Selcan Taşçı: Kumpasın ilk kurbanlarıydılar; hâlâ mağdurlar

148931* Dönemin Van Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Sezgin Kanmaz, olayın özel yetkili mahkemenin değil, Hakkari Ağır Ceza mahkemesinin görevi ve yetkili olduğu tespitini yapıp, müvekkilleri serbest bırakmasına rağmen, dönemin Van Başsavcısı Kemal Kaçan ve Özel Yetkili Başsavcı Vekili İbrahim Özer, yasalara aykırı olarak davanın Van’da görülmesine karar verdi.

* İddianameyi hazırlayan Ferhat Sarıkaya, iddianamenin kendisine polis tarafından verildiğini ve 3. Ağır Ceza Başkanı İlhan Kaya’yla birlikte yazdıklarını itiraf etti.

* İddianameye sahte olduğu anlaşılan isimlerle, içeriklerinin FETÖ/PYD terör örgütleri mensupları tarafından yazıldığı anlaşılan ve TSK’yı hedef alan iftira dilekçeleri eklendi.

* (www.kerkuk-kurdistan.com ) gibi sitelerin yayınları delil kabul edildi.

* Yaklaşık on iki bin sayfalık soruşturma evrakı, CMK’nun 174. maddesine göre 15 gün içinde, BÜTÜN BELGELER incelendikten sonra kabul veya iade olunmalıyken, 3 gün içinde kabul kararı verildi.

* Savunma avukatları mazeret telgrafı yolladıkları halde, barodan müdafii istenerek yargılamaya devam edildi.

* Heyetin ihsası reyde bulunduğu açık olmasına rağmen avukatların ret talebi geri çevrildi.

* Kullanılan el bombaları konusunda bilir kişi dinlenmedi, temsili ve tatbiki keşif yapılmadı.

* Olayla ilgili görüntü CD’leri deşifre edilmedi, Seferi Yılmaz’ın telefon kayıtlarının çözümleri yapılmadı.

* Mahkeme heyeti hiçbir savunmayı, savunmanın hiçbir delilini kabul etmedi. Savcı Metin Dikeç, sanıkların cezalandırılmasını talep etti. Karar Yargıtay 9. Ceza dairesince bozuldu. Ancak… Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi görevsizlik kararı vermedi…

* İlhan Kaya’nın tayini çıkınca, gelen heyet görevsizlik kararı verdi ve dosyayı Van Askeri Mahkemesi’ne gönderdi. Askeri Mahkeme, Yargıtay’ın belirttiği bütün eksikleri tamamladı. 3. Ağır Ceza Mahkemesi Askeri Mahkeme’nin yaptığı bütün işlemleri kabul etti; bütün deliller sanıklar lehine olmasına rağmen mahkumiyet kararı, hiçbir değişiklik yapılmadan tekrarlandı.

* O dönemde, “halen FETÖ/PYD terör örgütü üyesi iddiasıyla tutuklu” 160’dan fazla üye ve savcı ataması yapılan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı inceleme gereği duymadan onanması yönünde tebliğname hazırladı ve Hakim Ekrem Ertuğrul başkanlığındaki 9. Daire tarafından mahkumiyet kararları onaylandı.

Usul ve esasa dair benzeri yığınla hukuk garabetinden sonra…

Sonuç:

Dönemin Cumhuriyet Savcıları Kemal Kaçan, İbrahim Özer, Ferhat Sarıkaya, Metin Dikeç, FETÖ/PDY terör örgütü üyesi oldukları iddiasıyla tutuklu veya açığa alındı.

Dönemin Ağır Ceza Mahkemesi Başkanları ve üye hakimler İlhan Kaya, Behçet Aşılar, Eşref Aksu, Sinan Sivri, İbrahim Önöker tutuklu.

Dönemin Yargıtay 9. Daire başkan ve üyeleri Ekrem Ertuğrul, Ahmet Toker, Hamza Yaman, Abdurrahman Kavun, Fikriye Şen tutuklu.

HSYK’nın örgüt mensubu personelin görevden çıkartılması kararında, Şemdinli Davası da bu örgütün eylemleri arasında sayılmasına ve sanıklar Ali Kaya, Özcan İldeniz ve Veysel Ateş hakkında “yargılamanın yenilenmesi” kararı bulunmasına rağmen, infazları durdurulmadı.

Avukat Yurdakan Yıldız, “7 yıldan fazladır cezaevinde bulunan” sanıklarının mağduriyetlerinin daha da ağırlaşmaması için infazın durdurulmasını talep ediyor;

İvedilikle.

***

Kuzey Kıbrıs, “Türk Cumhuriyeti” değil mi?

Okurumuz Mehmet Özaydın soruyor:

Cüneyt Özdemir, CNN Türk’te yayınlanan 5 N1 K programında, Kıbrıs görüşmelerindeki son durumu anlatırken üst üste iki kez Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti dedi. Türk demekten imtina ediyor olabilir mi?

***

Ele verir talkımı

Dün sabah bir haber kanalının, hafta sonu magazin programına katılan “Osmanlı Sultanı”, “Turistlerin, Topkapı Sarayı’ndaki Kutsal Emanetleri gezerken giydikleri kılık kıyafetleri” kınadıktan sonra bir sistem eleştirisi getirdi:

– Ticari kaygıyla bunlara izin verilmemesi gerekir!

Sonra sunucu, “Sultan” kızımıza “ne iş yaptığını” sordu.

“Osmanlı sultanlarının kullandıkları esansları, şehzade kostümlerini, sarayda içilen çay ve kahveleri vs.” pazarladıkları bir e-ticaret şirketleri ve yine “Osmanlı Saray hayatının unsurlarını” pazarladıkları bir mağaza-kafeleri varmış!

Tam da ele verir talkımı kendi yutar talkımı hali;

Ne kadar da ticari olmayan kaygılar bunlar!

***

GÜNÜN SORUSU

”Milli Birlik ve Kardeşlik Federasyonu” denilen oluşuma üye kimilerinin, 15 Temmuz ihaneti sonrası açığa alınan/tutuklanan ve mağdur olduğu iddia eden ailelere yardım için astronomik ücretler istedikleri doğru mu?

Facebook Yorumları

Bir Cevap Yazın