Banu Avar: EKMEL BEY ve DİĞERLERİ…

EKMEL BEY, BADANİ, OBAMA VE UPSHAW!

2 yıl önce 2012’de İslam İşbirliği Örgütü evsahipliğinde Dünya İslam Forumu toplanmıştı. Başkanlığını Ekmeleddinİhsanoğlu’nun yaptığı Forum’un açış konuşması için kürsüde ilginç bir isim vardı: Durriya Badani. Böylesi önemli bir toplantının açılışını yapan bu isim, Kemal Derviş’in de yönetiminde bulunduğu Amerikan‘demokrat’ düşünce kuruluşu Brooking Enstitüsü’ndendi ve ‘ABD ile İslam Alemi İlişkileri Projesi’eşbaşkanı idi.

Kürsüye gelen ikinci konuşmacı , Katar‘ın ABD büyükelçisiMohamed bin Abdulla Al-Rumaihi idi.
Üçüncü konuşmacı daha da önemli: RashadHussain, İslam Konferansı Örgütü’nün ABD özel elçisi. Hussain, bu göreve 2010’da Obama tarafından atanmıştı.

1969’dan beri İKÖ ve ilişkili toplantılarda kürsüye çıkan isimlerin hemen hepsi İslam aleminde ‘CİN’lik yapan isimlerdir. Özetle, Dünya İslam Forumu ve ilgili teşkilatların tümündeki görevliler bir biçimde Amerika’daki üst düzey kurum ve kişilerle bağlantılı içindedir..

Obama’nın İslam Alemine elçi tayin ettiği RashadHussain, 2012’de Forum’daki konuşmasına ‘Arap baharı’nı güzelleyerek başlamıştı. Ele aldığı ikinci başlık, ABD- İslam alemi ilişkilerinin giderek ‘yakınlaştığı’ noktasıydı.

2012 Forumu açılışındaki son konuşmacı Ekmeleddin İhsanoğlu idi. Kendisinden önceki konuşmacılara ve katkılarına teşekkürlerini sunan İhsanoğlu, göreve geldiğinden beri Forum hedefleri çerçevesinde atılan adımları şöyle anlatmıştı. “Yepyeni bir teknik faaliyet planı, Kadın üyelerin öne çıktığı yepyeni bir insan hakları komisyonu kurulması, Örgütün, ‘kendi kaderlerini tayin edecek halkların’ söz hakkını tanıyan bir tüzüğe kavuşması, ve İslam ülkelerini sallayan ‘Arap baharı’nın meselelerinin yayılması ve yankılanması için gösterilecek çaba!”
Forum konuşmasında küresel çetenin büyük bir gayretle sahneye koyduğu ‘Bahar’ operasyonu için, İhsanoğlu şöyle demişti:
“Bu fenomen, sadece Arap dünyasına ait değildir. Tüm İslam alemi için değerlidir. Ben Ali rejimini yıkan Tunus’daki hareketten çok önce Endonezya’da da bir devrim gerçekleşmiştir….”

İhsanoğlu da diğerleri gibi konuşmasını İslam alemi ABD ilişkilerinin önemini vurgulayarak bitirmişti:
“İslam alemi ve ABD arasında daha büyük bir işbirliği ve anlayışın tesisi, Forum’un değerli hedeflerinden biridir. Ve Forum’un mesajları İslam alemi ve ABD medyası tarafından kamuya iletilmelidir.”
Ne demek mi istedik:
1.İslam Konferansı Örgütü ya da İslam İşbirliği Örgütü ya da Dünya İslam Forumu yukardaki kısa notta da, daha ayrıntılı araştırmalarda da anlaşılacağı gibi İslam ile ilgili çalışmalar değil, emperyalizmin İslam dünyasına attığı ÇENGEL ile ilgili ‘çalışmalardır.’

2. ‘Arap Baharı’ kumpası, petrol zengini İslam ülkelerinde ‘yeni bir DÜZEN’ getirmek için sahnelenmiştir. Aynı zamanda küresel ‘çeteler’ arası 3. Bir paylaşım savaşıdır.

3. ABD, Türkiye’yi NATO şemsiyesi altına alırken, 1952’de, DİNİ EĞİTİM ŞARTI getirmiştir. Türkiye’nin İslam ülkelerini DİN KARDEŞLİĞİ adı altında ABD çıkarları doğrultusunda BİRLEŞTİRMESİNİ istemiştir.

4. ABD’nin NATO’ya aldığı Türkiye’den isteği; Türk ve İslam ülkelerini ‘Ortadoğu Federasyonu’ biçiminde örgütlemesidir. Türkiye, İran, Afganistan, Irak ve Suriye ile birlikte Arabistan’ın güney bölgeleri ve Mısır’da bir Ortadoğu federasyonu oluşturulması, ve böylece 125 milyonluk bir Ortadoğu bloğunun ABD ya da Küresel şirketlerin denetimine girmesi gerektiği birçok raporda yeralmıştır. Bkz: Türkiye’nin siyasi İntiharı ;Cengiz Özakıncı.

5. ABD’deki ‘TEK DÜNYA DEVLETİ’ hayalcileri, yıllardır tüm uzantılarıyla bu amaç için yani SAHTEİSLAM’ı, ‘islam olmayan bir islam’ı dayatarak Türkiye’yi ABD’nin Ortadoğu maşası olarak kullanmak amacındadır.Tam da bu nedenle ABD hala Lozan Anlaşmasını kabul etmemiştir!

6. ÖNEMLİ NOT: Bu hedefler çerçevesinde, Türkiye’ye Cumhurbaşkanlığı’nı HALK’ın seçeceği yalanı yedirilmiştir. Lütfen sadece 1 dakika düşünün… Cumhurun başı en iyi adam olsa bile, altında sağlam duracak TOPRAK yani MİLLET yoksa, gerçekten örgütlü ve Hak müdafaasına hazır bir CUMHUR mevcut değilse, ANAYASA bir kenara atılmış ve hiçbir hükmü fiilen uygulanamıyorsa , bir Cumhurbaşkanı adayı üzerinde bu kadar oy’alanmak, ancak, mehdi veya Godot’yubeklemekle, akılsızlıkla, gerçek gündeme ilgisiz olmakla tanımlanabilir…

BAŞIMIZA ÖRÜLEN ÇORAP OLDUKÇA ESKİDİR. Gazi Paşa 1927’de NUTKU yazarken,ABD Temsilciler Meclisi üyesi Dwight Upshawağzından köpükler saçarak şöyle haykırıyordu:

“ (Türkler), Dünya parlamentolarını Türkzaferi’ni kabule ikna ettiler! Büyük sermaye grupları, ticaret erbabı, ve bazı din temsilcileri bile Türkiye’yi, uluslararası bir konuk durumuna yücelterek, Amerika’yı yüksek ülkülerinden uzaklaştırmada birleştiler!”

Ağızlarıyla söylemişler! Mustafa kemal Atatürk önderliğinde bu milletin kazandığı zafer, emperyalizmin Ortadoğu ve Asya hayallerini yerle bir etmişti.
Öfkeleri bundandır. Ve bıkmadan usanmadan 80 küsur yıldır , bu cumhuriyetin altını kazma faaliyetini ÖZEL METODLARLA yürütmekteler..
Şimdi, Cumhurbaşkanı, bakanlar, meclis, muhalefet liderleri, özerk bölge eş başkanlarını atama aşamasındalar…
Gün sahte gündemlerden kafamızı kaldırma zamanıdır.

Banu AVAR
26.06.2014

Facebook Yorumları

Bir Cevap Yazın