Tarih Baba ve Ergenekon…
İlhan Selçuk
23 Haziran 2009Tarih Baba nasıl bir kişi?..
Herkes Tarih Baba’nın beyaz sakallı olduğuna inanıyor…
Sanırım bu inanç da Tarih Baba’ya yakışıyor…
Geçen gün bizim eve geldi Tarih Baba, kapıdan nasıl girdi, bilemiyorum, beni çalışma odamda masanın başında yakaladı, sakalını sıvazladıktan sonra dedi ki:
- Seninle nasıl alay ediyorum, farkında mısın?..
Sustum…
Tarih Baba:
- Bak, dedi, sen kırk yıl önce, köşende, gereksiz ve haksız yere gözaltına alınan, içeri atılan, tutuklanan üniversite öğrencilerini savunurdun, değil mi?..
- Evet…
- Şimdi üniversite hocalarını, öğretim üyelerini, profesörleri, rektörleri savunuyorsun…
- Evet…
- Gençlik ne yapıyor?..
- Bilmem…
Tarih Baba güldü:
- Bu ayıp sana da, bana da yeter…
*
Ülkemiz ne hale düştü?..
Çok konuşmaya hacet yok; Bursa Uludağ Üniversitesi eski Rektörü, Profesör Dr. Mustafa Yurtkuran’ın eşi Profesör Merih Yurtkuran diyor ki:
“- Şu an tek derdimiz sağlığı… Yargılanması sürmeli ki yaşarken beraat ettiğini görelim.”
Yargılanma nasıl sürebilirmiş?..
Mustafa Yurtkuran yaşarsa…
Peki, Ergenekon’da böyle bir kaygı ya da mantık var mı?..
Yoksa Ergenekon’da sanıkların yaşamalarından korkulduğu için mi sağlıklarına özellikle aldırış edilmiyor?..
*
Tarih Baba’nın Ergenekon tertibiyle özel bir alışverişi var.
Sanırım bu tertibin yalnız Türkiye değil, insanlık tarihinde işlevi olduğuna Tarih Baba inanıyor…
Soruyorum:
- Neden?..
Yine sakalını sıvazlıyor Tarih Baba, biraz düşündükten sonra tane tane konuşuyor:
- Çünkü ‘Ergenekon’ İslam dünyasında gerçekleşen tek Aydınlanma Devrimi’nin çanına ot tıkamak yolundaki bir tertibin adına dönüştü…
*
Üniversite profesörlerini, rektörlerini, bilim adamlarını askeri darbe yapacakları için tutuklayan bir siyasal soruşturmanın dalgalarını yaşıyoruz…
Kırk yıl önce üniversite öğrencilerinin icabına bakan karşıdevrim, bu kez üniversite profesörlerinin icabına bakmak istiyor…
Başaracak mı?..
Eğer başarırsa, İslam coğrafyasında ilk kez Anadolu’da yaşanan Aydınlanma Devrimi’nin uzun bir süre için defteri dürülür…

İlhan abi çok güzel bir yazı yazmışsın!!!Ergenekon tertibi de Danıştay ve Şemdinli tertibi gibi çökecektir!!!Her zaman Türk Silahlı Kuvvetlerinin yanındayız çünkü işbirlikçilerin giremediği tek kurum TSK dır!!!İşadamı Kuddusi Okkır ı öldürenler aynısını Rektörlerede yapmaya çalışıyorlar ama bir daha aynı hataya düşülmemelidir!!!Türkiye Cumhuriyetini hiç kimse “Dinci Dikta” zihniyetine döndüremez biz Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin yılmaz bekçleriyiz!!!Onları her alanda ezeceğiz,çalışacağız ,başaracağız sonunda kazanan yine biz olacağız!!!
Yaklaşım güzel, ama…
Tarih baba sakalını sıvazlayıp biraz daha söyleşecek olsaydı her halde bizlere şunları da söyleyebilirdi…
Genel kurmayın karanlık bir geçmişi var, osmanlı döneminin yıkılma süreci cumhuriyet döneminin kurulma süreci ve paşaların; imza, yetki, kaşe kavgası…
Yaşananları tüm detayları ile anlatmaktansa özetlemek hatırlamaya yeterli olacaktır.
Adalet partisi bakanlarına, Sayın Menderes ve Cumhuriyetin Başkanı yapılanlar da hafızalarımızda.
Ve 12 eylül Askeriyesi…
Silahlı kuvvetler bu günlerde belki gercekten yıpratılıyor belki gerçekten suç üstü yakalandı, göreceğiz birlikte. Hafızalardan bu güne gelenlere baktığınızda yapılan devrimlerin plansız oldugunu mu düşünüyorsunuz. Gündeme gelen bu yapılanmada göze çarpan planlar tamamlanmadıgı için hayal gibi geliyor, o zamanlar da planlar yapılmış ve yürürlüğe girmişti. Mahallenizde 3 defa hırsızlık yapmış birinin bir gün sizin evinize de girebileceğini düşünür müsünüz?
Yada size ait şeyler çalınmış, ilk kimden kuşkulanırsınız?
Bir katil düşünün, cezalandırılmamış bir katil, tekrar birini öldürmek için sizce ne kadar cesur olur?
Genel kurmay da bulunan subaylar kendilerinden öncekilerin cezalandırılmamış olmasını cesaretlenme gereci olarak kullanamazlar mı?