Huzur içinde uyu Yazgülü!

“Yazgülü Keleş, kırk yaşındaydı… Ümraniye’de oturuyor, Siyami Ersek Hastanesi’nde 20 yıldır memur olarak çalışıyordu.

Ve henüz bir gün önce nişanlanmıştı…

Yeni bir hayata başlamanın heyecanıyla, aşkla doluydu yüreği…

4 Temmuz akşamı işten evine geldi, akşam yemeğini yedi…
Aynı sokakta oturan dayısını ziyaret etmek istedi. “Müsait misiniz” diye telefon etti ve “bir çay içmek” için uğramaya karar verdi…

Sokağa çıktı… Hava yeni kararıyordu henüz…

Bir minibüsün freni boşalmış gibi üzerine geldiğini gördü…

Gerisi…

Gerisi yok!

Çünkü Yazgülü, artık yaşamıyor!

***

Görgü tanıklarına göre, onun ölümüne neden olan minibüsün şoförü bir kadındı… Tam 15 metre sürüklemişti Yazgülü’yü… Daha sonra ehliyetsiz olduğu da anlaşıldı… Yani acemiydi!

Çarşaflıydı ve iki çocuğu vardı yanında…

Yazgülü’nün durumunun çok ağır olduğunu görünce, önce kayınvalidesine ait olduğu tespit edilen aracın güneş siperliğindeki ruhsatını koydu çantasına, sonra iki çocuğunun elinden tuttu ve hızla olay yerini terk etti…

Kimliği sonradan tespit edildi: Melek Doğan!

Kazadan bir saat sonra kayınvalidesine gitti kocasıyla, “Ben bir kadına çarptım, biz gidiyoruz” dedi…

Ve gidiş o gidiş…

Yazgülü Keleş ağır yaralı halde, çevredeki vatandaşlar tarafından hemen Ümraniye Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı…

Ama… Talihsizlik burada da peşini bırakmadı… Ameliyat için tam 4 saat bekletildi ve kan kaybından…

Öldü!

***

Polis iki haftadır araştırıyor… Ama ne hikmetse; olayın üzerinden 16 gün geçmesine karşın Melek Doğan hâlâ yakalanamadı!

Kullandığı en son teknolojilerle, özellikle “olası darbe sanıkları”nı şıpın işi yakalayan polis, Melek Doğan’dan iki haftadır tek iz bile bulamadı!

***

Hayatımda hiç kimseye bu kadar net söz vermedim:

Yazgülü’nün “katili” olan o sorumsuz kadın yakalanıncaya kadar bu köşeden her gün sormaya devam edeceğim!

Bu cinayet gibi kazanın hesabının görülmesini isteyeceğim!

Polis müdürlerimizin tercihi; ister hemen yakalarlar, ister sonraya bırakırlar!

***

Eminim şimdi bazılarınız soruyorsunuz, “Siyasi tansiyon bu kadar yüksekken, ne oldu da Mustafa Mutlu bu kazanın kurbanına böylesine sahip çıkıyor, yoksa akrabası falan mı” diye…

Hayır… Hiçbir yakınlığım yok ve tanımıyorum…

Yazgülü Keleş’ten de, başına gelenlerden de dün kardeşi Ümit’in telefonuyla haberdar oldum.

Bu kazayı önemsiyorum; çünkü bu kadar teknolojik yatırıma karşın, adli bir suçlunun kayıplara karışmasını aklım almıyor!

Ve suçların karşılıksız kaldığı, insan hayatının ucuzladığı bir ülkenin çamurlaşan siyaseti, bana, bu cinayet gibi kazanın yanında çok önemli gelmiyor!”

***

Yukarıdaki yazıyı 20 Temmuz Çarşamba günü yayınladım…

Sonra da söz verdiğim gibi bıkmadan, usanmadan her gün yazdım!

Israrımın etkisi oldu mu bilmem; Ümraniye Emniyeti’ndeki dosya, İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü’ne aktarıldı…

Şube’nin genç ve başarılı müdürü Yener Ülgütol, Melek Doğan’ı yakalamaya ant içti…

Yaklaşık iki haftadır tam 7 ayrı polis ekibi, Türkiye’nin dört bir yanında Melek Doğan’ı aradı…

Ve Yazgülü’nün ölümüne neden olan kadın, daha fazla kaçamayacağını anlayarak dün adalete teslim oldu!

Mesleğimle gurur duyuyorum, “Bir işe yaramış olmanın” buruk mutluluğunu yaşıyorum bugün…

***

Ve birkaç söz de Yazgülü Keleş’e…

Sana söz vermiştim; “O kadın yakalanacak ve yakalandığı gün mezarına gelip bir kırmızı karanfil bırakacağım” diye…
İki sözümü de tuttum Yazgülü…

Melek Doğan yakalandı ve ben dün en sevdiklerinle Ümraniye’deki mezarının başına gelip, çiçeğini getirdim…

Sana Allah’tan rahmet, seni sevenlere sabır diliyorum…

Bundan sonrası…

Adalete emanet benim güzel kardeşim!

