BOZUK SÜT MAYA TUTMAZ

1724251_10152181842762438_1708076106_nHenry Alfred Kissiger.
Bakın ne demiş,zamanın birinde.
‘Kendi içimizdeki hainleri en ağır şekilde cezalandırırız.Başka ülkelerinkini ise el üstünde tutarız.’
Bütün ülkelere ve ezilen halklara bir kez daha duyurulur.
Gördünüz mü olay neymiş.
Olay başka ülkelermiş.
Olay Türkiye imiş.
O nedenle ülkemiz üzerinde oynanan oyunu gör kardeşim.
Oyun atalarımızın yedi düvelle savaşarak kurduğu Cumhuriyetimizi ortadan kaldırmak ve laikliği tasfiye etmek oyunudur.
Bu oyunun senaryosu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bir türlü tanımayan Amerika’ya, taktiksel uygulamaları da içimizdeki hainlere aittir.

Çünkü öyle söylüyor Amerikalı.
Bu topraklarda özgür ve başı dik yaşamak istiyorsan oyunu gör.
Bu oyunu gören vatanseverlerin yanında yer tut ve safları sıklaştır.
Emperyalizme,kapitalizme bağımlı olma, yoksa önüne senaryo koyarlar.
Sana sadece rol yapmak düşer.
Yani para alırsan emir de alırsın örneği.
Emperyalizme ve kapitalizme kafa tutmak öyle her babayiğidin harcı değildir.
Bunu ancak vatanseverler başarabilir.
Öyle her yürek vatan aşkıyla yanmaz.
Bedel ödemez.
Vatan aşkı maya gibidir.
Sütü bozuk olanlarda tutmaz.

Vatan aşkıyla yanıyorsan eğer ,vatanına karşı kötülük düşünemezsin.
Ve seni satın alacak para henüz icat edilmemiştir.

Ve de kuruş yüzünden duruşunu bozmaz bir vatansever.

Aslolan ülkemizin güvenliğidir.
Bölünmez bütünlüğüdür.
Bir çakıl taşının bile çok değerli olduğu gerçeğidir.
Çıkarlarıdır halkımızın,refahıdır,yarınlara güvenidir.

Gerisi koskocaman bir hiçtir.
Politikacı esnafının kişisel çıkarları ile partilerinin çıkarları, vatanın çıkarları üstünde asla ve asla olamaz.
Bunların çıkarlarının canı cehenneme.
Biz vatanımızın ve halkımızın çıkarlarına bakalım.
Atatürk’ü,silah arkadaşlarını,şehitlerimizi ve gazilerimizi örnek alalım.
Onlar vatanın çıkarları için savaştılar.
Kendi çıkarlarını düşünselerdi, savaşmalarına ne gerek vardı.
Ne gerek vardı vatan toprağını kanları ile sulamaya.
Kollarını bacaklarını cephelerde bırakmaya.
Teslim olurlardı,olur biterdi her şey.

Ve onlar hep uyanıktılar.
Bir tas mercimeğe talim ettiler ama uyanıktılar.
Bilirlerdi ki; insanın görevi koyun gibi uyumak değil vatanını savunmaktır.
Vatan için.
Namus için.
Emek için.

Böylece bize de şunu öğrettiler.
İnsanın görevi yönetime gelen kim olursa olsun takibe almaktır.
Görür ki yönetim yanlış işler yapmakta.
Vatanın çıkarlarına zarar vermekte.
Birileri gönderdeki bayrağımızı indirmekte.
Birileri vatan hainleri ile pazarlıkta.
Birileri çalıp çırpmakta.

Birileri ‘Milletin a… koyacağız demekte.
Birileri Amerika ile iş tutmakta.
Ya da bir başkası fabrikayı, tarlayı,bağı,bahçeyi birilerine peşkeş çekmekte.
Birileri de öküzün trene baktığı gibi bakmakta.
İşte o yönetimin uykusunu kaçırma vakti gelmiştir.
Bayraklar ellerde,İstiklal Marşı dillerde,Bursa Nutku yüreklerde.
Ayağa kalkmaktır insanın görevi.
Ayağa kalkınca meydanları doldurmaktır.
Meydanlarda rüzgarlar estirmek,vatana sahip çıkmaktır.
O rüzgarların önüne katmaktır haini,vatansızı,Atatürk düşmanı bayraksızı.

Mustafa Kemal Tığcıoğlu
İLK KURŞUN

Facebook Yorumları

Bir Cevap Yazın