<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İlk Kurşun Gazetesi &#187; Cüneyt Arcayürek</title>
	<atom:link href="http://www.ilk-kursun.com/konu/cumhuriyet/cuneyt-arcayurek/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ilk-kursun.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 21:07:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Cüneyt Arcayürek: İtiraf!</title>
		<link>http://www.ilk-kursun.com/haber/94750</link>
		<comments>http://www.ilk-kursun.com/haber/94750#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 13:50:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sibel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cüneyt Arcayürek]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilk-kursun.com/?p=94750</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/94750"><img align="right" hspace="5" width="180" src="http://3.bp.blogspot.com/-YBKY9nLvZHc/TTxsh0Bf5eI/AAAAAAAAAnc/R_Gk-7oqAFE/s200/c%25C3%25BCneyt+arcay%25C3%25BCrek.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Başbakan ile ana muhalefet partisi genel başkanı arasındaki din konusunda ülkenin geleceğini doğrudan ilgilendiren tartışmayı; iki parti arasında yıllardır süregelen, zaten kamuoyunun alışık olduğu kapışmalardan biri diye yorumlayıp geçecek miyiz? Ya da iki genel başkan arasında, dindarlık-dinsizlik ekseninde başlayan, günlerdir devam eden tartışmayı laik devlette laik eğitim gibi çağdaşlığın temel öğesini, AKP iktidarının (RTE’nin) yıkma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-YBKY9nLvZHc/TTxsh0Bf5eI/AAAAAAAAAnc/R_Gk-7oqAFE/s200/c%25C3%25BCneyt+arcay%25C3%25BCrek.jpg" class="alignnone" />Başbakan ile ana muhalefet partisi genel başkanı arasındaki din konusunda ülkenin geleceğini doğrudan ilgilendiren tartışmayı; iki parti arasında yıllardır süregelen, zaten kamuoyunun alışık olduğu kapışmalardan biri diye yorumlayıp geçecek miyiz?<span id="more-94750"></span></p>
<p>Ya da iki genel başkan arasında, dindarlık-dinsizlik ekseninde başlayan, günlerdir devam eden tartışmayı laik devlette laik eğitim gibi çağdaşlığın temel öğesini,<strong> AKP</strong> iktidarının (RTE’nin) yıkma aşamasına geldiğini kanıtlayan bir sürecin başlangıcı diye mi algılayacağız?</p>
<p>Tartışma, imam hatiplilere, dilediği üniversiteye girme olanağını sağlayan katsayı engelini kaldıran YÖK kararının iptali için bir <strong>CHP</strong> milletvekilinin Danıştay’a dava açmasıyla başladı.</p>
<p><strong>CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu</strong>’nun toplumu dindarlar-dindar olmayanlar diye böldüğünü söylemesi üzerine <strong>RTE, AKP</strong> genişletilmiş il başkanları toplantısında yaptığı konuşmada, -dünkü Güncel’de üzerinde durduğumuz- milli eğitimle ilgili <strong>“asıl amacını”,</strong> laik eğitimi yörüngesinden çıkararak din eksenine oturtmayı planladıklarını ve bu amacını gerçekleştirmek için…</p>
<p>…öteden beri Osmanlı hasretiyle yanıp tutuştuğu, laik Cumhuriyetin sona erdiğini savunduğu öne sürülen<strong> Ömer Dinçer</strong>’i; Milli Eğitim Bakanı atadığını içeren görüşleri doğruladı.</p>
<p>***</p>
<p>Sanki ana muhalefet partisi -kuruluş amacına aykırı olmamak koşuluyla- çağdaş din adamları yetişmesi için 1932’lerde açtığı imam hatip okullarına karşıymış, sanki ateist bir toplum yaratmanın peşinde imiş gibi<strong> RTE</strong>, demagojiyle beslenen mantığına uygun saldırılar içeren konuşmasında daha önceki açıklamalarını savunurken:</p>
<p><strong>“…önceki sözlerimde dindarlar-dinsizler diye bir ifade yok” dedi. Ama hemen arkasından eğitimi dinselliği ağır basan konuma dönüştürmeye hazırlandığını şu cümleyle itiraf etti:</p>
<p>“…Dindar gençlik yetiştireceğiz!”</strong></p>
<p>Şaşırtıcı değil bu itiraf:</p>
<p>Yakın günlerde RTE’nin dindar nesil yetiştirme hazırlıklarının öncüsü bir uygulama izlemedik mi?</p>
<p>İlköğretim çağındaki kız çocuklarını umreye gönderen RTE örneğin, din konusunda daha geniş müfredatlı bir sistemin uygulanmasını sağlayacak yeni eğitim kurallarını elbette yaşama geçirebilir&#8230;</p>
<p>Örneğin zorunlu din eğitiminin uygulamalı eğitime dönüşmesini sağlamak için öğrencilerin her cuma camilere gitmesini zorunlu kılabilir.</p>
<p>***</p>
