Türkiye’nin her yerinden, Ankara’dan, Silivri’den, Erzurum’dan “tuz kokusu” geliyor.
Ankara’dan 3 Cumhuriyet Savcısı, yıllardır AKP’nin bütün engellemeleriyle boğuşa boğuşa, Alman adli makamlarının “Yüzyılın en büyük dolandırıcılık olayı” dedikleri “Deniz Feneri soygununu” soruşturdular.İktidarın bütün karartma gayretlerine rağmen önemli delillere ulaştılar ve önde gelen sorumluları tutukladılar.
Bütün işaretler şimdi AKP‘yi gösteriyor.
İşte bu aşamada iktidarın, baştan aşağı kendi yandaşlarıyla doldurduğu HSYK harekete geçti.
2 müfettiş Ankara Adliyesi’ne karargah kurdu. Savcıların elinden dosyaları aldı.
Artık soruşturma durdu. Şimdi Deniz Feneri savcıları soruşturuluyor.
Silivri’deki mahkemede ise Cumhuriyet‘e molotofkokteyli almaktan sanık Bedirhan Şinal konuşuyor: “Şu şu, şu polisler Cumhuriyet Gazetesi’ne atmam için bana bomba verdi. Soruşturma açın. Polislerle yüzleşmeye hazırım.”
Mahkeme kürsüsünde oturan “hakim” cevap veriyor:
“20 yaşındaki çocuğun sözlerine mi inanacağız? Soruşturmaya gerek yok!”
O “hakim” de AKP’nin HSYK’sının hakimi!
Et kokarsa yuz basılır. Tuz kokarsa ne yapılır?
BAŞYAZI – AYDINLIK

