‘ŞÜKRAN SONER’ konusundaki yazılar
Şükran Soner - Darbe Hukuku
Temmuz 03, 2008 - ŞÜKRAN SONER
12 Mart darbesinin en çarpıcı, 12 Mart darbesi karşıtlarını, aydınları sindirme, yıldırma, susturma, teslim alma davası “Madanoğlu davası” olarak bilinir. Sol, aydınlanma, insan hakları, demokrasi savunuculuğunda öne çıkmış, bilinen, yargılanmaları, suçlanmaları toplum üzerinde iz bırakacak aydınlar, gazeteciler, en üst düzeylere kadar emekli komutanları da kapsayan (Madanoğlu Paşa emekli korgeneraldi) dava, zamanında kitleler üzerinde sindirme aracı olarak kullanılmıştı.
12 Mart darbesi sonuç olarak Amerikancı, emperyal politikalardan yana, 1961 Anayasası, 63 sendikal yasaları ile gelen sosyal devlete, sendikal haklarla paylaşım dengesine karşı, liberal düzeni geçerli kılmak üzere, lüks ilan edilmiş, kazanılmış hak ve özgürlüklerin, sol örgütlülüklerin, anayasal hukuk düzeninin budanması operasyonu idi. Bir yandan Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamları ile 1960’ın rövanşı alınırken, asıl operasyon sol, sosyal devlet kazanımları, örgütlenmelerine yönelikti. Devamını oku »
Şükran Soner - Suyunu Çıkarmak
Haziran 24, 2008 - ŞÜKRAN SONER
Bilimsel teknolojik devrim çağında silahtan daha etkin güç olarak kullanılan medya gücüyle, bireyleri, toplumları kendi çıkarları, gerçeklerle tam tersi bir algılamanın içine sokmak, beyinlerine, bilinçlerine el koymakta sınır yok… Dünya nimetlerine, insana, dünyaya çok ağır boyutlarda zarar verecek koşullarda el koyabilmede, milyarları sesiz kılmanın, teslim almanın en geçerli yolu bu…
Siz de duymuş olmalısınız; zengin kuzey emperyal dünyasının ünlü medya gruplarından birinin düzenlediği bir ankette Fethullah Gülen Hoca dünyanın en entelektüel insanları listesinde birinci seçilmiş. ABD emperyal çıkar gruplarının İslam dünyası projelerinde en çok bel bağladıkları sevgili hocalarının liste başı olmasında, taraftarlarının anket yağmuru eylemi yapmış olabilecekleri eleştirilerine karşı ünlü medya araştırma grubunun yöneticileri açıklamada bulunmuşlar; müritlerin anket bombardımanının söz konusu olamayacağından, Gülen Hoca’nın insanlığa, barışa, dinler arası uzlaşmaya katkılarının bu sonuçta önemli rol oynamış olduğundan söz etmişler. Devamını oku »
Şükran Soner - Şiddet Şiddeti Doğurur
Haziran 12, 2008 - ŞÜKRAN SONER
Çağıran, sosyal hizmetlerden sorumlu Kadıköy Belediye Başkan Yardımcısı İnci Beşpınar olunca boynum kıldan ince. Etkileneceğim, öğreneceğim, sizlerle de paylaşmak gereğini duyacağım, emek ürünü işler olduğunu bilirim…
“Kadıköy’de kadınların şiddet karşısında korunması ve desteklenmesi için mücadele ağı” başlıklı bu sosyal proje, günün keskin siyasi çatışmacı gündemi içinde çok fazla da ilginizi çekmeyebilir. Ne de olsa şiddet mağduru kadınlara destek projeleri, dünyanın her yerinde, tarihin her döneminde çok derin olarak yaşanan kadına yönelik şiddete karşı gündeme getirilip getirilip köklü, kalıcı çözümlere kolay kolay varılamayacak bir iş, sorun gibi algılanıyor. Hele de ülkemizde yükselen değerler din, iman üzerinden, törelerden yana olunca kadına yönelik şiddetin karşısında durulması bile istenmiyor. Emperyalizmin emrinde yaratılan kavram kargaşasında insan hakları, hele de kadın haklarında geriye gidişi kutsayan aydınlar ihanetine prim verildikçe… Şiddetin şiddet doğurması gerçeğinin kaçınılmaz sonucu olarak kadına yönelik şiddetin de patladığının gözler önüne serilmesi fincancı katırlarını ürkütüyor… Devamını oku »
Şükran Soner - Uyarılar…
Haziran 10, 2008 - ŞÜKRAN SONER
Gazeteciler Cemiyeti’nin de hukuk danışmanı, mesleğinin duayenlerinden Av. Fikret İlkiz’in dünün tarihi ile bianet’te yayımlanan uyarısına dikkatinizi çekmek istiyorum. Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararı yayımlanmadan tartışılmaması gerektiği uyarısının bir kez daha hukukçu olarak altını çiziyor. Yapılan tartışmaların ne kadar havada kaldığını polemiğe girmeden, CHP’lilerin açmış oldukları davanın içeriğinden özetlemiş oluyor. Özetin özetinde ne kadarı ile doğru aktarabilirim bilemiyorum. Fetva verip durmakta olan özellikle biz gazeteciler ve siyasilerin kulaklarına küpe olması umudu ile, elbette meraklılarının söz konusu yazıyı okumaları tavsiyesi ile, sizlerle paylaşmak istiyorum… Devamını oku »
Şükran Soner - Kanlı Petrol…
