‘ALİ SİRMEN’ konusundaki yazılar
Ali Sirmen - ‘Marathon Man’
Temmuz 04, 2008 - ALİ SİRMEN
Üç gündür aklımda John Schlesinger’in 1976 yapımı filmi “Marathon Man” dolanıp duruyor.
İçinde, Nazi kasaplarının, McCarthy dönemi kurbanlarının, işkencenin, cinayetin kol gezdiği filmin kahramanı Babe, McCarthy dönemi kurbanı babası intihar etmiş olan bir tarih öğrencisidir. Hobisi de maraton koşuculuğudur. New York’un Central Park’ında her defasında bir önceki kendisini geçme çabasıyla koşup durur ve ağabeyi bir ajan olan Babe’in yolu, “Auschwitz’in Beyaz Meleği” olarak adlandırılan işkenceci Nazi Szel ile kesişir, bir yerde. Devamını oku »
Ali Sirmen - ‘Bir Gece Ansızın Gelebilirim’ Rejimi
Temmuz 03, 2008 - ALİ SİRMEN
“Bir gece ansızın gelebilirim.
Bütün konuşmalarını dinleyebilirim.
Bilgisayarını alıp, götürebilirim.”
Yeni rejimimizin şarkısı budur.
Eğer Türkiye Cumhuriyeti’nin laik, demokratik, sosyal hukuk devleti yapısını, devlet erkini kullanarak, sivil bir darbe ile İslam Cumhuriyetine çevirmek isteyen tarikatların ve AKP iktidarının (zaten ikisi aynı şey) bu antidemokratik girişimine karşı, siz demokratik muhalefet ve demokratik direnme hakkını kullanıyorsanız, kimi “iyi saatte olsunlar” sizi bu şarkıyla gecenin karanlığında uyandırarak evinizi basabilir, her şeyinizi darmadağın edebilir, belge olarak nitelediklerini, bu arada bilgisayarınızı alabilir, sizi de götürebilirler. Devamını oku »
Ali Sirmen - Sırada Suriye mi Var?
Haziran 24, 2008 - ALİ SİRMEN
PARİS – Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın müfettişleri iki gündür Suriye’deler. Görevleri ülkenin doğusunda, çöl bölgesindeki El Kibar yerleşkesinde, bulunduğu söylenen barışı olmayan amaçlar için kurulan bir nükleer tesis ile ilgili bilgi toplamak.
Bu yılın 24 Nisan’ında Amerikan istihbarat kuruluşları, böyle bir tesisin varlığını açıkladılar.
Bu açıklamadan aylar önce, 2007’nin 6 Eylül’ünde, İsrail uçakları El – Kibar’da bulunduğu söylenen nükleer tesis olduğu ileri sürülen binayı bombalamışlardı. Devamını oku »
Ali Sirmen - AB’yi İstemeyen de Var
Haziran 17, 2008 - ALİ SİRMEN
Paris - Geçen hafta perşembe ve cuma günü, bütün Avrupa, özellikle de 1 Temmuz’da AB dönem başkanlığını yüklenecek olan Fransa nefeslerini tutup İrlanda’ya diktiler gözlerini.
AB Anayasası’nın Fransa ve Hollanda tarafından, 2005’te halkoylamasıyla reddedilmesinden, öbür ülkelerin de bu gelişme üzerine oylamadan vazgeçmelerinden sonra, onun yerine geçecek küçük bir anayasa niteliğini taşıyan Lüksemburg Anlaşması’nın yürürlüğe girmesi için, 27 üyenin hepsi tarafından onaylanması gerekmekteydi. Devamını oku »
Ali Sirmen - Otokontrol Önemlidir
Haziran 13, 2008 - ALİ SİRMEN
AKP iktidarı, önderi Tayyip Erdoğan’ın güdümünde, yandaş medyasının da desteğiyle yargı erkine saldırılarını sürdürüyor. Ne yandaş medyanın fedaileri, ne AKP’nin neferleri, ne de Başbakan Tayyip Erdoğan Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararını beklemek gereğini duyuyor.
