Reina saldırısı: Asıl hedef laiklik değil Türkiye

2016083117294015_35aa9f9254376696a198ab21169c1245Rafet Ballı

Yılın ilk gününde.

İlk saatinde.

Türkiye, İstanbul Reina’da vuruldu.

Terör zincirinin son halkası.

Bilmeliyiz: “Son” olmayacak.

* * *

Hedef: İlk bakışta laik yaşam tarzı.

Bazı kuvvetlerin mesajı bu.

* * *

Gerçekte hedefte kimler var?

Sadece son üç haftaya bakalım.

İstanbul/Beşiktaş’ta: Polisler.

Kayseri’de: Askerler.

Ankara’da: Rusya Büyükelçisi.

İstanbul/Reina’da: Yılbaşı gecesi eğlenenler.

* * *

Seçilen “hedef”lere üç ek yapalım.

Suruç ve Ankara Gar saldırıları: Hedef, HDP destekçileri.

Ankara/Güvenpark eylemi: Hedef, sokaktaki sıradan insanlar.

İstanbul/Sultanahmet ve İstiklal Caddesi: Hedef, yabancı turistler.

* * *

Örgüt hangisi?

Yine son üç haftanın bilançosu.

İstanbul ve Kayseri bombaları: PKK/TAK üstlendi.

Rus Büyükelçisi suikasti: Baş şüpheli FETÖ.

Reina katliamı: Kuşkular radikal İslamcı örgütler üzerinde.

El Nusra veya IŞİD.

* * *

Tablo bize neler söylüyor?

Bir: Terörün süreceği anlaşılıyor.

Hem de sıklaşarak.

* * *

İki: Saldırının hedefi tek grupla sınırlı değil.

Güvenlik kuvvetleri.

Sokaktaki insanlar.

Farklı siyasi çevreler.

Turistler.

Yabancı bir diplomat…

Görelim: Hedef herkes. Hedef Türkiye.

* * *

Üç: Türkiye niçin hedef seçildi?

Neden terör kampanyasına hız verildi birden?

Niçin sadece Türkiye değil, Rusya da hedef oldu?

Suriye’de olanlarla, olamayanlarla doğrudan bağlantılı.

* * *

Son üç haftada olanlar ortada.

Türkiye saf değiştirdi. İran ve Rusya’yla anlaştı.

Önce: Halep terör gruplarından kurtarıldı.

Ardından: Üç ülke Moskova bildirisini yayınladı (20.12.2016).

Suriye’nin toprak bütünlüğünü temel şart ilan ettiler.

Bildirinin arkasına kuvvet de koydular. Dediler ki “garantörüz”.

Ve: Genel ateşkes kararı alındı.

Sonuç: Kaos kuvvetlerinin öncelikle koridor oyunu bozuldu.

* * *

Dört: Laklik ve yaşam tarzı.

 

Belli ki, kavga konusu yapılacak.

Anlayalım: Konu IŞİD ve Nusra’nın boyunu aşıyor.

Asıl, büyük projeye bakalım.

Irak ve Suriye krizlerini kim çıkarmışsa…

IŞİD ve El Nusra’nın önünü hangi büyük kuvvet açmışsa…

Aynı oyun şimdi Türkiye’de.

Üstelik: Bir el çabukluğu yaptılar.

“Kaos kuvvetleri”, laikliğin bekçisi rolüne soyundu.

Türkiye’deki laik birikimin enerjisini kullanmak istiyorlar.

* * *

Beş: Kaos kuvvetleri, terörle toplumu umutsuzluğa zorluyor.

Bilincimizi esir almaya çalışıyor.

Birbirimize karşı dolduruyor: Güvensizlikle. Kuşkuyla. Öfkeyle. Düşmanlıkla.

Hesapları: İnsanımız günlük yaşamını sürdüremesin. İşine, okuluna gidemesin.

Sonuç: Çökmüş bir ekonomi. Kavgalı, yönetilemeyen bir toplum.

* * *

Altı: Türkiye’nin devleti de terörün hedefinde.

Amaçları: Devleti acze düşürmek. Yönetemez hale getirmek.

Sonuçta: Kendi projelerine tekrar teslim almak.

* * *

Yedi: AKP bünyesinde “zihniyet” sorunları var.

Yılbaşı kutlamaları üzerinden yürüttükleri söylem sorunlu.

Kaba ve yer yer tertiplere zemin sunuyor.

Bu çevreleri frenlemek yetmez.

İdeolojik muhasebe gerekli.

“Bir arada yaşamak zorundayız” söylemi çare olmaz.

Çünkü “zihniyet”i mahfuz tutuyor.

Önemli olan: “Zihniyet”in değişmesi.

* * *

Sekiz: Bir parantez açalım.
Türkiye bir FETÖ tecrübesi yaşıyor.

Devlet FETÖ’yü niçin teşhis edemedi?

Niçin “sızma”ya böylesine açık oldu?

Cevap basit.

Çünkü: Bir NATO stratejisi uygulandı.

FETÖ, devlete “dost” kuvvet olarak şırınga edildi. En başından itibaren.

Dolayısıyla: Devlet, FETÖ’yü kendisinden saydı.

Vücudun kanser hücrelerini kendisinden sayması gibi.

Bünyesini koruyacak antikorlar üretemedi.

* * *

Dokuz: Şimdi buna “İslamcı terör” eklendi.

Geçmişten gelen bir uygulama zaten vardı.

Afganistan, Çeçenistan, Bosna krizi dönemlerinden kalan.
AKP iktidarı hatayı derinleştirdi.

Suriye kriziyle devlet zaafı sistematik hale getirildi.

Radikal İslamcı örgütler “dost” kuvvet muamelesi gördü.

Bu yüzden: Devlette “İslamcı terör”e karşı antikor zayıf.

Her şeyden önce arşivi, hafızası yetersiz.

* * *

Son soru: IŞİD ve El Nusra kaynaklı terörü nasıl durdurabiliriz?

Cevap: Yeni bir ideolojik mevzilenmeye girmek zorundayız.

Bileceğiz ki:

Bir: “İslamcı” terör örgütleri emperyalist güçlerin aletleridir.

İki: Çare laiklikte. Daha etkili bir ilaç henüz üretilmedi.

Üç: Ya PKK terörü? Aynı küresel ve bölgesel denklemin içinde.

Dört: Terör bütün bölgemizde tehdit. Bölgeyle ittifakı derinleştireceğiz.

Facebook Yorumları

Bir Cevap Yazın