<p><strong>CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu</strong>, önceki gece CNN Türk’teki “<strong>Tarafsız Bölge” </strong>programında <strong>RTE</strong>’nin <strong>CHP</strong>’yi neredeyse ateizme prim veren, dinsizliği savunan saçma sapan dokundurmalarına yanıt verirken laik devlette, laik eğitimin uygulandığı bu ülkede, dindar nesil yetiştireceklerini açıklayan Başbakan’a ne demek ve ne yapmak istediğini sormadı.</p>
<p><strong>RTE</strong>’nin oy peşinde, <strong>“din ticareti”</strong> yapan başbakan olduğunun altını çizerken dindar nesil yetiştireceklerini öngören son açıklamalarını toplumun din duygularını sömürerek siyaset yaptığının somut kanıtı diye yorumlayabilirdi, yorumlamadı.</p>
<p>Dinci bir kafanın amacının laiklik ilkesinden ve eğitimden sapmanın yadsınamaz göstergesi olduğunu binlerce izleyici önünde, ekrandan RTE’nin yüzüne söyleyebilirdi, söylemedi.</p>
<p>Hatta ve hatta <em>(tabii adından ve ilkelerinden söz etmeyi uygun görüyorsa)</em>,<strong> Atatürk’</strong>ün başlattığı Aydınlanma döneminin altyapısı sayılan, kurduğu Cumhuriyetin ve partinin temelindeki eğitimle ilgili şu görüşleri de anımsatabilirdi:</p>
<p><strong>“Eğitim ulusal, bilimsel, laik, karma ve uygulamalı olmalıdır.”</strong></p>
<p>Ne çare,<strong> RTE’</strong>nin olası açılımlarına karşı laikliği ve laik eğitimi savunması beklenenler sessizliği yeğliyor ya da laikliğe, laik eğitime saldırıyı karşı saldırıyla karşılamaya girişemiyor; laiklikle ilgili öğeleri üstün körü bir iki cümleyle de olsa savunamıyorlar .</p>
<p><strong>Cüneyt Arcayürek/Cumhuriyet</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilk-kursun.com/haber/94750/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cüneyt Arcayürek: Tezgâh!</title>
		<link>http://www.ilk-kursun.com/haber/94626</link>
		<comments>http://www.ilk-kursun.com/haber/94626#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 13:37:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sibel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cüneyt Arcayürek]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilk-kursun.com/?p=94626</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/94626"><img align="right" hspace="5" width="180" src="http://3.bp.blogspot.com/-YBKY9nLvZHc/TTxsh0Bf5eI/AAAAAAAAAnc/R_Gk-7oqAFE/s200/c%25C3%25BCneyt+arcay%25C3%25BCrek.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>İktidara alternatif olur, muhalefetiyle demokratik rejimden kaymaların önünde set olur diye CHP’yi destekleyen gazeteler bile parti içi kargaşayı dün manşetlerine taşıdı. Sözcü’nün manşeti, medyanın CHP’deki kargaşaya bakış açısını özetliyor: “Genel merkezle muhalifler birbirine girdi -(büyük başlık) CHP’de Kazan Kaynıyor- Merkez ‘tüzük kurultay’ı 26 Şubat’ta olacak, gündemi ben belirlerim’ dedi. Muhalifler, ‘Gündemi biz belirleyeceğiz’ diyerek ihtar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-YBKY9nLvZHc/TTxsh0Bf5eI/AAAAAAAAAnc/R_Gk-7oqAFE/s200/c%25C3%25BCneyt+arcay%25C3%25BCrek.jpg" class="alignnone"  />İktidara alternatif olur, muhalefetiyle demokratik rejimden kaymaların önünde set olur diye CHP’yi destekleyen gazeteler bile parti içi kargaşayı dün manşetlerine taşıdı.<br />
Sözcü’nün manşeti, medyanın <strong>CHP</strong>’deki kargaşaya bakış açısını özetliyor:<span id="more-94626"></span><br />
<strong>“Genel merkezle muhalifler birbirine girdi -(büyük başlık) CHP’de Kazan Kaynıyor- Merkez ‘tüzük kurultay’ı 26 Şubat’ta olacak, gündemi ben belirlerim’ dedi. Muhalifler, ‘Gündemi biz belirleyeceğiz’ diyerek ihtar çekti. İşler karıştı.”</strong><br />
Son gelişmeler, parti içinde sık sık izlenen huzursuzluk, CHP’nin neden iktidara seçenek olamadığı konusunu, konu olmaktan da çıkan sorunu, dün olduğu gibi bugün de gündeme getiriyor.<br />
***<br />
<strong>Ahmet Hakan</strong>’ın yönettiği CNN Türk’teki <strong>“Tarafsız Bölge”</strong> programında önceki gece, aralarında CHP’ye gönül veren, hatta parti içinde görev de üstlenmiş olanların da bulunduğu beş konuşmacı, sorunu enine boyuna tartıştı.<br />
Son zamanlarda izlenen bu tür programlara içerik ve nitelik açısından fark atan Tarafsız Bölge programında; partideki bitmez tükenmez kargaşayı yansıtan kurultaylardan yola çıkılarak CHP’nin neden iktidar olamadığı ve olamayacağı açık yüreklilikle tartışıldı.<br />
