Rifat Serdaroğlu: İBRETLİK KONUŞMALAR

“Bağımsız Yargı”mızın üst düzey iki başkanının beyanları, Türkiye’de yaşamakta olduğumuz hukuksuzluğun milletin gözüne baka baka bir kez daha ilan edilmesinden başka bir şey değildir.
Türkiye’de Cumhurbaşkanı’nın ne zaman, ne şekilde ve ne kadar süre ile seçileceği şu an bile bilinmemektedir. Anayasa’da yazmasına rağmen iktidar, yasa ile Anayasa’nın üstüne çıkmış ve hukuk tanımazlığını yine göstermiştir. Başkan Kılıç, bu konuda yapılan itirazı mahkemenin gündemine alıp karara bağlayacağına, geçmişte ki mahkeme başkanlarını iktidarlara “çelme takmakla” Yargıtay Başkanı da “Düşman” olmakla suçlamaktadırlar !…

Anayasa Mahkemesi Başkanı İktisatçı Kılıç;

“Anayasa Mahkemesi, millet iradesini temsil edenlere(iktidara) çelme takma yolu değildir”

Yargıtay Başkanı Nazım Kaynak;

“Devlette sistem yasama, yürütme ve yargı şeklinde, üç ayak üstüne kurulmuş. Bu erkler uyumlu halde çalıştığı zaman devlet de yükselecek, ülke de harekete geçecek. Bizden önceki arkadaşları suçlamak istemiyorum ama sistem o hale gelmiş ki yasama, yürütme, yargı ‘hısım’ şeklinde değil de

‘hasım’ şekline düşmüştü. Biz bu üç erk arasındaki hasım olmayı kaldırdık. Hısım olma şekline dönerek bu ülkeyi kalkındırmayı hedefliyoruz…”
Hasım: Düşman
Hısım: 1; Soyca veya evlilik sonucu aralarında bağ bulunanlardan her biri, akraba.
2; Dede ve nineleri bir olanlardan her biri.

*Türkiye bir hukuk devletidir. Mevkii, makamı ne olursa olsun hiçbir kimse kaynağını Anayasa’dan almadığı bir yetkiyi kullanamaz. Anayasa ve Yasaların kendilerine yüklediği sorumluluktan da kaçamaz. Kayıtsız şartsız egemenliğin sahibi olan Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.(Anayasa Md 6)

*Anayasa Mahkemesi Başkanı, Türkiye’nin bir “Hukuk Devleti” olduğuna inanıyorsa, başkanı bulunduğu ülkenin en yüce mahkemesinin görevleri arasında ne iktidarlara çelme takmak, ne de iktidarların yaptıkları hukuksuzlukları görmezden gelmek olmadığını bilmesi gerekir.
Anayasa Mahkemesi, kimin başkanlığı zamanında, “iktidarlara çelme takılan” bir yer idi? Başkan Kılıç bunu açıklamak zorundadır.
Mahkemenin görevi; Anayasa’ya uygun olarak önüne gelen konuları süratle karara bağlamaktır.
Hukukçu olmayan bir başkanın, kendisinden önceki mahkemeleri çelmecilikle suçlaması, hem hukuk hem de insanlık açısından çok ciddi bir hatadır…

*Yargıtay Başkanı Kaynak da kendisinden önceki başkanları, iktidarlara hasım(düşman) olmakla suçlamış ve kendisinin AKP İktidarı ile “hısım” olduğunu söylemektedir. Hısım kelimesinin sözlük anlamını yukarıya yazdım. Başkan Kaynak, bildiğimiz kadarıyla Bülent Arınç’ın okul arkadaşıdır.

Fakat, AKP İktidarından kimlerle ve nasıl bir evlilik bağı kurdu da, bunlarla akraba oldu?

Ya da kimin dedesi, kimin ninesi ile birlikteliği var? Bunu açıklaması şarttır….

Bu söylenenler, bir lise öğrencisinin bile söylemeyeceği sözlerdir. Yargının üst kurumu olan Yargıtay’ın İktidarlarla düşman veya akraba olmak gibi bir görevi yoktur, olamaz.

Önüne gelen davaları, kişi-akraba-eş-dost-hasım-hısım- etnik köken- din-dil farkı gözetmeksizin yasalara göre değerlendirmek, bağımsızlık ve tarafsızlıktan bir milimetre olsun ayrılmadan hakça karar vermek, yargının öncelikli görevidir.

Böyle önemli makamlarda bulunan devlet görevlilerinin, ağızlarından çıkan her kelimeye dikkat etmeleri gerekir. Yıpranan sadece kendi isimleri değildir. Bu tarz konuşmalar Türk Milletinin güzide ve göz bebeği kuruluşlarını da zedeler. Bu koltuklar kimseye sonsuza kadar verilmemiştir. Kılıç ve Kaynak bugün varlar yarın yoklar, fakat bu kurumlar Türkiye Cumhuriyeti Devleti durdukça var olacaklardır…

“Mahkeme, kadıya mülk değildir” sözü boşuna mı söylenmiş !…

Sağlık ve başarı dileklerimle 28 Nisan 2012

İLK KURŞUN


  • Halidee

    Sayin Serdaroglu kaleminize, iyiniyetinize, kisiliginize halal olsun.
    Sizi onbin km oteden okumadigim gun olmuyor.
    Allah sizin gibilerini basimizdan eksik etmesin.

  • esmer günler

    AYM ve Yargıtay Başkanları bağımsız ve
    tarafsız yargının mensupları olduklarını
    unutarak iktidarın memuru olduklarını
    göstermişlerdir.Artık kendilerini saklamaya
    bile gerek görmüyorlar.
    Anlaşılan kadıya mülk olmayan mahkeme
    çoktan iktidarın mülkü olmuş!
    Dolayısı ile,adalet devletin temelidir
    anlamına gelen ‘Adalet mülkün temelidir’
    sözünü bundan böyle,adalet iktidarın temeli
    olarak anlamak gerekmektedir.

  • Ihsansahidnoz

    %40 la millet iradesine celme takma yeri degilde %60muhalif kesimi elense cekip alasagi etme yerimi gulun bulbulu layik olmadigi yerlere gelenlerin layik olmadigi yere getirdiklerinden ne bekliyordunuz ne diyecekti anayasa mahkemesi sayet %90 oyla dahi olsa iktidar olmus bir partinin zumrenin cogunlugun koruyucu kollayicisi degildir anayasaya karsi her turlu iktidar yasamalarinin digermuhalif %10 kesimin de haklarini koruyup kollamasini gozetir cogunlugun azinliga baskisina izin vermez tum toplumun mahkemesidirmi diyecektikurumlar zedelenir diyorsunuz zaten asil gorevleri zedelemek degilmi yoksa hukukcu olmayanin ne isi var orada tamamen siyasi bir zat degilmi kendisi islamci siyasetten gelme degilmi oraya getiren kaslari cok guzel diyemi getirdi dedikya artik acik ruh sagligi merkezinde yasiyoruz normal hic bir sey birakmadilar isgal oncesi her seyi anormallestireceksin normal kavraminin yerine anormalligi normallestireceksin yapilanlarin farkedilebilirligi kalmasin

Her hakkı saklıdır.
Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
Sosyal paylaşım sitelerinde kaynak belirtilmesi ve bağlantı verilmesi yasal zorunluluktur.
Yazıların/yorumların her türlü hukuki sorumluluğu yazarlara/yorumculara aittir.

RSS Yayını

Wordpress altyapısından ve
Channel temasından yararlanılmıştır.
© 2011, İlk Kurşun Gazetesi.