çabasını yansıtan açıklamasını basından okuyunca derin bir nefret ve üzüntü duydum.
Prof. Dr. Alpaslan Işıklı: SENDİKALAR YETKİSİZLEŞİYOR
Yıldırım Koç arkadaşımın geçenlerde yayınlanan bir söyleşisinde yer verdiği hesaplamalarına göre, 22.10.2011 tarihli 6356 sayılı Toplu İş İlişkileri Kanununun yürürlüğe girmesiyle, değişik konfederasyonlara üye toplam 94 sendikadan yalnızca 43’ü toplu sözleşme yapma yetkisini elde edebilmiştir.
Prof.Dr. Alpaslan Işıklı: AHMET TÜRK’ÜN AÇIKLAMASI ÜZERİNE
BDP’li Ahmet Türk, bugünlerde yaptığı bir açıklama ile geçmişte dedelerinin babalarının kullanılmış olduklarını, dedelerinin ellerinin kanlı ve kirli olduğunu açıklamış ve bundan ıstırap ve acı duyduklarını ifade etmiştir.
Prof. Dr. Alpaslan Işıklı: AKSOY-MUMCU
24 Ocak ve 31 Ocak tarihleri arasında yer alan bir haftalık sürenin Adalet ve Demokrasi Haftası olarak değerlendirilmesi gelenekselleşti. 24 Ocak 1993’te Uğur Mumcu’yu, 31 Ocak 1990’da ise Muammer Aksoy hocamızı sonsuzluğa uğurladık.
Prof. Dr. Alpaslan Işıklı: UĞUR MUMCU
Uğur MUMCU’nun bedenini paramparça ettiler.
Gelecek kuşakların, geriye baktıklarında, bu olayı ülkemizin kaderinde yer alan önemli dönüm noktalarından biri olarak göreceklerini düşünüyorum.
Alpaslan Işıklı’dan…
(Geçenlerde gazeteci olduğu anlaşılan bir yurttaşımızdan, elektronik posta yoluyla, aynı zamanda herkese açık olarak yayınlanmış bir yazı aldım. Aşağıda, o yazıyı ve benim kendisine gönderdiğim yanıtımı ilgilerini çekeceğini düşünerek İlk-Kurşun okurlarının bilgilerine sunuyorum:)
Prof. Dr. Alpaslan Işıklı: DERİNLERDEKİ GELİŞME
Yeryüzünün ve ülkemizin genel görünümü çerçevesinde olumlu unsurlar ve gelişmeler yakalamak, herkes için bir hayli zorlaşmış bulunuyor. Bu görünümle çelişen bir durum olarak derinlerde oluşan iki önemli gelişmenin, büyük anlam ve önem taşıdığını düşünmekteyim.
Prof. Dr. Alpaslan Işıklı: KİMİN TERÖRÜ?
İlk Kurşun’da daha önce yayınlanmış bulunan yazılarımdan birinde, İmralı’da misafir edilen Öcalan’ı “dış kapının dış mandalı” olarak nitelendirmiştim.
Prof. Dr. Alpaslan Işıklı: TÜ-YÖK YASA TASLAĞI
Ünlü İtalyan filozofu Gramsci’nin çok anlamlı bulduğum bir sözü var. Özellikle üniversite ile ilgili sorunlar gündeme geldiğinde anımsarım. “İnsanları kafalarından yakalayacaksınız” diyor Gramsci ve ardından ekliyor: “kolu, bacağı, gövdesi kendiliğinden gelecektir”.
Alpaslan Işıklı: USAME BİN LADİN/ ABDULLAH ÖCALAN
ABD Büyükelçisi Ricciardone’nin PKK ile ilgili olarak Türkiye ile daha yakın işbirliğini arzuladıklarını ifade etmesi ve “Usame Bin Ladin operasyonunda kullanılan taktik teknik prosedürleri” önerdiklerini açıklaması bu konuyu yeniden gündeme taşımıştır.
Prof. Dr. Alpaslan Işıklı: ÖZELLEŞTİRMENİN PARAVANI OLARAK TAM GÜN
Çok ciddi bir hastalığı tedavi etmek için geçersizliği başından belli olan bazı sözde çözümlerin uygulandığı sıkça rastlanan bir durumdur. Bu durumu bütünleyen bir diğer anlamsızlık da hastalığı bırakıp bu tür çözümlere karşı savaş açmış olanların tutumunda kendisini gösterir.