*****

GÜNÜN SORUSU

Soru bu kez kendime: Niye ağlıyorum ki?


Facebook'ta Paylaş  - FriendFeed'de Paylaş
  • Cemal ULUTÜRK

    BİR ÇİN ŞİİRİ

    Davacı zengin, davalı yoksulsa
    Zenginden yana işler yasa.
    Davacı yoksul, davalı zenginse
    Davalıda kalır yine nizalı arsa.
    Davacı da davalı da zenginse davada
    Özür diler çekilir aradan kadı.
    Davacı da davalı da yoksulsa, bak,
    Sade o zaman işte yerin bulur hak…
    Can YÜCEL

  • GÜMÜŞ YILDIZ

    İLAHİ ADALET ENİNDE SONUNDA TECELLİ EDİYOR BUNDAN HİÇ KİMSE KURTULAMIYOR!BUNA BİZİM “SAYGIDEĞER” VIPLERİMİZDE ELBETTE DAHİL!İŞİ GÜCÜ SAHTEKARLIK OLANLARIN RAMAZANIN YÜZÜ GÖZÜ HÜRMETİNE İLAHİ ADALET İŞİNİ GÖRSÜN!!!HEM SEVİM TANYÜREK İ ÖLDÜRENİ HEMDE YAZGÜLÜNÜ!

  • ÖZGÜR BASIN

    Yer Austurya.
    Biri Avusturya’dan bir yerlere
    bombalı mektup göndermiş.
    Bir seneyi boyunca bir köşe
    yazarı yazmış. Bilinçli olarak
    psikolojik baskı yapmış. Taaa ki
    bir yerde hata yaptırıp yakalanıncaya kadar.
    Çarşaflı kadını ışık işçileri koruyor
    diye düşünenlerdenim. Belki
    yanıldım.
    Ama bitmedi! Aldığı cezayıda merak
    ediyoruz sayın Mutlu.
    Yumurta atan 4 sene alırsa. .
    İnsan öldürüp olay yerinden kaçan
    ne alacak. Veya ne verecekler.
    Tebrikler.

  • esma

    azminize hayran oldum ,umarim adalet herkes icin yerini bulur…

  • Ayşe ÇOLAK

    Merhabalar,
    ”Mesleğimle gurur duyuyorum,…”
    Sayın Mutlu,yazınızın bu kısmını alıntı yaptım, o halde naçizane fikrimi de haddimi aşmadan açıklamalıyım…

    Elbetteki mesleğinizle gurur duyuyorsunuz/duymalısınız ancak fikrim budur ki; asıl gurur duymanız gereken şey -BİR BAŞKASI TARAFINDAN (anne/baba) DÜNYA’YA GETİRİLDİKTEN SONRA KENDİ İÇ VE DIŞ DİNAMİKLERİNİZLE -DÜNYAYI VE İNSANI ALGILAYABİLMİŞ,YORUMLAYABİLMİŞ VE İNSAN OLABİLME /KALABİLME erdemini gerçekleştirmiş olmanızdır…

    Lütfen yazdıklarımı bir iltifat/kompliman,vb…kabul etmeyiniz çünkü işaret etmiş olduğunuz bu olay ve bu olay karşısında sizin göstermiş olduğunuz İNSANİ davranış inanınız benim ”insan”a olan umudumu taze tutmama/tazelemiş bulunmama sebep olmuştur…

    YÜREĞİNİZ DERT GÖRMESİN
    Saygılarımla,

  • ramo

    nerdeyse
    sanatçımız
    8/8 suçlu çıkacaktı!…
    bir
    hatırlatma
    yapayım dedim….

  • ramo

    SEVİM TANYÜREK…
    sanatçı..
    şimdiki deyimle
    yorumcu!..
    bir gün
    ansızın
    kırmızı ışıkta
    DURaMAYAN!
    ehliyetsiz
    ama
    ünlü!
    bir sürücü!
    çarptı geçti…
    sonuç
    sanatçımız göklerde!
    sürücümüz zirvelerde!..
    adalet mi dediniz?
    o yalnız
    akp’in ilk hecesi…

  • http://na kazım ergin

    Adalete emanet dediniz mi işte orada duralım. Düşünelim…

Her hakkı saklıdır.
Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
Yazıların/yorumların her türlü hukuki sorumluluğu yazarlara/yorumculara aittir.

RSS Yayını

Wordpress altyapısından ve
Channel temasından yararlanılmıştır.
© 2011, İlk Kurşun Gazetesi.