Men Dakka Dukka!

Dün söylediğini bugün değiştiren siyaset adamlarına, hatta ünlü yazarlara halkımız sanki alışık değilmiş gibi…

…son bir haftadır medya; blok mu çarşaf liste mi tartışmalarına taraf olanlardan birini eleştiriyor, diğerini bu eleştirilerden koruyor.

Oysa eleştirilen de övgülere layık

görülen de dün söylediklerinden çark etti.

Örnek karşımızda: Genel başkanlığı dönemlerinde kurultaylarda blok liste uygulayan Deniz Baykal, bu kurultayda çarşaf liste uygulanmasını istiyor.

İki kez çarşaf liste uygulayacağını açıklayan Kemal Kılıçdaroğlu, bu kurultayda blok liste uygulayacağını söylüyor.

Baykal, blok listeyi daha önceleri neden uyguladığını içeren eleştirilere; “Parti dağınıklık içindeydi. Toparlamak gerekti. Üstelik genel sekreteri de ben seçmiyordum” diye karşılık veriyor.

Kılıçdaroğlu da çarşaf listeden blok listeye neden döndüğünü savunur, çarşaf listeyi vaat ederken tüzüğün blok listeyi öngördüğünü bilmiyormuş gibi konuşuyor.

Ülkemizde insanlar çabuk ve kolay “deÄŸiÅŸebiliyorlar!”…

***

Eğri oturup doğru konuşalım.

Baykal TV’lerde çarşaf listeyi savunurken kimi “tehlikelerden” söz ediyor.

Örneğin blok liste isteyenlerin CHP’yi CHP olmaktan çıkaracağına değiniyor. CHP’de eksen kaymasını gündeme getiriyor.

Blok liste ile CHP’nin “despotik, keyfi bir başkanlık sistemine gittiğini” öne sürüyor.

Blok listeyi genel başkanın kendi başına yaparak 80 üyeli Parti Meclisi’ni oluşturacağını, genel sekreteri de seçeceğini, hem de seçtiklerini azledebileceğini ve böylece partide -ABD biçimi- başkanlık sistemi uygulayacağını vurgulayarak bu görüşünü savunuyor.

İsim vermiyor ama; bu irdelemeleri bugünkü ve gelecek kadroyu suçlayıcı nitelikte.

“CHP’yi AKP’lileştirmek, marjinalleştirmek, özünden koparmamak gerektiğinin” altını çiziyor.

Baykal hem Kılıçdaroğlu’nu destekliyor hem de yeni genel başkana verilen bu yetkileri içeren, bugün uygulanan tüzüğü genel başkan olduğu dönemde hazırlatıp kurultaydan geçirdiğini unutmuş görünüyor.

CHP Genel Merkezi, Baykal’a karşı akılcı bir tutum izliyor. Bir önceki genel başkanı yanıtlayacak veya söylemlerine karşı çıkacak açıklama yapmıyor.

“Tüzüğü sen hazırladın” diyen, men dakka dukka bir karşı duruş izlemiyor.

***

Parti içi gelişmeleri izleyen delegelerin bugünün koşullarında “tehlikeleri” kurultaya taşımamaları, blok listeye destek vermeleri de doğal. Çünkü:

Bu kurultayın bir görevi var.

Kurultay; partiyi tek başına iktidara taşıyacağı sözünü veren Kemal Kılıçdaroğlu’na bu vaadini gerçekleştirmesi için köstek değil, destek olmak zorunda!

Tüzük partiye başkanlık sistemini getiriyor ve Kılıçdaroğlu’na tek başına partiye egemen genel başkan kimliği tanıyorsa.. altı ay sonraki genel seçimler öncesi bu olanağa bugün karşı durmanın anlamı yok.

Kılıçdaroğlu blok liste ile oluşturacağı A’dan Z’ye yeni kadroyla partiyi tek başına iktidara getirmek gibi büyük bir sorumluluğu üstlendiğine göre… Kurultay, bu olanağı Kılıçdaroğlu’ndan neden esirgesin?

***

Kılıçdaroğlu’nun işi elbette zor.

Parti içi çatışmaları geleceğe bırakan Kılıçdaroğlu’nu zorlu günler bekliyor..

Öyle böyle değil. Bu ülkenin yoksulluk, yolsuzluk gibi ekonomik, sosyal sorunlarını sollayan dev gibi ulusal sorunları var.

Bu sorunların çözüm yollarını seçmene anlatması, örneğin Kürt sorununu çözeceğine seçmeni inandırması gerek.

Star TV’de önceki gece ana haber bülteninde ilginç bir röportaj yayımlandı.

Bir muhabir İstanbul sokaklarında önüne çıkan kadın erkek bireylere şu soruyu sordu:

“Türkiye’nin kaç milletvekili ve kaç senatörü var?”

50’ye yakın kişiden alınan yanıtlar hayret verici.

Kameraya konuşanların hemen hepsi Türkiye’de senato olmadığını bilmiyor, üstelik 20-30 gibi senatör sayısı veriyordu.

Ya milletvekili sayısı. Tek bir kişi dışında konuşanların hemen hepsi ya 60 diyordu, ya 80! TBMM’nin 550 milletvekilinden oluştuğunu bilmiyordu.

Şaşırtıcı bilgisizlik sahnelerine bakarak halkımıza ulusal sorunlarda aynı duyarsızlığın egemen olduğundan elbette söz edilemez.

Zira halkımız PKK terörünün Kürtlerin kimi dayatmalarına dayandığını, istedikleri demokratik hakların içeriğini biliyor ve bu ülkeyi kimlerin bölmeye heveslendiğinin bilincinde.

Türkiye’nin içinde bulunduğu ortama nereden bakarsak bakalım…

…Kılıçdaroğlu zoru başarmak zorunda!


Facebook'ta Paylaş  - FriendFeed'de Paylaş
  • http://yok Erol Aydoğdu

    Sayın Deniz Baykal AKP nin iktidara gelmesini sağladı ve şimdide Kemal Kılıçdaroğlunun önünü kesmeye çalışıyor Sayın KILIÇDAROĞLU akıllı adamsa önümüzdeki seçimlerde ,Denız Baykal dan başka ona yakın olan hiç kimseyi aday yapmasın yarın öbürgün ,Kemal Beyin bunlar önünü kesmeye çalışırlar.

Her hakkı saklıdır.
Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
Yazıların/yorumların her türlü hukuki sorumluluğu yazarlara/yorumculara aittir.

RSS Yayını

Wordpress altyapısından ve
Channel temasından yararlanılmıştır.
© 2011, İlk Kurşun Gazetesi.