Dikkat çekici kimi sonuçlar çıktı. Örneğin CHP’nin topluma güven vermediğinin, partide fikri dönüşümün sağlanamadığının altı çizildi.<br />
Seçmenin, halkın daha iyi hizmet verdiği inancıyla AKP’ye oy verdiğini, ama iktidara geldiğinde CHP’nin beklentilere yanıt verecek doğru dürüst projeler üretip halkı yanına çekmeyi başaramadığı örneklerle ortaya konuldu.<br />
CHP kökenli bir konuşmacı, ona destek verenler; Kılıçdaroğlu gibi, AKP’nin aksine partinin <strong>“ideolojiden yoksun olduğunu” </strong>savundular.<br />
Oysa, partinin temelinde yatan 6 Ok’u bile çağdaşlığa koşut biçimde yorumlayıp savunamayan bir parti konumunda CHP ve bu CHP…<br />
…kuruluşunun temelindeki laikliği, milliyetçiliği, halkçılığı, hatta devletçiliği yüzyılın koşullarına göre yeniden yorumlayıp toplumun sindirmesini başaramayan bir parti!<br />
Programda açıklanan son ankete göre, AKP yüzde 50’nin bir iki puan üstünde. Baykal döneminde yüzde 24 olduğu söylenen CHP’nin oyu, Kılıçdaroğlu ile iki puan yükselerek 26’larda… MHP yüzde 14’te ve Türkiye’nin partisi olduğunu savunan BDP’nin de oy oranı bugün yüzde 4’lerde!<br />
***<br />
Ülke bu <strong>“hal ve şartlarda” </strong>iken parti, bir derken iki, iki derken üç kurultay yapmaya hazırlanıyor.<br />
İktidara aday olduğuna inanan parti olarak, Türkiye’ye ve insanların yaşamına neler katacağını saptayacak kurultaylara mı hazırlanıyor CHP?..<br />
Yoksa CHP’yi temel inançlarından giderek uzaklaştıran, Cumhuriyetin temel öğelerini bir bir silen AKP iktidarı karşısında başarısız politikalar üreten genel başkan ve genel merkeze karşı çıktıkları için mi parti içi muhalefet diye anılanları tasfiyeye hazırlanıyor? Yaşayıp göreceğiz!<br />
***<br />
Gereken sayıda delege tüzük kurultayı istiyor. Başvuruya hemen aynı gün Kılıçdaroğlu, bunda telaşlanacak, hayret edilecek ne var içeriğinde bir açıklama yapıyor;<strong> “Arkadaşlarımız tüzüğün kendilerine tanımadığı hakkı kullanmışlardır” diyor.<br />
Bir iki gün sonra parti, tüzük kurultayını genel başkan çağırdı, “o çağrı ile Kılıçdaroğlu’nun çağrısı arasına hiçbir ilişki yok”</strong> diye bir açıklama yapıyor.<br />
Bu kıvrak davranış ve açıklamanın arkasındaki gerçek neden; muhaliflerin saptadığı gündemle kurultay yapılmasını engellemek ve genelde yadsınılmayan (a)- genel seçimlerden önce her ilde önseçim yapılması. (b)- Kurultayda parti meclisinin çarşaf listeyle seçilmesinin önüne geçmek!<br />
Kılıçdaroğlu’nun, başkan seçildiği günden beri antidemokratik tüzük yerine yeni tüzük yapılacağını vurgulayan söylemlerinden yola çıkarak, partide aylardır yeni tüzükle ilgili hazırlıkların yapıldığını sanıyorduk. Yanılmışız!<br />
Gerçeği, Genel Sekreter <strong>Nihat Matkap,</strong> yumurta kapıda iken yeni tüzüğü hazırlasın diye partide bir komisyon kurduklarını açıklayıverdi!<br />
İktidar lafta. Koltuğu sağlama bağlama ve parti içi tasfiye tezgâhta !</p>
<p><strong>Cüneyt Arcayürek/Cumhuriyet</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilk-kursun.com/haber/94626/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cüneyt Arcayürek: Çare!</title>
		<link>http://www.ilk-kursun.com/haber/94493</link>
		<comments>http://www.ilk-kursun.com/haber/94493#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 09:38:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sibel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cüneyt Arcayürek]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilk-kursun.com/?p=94493</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/94493"><img align="right" hspace="5" width="180" src="http://3.bp.blogspot.com/-YBKY9nLvZHc/TTxsh0Bf5eI/AAAAAAAAAnc/R_Gk-7oqAFE/s200/c%25C3%25BCneyt+arcay%25C3%25BCrek.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Hemen her gün toplumu sarsacağı sanısıyla yeni iddialar ortaya atılan Türkiye’ye benzer bir ülke yok yeryüzünde! Öyle açıklamalar yer alıyor ki gazetelerde, Uğur Mumcu’nun; yıllar önce benzeri olayların, açıklamaların, iddiaların yaşandığı günlerde, TTC (Türkiye Tımarhane Cumhuriyeti) tanımına hak vermemek olanaksız! Son günlerde bu tanıma uygun düşen bir açıklama izledik. Darbecilere idam cezasını az bulan, kendini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-YBKY9nLvZHc/TTxsh0Bf5eI/AAAAAAAAAnc/R_Gk-7oqAFE/s200/c%25C3%25BCneyt+arcay%25C3%25BCrek.jpg" class="alignnone"  />Hemen her gün toplumu sarsacağı sanısıyla yeni iddialar ortaya atılan Türkiye’ye benzer bir ülke yok yeryüzünde!</p>
