Emin Çölaşan: DEVLET BUNLARA EMANET!

DEVLET BUNLARA EMANET!

ADANA İl SaÄŸlık Müdürü Dr. Aytekin Kemik’in
gönderdiÄŸi yılbaşı tebrik kartına bakınız! Beyefendi, binlercesini gönderdiÄŸi bu kartta “Hicri yılbaşını” kutluyor, herkesi Allah CC’ye emanet ediyor.
Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi takvimi Miladi Takvim’dir. 1 Ocak günü baÅŸlar, 31 Aralık günü sona erer.
Adana Sağlık Müdürü böyle bir kutlama kartını, ya da mektubunu kendi adına özel olarak gönderebilir. Ancak devletin makamından, devletin unvanını kullanarak bunu yapamaz.


Olay aslında çok basit!

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kimlerin, hangi kafaların eline geçmiÅŸ olduÄŸunun somut belgesi.
Adam açıkça “Ben Miladi Takvim’i tanımam, benimki Hicri Takvim’dir!” diyor ve tepkiler fazla olmasın diye araya bir de 2011 yılını katıyor.

Onun amiri durumunda olan SaÄŸlık Bakanı Recep AkdaÄŸ’ın kim olduÄŸu belli. Adana gibi Türkiye’nin dördüncü büyük iline getirdiÄŸi SaÄŸlık Müdürü’nün baÅŸka türlü olması beklenir mi!

Devletin tümü bunlann eline geçti… Ve Türkiye giderek İran’a, Suudi Arabistan’a dönüştü. Hatta onlan geride bıraktı!

ELİN ADAMI İŞTE BÖYLE YAPAR

TAYYIP, ne ilgisi varsa, Yunanistan BaÅŸbakanı Yorgo’yu Erzurum’a davet etmiÅŸ. Orada güzelce dostluk nutukları atacak, aklınca Yorgo’yu kafakola alacak. Niyeti bu idi. Sabah Erzurum stadında yaptığı konuÅŸmada “Yorgo ile çok verimli görüşmeler yaptık. İki ülke arasındaki iliÅŸkileri burada bir kez daha güçlendirdik” diyordu.
Fakat olay sonra öyle bir geliÅŸti ki, vallahi Tayyip’in dudakları uçukladı. Yorgo, Erzurum’da toplanan yurtdışında görevli büyükelçilerimize hitaben konuÅŸma yapmaya baÅŸladı. Birdenbire aÄŸzından ÅŸu cümleler döküldü:
“Türkiye’nin Kıbrıs’ta iÅŸgali devam ettiÄŸi sürece, AB üyeliÄŸi asla olamaz!”
Herkes şok geçiriyordu. Bunun üzerine kürsüye Tayyip çıktı. Bizim büyükelçiler onun şöyle demesini bekliyordu:
“Muhterem kardeÅŸim Yorgo, Türk Ordusu Kıbrıs’ta iÅŸgalci deÄŸildir. Türk Ordusu oraya 1974 yılında, uluslararası anlaÅŸmaların bize verdiÄŸi hak ve yetkiyle çıkmış, Türklere karşı uygulanan katliama son vermiÅŸ ve Kıbrıs’a barışı getirmiÅŸtir. Bizim ordumuzu oradan çıkaracak güç henüz dünyada yoktur. Bizi AB’ye ister alırsınız, ister almazsınız. Biz AB uÄŸruna ulusal onurumuzdan ödün verecek bir ülke deÄŸiliz.”
Ama hayır, bunları söylemedi, söylemeye dili varmadı. Ya ne dedi?
“Türkiye ne yaptı size Yorgo? Bizi istemiyorsanız bunu açıkça söyleyin. EÄŸer bizi sabırda test ediyorsanız, sabrın da bir sonu var…”

Yine alttan alıyor, Erzurum toprağında bile sevgili dostu (!) Yorgo’ya “Biraz anlayışlı ol” mesajı veriyordu. ••

Eee, ne de olsabunlann Türkiye’si “KomÅŸularıyla sıfır sorun” yaratmanın peÅŸindeydi. İşte böyle olur sıfır sorun, elin adamına rezil olursun!

Elin adamı gelip sana kendi ülkende böyle posta koyar. Ağzını açamazsın, kendini savunamazsın, ülkenin haklarından söz edemezsin.

