Sahte Belgeler, Gerçek Tutuklular

Emre Kongar

18 Haziran 2009

Büyük bir plan…

Müthiş bir saldırı…

Toplumun gerçeklik algısı tahrip ediliyor…

Gerçek bir toplumda değil, gerçekliklerden kopartılmış sanal bir ortamda yaşıyoruz…

Artık gerçek nedir, sanal olan nedir, anlamak olanaklı değil…

Ama gerçek olan bir şey var:

Hapisteki insanlar!

***

Hangi belge gerçek…

Hangi belge sahte…

Kimin belgesine güveneceksiniz…

Hangi kurumun kararı, onayı geçerli:

Güvenlik güçlerinin mi?

Adaletin mi?

Ordunun mu?

Hükümetin mi?

Muhalefetin mi?

Medyanın mı?

Yoksa hiçbirinin mi?

***

Malum davanın iki iddianamesine ve eklerine bakıldığında insanın dehşetten dudakları uçukluyor:

Katil işadamları…

Rüşvetçi politikacılar, liderler…

Başbakan’a şantaj iddiaları…

CIA ajanı danışmanlar…

Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, devlet tarafından resmen sahteliği saptanmış istihbarat raporları…

Ve sanki bütün bunlar gerçekmiş gibi medyaya yansıyan, yansıtılan manşetler…

Alçakça saldırılar…

Yargısız infazlar…

İtibar kaybettirmeler…

Ve tutuklamalar!

***

İddianameler sahte iddialarla, belgelerle dolu…

Güvenlik güçleri her yerde belge buluyor:

Bu belgelerin “bulunuşu” sırasında hukuk kuralları ihlal ediliyor…

Kimsenin umurunda değil.

Mahkemeler yayın yasağı koyuyor…

Kimse (çok affedersiniz) iplemiyor.

Tüm Türkiye izleniyor, konuşmalar kaydediliyor…

Tahrif ediliyor, kurgulanıyor, medyaya veriliyor…

Özel hayat, özel sohbetler hem de saptırılmış olarak manşetlerde, ekranlarda…

Hangisi gerçek, hangisi kurgu belli değil.

***

Güvenilebilecek bütün kurumlar yıpranıyor:

Hükümet…

Ordu…

Emniyet…

Yargı…

Medya…

Hepsi bu kaos değirmeninde öğütülüyor.

***

Ama bütün bu kargaşa içinde bazı insanların hayatları karartılıyor:

Rektörler, profesörler, yazarlar, gazeteciler, eğitimciler, politikacılar içerde…

Onları yargılayan mahkeme tatilde…

Ve “Gecikmiş adalet adalet değildir” ilkesi sadece vicdanlarda değil AİHM kararlarında da kabul görüyor!

Bu bir karabasan…

“Uykuda” yaşanan ama gerçek olan bir karabasan!

Facebook'ta Paylaş   - Sahte Belgeler, Gerçek Tutuklular Twitter'da Paylaş  FriendFeed'de Paylaş

1 Yorum
Yorum bırakın »

  1. ben nerede yaşıyorum hayal dünyamda sanal gün geçiriyorum. ben ilk okul bitirmiş biri olarak kendimi bu gün ekranlarda boy gösteren çok profösörlerden hem zeki vede bilinçli hisediyorum kendimi o şekilde ifade edemez isem hayata tutunamam. ben bu günkü olaylara yaşanan hadiselere sanal aleme gülüp geçiyorum devlete yön verenlere devlet yönetmek için iktidar olmuş ve başbakan sıfatını almış kişilere bakıyorum yönetim 1972 yılından daha geri hissediyorum demokrasi bu gülnlerden kat kat öndeydi ben bir ilk okul mezunu olarak karşımdakini kibar bir dil ile hitap ederim ve 45 yıl bir fil nakliyecilik yaptım 64 yaşında bilgisayar kulanmayı öğrendim yazıyorum okuyorum emekliliğin hakını veriyorum kahve dedikoduçuluğu yapmıyorum beni yönetenlere bakıyorum bana göre kültür sıfır mahalleden gecen satıcılara benzetiyorum.bu şekilde uslup olurmu dünya izliyor bir vatandaş olarak ben önemli değilim ya sen ülkenin menfatleri veya zararı için iza atıyorsun atığın imzada dağdaki çobanı dahi balıyorsun ben hangi devrim olursa olsun karşıyım yargılayacaksa savcılar hakimler davul zurna kameralarla değil niçin ekonominin belini kırar tiçaret aksar yargılansın bir dahada 28 şubat yapanları çıkmasıya içeri atılsın kim istemez fakat kurallar içinde ekonomiye zarar vermeden insanları ürkütmeden ordu ile belge savaşları başladı yargı içinde kalarak hükümetler genel kurmayıda başkanınıda görevden alır ve yetkilidir fakat yıpratmadan başka yedek ordumuz yok insanlar ürkerse ekonomi 90 dereçe aşağı takla atar ne tekim başımıza geldi öğle tunel ucu karşıdan gelenin ışığı gibi laf ebeleri yorumlarla olmuyor gelin de anadolunun halini yerinde görün içler acısı yüksek rakımlı yerlerden seyretmekle değil inin insanların içinede gözlerinizle iflaz edenlerin ağlamalarını görün bakın bu geminin içinde 1000 kişi hariç hariç hep beraber sulara gömüleceğiz allah mahafaza saygılarımla

Yorum Yapın

Yorumunuzu eklerken;

  • Dilimizi düzgün bir şekilde kullanmaya ve sözcükleri kısaltmadan yazmaya
  • Gerçek kişi ve kurumlara hakaret etmemeye
  • Bağlantı veya e-posta adresi paylaşmamaya
  • Öfkeli, tehditkar iletiler yollamamaya
  • Özen gösteriniz. Bu kıstaslara uymayan yorumlar silinecektir. Sorumluluk yorumcuya aittir.