<p>Öyle açıklamalar yer alıyor ki gazetelerde, <strong>Uğur Mumcu</strong>’nun; yıllar önce benzeri olayların, açıklamaların, iddiaların yaşandığı günlerde, TTC <em>(Türkiye Tımarhane Cumhuriyeti) </em>tanımına hak vermemek olanaksız!<span id="more-94493"></span></p>
<p>Son günlerde bu tanıma uygun düşen bir açıklama izledik.</p>
<p>Darbecilere idam cezasını az bulan, kendini hem mümtaz ve hem de önde giden Türk sanan, sıfatı ve adı<strong> Prof. Mümtaz’er Türköne, “Ben onlar için idam cezası yerine eskiden olduğu gibi yağlı kazıklara oturtularak cezalandırılmaları taraftarıyım”</strong> dedi.</p>
<p>Bu ifadeye bakarsanız, adam, Türkleri kazığa oturtarak öldüren Kazıklı Voyvodo’nun çağdaşı!</p>
<p>Hani akıl hastanesindeki tedavi görene sormuşlar: <strong>“Kaç kişisiniz içeride?”</strong></p>
<p><strong>“Dışarıdakiler bizden fazla”</strong> demiş.</p>
<p><strong>Fethullah’ın organı Zaman yazarı da “dışardakilerden” biri mi acaba?</strong></p>
<p>***</p>
<p>İçerideki gazeteci sayısı <strong>96’dan 105’e </strong>çıktı.</p>
<p>Son rakamı veren<strong> Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu, “Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün yayımladığı 2011/2012 Dünya Basın Özgürlüğü listesinde Türkiye 10 sıra daha geriledi ve 148. sırada yer aldı”</strong> diyor.</p>
<p>Fakat Platform’un bir itirazı var.</p>
<p>Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün <strong>Aralık 2011</strong> tarihli raporunda, Çin’in en fazla gazeteci tutuklayan ülke olduğu belirtiliyor.</p>
<p>Oysa Çin’de hapisteki gazeteci sayısı belirsiz.</p>
<p>Nasıl oluyor da tutuklu gazeteci sayısı belirsiz bir ülke Çin, en fazla gazeteci tutuklayan ülke olarak birinci sırada ilan ediliyor?</p>
<p>Oysa olması gereken şu: Kalkınan, gelişen ve değişen ülkeler arasında ilk sırada yer almakla övünen Türkiyemizde, tutuklu gazeteciler sayısı 105!</p>
<p>Yağma yok!</p>
<p>Türkiye’nin hakkını kimseye yedirmeyelim diyor Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu, gerçeği ilan ediyor:</p>
<p><strong>Tutuklu gazeteci sayısında dünya birincisi, Türkiye!</strong></p>
<p>***</p>
<p><strong>Türkiye Futbol Federasyonu</strong>’nun şikeden küme düşme yerine puan indirme önerisi olağanüstü kurulda reddedildiğinden beri TTC’ye yaraşır bir kargaşadır gidiyor.</p>
<p><strong>TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar</strong> istifa edecek mi, etmeyecek mi?<br />
Soru bu iken beklenen oldu.</p>
<p>Bir deli bir taş atar kuyuya, yüzlerce akıllı çıkaramaz özdeyişine koşut çözüm formülünü, Akşam’da <strong>İsmail Küçükkaya </strong>açıklayıverdi: <strong>“Krizi çözerse Başbakan çözer!” </strong>dedi.</p>
<p>Yazdığına göre; TFF, sık sık ya Ankara’da ya da Dolmabahçe’de ziyaret ederek -herhalde- nasıl bir yol yöntem izlemelerini konuşurmuş Başbakan’la.</p>
<p>RTE de TFF’ye: <strong>“Totalde Türk futboluna özelde kulüplere zarar vermeyin ya da en düşük seviyede tutun. Ama suç işleyen varsa yargı gereğini yapsın&#8230; Kişilerle kurumları birbirinden ayırın. Hatayı kimin yaptığına bakın”</strong> diye akıl veriyormuş.</p>
<p>Başbakan’a atfedilen bu söylem doğruysa; içeriği açısından TFF’nin kulüplere önerdiği ve reddedilen çözüme koşut!<br />
Bu duruma göre, ne yapacağı, neye karar vereceği günlerdir tartışılan kararsız TFF Başkanı’na Başbakan, kal görevde, 58. maddeyi uygula. Yargı kararı olmadan suçlanan takımları kümeden düşür, nasıl diyecek?</p>
<p>***</p>
<p>Bir de şu halimize bakın. Yabancı kalemler, RTE’nin, <strong>“her geçen gün daha da ‘otokratlaştığını’”</strong> yazıyor.</p>
<p>İçimizden kimileri ise sanki TTC’ye yaraşır bir çaba içinde.</p>
<p>TFF istifa etsin mi, etmesin mi sorusuna yanıtı, sonuçta Türk futbolunun geleceğini etkileyecek çözüm formülünü giderek <strong>“otokratlaşan”</strong> RTE’den bekliyor!</p>
