Nereye kadar?

Emin Çölaşan, TBMM’de MSB bütçesi görüşülürken, Türk Parlamentosunda Kürtçüleri-PKK’yı temsil eden BDP’li Sırrı Sakık’ın, genel kurul salonunda görev icabı müzakereleri izleyen komutanların, AKP ve muhalefet milletvekillerinin gözlerinin içine baka baka; Türk Ordusuna ve komutanlarına açıkça hakaret etmesi; küstahça sözleri karşısında ne AKP’den ne de muhalefetten “tık” yerine “tıs” çıkmamasını “İşler işte buraya kadar vardı” diye yazmıştı…
Evet, CHP ve MHP sıralarından pek “tık” çıkmadı… Salonda bulunan komutanlar ses çıkaramazlar, hatta Genelkurmay da tepki gösteremezdi. Yoksa maazallah malum ordu düşmanları “Askerî vesayet” teranesine devam ederlerdi…
Ancak bildiğim kadar Ordu’da da “istifa” ve emeklilik müessesi vardır.

***

Ben de bu gidişle işler bundan sonra nereye varacak diye merak ediyorum… Bu “sırrı” malum Sakık efendinin Türklüğe, TSK’ye saldırı sicili yüklü!..
Önce genel bir soru: BDP’nin ve ondan evvelki Kürtçü partilerin TBMM’de temsil edilmesinin Kürt sorunu konusunda “barışçı çözüm” yolunu açacağı söylenir… Ben bile bu bağlamda Leyla Zana, Aysel Tuğluk, Sebahat Tuncel, Hasip Kaplan vb. Meclis kürsüsünde, gittikçe azgınlaşırken bunun nasıl olacağını merak ediyorum…

***

PKK, âdeta harimi ismetimize girmiş. Ankara’nın burnunun dibinde askerlerimizi, polislerimizi şehit ediyor… Yollara bombalar, mayınlar döşüyor… Kentlerde iç savaşı tahrik ediyor… Kürtçüler “Büyük Kürdistan yakın” diye havai fişeklerle saldırıyorlar… Bunlara karşılık Güvenlik Kuvvetleri, TSK ve Özel Harekatçılar canlarını dişlerine takmışlar PKK’ya karşı operasyonları başarıyla sürdürüyorlar. PKK’nın kent ayağı KCK’ya karşı da operasyonlar var… Ama sıkı durun, medyadaki Kürt muhipleri bundan rahatsızlar… Bir taraftan yarım ağızla PKK’ya “şimdilik fazla ileri gitmeyin” diye uyarıda bulunurken devleti ve orduyu kınıyorlar…
Daha vahimi BDP’liler operasyonları önlemek, bölgede güvenlik kuvvetlerinin önüne geçmek, canlı kalkan olmak için harekat alanına yürümeye kalkışıyorlar!..
Bir savaşta -ki bu mücadele Türk milleti için bir var olmak, yok olmak savaşıdır- düşmanla böyle iş birliği yapanlara, engel olmak isteyenlere ölüm cezası verilir. Ama bizim malum aklıevveller Kürt sorununun çözümünü Dublin’de, Belfast’ta ararken asıl düşmanlar içimizde, hatta kısmen TBMM’de!..
Evet, bu anlaşılmaz gafletin sonu nereye varacak?!! Bu küstahlıkları, Aysel Tuğluk’u, Leyla Zana’yı, Sebahat Tuncel’i, Hasip Kaplan’ı, Sırrı Sakık’ı, Gültan Kışanak’ı vb. daha ne kadar içimize sindireceğiz?!! Sine-i milletimiz çok geniş!..

***

BDP’nin, Türkiye’yi bölmek eylemlerinin “odağı olduğu” bütün delilleriyle ayan beyan belli… BDP’yi kapatmak ve kökünü kurutmak için Anayasa Mahkemesi’ne görev düşmüyor mu?!!

Altemur Kılıç
Yeniçağ


Facebook'ta Paylaş  - FriendFeed'de Paylaş
  • Cemgokce

    Susmak….
    dolayli destek demektir… soyleneni kalutetmektir..

    soylenene ortak olmaktir, bunlarin hepsi ortak arkadas, hepsi ayni organizasyon gibi calisiyor…
    Hepsi CIA nin urunu demek geliyor aklimizdan ve AKP nin nasil bir orgut oldugunu merak ediyorum????

    askerde artik cok zor durumda…. artik kartallarin yerine baskalari bakiyor…  onlarin isi kolay degil
    eriye yuta eriye yuta kayboldular….

  • Nuray oge

    Meclis e girmelerine izin verilmemeliydi.Dağdaki eşkiyayı meclis e getirmenin hiç bir anlamı yoktu.Bu onlara istediğinizi yapabilirsiniz mesajı oldu.Ve istediklerini yapıyorlar……Yapmalarına da göz yummak değil, destek veriliyor……Canım evlatlarımız boşuna dağda eşkiya kovalamaca oynatılıyor……..

  • Birolarikonmaz

    Anayasa Mahkemesi bağımsız bir mahkeme olsa bunu çoktan yapardı.!

Her hakkı saklıdır.
Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
Yazıların/yorumların her türlü hukuki sorumluluğu yazarlara/yorumculara aittir.

RSS Yayını

Wordpress altyapısından ve
Channel temasından yararlanılmıştır.
© 2011, İlk Kurşun Gazetesi.