Vatanı Kurtarmak İçin Bir Öneri

Ali Sirmen

9 Haziran 2009

Geçen gün, çeşitli vesilelerle görüştüğüm, fizik yaşı ilerlemiş, ruh ve zekâ yaşı çok kişiyi kıskandıracak kadar genç kalmış, emekli öğretmen okurum Sayın Türkan Erkin’den bir ileti aldım.

Mektubundan da anlaşılacağı üzere, Türkan Hanım ülke sorunlarıyla yakından ilgili, yakınmayıp çözüm üretmeye çalışan bir kişi. İletisine göz atalım:

“Sayın Sirmen,

‘Anıtkabir’de Atatürk ve İnönü’yü saygı ve özlemle selamlarken ülkesindeki ürkütücü değişimin ve çöküşün tek sorumlusu kendisiymişçesine yüreğinde bu sorumluluğun ezikliğini ve utancını taşıyordu.’

Yukarıda yazdığım üyesi olmakla övündüğüm ÇYDD’de çıkardığımız dergide on yıl önceki kısa bir anı yazımın son paragrafının son cümlesiydi. Bizler, yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kuşağı, hep bu sorumluluğun bilincinde olduk. Ancak, bu sorumluluk artan genç nüfusla paylaşılarak azalacağı yerde, dağılarak, ayrıştırılarak daha da ağırlaşmaya başladı. Ülke sorunları toplumun bazı katmanlarında algılanmadı, hafife alındı; bazen de demokrasi havarileri tarafından -dinozorluk olarak- hor görüldü.

Sayın Sirmen, yukarıda sözünü ettiğim, yirmi yıl önce yaşadığım o acı ve utanç, son yıllarda öfkeye dönüştü. Ve ben bugün bu öfkeli duyarlılığımı bu yaşımda güdü olarak kullanıyorum. Ya elime bir pankart alıp sokağa çıkıyorum, ya pencereme sloganlar yazıyorum ya da şimdi olduğu gibi, gazeteme başvuruyorum. Yine de bunlar yetmiyor… Ne yapalım, diye sormuyorum size. Bu soruyu CUMOK toplantılarındaki konuşmalarınızdan sonra duymuşsunuzdur koca koca insanlardan. Bu durum bana göre umarsızlıktan çok toplumumuzdaki inisiyatif eksikliğinden kaynaklanıyor. Düşünmek, üzülmek, eyvah demek yerine eyleme geçmek gerek diyorum.

Hükümet Güneydoğu’daki mayın tarlalarını temizletecek para bulamazsa, sınır boyundaki arazisini yabancı bir devlete 44 yıllığına satacakmış. Biz, Türk halkı, buna razı değiliz. Değil o kadarına, anavatanımızın bir karış toprağının verilmesine razı değiliz. Gereken parayı güzel insanlarımızla el ele vererek bulabiliriz, hiç değilse bir bölümünü… Bunun yollarını arayacağız ve eminim bulacağız.

Böylece o güzelim topraklar da asıl sahiplerini, topraksız köylülerini bulmuş olacak.”

***

Türkan Hanım umarsızlığı kabul etmeyen bir aydın örneği, her durumda mutlaka bir çare olduğuna inanıyor ve mayın sorununa da kendine göre bir çözüm öneriyor.

“Eğer sorun parasızlıksa biz kendimize düşeni yapar, gerekli parayı, hiç değilse bir bölümünü toplarız” diyor.

Önerinin iktidarın utanacağı varsayımına dayandığını belirtmek isterim. Eğer iktidarda utanma duygusu var ise gerçekten paranın hiç değilse bir bölümünün toplanması halinde, harekete geçmeleri kaçınılmaz olur.

Ama eğer yoksa?

O zaman ne olacak?

Paranın hepsinin toplanması gerekecek?

Yetecek mi?

O da malum değil…

***

Tayyip Erdoğan mayınlı arazilerin temizlenmesi karşılığında yabancılara verilmesinde o denli ısrarcı ki, paranın bulunması halinde de yeni bahanelere sarılması mümkün.

CHP Bursa Milletvekili Onur Öymen kaç kez TBMM kürsüsünden gerçekleri açıkladı. Bu işin verilebileceği BM’ye bağlı çalışan, şimdiye dek 5 milyon mayın temizlemiş, 7 bin uzman elemanı olan, kâr amacı gütmeyen sivil toplum örgütü Halo’nun adını verdi ama iktidar tınmadı, yasayı çıkardı. Artık vatan toprağı mayınların temizlenmesi karşılığında 44 yıllığına yabancıya verilebilir.

Türkan Hanım ise vatandaşın kıt olanaklarıyla seferber olarak, parasını verip vatan toprağını geri almayı öneriyor.

Vatandaş kendi vatanını, parasını vererek geri almak istiyor.

Kimden?…

Müstevliden.

Peki, bu durumda müstevli kim?

Vatan toprağını savunmanın yöntemi bu mu olmalı?

Türkan Hanım’ın size sunduğum önerisi ne kadar uygulanabilir bilmiyorum. Ama bir gerçeği hepimize bir kez daha bütün açıklığıyla gösterdiği için çok yararlı olmuştur.

Kendisine teşekkür ediyorum.

Facebook'ta Paylaş   - Vatanı Kurtarmak İçin Bir Öneri Twitter'da Paylaş  FriendFeed'de Paylaş

1 Yorum
Yorum bırakın »

  1. Bu iktidar zamanı geldiğinde gereken dersi alacaktır.

Yorum Yapın

Yorumunuzu eklerken;

  • Dilimizi düzgün bir şekilde kullanmaya ve sözcükleri kısaltmadan yazmaya
  • Gerçek kişi ve kurumlara hakaret etmemeye
  • Bağlantı veya e-posta adresi paylaşmamaya
  • Öfkeli, tehditkar iletiler yollamamaya
  • Özen gösteriniz. Bu kıstaslara uymayan yorumlar silinecektir. Sorumluluk yorumcuya aittir.