Haziran 08, 2008 - ŞÜKRAN SONER
Kanlı petrolün önlenemez fiyat yükselişinden beslenen piyasalar, piyasa düzeni en sonunda gelişmiş ülkelerden başlayan yeni bir isyan dalgasına yol açtı. Biz kaçınılmaz kendi siyasi dertlerimiz içinde boğuşur, Anayasa Mahkemesi türban kararının sonuçlarını, AKP kapatma davasını ana gündemimize taşırken, bu gibi konularda zaten duyarsız olan kamuoyumuzla olup bitenin dışında kaldık. Ne de olsa, Erdoğan hükümeti icraatlarında giderek tırmandırılan, vergi toplamanın odağına oturtulan akaryakıt zamlarında dünya rekorları kırmaya, vatandaş olarak da bunu kader kabul edip susmaya alışkın, talimliyiz… Devamını oku »
Şükran Soner - Çorbada Tuz
Haziran 03, 2008 - ŞÜKRAN SONER
1968’leri, öncesi sonrası ile olayları, yaşanmışlıkları göbeğinde izlemiş bir gazeteci, yaşanmışlıklara ilişkin gazetemizde yayımlanmış hemen hemen tüm haberleri haberleştirmiş biri olarak suskun kalmama tepkiler alıp duruyorum. Önemsediğim, bir günlük köşe yazısına yakıştıramadığım, en çok da ciddi bir zaman dilimi ayırmayı başaramayıp, oturup kitap yazamadığım için elbette. Çoğu uzun yılların yaşanmışlıkları içinde özel dostum, “gönülleri genç kalmış ihtiyarlardan” daha fazla sitem almamak için, 40. yıldönümü çerçevesinde yaratılan gündeme, yapılan tartışmalara, pişirilen çorbaya besbelli benim de bir parça tuz katmam gerek. 40. yıldönümünde 1968’lerde yaşananlara yönelik kamuoyu ilgisi, genç kuşakların duyarlılığının nostaljik olduğunu söylemeye kalkışmak haksızlık olur. Özellikle genç kuşaklarda, bu saydıklarımızla açıklanamayacak öyle bir duyarlılık, daha doğrusu arayış, sorgulama, açlık var ki… Doğrudan günümüz koşullarından besleniyor. Yaşam dayatıyor. Devamını oku »
Sesinizi Duyamıyoruz… - Şükran Soner
Mayıs 31, 2008 - ŞÜKRAN SONER
Türkiye’nin demokratik gelişmesine, AB kriterle-rine uyumuna çok duyarlı(!) ABD, AB siyasi liderlikleri, bürokratları nerelerdesiniz? Sesinizi duyamıyoruz.. Sizin medyanızda çıkmış en son Türkiye’ye dönük taze haberlerin satır aralarında yine birbirinden ilginç kavramlar vardı. AB-Türkiye ilişkileri, “geçici ölüm” haliyle tanımlanmıştı. Hemen ardından da bunun Türkiye’den vazgeçildiği anlamına gelmediği, Türkiye’nin İslami istikrar bölgesi olarak çok önemli olduğunun altı çiziliyordu… Devamını oku »
Çürüme-Kokuşma - Şükran Soner
Mayıs 29, 2008 - ŞÜKRAN SONER
Hormonlu sebze-meyvenin çürümesi-kokuşması bir başka, çabuk, hızla yayılıp, çekilmez oluyor… Hormonlu, kirli siyasetin, topluma örnek oluşturan liderliklerin, toplumsal yaşamda yarattıkları çürüme-kokuşmanın katlanan boyutları da öyle…
Önceki gün neredeyse vatandaşa işkence olsun türünden, uyduruk, otomatik halledilmesi gerekli, besbelli ek gelir elde etmek üzere yaratılmış bir bürokratik işlemin peşindeydim. Katlanmak zorunda olduğum uzak yolu da ekleyince bir yarım işgünüm uçup gidecekti. Ne kadar da safmışım, bir tam gün Çin işkencesi içinde geçti… Devamını oku »
Ayakları Kırık - Şükran Soner
Mayıs 27, 2008 - ŞÜKRAN SONER
İki ayağı kırık, üç ayaklı masa ayakta durabilir mi? Bir ayağı kırık olsa bile duramaz. Son seçimden ve Cumhurbaşkanlığı AKP tarafından fethedilmeden önce; yasamanın, yürütmenin emrinde, biat etmiş kararlarının anayasal düzen ve hukuka uygunluğu hiç değilse Cumhurbaşkanlığının denetiminden geçiyordu. Yargıya müdahaleler bu densiz boyutlara vardırılamamıştı. Yani masa çatlak ayaklarla sallanıp dursa da, yere devrilmemişti. Devamını oku »
İşkembeden Atmak… - Şükran Soner
Mayıs 24, 2008 - ŞÜKRAN SONER
Tuzla tersanelerinde ölümlerde kırılan rekorlar nedeniyle kaçınılmaz iş kazaları üzerinden yapılan tartışmalara, verilen fetvalara baktıkça içim kararı- yor. Geçmişi, bugünü ile çok iyi bildiğim bir konuda yazı yazmak, bu gerçekdışı, densiz tartışmalar karşısında bir işe yaramayacağını çok iyi bildiğim için içimden gelmiyor. En sorumlu, en suçlular, en arsız, gerçeği saptıran şantaj, tehdit içerikli açıklamalarla öne çıkıyorlar…
İşkembeden atanların gerçekle ilişkisi olmayan söyledikleri hiç değilse, akıl erdirememekten, cehalettendir. Kirli çıkarlar adına gerçekler bu kadar ağır çarpıtıldığında toplumsal olarak ödenen bedeller ne yazık ki katlanıyor… Tersanelerdeki arkası kesilemeyen iş cinayetleri, ne yazık ki buzdağının görünen, saklanamayan yüzü… Devamını oku »