Sadece yalvarırcasına, “Türkiye size ne yaptı Yorgo” diye aÄŸlaşırsın.

AB’ye ve Yunanistan’a yalakalık olsun diye Patrikhane’ye Bülent’i gönderip Patrik Hazretlerine saygılar sunarsınız, memlekette ne kadar yıkık kilise varsa onları ibadete açtırırsınız, sonra da vatandaÅŸa “Allah peygamber, din iman, Müslümanlık” nutukları atarsınız.
Yorgo, Tayyip’e son dersi Erzurum’da verdi… Çünkü onun, ülkesinin haklarını bile savunamayacağını, kendisine tutarlı bir yanıt veremeyeceÄŸini çok iyi biliyordu… Ve tahmini doÄŸru çıktı!


GÜLE GÜLE TANSU HANIM!

CUMA günkü yazımda Tansu Çiller’e açık mektup yazmış ve sorular sormuÅŸtum. Hanımefendi esrarengiz 11

“Kurultaya bir hafta kaldı ve sizden henüz tık yok. ÇekilmiÅŸsiniz sütre gerisine, yaslanmışsınız BoÄŸaz’daki muhteÅŸem yalınıza. Aile boyu ÅŸirketler kuruyor ve para kazanıyorsunuz. İyi de, aday olacak mısınız, olmayacak mısınız?

Bazılarına göre siz, Demokrat Parti’nin içine AKP tarafından sokulacak bir Truva Atı’sınız. BaÅŸkan olursanız kaleyi içinden fethedip Tayyip’e teslim edeceksiniz.

Allah rızası için konuÅŸunuz hanımefendi. Ya aday olunuz, ya olmayınız. Kararınızın ne olduÄŸunu artık açıklayınız. Böyle suskun kalarak, esrarengiz havalara bürünerek seçmene, delegelere ve merkez sağı temsil eden önemli bir partiye daha fazla saygısızlık sergilemeyiniz. BaÅŸkanlığa aday mısınız, deÄŸil misiniz?”

• • *

Hanımefendi Cuma sabahı benim yazımı okudu ve mecbur kaldığı için bazı gazetecileri BoÄŸaz’daki yalısına çağınp demeç verdi:

“Aday olmayacağım.”

Oh bee, valla milletçe rahatlamış olduk!

Bu ülkede baÅŸbakanlık yapmıştı. Sekiz yıllık AKP iktidarı döneminde aÄŸzını bir kez açıp da eleÅŸtiri getirmemiÅŸ, konuÅŸmamış, kocasıyla birlikte ticaret yapmıştı. Ayrıca Tayyip’in bir anlamda danışmanlığını yapmakta idi.

Ben ÅŸahsen onun DP Genel BaÅŸkanlığı’na aday olmasını ve kazanmasını çok isterdim. Gazeteci olarak elimde bol bol yazacak muhteÅŸem malzeme olurdu. GeçmiÅŸte çok yazmıştım, sıfırdan baÅŸlayıp yine yazardım!

Milletimiz belki rahatladı ama ben gazeteci olarak üzüldüm! Yazı madeni elimden kaydı gitti!

EMİN ÇÖLAŞAN / SÖZCÜ


  • orhan elmas

    sayın çölaşan yazılarınızı sürekli takip eden bir okurunuzum yazdıklarınız şeylerde sonuna kadar haklı olduğunuzdan en ufak bir şüphem yok ben bir sözleşmeli sağlık personeliyim bu hükümet yıllardır bizi süründürmekte sizden ricam bu sağlık bakanı denilen küçük recebin üstüne biraz gitmeniz onun karar alırken kimlere danıştığını ortaya çıkarmanız bakanlık büroklarıylamı yoksa başka birileriylemi bu kararlarını alıyor sizden ricam bu konuyu dile getirmeniz saygılarımı sunuyorum iyi çalışmalar

Her hakkı saklıdır.
Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
Sosyal paylaşım sitelerinde kaynak belirtilmesi ve bağlantı verilmesi yasal zorunluluktur.
Yazıların/yorumların her türlü hukuki sorumluluğu yazarlara/yorumculara aittir.

RSS Yayını

Wordpress altyapısından ve
Channel temasından yararlanılmıştır.
© 2011, İlk Kurşun Gazetesi.