Türkiye’de şu anda en korkutucu olan da, siyasal iktidara sahip olurken devletin iki erkinin yanında, demokrasinin dördüncü gücü medyada da büyük ölçüde denetimi ellerine geçirmiş olanların, sahip oldukları bütün güçlerle, büyük bir yabanıllıkla üçüncü erke karşı saldırıya geçmiş olmalarıdır. Devamını oku »
Ali Sirmen - Bu Yaşta Bu Zekâ Akıllara Seza
Haziran 12, 2008 - ALİ SİRMEN
Anayasa Mahkemesi’nin türbanla ilgili kararının AKP üzerinde yarattığı şokun sürmekte olduğu görülüyor.
Şokun nedeni kararın bizatihi kendisi olmanın ötesinde, bunun AKP’nin kapatılması davası için ipucu oluşturuyor olması.
Türban ile ilgili iptal kararı, özellikle AKP’liler arasında, yüksek mahkemenin partilerinin kapatılması eğiliminde olduğu izlenimi yarattı.
Meclis Başkanlığı görevine başladığı andan beri, “dikkatli” bir çizgide gitmeye özen gösteren Köksal Toptan da ya bu şokun etkisiyle ya da o etki altında olan Tayyip Erdoğan’ın telkiniyle mevkiinin tarafsızlığıyla bağdaşmayan bir açıklama yaparak mahkemenin görev sınırını aştığını, daha kararın gerekçesini bile görmeden ileri sürebildi. Devamını oku »
Ali Sirmen - ABD’nin Zaferi
Haziran 08, 2008 - ALİ SİRMEN
Sevgili,
ABD’ye ilki 1979 yazında olmak üzere beş kez gittim; toplam altı aydan fazla süre geçirdim ve doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine, birkaç kent hariç belli başlı yerlerinin hepsini gezdim, birçok kişi tanıdım, biri de benimki olan aileler ile yakın ilişkiler kurdum, ülkeyi ve insanlarını elimden geldiğince, her yönleriyle tanımaya çalıştım.
Bir frenk sözü vardır, “İlk izlenimler en doğrularıdır” diye. 1979 yılındaki üç aylık gezimin son yazısı şöyle bitiyordu: Devamını oku »
Ali Sirmen - Demokrasi Diye Sunulan Rezaletin Son Perdesi
Haziran 07, 2008 - ALİ SİRMEN
Artık büyük yalanın ülkesi haline gelmiş olan Türkiye’de oynanan demokrasi oyunu son derecede ilginç. Dün konu, Yargıtay 9. Ceza Dairesi kararı vesilesiyle, yurttaşın gizli dinlenmesi konusuyla ilgili olarak bu sütuna taşındı.
Ancak 5397 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun” ile ilgili teknik ayrıntılar, belki de konuya daha genel bir bakışı engelledi.
Bakalım “Büyük Birader’in herkesi dinlediği” Türkiye’de durum ne? Devamını oku »
Ali Sirmen - ‘Aşırı Cumhuriyetçi’ Ne Demek?
Haziran 03, 2008 - ALİ SİRMEN
Üniversite yıllarım (1960-64) ve sonrası Türkiye’nin ilginç bir dönemine rastlar. Hoş, sık sık “geçiş dönemleri” yaşayan Türkiye’deki toplumsal ve siyasal yaşamın hangi devri “ilginç” değildir ki?…
Ama 27 Mayıs ertesi 1961 Anayasası’nın da getirdiği özgürlük ortamında Türkiye’de kimi tabular yıkılmış, o zamana dek ağza alınmayan konular tartışmaya başlanmış, şiddetle yasak olan sol gündeme gelmişti. Devamını oku »
Ali Sirmen - Sydney Pollack’ın Amerika Eleştirisi
Haziran 01, 2008 - ALİ SİRMEN
Ünlü Amerikan rejisör, prodüktör ve oyuncu Sydney Pollack’ı bu hafta başında, üretken bir sanatçı için erken sayılacak bir yaşta (73) kaybettik.
Aralarında Oscar, Emmy ve Altın Küre de bulunmak üzere birçok ödül kazanmış Pollack’ın eserlerini alt alta sıralasam bu sütun yetmez.
Doğrusu, ölümüne çok üzüldüğüm sanatçının bugün “Amerikan Yaşam Tarzı”na (American Way of Life) getirdiği eleştirilerden söz etmek istiyorum.
Onu ilk kez 1969 yapımı “Atları da Vururlar” filminde tanımıştım. Devamını oku »

