Yasaklar

Deniz Som

12 Haziran 2009

BU işin şakası yok. İslam âleminin son halife adayı Fatih Sultan Recep, partisi AKP’ye “ak parti” demeyenleri edepsizlikle suçladıktan sonra hükümetin emrindeki zevat kolları sıvadı ve AKP’ye ak parti demeyenlerin peşine düşüverdi. Örneğin mesela sultan hazretlerinin Bitlis’teki valisi “işin aslı öyle değildi de şöyleydi” gibi laflar ettiyse de AKP’ye AKP dediği için bir öğretmen hakkında resmen soruşturma başlatıldı.

Osmanlı artıklarının “ulu hakan” dediği Abdülhamit biliyorsunuz, muhteşem burunlu bir zatı şahaneydi ve ajanlarının ihbarlarıyla yaşardı. Burun sözcüğünün geçtiği her yerde kendinden söz edildiği vehmine kapılırdı. Sonunda, zaten sansür altındaki gazetelerde burun sözcüğünün kullanılmasını hepten yasaklamıştı.

Madem tarih tekrardan ibaretmiş o halde, sultanın valilerine, müftülerine, polis şeflerine, imamlarına, ulemalarına fazla mesai yaptırmadan kendi göbeğimizi kendimiz keselim:

Bundan böyle…

Sultanın arkadaşlarının kurduğu Deniz Feneri ile sultanın biricik partisinin adı yan yana getirilemez. Deniz Feneri’nin ampulü ile sultanın biricik partisinin amblemi olan ampul arasında uzaktan veya yakından en küçük bir ilişki kurulmasını çağrıştıracak düşünce kırıntısının üretilmesine izin verecek cümle kurulamaz. Herhangi bir otomobil arızasına acil müdahale gerektiğinde, çevredekilerin duyacağı bir ses tonuyla “balyoz getirin” diye yardım istenemez. Her türlü cümle içinde kullanılırken, hafif bir tebessüme neden olacak şekilde pırlanta, pırlantacık, gemi, gemicik, altın, altıncık, damat, damatçık, dünür, dünürcük, kredi, kredicik kelimeleri kullanılamaz, kullanılmasına teşebbüs dahi edilemez.

Dayı, kabadayı, bitirim, Kasımpaşalı, ulan, lan, yıkıl karşımdan, çekil önümden, ananı da al git, ben sana sen diyor muyum gibi lafların kullanılması, sultanın ibrikçibaşısından pullu dilekçeyle alınacak özel izne bağlıdır. Bu lafları izin almadan kullananların Ergenekon dalgasına tutulmaları kaçınılmazdır. Aşağıdaki kelimelerin kullanılmasına kısmen izin verilmekle birlikte iki sayfalık bir yazı veya 10 dakikalık bir konuşma içinde bir kereden fazla kullanılması kesinlikle yasaktır: Kriz, teğet, işsizlik, icra, iflas, intihar, yoksulluk, açlık, dış borç, iç borç.

Ferman sultanımızındır. Allah sultanımızı başımızdan eksik eylemesin.

Mayınlı tarlaların insanları

SINIRLARDAKİ mayınların temizlenmesi konusunda Ahmet Önen, başka bir açıdan fakat aynı zamanda son derece insancıl bir yaklaşım öneriyor:

“Bir ülkenin sınırlarındaki mayınları asker döşer ve bırakır. Bundan oluşacak tehlikelerden ise siviller, sınır ticareti yapanlar, kaçakçılar etkilenir. Mayın temizleme söz konusu olduğunda asker, siyasetçi, bu konuda bilgisi olan olmayan herkese bir şeyler soruldu. İlgili ilgisiz herkes kafasına estiği gibi konuştu.

50 yıldır bu en kalleş tuzaklar arasında köşe kapmaca oynayan, bu uğurda kolunu, bacağını, sağlığını kaybedenler insan yerine koyulup, fikirleri soruldu mu? Kim bilir, belki de en ucuz, en makul, en mantıklı fikirler onların kafalarında gizlidir. Olası depremde uyaracağı savıyla evlerinin oturma odalarında tavuk besleme fikri üreten bu toplum, kim bilir mayınların arasından süzülüp gitmek için ne pratik çözümler yaratmışlardır. Havanın bozacağını bir meteoroloji uzmanı kadar, belki de ondan daha iyi, ömrünü balıkçılığa, denizciliğe adamış yaşlı reisler bilir. Toplumu otomatik oy makinesi dışında, fikirlerinden yararlanılabilecek bireyler olarak görmeye başladığımız gün, sorunlarımızın yarısından çoğunu çözmüş olacağız. Bunun için bir yerlerden başlanmalı. O gün, bugün neden olmasın?”

Ense

Mustafa Yılmaz: “Sen seni bil sen seni; sen seni bilmezsen dokunulmazlığın kalktığında patlatırlar enseni!”

Yağmur Deniz

RTÜK’ün

yeni işlevi:

Şaibeleri aklama merkezi!

Çakı

Engin Balım: “Recep, cebinde niye çakı taşıyor? Çakı gibi olduğunu göstermek için mi yoksa edepsizlik edenlerin dilini kesmek için mi!”

Bol

Uğur Pamuk: “Rahşan Ecevit, yeni parti kuracakmış. Partinin adı Demokratik Bol Parti olsun!”

Nazi Almanyası’nda papaz Martin Niemöller’in günlüğünden: “Önce sosyalistleri topladılar, sesimi çıkarmadım; çünkü ben sosyalist değildim. Sonra sendikacıları topladılar, sesimi çıkarmadım; çünkü sendikacı değildim. Sonra Yahudileri topladılar, sesimi çıkarmadım; çünkü Yahudi değildim. Sonra beni almaya geldiler; benim için sesini çıkaracak kimse kalmamıştı

Facebook'ta Paylaş   - Yasaklar Twitter'da Paylaş  FriendFeed'de Paylaş

1 Yorum
Yorum bırakın »

  1. HAKIKI MUHALEFET YAPAN 3 YAZARDAN(!)
    BIRISI DENIZ SOM O BILE LIMITLI
    SU OZGURLUKLERI
    AKP
    AB
    ABD
    HOLDINGLER
    VE $$$$$$LAR
    TARAFINDAN
    KISITLANMIS
    MEDYAMIZDA…

Yorum Yapın

Yorumunuzu eklerken;

  • Dilimizi düzgün bir şekilde kullanmaya ve sözcükleri kısaltmadan yazmaya
  • Gerçek kişi ve kurumlara hakaret etmemeye
  • Bağlantı veya e-posta adresi paylaşmamaya
  • Öfkeli, tehditkar iletiler yollamamaya
  • Özen gösteriniz. Bu kıstaslara uymayan yorumlar silinecektir. Sorumluluk yorumcuya aittir.