Hüsnü Mahalli: Gelin uzağa gidelim!

Kl7QGBArjantin’in solcu devlet başkanı Cristina Fernandez Kirchner’in 25 Eylül 2014’te BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma çok tartışıldı.

Salonda bulunan Obama’nın gözünün içine bakarak Başkan Kirchner bakın ne demişti:

“Geçen yıl toplandığımızda Esad rejimini terörist olarak değerlendirip ona karşı olanları devrimci görüp desteklediniz. Şimdi ise dün devrimci dediğiniz radikal İslamcılara karşı savaş açmış durumundasınız. IŞİD ve El-Nusra’nın elindeki silahların izini kim sürebilir? Büyük güçler çok kolay dost ve düşman kavramını değiştiriyor. Teröristler dost dostlar çok kolay terörist oluyor. Hizbullah’ı terörist örgütler listesine koymuştunuz ama sonradan Lübnan’da geniş tabanı olan saygın siyasal bir yapı olduğu anlaşıldı. 1994’te Buenos Aires’te İsrail Elçiliği’ne yönelik saldırıda İran parmağı aradınız ancak öyle olmadığı kesinleşti. Arap Baharı’nı Tunus, Libya ve Mısır’da başlatarak radikal İslamcıları kendi elinizle o ülkelerde iktidara getirdiniz. Bölge halklarının özgürlüklerini gasp ettiniz. Bugün ise burada IŞİD’e karşı BM kararı çıkartmak için toplandık oysa IŞİD’in bazı BM Güvenlik Konseyi üyelerinin gözetiminde dostları tarafından kurulduğunu herkes biliyor’…

O gün dünyanın onurlu tüm insanları heyecanla bu konuşmayı yürekten alkışladı.

ABD ve müttefiki emperyalist ülkeler bu sözlere çok kızdı.

Kirchner bir ara “CIA beni öldürmek için plan yapıyor” dedi.

CIA Kirchner’in öldürmedi ama Aralık 2015’te görevi biten Kirchner’in yerine sol adayın kazanmaması için milyarlarca dolar harcadı ve sağın adayı Macri’nin kazanmasını sağladı.

CIA Latin Amerika’’ya yeniden dönmüştü hem de en önemli ülke Arjantin kapılarından.

İkinci kapı Venezuela’dan.

Uluslararası anti-emperyalist mücadelenin sembolü haline gelen Chavez’in ölümünden sonra başkan seçilen Maduro şimdi zor durumda.

CIA Aralık 2015’te yapılan parlamento seçimlerinde muhalefetin kazanması için bütün parasal, medya ve karanlık güçlerini seferber etti.

Suudiler tarafından düşürülen petrol fiyatlarının neden olduğu ekonomik ve mali sıkıntıları seçim malzemesi olarak kullanan muhalefet zafer kazandı.

Muhalefet şimdi Maduro’yu görevden almak ya da orduya darbe yaptırmak için plan ve hazırlık yapıyor.

Tıpkı Brezilya’da olduğu gibi…

Uzun tartışma ve kavgalardan sonra Parlamento Devlet Başkanı solcu Dilma Rousseff’i görevden aldı.

Peki, Rousseff’in suçu neydi?

2014 seçimlerini kazanmak için bütçedeki cari açığı düşük göstermiş.

Vay anasına! CIA için bahane gerekmez. Rousseff, Kirchner ve Maduro gibi ABD ve emperyalist ülke ve güçlerini çok korkutmuştu.

CIA rahat duramazdı.

1973’te Şili’de duramadığı gibi…

Halkın oyu ile seçilen Allende’yi faşist darbeyle devirdi.

Öncesinde ve sonrasında Nikaragua, El Salvador, Guatemala ve komşularında faşist iktidar ve güçlere verdiği destek.

Özetle CIA ve ABD’nin Latin Amerika’daki geçmişi çok kanlı.

Kanla beslen bir geçmiş kolay kolay unutulmaz ve alışkanlıklarından kurtulunamaz.

Obama’nın Küba açılımı bireysel olarak hoş görülebilir ama CIA o ülkeyi karıştırmak için mutlaka karanlık plan hazırlıyordur.

CIA Ortadoğu’da olduğu gibi ‘Latin Amerika Baharı’nın hazırlıklarını yapıyor.

Bakalım orada ne tür bir IŞİD yaratacak?

Hıristiyanlar’dan IŞİD çıkar mı bilinmez ama CIA’nın ‘kontra’ları hazırda bekliyorlardır.

Nikaragua ve Şili’de olduğu gibi Suudiler’in parası onlara da yeter.

‘Yahudi’ Netanyahu’ya 80 milyoncuk dolar gönderen ‘en hakiki dost ve müttefikimiz’ Kral Selman, Latin Amerikalı ‘Hıristiyan’ kardeşlerine elbette çok daha fazlasını gönderecektir.

Çünkü Latin Amerika ülkelerinde milyonlarca Arap kökenli insan yaşıyor.

Ve bunlardan biri Rousseff’in yerine geçirilen Michel Temer.

Adamcağız uzun süre CIA için muhbirlik yapmış CIA parasıyla zengin olmuş ve şimdi de CIA gücüyle başkan oldu.

Önce zengin sonra da başkan olmak isteyenlere duyurulur.

yurt

Facebook Yorumları

Bir Cevap Yazın