ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan’ın Son kulis adlı internet sitesindeki söyleşisi ADD tabanında tepki yaratmıştı. ADD Yönetiminden tepkilere karşı açıklama yapıldı…ADD yönetimi tepkileri dernek içi muhaliflerin örgütlediğini savundu…Açıklama aynen şöyle:
Kamuoyuna Duyuru-28.04.2012
Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Sayın Tansel Çölaşan ile 17 Nisan 2012 günü yapılan ve öncelikle www.sonkulis.com adlı internet sitesinde yayınlanan röportaj; farklı kesimler, yandaş köşe yazarları ve Atatürkçü Düşünce Derneği’nin önümüzdeki genel kurulunda yönetime aday olmayı düşünen, Atatürkçü düşünceyi savunuyor(MUŞ GİBİ) görünen kimi üyelerimiz tarafından çarptırılarak dile getirilmekte, bu bağlamda Derneğimiz ile sanal Ergenekon davası arasında ilişki kurmaya heveslenilip Genel Başkan Sayın Tansel Çölaşan linç edilmek istenmektedir.
Bu açıklamada, Sayın Genel Başkan adı geçen internet sitesinde yayınlanan röportajında; Türkiye’de devlet ve toplum yapısındaki hızlı değişimi ifade etmektedir. Çünkü önceki yıllarda Atatürkçü Düşünce Derneği’nin etkinliklerine devlet memurları ilgi göstermekte, hatta Şubelerimizin açılışını valiler, kaymakamlar yapmaktaydı. 2002 yılına kadar devlet bütçesinden “kamu yararına çalışan dernekler” için verilen ödenekten yararlanılmakta, Kültür Bakanlığı tarafından derneğimizin yayınları alınmaktaydı. Ayrıca; Cumhuriyete gönül veren varsıl yurttaşlarımızca da küçümsenemeyecek ölçüde bağışlar yapılmaktaydı.
Bugün gelinen noktada ileri demokrasi safsatalarıyla Anayasa’da ve yasalarda yapılan keyfi değişiklikler, sanal ceza davaları ve hukuka aykırı olarak verildiğini düşündüğümüz kimi yargı kararlarıyla oluşturulmaya çalışılan korku imparatorluğu aracılığıyla, Atatürkçü Düşünce Derneği ve benzeri demokratik kitle örgütleri itibarsızlaştırılmaya ve marjinal gibi gösterilmeye çalışılmakta, tüm devlet kadroları iktidar yandaşı haline getirilmektedir.
Yine iyi gün dostu (!) bir takım statükocu varsıl kesimin, bu olumsuz ortamdan etkilenerek köşelerine sindiklerini de görmemiz gerekmektedir. Dolayısıyla bu koşullar altında mücadele devrimcilerle sürdürülecektir.
Bilinmelidir ki Atatürk; sadece “bağımsızlığımız tümüyle tehlikeye düşmüş Türk Ulusunu ve yurdumuzu emperyalist güçlerin işgalinden kurtaran bir büyük asker değildir” O, ulusal egemenliği gerçekleştirerek Türkiye Cumhuriyetini kuran, tüm insan hak ve özgürlüklerinin, demokratik hukuk devletinin ve çoğulcu demokrasinin yolunu açan, ikinci sınıf durumundaki Türk Kadınını eşit yurttaş yapan, “Yurtta barış, dünyada barış” diyen büyük ve çağdaş devlet adamıdır.
Bu düşünceleri yok etmek için yapılan tüm sapkınlık ve tertipler amacına ulaşamayacaktır.
Kaldı ki, Derneğimizin yasadışı korkunç geliri olsa idi, İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığının 2008 / 1756 sayı 29.08.2008 tarihli yazısıyla (önceki Genel Başkanımız Sn. Şener Eruygur’un gözaltına alınmasından sonra) Derneğimize ait karar, kayıt, gelen -giden evrak kayıt defterleri, harcama belgeleri, banka hesap ekstreleri tümüyle istenmiş ve Derneğimizce isteyen makama 14.09.2008 tarihinde eksiksiz teslim edilmiştir. Bugüne kadar söz konusu belgeler ilgili makamca Derneğimize iade edilmemiş, ÖNEMLİSİ; bu kayıtların incelenmesiyle ilgili herhangi bir usulsüzlük saptanmadığı için dava açılmamıştır.
Yetmedi, dernek Genel Merkezinin 27.09.2010 – 28.10.2010 tarihleri arasında denetlenmesinden sonra, sonuç raporu istememize karşın gönderilmemiş, ancak; birkaç bürokratik işlem konusunda daha dikkatli olmamız, Ankara Valiliği İl Dernekler Müdürlüğünün 20.12.2011 gün/ 6960 sayılı ve 21.12.2012 gün/ 6961 sayılı yazılarıyla bildirilmiştir.
Kısacası her nekadar kimi Derneğimiz karşıtı kişiler tarafından ısrarla “suç örgütü” gibi gösterilmeye çalışılsak da, Devletin resmi belgeleri böyle bir olgunun bulunmadığını açıkça bildirmektedir.
Unutulmamalıdır ki, yabancı fonlardan yararlanmayı şiddetle reddeden Derneğimizin kuruluşundan bugüne dek, en önemli gelir kaynağı özverili üyelerinin aidatları ve bağışları olmuştur.
Hem Devrimci ve Kemalist olduklarını iddia edip, hem de her fırsatta Derneğimize saldıranlarla aynı cepheye düşenlerin, artık ve acilen “nerede durduklarını” sorgulamaları gerekmektedir.
Gerisi lafı güzaftır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Atatürkçü Düşünce Derneği
Genel Merkezi