<p>Demek istiyorlar ki, bakma, kulak asma içimizdekilerle dışımızdakilerin böyle yazıp söylediklerine.</p>
<p><strong>Orduyu, medyayı, yargıyı ele geçirdin.</p>
<p>TFF’nin de dümenine geç!</p>
<p>Daha da otokratlaş RTE !</p>
<p>Cüneyt Arcayürek/Cumhuriyet</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilk-kursun.com/haber/94493/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cüneyt Arcayürek: Dik Durmak!</title>
		<link>http://www.ilk-kursun.com/haber/93565</link>
		<comments>http://www.ilk-kursun.com/haber/93565#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Jan 2012 14:51:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gunesco</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cüneyt Arcayürek]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilk-kursun.com/?p=93565</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/93565"><img align="right" hspace="5" width="180" src="http://3.bp.blogspot.com/-YBKY9nLvZHc/TTxsh0Bf5eI/AAAAAAAAAnc/R_Gk-7oqAFE/s200/c%25C3%25BCneyt+arcay%25C3%25BCrek.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Cumhurbaşkanının görev süresinin 7 yıl olduğunu saptayan ve yukarıdaki AKP’linin 2014 yılının Nisan ayında Çankaya’dan aşağıya inmesini sağlayacak yasa tartışmalara yol açtı. Muhalefet partilerine göre yasa anayasaya aykırı. Yürürlükteki anayasaya göre Çankaya’daki AKP’liye 5+5 formülü uygulanmalı. Böylece, AKP’li Cumhurbaşkanı’nın görev süresi 2012’de son bulmalı. 5 yıl daha Köşk’te görev yapma olanağı sağlanmalı. Bu formül Çankaya’daki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-YBKY9nLvZHc/TTxsh0Bf5eI/AAAAAAAAAnc/R_Gk-7oqAFE/s200/c%25C3%25BCneyt+arcay%25C3%25BCrek.jpg" class="alignnone" /><strong>Cumhurbaşkanının görev süresinin 7 yıl olduğunu saptayan ve yukarıdaki AKP’linin 2014 yılının Nisan ayında Çankaya’dan aşağıya inmesini sağlayacak yasa tartışmalara yol açtı.</strong><span id="more-93565"></span></p>
<p>Muhalefet partilerine göre yasa anayasaya aykırı.<br />
Yürürlükteki anayasaya göre Çankaya’daki AKP’liye 5+5 formülü uygulanmalı. Böylece, AKP’li Cumhurbaşkanı’nın görev süresi 2012’de son bulmalı. 5 yıl daha Köşk’te görev yapma olanağı sağlanmalı.<br />
Bu formül Çankaya’daki AKP’linin işine geliyor.<br />
Ne var ki; Köşk’teki AKP’linin evde yaptığı hesaplar kurucusu olduğu partinin hesaplarına uymuyor.<br />
Partisi, bir daha aday olmamak kaydıyla, 2014’e kadar Köşk’te kalmasını hükme bağlayan yasayı kabul ediyor.<br />
Çankaya’daki genç yaşta emekli olmayı da, RTE Çankaya’ya çıkarsa AKP’nin başına geçmeyi de içine sindiremiyor.<br />
Çankaya’nın hesapları RTE’nin hesaplarıyla örtüşmüyor.<br />
RTE, iç ve dış baskılar nedeniyle istemeyerek 2007’de “kardeşinin” Çankaya’ya çıkmasına yeşil ışık yaktı… 2014’e kadar!<br />
Kendisinden sonra partisindeki olası kargaşayı önleyecek önlemler almayı ve bir genel seçimle yerel seçimleri de kazanarak 2014’te yukarı çıkmayı planlıyor.<br />
***<br />
Her iki muhalefet partisi, Çankaya’daki AKP’linin, AKP çoğunluğunun kabul ettiği yasayı veto etmesini istiyor.<br />
Çankaya’daki AKP’li ise “Söyleyeceklerimi söyledim daha önce, ama anayasaya aykırılığı iddia ediliyorsa tabii Anayasa Mahkemesi’ne herhalde ana muhalefet partisi gidecektir” diyor.<br />
Bu kısa açıklamadan şu anlamlar ve sonuçlar çıkıyor:<br />
(1)- Köşk’teki AKP’li, yasanın anayasaya aykırı olduğunu kabul ediyor. (2)- Vetodan şimdilik söz etmiyor ama, CHP’yi anayasaya aykırı yasayı, Anayasa Mahkemesi’ne götürmeye davet ediyor.<br />
Sonuçlara gelince: (1)- Anayasaya aykırı bulduğu yasayı Yüksek Mahkeme’ye götüremiyor…<br />
(2)- Partisinden yediği darbeden sıyrılabilmek için, partisi AKP’ye karşı muhalefet partisi CHP’den medet umuyor, yardım istiyor.<br />
(3)- …ve böylece; kendini savunamayan bir başkomutan konumuna düşüyor.<br />
MHP’nin dediği gibi; yukarıdaki AKP’li şu sıralar “Çankaya’da dik durduğunu ve duracağını kanıtlayamıyor.”<br />
***<br />
Aynı gün dik durmaya örnek olacak çarpıcı bir olay başka bir alanda yaşandı…<br />
TFF, UEFA’dan aldığı emirleri “UEFA’nın istekleri” başlığı altında kulüplere bildirdi.<br />
