Cumhuriyet yazarı Cüneyt Arcayürek yazdı…
Manzara…
Şifre rezaleti ülkeyi sardı.
Eleştirilerin ardı arkası kesileceğe benzemediği bir sırada Çankaya’da devleti temsil eden bir numaralı AKP’li, ÖSYM Başkanı’nı çağırdı. Açıklamalarını
dinledi, “Tatmin oldum” diye demeç verdi.
Hükümet sözcüsü Cemil Çiçek, “Cumhurbaşkanımız tatmin olduğuna göre biz de tatmin olduk” dedi.
Milli Eğitim Bakanı hanımefendi geri kalacak değil ya; üstelik eğitimden sorumlu, konuşmasa olmaz. O da sınavlarda şifreli rezalet yaşanmadığına kefil oldu!
İzlenen manzara: Devletin başıyla hükümetin araştırma soruşturma yapan savcı görevine soyunduğu, gazetelerin de “Artık savcılara iş kalmadı” manşetleriyle çıktığı Yeni Türkiye’ye bir örnek!
***
Bir süre sonra şifre skandalını da sineye çeker miyiz diye akla gelen soru, abes mi abes!
Endonezya gezisi ile ilgili fotoğraflara bir göz atın lütfen.
Dün karşı çıktığımız, ne ki sonradan neleri sineye çektiğimizin, sindirdiğimizin somut örneği karşınızda.
Din kurallarının devlete de topluma da egemen olduğu Endonezya’da vücudunun önden arkadan kalın çizgilerini ortaya çıkaran dar giysileriyle, türbanlı başıyla Bayan Hayrünnisa, Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş kadınını temsil ediyor.
Karşısında oturan ise açık başıyla Endonezya Cumhurbaşkanı’nın eşi!
***
Ne çare AKP’nin topluma sindirdiği Yeni Türkiye’nin kurallarına, örneğin Bayan Hayrünnisa’nın eşi Cumhurbaşkanı’nın desteğiyle topluma kapalı baş ve vücut dayatan giyim biçimini artık eleştiren de yok, karşı çıkan da…
Dekolte giyinen kadının erkeği tahrik ettiğini söyleyenlerin, yazanların, savunanların giderek çoğaldığı bir ülkede, Yeni Türkiye’de yaşıyoruz.
Her şeyi bir yana bıraktık. Var gücümüzle ne yazık ki sonucu tartışma dışı bir seçime verdik kendimizi.
İktidarın sosyal, ekonomik ve siyasal yaptırımlarına karşı söylenen her eleştiriyi, her sözü alkışlayarak rahatlıyoruz.
11 Haziran’a kadar içimizden geçenleri kürsülerde, meydanlarda pür hiddet söyleyenlerle birliktelik sergiliyor toplumun önemli bir kesimi.
12 Haziran’da takke düşecek kel görünecek ve… 13 Haziran’dan itibaren paydos bu çılgınlıklara!
Savcılar daha hızlı çalışacak çünkü. Yeniden iktidar olursa AKP, bugün yakındığımız baskı ve dayatma yöntemlerini daha da koyulaştıracağına kuşku yok!
O nedenle bugün yüreğinin, aklının sesini yansıtanlara katıl katılabildiğin kadar!
***
Parti genel merkezlerinde politika kazanı kaynıyor.
Binlerce aday. Milletvekilliği hasretiyle parti kapılarında bekleşiyor.
CHP’de adı duyulan şu veya bu milletvekilinin listede yer almaması o kadar büyük yankı uyandırmayabilir.
Örgütün sesine kulak veriyor parti.
29 ilde önseçim yapılması kuşkusuz önemli bir aşama.
Soru şu: Önseçim sıralamasını genel merkez yönetimi aynen onaylayacak mı?
CHP’de, adı kamuoyunca bilinenlerin adaylığı kesin. Lakin hangi ilde ve listede, hangi sırada?
Ama AKP’de? Durum farklı.
Tüzük gereği üç dönem milletvekili olan AKP’lilere Meclis kapalı.
RTE, grubun kapalı oturumunda ilan etti. Üç dönem milletvekili olanlara listelerde yer yok!
Hükümet sözcülüğü gibi yıllardır ağır bir görevi üstlenen Cemil Çiçek, partide 2. adam kimliği ve ağırlığı olan Abdülkadir Aksu, bir zamanların yıldız isimlerinden Dengir Mir Mehmet Fırat, Yunan basınının “kültürsüz bir Anadolulu” diye tanımladığı Bülent Arınç gibi adları gündemden düşmeyenler de…
…acaba titreşimler başladı mı?
Partilerde yaşanan adaylık sancıları bugünden itibaren gazete haberlerine yansıyabilir.
11 Nisan’da listeler resmen ilan edilir ve…
…Adaylık sürecinin kavgalı ikinci aşaması başlar.
Listeye girmeyenlerle listelerde umduğunu bulamayanların sonuç vermeyecek kavgası…


