Mustafa Kemal Tığcıoğlu: ZOR OLAN GÜZELDİR

1016948_437462433066168_1404730478_nDünya üzerindeki bütün sorun şu emperyalistlerdir.
Bütün sorun kapitalistlerdir.
Bunlarla işbirliği yapılırsa varılacak yer ülkemizin sömürgeleşmesidir.

Bu nedenle bunlara set çekmek gerekmektedir.
İç ve dış borç sarmalına dolaşan hükümetler bunlara teslim olmaktan ve işbirliği yapmaktan başka çare bulamadılar.
Çünkü işin kolay tarafı buydu.

Zor olan neydi?
Zor olan mücadele etmekti.
Bunlar mücadele edemediler.

Çünkü çapları bu kadardı.
Peki;
Nasıl mücadele edeceklerdi?

Alacaklardı kazmayı küreği ellerine vuracaklardı bizimle bir sorunların beline beline.
Biz uğraşıp didinirken seyretmeyeceklerdi öyle bön bön sırça köşklerinden.

Bunların al birini vur ötekine.
Bunlar sıkıştıklarında atarlar imzayı alırlar parayı.

Günü gelip de o paranın taksitlerini ödemek gerektiğinde ellerinde bir şey kalmamıştır.
Çünkü yemişlerdir o parayı.

Yoksa o gemiler,uçaklar,fabrikalar,hastaneler vb. nasıl alınacak.
Para olmayınca akla ilk gelen nedir?
Tabii ki,zam.
Daha dün her şeye zam yapmadılar mı?
Bakın yeni zamlar kapıda.
Halkın üzerinden ülke yönetmek.
Oh ne ala memleket.
Şu gericiliği bırakacak ilerici olacaksın,ilerici.
Bak o zaman neler oluyor.

Beğenmedikleri o Koca Türk ne demişti: BENİM DÜŞMANIM MİLLETLER DEĞİL,ONLARI ÇÜRÜTEN KAPİTALİZM VE EMPERYALİZMDİR.
Atatürk aşkına,insanlık aşkına vurun kapitalizme,vurun emperyalizme.
Ezilmek istemiyorsanız,yenilmek istemiyorsanız var gücünüzle vurun.
Vurun ki doğrultamasın bir daha belini.

Bunları yazıyoruz,söylüyoruz diye kuşkulu insanlar arasına girebiliriz veya bizi öyle düşünenler çıkabilir.
Ama unutmayalım ki,Atatürk de bir zamanlar kuşkulu insanlar arasındaydı.
Başıma bir iş gelir diye düşünmemişti.
Emperyalizme,kapitalizme,Ortaçağcılara ve işbirlikçilerine derslerini vermişti.
Ve şu anda üzerinde yaşamaktan onur duyduğumuz vatanımızda o şanlı TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’ni kurmuştu.

Hem de kimilerinin karşı çıkmasına rağmen.
Teslim olmamıştı.
Teslim olmak için bir neden bile görmemişti.

Kime ve neye teslim olacaktı ki?
O teslim olmazdı,zulme boyun eğmezdi,başı dik onurlu bir insandı.
Ülkesinin insanlarınında başının dik ve onurlu olmasını istiyordu.

Düşünelim bakalım.
Biz o zamanlar mı başı dik ve onurluyduk yoksa şimdi mi başı dik ve onurluyuz?
1939 yılındaki Erzincan Depreminde cezaevi yıkılıyor ve mahkumlar etrafa dağılarak depremden zarar gören insanlara yardım ediyor.
Sonra cezaevine geri dönüyorlar.
Van depreminde de cezaevi yıkılıyor ve mahkumlar kaçıyor.

İşte fark.
O zamanların mahkumunun bile başı dik ve onurlu.
Kimliksizleştirilmek.
Ah ne kadar acı.
Hele sürüye katılmak.
Hepsinden acı.

Sürüye katılmamak için inadına ATATÜRK,inadına CUMHURİYET.
İnadına özgürlük,inadına direnç.
Son söz:Emperyalizmin ve kapitalizmin yarattığı insanlara bir göz atın.
Göreceğiniz manzara şu olacaktır:Hepside çıkarcı,bireyci,tezgahçı,sinsi,ahlak yoksunu ve arsızdırlar.
Bu sistem bitirilmeli.

Hem de elden gelen her şey yapılarak.

İLK KURŞUN

Facebook Yorumları

Bir Cevap Yazın