TFF’nin de sindirdiği tehditlerde bulunan UEFA; şike suçlusu görülen kulübün en az 12 puanının silinmesini, 2-10 milyon lira para cezası verilmesini, tüm para ödülleri ile kupalarla unvanların alınmasını… ve bu cezalar yetmiyormuş gibi… suçlu görülen kulübün Avrupa kupalarına gidemeyeceğini dayattı.<br />
UEFA, TFF’ye; ya koşulları 15 Nisan’dan önce yaşama geçirirsin ya da şike yapanı küme düşüren 58. maddeyi uygularsın, diyor.<br />
Dayatmanın özeti: Ha bin katır, ha bin satır! Dışarıdan dayatılan, adeta bir Sevr Antlaşması!<br />
TFF’nin UEFA ile kurguladığı evdeki hesaplara Fenerbahçe İkinci Başkanı Nihat Özdemir ve Ali Koç karşı çıktı… UEFA’nın “dikte ettiği kararları asla kabul etmeyeceklerini” TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar ile küme düşmek korkusuyla yaşayan şikeden şüpheli diğer kulüplerin başkanlarının yüzüne söylediler.<br />
UEFA’ya da TFF’ye de meydan okudular: “Kim suçlu ise 58. madde gereği kümeden düşsün” dediler.<br />
UEFA+TFF kararları, kimilerini, hele 1317 kez yenemediği FB’yi daha soruşturmanın başında, dışarıya “şike yaptı diye jurnalleyen” GS’yi sevindirebilir.<br />
<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/92722">Küme düşen FB maddi zararlara uğrayabilir.<br />
Ama bir yıl sonra tekrar birinci kümeye dönen Fenerbahçe; masada değil, yeşil sahada GS’yi, yine tekrar, tekrar mağlup edecektir.<br />
Yadsınılmaz gerçek şu:<br />
FB, FB’ye yaraşanı yaptı:<br />
UEFA ve TFF önünde eğilip bükülmeden dik durdu!</a></p>
<p><strong>Cüneyt Arcayürek/Cumhuriyet</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilk-kursun.com/haber/93565/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cüneyt Arcayürek: ‘Kısmen Özgür müyüz?’</title>
		<link>http://www.ilk-kursun.com/haber/93445</link>
		<comments>http://www.ilk-kursun.com/haber/93445#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Jan 2012 10:23:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gunesco</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cüneyt Arcayürek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilk-kursun.com/?p=93445</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/93445"><img align="right" hspace="5" width="180" src="http://3.bp.blogspot.com/-YBKY9nLvZHc/TTxsh0Bf5eI/AAAAAAAAAnc/R_Gk-7oqAFE/s200/c%25C3%25BCneyt+arcay%25C3%25BCrek.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Demokrasinin geliştirilmesi adına kampanyalar düzenleyen Washington merkezli, sivil toplum kuruluşu diye tanıtılan Freedom House; yayımladığı raporda dünyanın özgürlük karnesinde Türkiye’nin “kısmen özgür ülkeler arasında” yer aldığını açıkladı. Rapora göre; siyasi haklar ve bireysel özgürlüklerde puanımız 3. Siyasal tutuklamalar ve basın özgürlüğüne yönelik baskılar kaygı verici. Yargı sistemimizin “kısmen özgür” olduğuna nedense değinilmiyor raporda. Belki de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-YBKY9nLvZHc/TTxsh0Bf5eI/AAAAAAAAAnc/R_Gk-7oqAFE/s200/c%25C3%25BCneyt+arcay%25C3%25BCrek.jpg" class="alignnone" /><strong>Demokrasinin geliştirilmesi adına kampanyalar düzenleyen Washington merkezli, sivil toplum kuruluşu diye<br />
tanıtılan Freedom House; yayımladığı raporda dünyanın özgürlük karnesinde Türkiye’nin “kısmen özgür ülkeler arasında” yer aldığını açıkladı.</strong><span id="more-93445"></span></p>
<p>Rapora göre; siyasi haklar ve bireysel özgürlüklerde puanımız 3. Siyasal tutuklamalar ve basın özgürlüğüne yönelik baskılar kaygı verici.<br />
<strong>Yargı sistemimizin “kısmen özgür” olduğuna nedense değinilmiyor raporda.</strong><br />
Belki de yargı alanında yadırgadığımız kimi gelişmeler olağandır ve demokrasilerin gelişmesine hizmet eden <strong>Freedom House</strong>’a göre:<br />
Örneğin, savcılığın İzmir’in CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun yaklaşık dört yüzyıl, 397 yıl, çalışma arkadaşlarından Pervin Şenel’in 261, Sait Ersu Hızır’ın 123 yıl hapisle cezalandırılması istemi, insan haklarına, uluslararası adalet anlayışına uygun, makul ve makbul cezalardır.<br />
Örneğin; ulusal iradelerin tartışılmaz sonucu milletin vekili seçilenlerin üç yıldır hüküm giymemelerine karşın muhakemelerini yapan yargıçların tutuklu kalmalarına ısrarla karar verdiğinin farkında değildir.<br />
Özel yetkilerle donanmış savcı ve mahkemelerin üç kişiyi bir arada gören, telefonları dinleyen polisin raporu üzerine o kişileri terör örgütü kurmak ve terörist olmakla veya hükümeti devirmekle suçlayarak içeriye attığının da bilincinde değildir.<br />
***<br />
Bu sivil toplum kuruluşu; sokağa çıkan binlerce kişinin, Hrant Dink’i çetenin öldürmediğine hükmeden hâkimi, 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Rüstem Eryıldız’ın kararını protesto etmekten de öteye, asıl amacının cinayetin faillinin devlet olduğunun ortaya çıkarılmasını sağlamak olduğunu -herhalde- 2013 raporuna alacaktır.<br />
<strong>Yoksa Türkiye’de yargı öylesine bağımsızdır ki; yargıcın Dink’i öldüren çetenin varlığını yok sayan kararına karşı, medyanın, Başbakan dahil bakanlarla muhalefet partilerinin, başka ulusal sorunlarda görülmemiş ölçüde duyarlık sergilediğini görmezlikten mi gelecektir?</strong><br />
Bu arada mahkeme kararına hemen her kesimin görüşler açıklamasına karşı, karşı çıkana rastlanmadığının farkında mı FH?<br />
Örnek: Yargıtay onursal başkanlarından Sami Selçuk’un,<strong> <em>“TCY’nin 288. maddesinin açıkça ihlali ve hâkimin görev alanına açıkça müdahale olduğunu” içeren açıklamaları ve dikkate alınmayan şu sözleri:<br />
<strong>“Herkes susup yargının işini bitirmesini (Yargıtay kararını) beklemelidir&#8230;”</strong></em></strong><br />
Fakat ne çare sabırsızlık had safhada!<br />
Yargıtay’dan önce, sokakları sessiz, ama anlamlı miting alanına dönüştüren binlerce insan; medyadan, iktidardan muhalefete değin siyasetin bütün öğeleri… Dink cinayetinin devlet içindeki bir çete tarafından planlandığını ve uygulandığını ilan ettiler bile&#8230;<br />
***<br />
Oysa: Freedom House gibi Washington kaynaklı bir kuruluşun saptamalarına fazla itibar etmeyecek düzeyde bir parlamentomuz… dün 12 Eylül ve lideri Evren için yazdıkları övgüleri bugün ağır biçimde suçlamaya dönüştüren yazarlarımız&#8230; hatta siyaset adamlarımız…<br />
…neyse ki özgür tartışmayı Meclisimizde bile bardak kıran, “sen ne bilirsin lan” diye birbirinde iltifatı olanca genişliğiyle kullanılan bir parlamentomuz var!<br />
<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/92722">Bütünüyle bu gelişmeler değerlendirildiğinde Freedom House:<br />
“Siyasal haklar ve bireysel özgürlüklerin gerilediğini” saptayarak ülkemizi, nasıl oluyor da “kısmen özgür bir ülke” diye tanımlayabiliyor?<br />
Yoksa bu kuruluş raporu yazmadan önce; ABD’yi sollayarak dünya liderliğine yerleştiğini öne süren devlet adamlarımızın açıklamalarını kıskanan, Amerika’daki Türkiye düşmanlarından mı nemalandı?</p>
<p>Cüneyt Arcayürek/Cumhuriyet</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilk-kursun.com/haber/93445/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cüneyt Arcayürek: ‘Hafıza-i Beşer&#8230;’</title>
		<link>http://www.ilk-kursun.com/haber/93324</link>
		<comments>http://www.ilk-kursun.com/haber/93324#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 10:50:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sibel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cüneyt Arcayürek]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilk-kursun.com/?p=93324</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.ilk-kursun.com/haber/93324"><img align="right" hspace="5" width="180" src="http://3.bp.blogspot.com/-YBKY9nLvZHc/TTxsh0Bf5eI/AAAAAAAAAnc/R_Gk-7oqAFE/s200/c%25C3%25BCneyt+arcay%25C3%25BCrek.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Dünkü saldırganlar bugün timsahın gözyaşlarını andıran bir görüntü veriyor. Bugün saldırdıklarını yarın övmeye başlayacaklarından kuşkunuz olmasın. Özel mahkemeler, özel savcıların taleplerini; “Yavu bu ne iştir? Topsuz tüfeksiz üç kişi bir araya gelmiş. Terör örgütü kurarak nasıl darbe yapacak, hükümeti devirecek?” diye yorumlamadan… … gazetecinin not defterini delil göstererek yıllarca sürecek tutukluluk talebini mantık süzgecinden geçirmeden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-YBKY9nLvZHc/TTxsh0Bf5eI/AAAAAAAAAnc/R_Gk-7oqAFE/s200/c%25C3%25BCneyt+arcay%25C3%25BCrek.jpg" class="alignnone"  />Dünkü saldırganlar bugün timsahın gözyaşlarını andıran bir görüntü veriyor.</p>
<p>Bugün saldırdıklarını yarın övmeye başlayacaklarından kuşkunuz olmasın.</p>
<p>Özel mahkemeler, özel savcıların taleplerini; <strong>“Yavu bu ne iştir? Topsuz tüfeksiz üç kişi bir araya gelmiş. Terör örgütü kurarak nasıl darbe yapacak, hükümeti devirecek?</strong>” diye yorumlamadan…</p>
<p><em>… gazetecinin not defterini delil göstererek yıllarca sürecek tutukluluk talebini mantık süzgecinden geçirmeden o üç kişiyi içeriye tıkan kararlar verdi&#8230;</em></p>
<p>Özel yetkilerle donanmış savcılarla, mahkemelerin sakıncalarına, bir zamanların Güvenlik Mahkemelerinden farklı olmalarına işaret eden uyarılara karşın…</p>
<p><em>&#8230; yargıyı öven yazılar, yorumlar döktürüp, sayısız siyasal nutuklar atarak kalemlerini ve çenelerini kullananların yıllarca sesi çıkmadı.</em></p>
<p>***</p>
<p>Siyasetimizin medyamızın ustaları:</p>
<p>Kitapları ve yazdıkları haberler delil gösterilerek terörist diye içeri tıkılan iki gazetecinin duruşmayı izleyenlere <strong>“Hoş geldiniz tiyatroya!”</strong> dediği,<strong> Hrant Dink’</strong>i bir çetenin değil de üç beş serserinin öldürdüğüne hükmeden mahkeme kararına kadar… sustular!</p>
<p><strong>CHP</strong> dışında, siyasal muhalefetin önemli bölümü, hatta medya; son günlerde bağımsız yargıya, adalete vurulan darbelerin somut örneklerini görmelerine karşın, özel yetkili savcı ve mahkemelere hâlâ yeterince karşı bir kampanya açamıyorlar!</p>
<p><strong>CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve CHP</strong>; özel mahkemelerin yargı erkine, adalete aykırı davranışlarına karşı cephe oluşturan kişi ve siyasal örgüt!</p>
<p>Ama iktidara egemen olan vurdumduymazlık, yargının özel amaçlarına koşut kararlarını hâlâ savunagelen bir Başbakan varken; </p>
<p>AKP döneminde, CHP’nin çabalarıyla özel savcı ve mahkemelerin estirdiği korku rüzgârının engelleneceğini umut etmek; galiba abesle iştigal etmek gibi bir şey!</p>
<p>***</p>
<p>Bugünlerde yargıda yaşanan ve toplumda derin izler bırakan kimi olayları; insan belleği unutkandır demeye gelen hafıza-i beşer nisyan ile maluldür özdeyişine sarılarak bir kenara atabilir miyiz?</p>
<p>Yaşamını Kıbrıs Türklerine armağan eden, Türk cemaatinin ulus mertebesine ulaşmasını sağlayan ve… kurduğu bağımsız KKTC’yi son nefesine dek savunan<strong> Rauf Denktaş</strong>’ı bugün gözyaşları, övgü dolu mesajlarıyla uğurlayan ve cenazesinde saf tutanları gösteren fotoğraflara bakınız lütfen.</p>
<p><strong>“Çözümsüzlük çözüm değildir”</strong> diye yola çıkan, Denktaş’ı çözümün önünde mutlak engel gören bir Başbakan’ı…</p>
<p>… ve AB temsilcisi Karen Fogg’un “Denktaş mutlaka etkisiz duruma getirilmelidir” diye yürüttüğü kampanyayı anımsamak veya o kampanyanın gerçek yüzünü görmek istiyorsanız&#8230;</p>
<p><em>&#8230; Annan Planı’nın KKTC’nin sonu olacağını savunan Denktaş’a Kıbrıs’ta ve Türkiye’de acımasız, karalayıcı kampanyayı yürüten Karen Fogg’un kampanyasına içimizdeki ve Kıbrıs’taki hangi gazetecilerin TV’lerde ve medyada paralı parasız destek verdiğini, adlarını ve marifetlerini öğrenmek istiyorsanız Doğu Perinçek’in “Karen Fogg’un e-postalları” başlıklı kitabını mutlaka okumalısınız.</em></p>
<p>Cumhurbaşkanı seçilmesine maddi-manevi tam destek veren AKP hükümetiyle işbirlikçi, Türkiye’yi anavatan saymayan MA Talat’la, Denktaş’ı fiili siyasetten koparıp evine mütevazı çalışma bürosuna hapsetmeyi başardılar…</p>
<p>.<em>.. ama Denktaş’ın; Güney Kıbrıs’ın Kıbrıs’ı Rum adasına dönüştürmekten asla vazgeçmeyeceğini içeren görüşünü geç de olsa anladılar…</em></p>
<p><em>… ve Denktaş’ın bağımsız KKT Cumhuriyeti’ne sarıldılar.<br />
İnançları uğruna cesaretle, azimle, inandığı temel ilkelerden asla ödün vermeden…</p>
<p>… yalnız dış güçlerle değil; Türk hükümetiyle ve Türk gazetecileriyle de savaştı.</em></p>
<p><strong>Denktaş gerçek bir kahramandı. Nur içinde yatsın&#8230;.</strong></p>
<p>***</p>
<p>Nisyan ile malul olmayan hafızalar, dünü anımsayarak bugünü yaşıyor.</p>
<p><strong>Cüneyt Arcayürek/Cumhuriyet</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilk-kursun.com/haber/93324/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
<!-- WP Super Cache is installed but broken. The path to wp-cache-phase1.php in wp-content/advanced-cache.php must be fixed! -->
