Koalisyon
Deniz Som
23 Haziran 2009İSLAM âleminin son halife adayı Fatih Sultan Recep’in serbülendi Bülent Arınç durup dururken yaptığı açıklamayla komutanları aşağıladı. CIA belgelerine ve ajanlarına kolayca ulaşan Taraf gazetesinin “AKP’yi ve Fethullah Gülen’i Bitirme Planı”nı diye yayımladığı ve her yanıyla sahtekârlık kokan “belge”nin üzerinden Türk Silahlı Kuvvetleri’ne akoğlanlar cephesinden ve yalaka medyadan toplu bir saldırı başlatıldı. Amerika’daki sümüklünün Amerika’daki sözcüsü “Bizi kimse yıkamaz” dedi. Sultanın Bolu’daki daimi temsilcisi ve valisi Halil İbrahim Akpınar kürsüye fırlayıp askerlere fırça çekti.
Farkına varmış olmalısınız… Laik ve demokratik cumhuriyet düşmanı karşıdevrimciler tarafından tezgâhlanma olasılığı yüksek olan bu “belge” ile aslında AKP ve Fethullah Gülen bir elmanın iki yarısı gibi özdeş hale getirildi. Bu da bize sultanın partisi AKP’nin artık tek başına iktidarda olmadığını gösterdi. Bugün Türkiye’de bir koalisyon hükümeti vardır ve adı AKP-FG koalisyonudur! Bu koalisyona isterseniz “salya-sümük koalisyonu” da diyebilirsiniz.
Tarikat için saman altından su yürütme döneminin, müritleri için sinsice ve gizlice davranma günlerinin bittiği anlaşılıyor. Artık saklanmıyorlar ve saklamıyorlar! AKP ile yaptığı koalisyon sonunda devletin polis, eğitim, adalet, sağlık teşkilatını büyük ölçüde ele geçiren (karar mekanizmalarını tutan) malum tarikatın Amerika’daki sözcüsü bir adım daha ileri gidip Türk Silahlı Kuvvetleri’nde sevilmediklerine ilişkin görüşe katılmadığını kendinden emin bir şekilde açıklayıp “Bazı emekli askerlerin de cemaate büyük sempati beslediğini biliyoruz” diyebiliyor. Kaldı ki kimi muvazzaf askerlerin cemaate büyük sempati duymadığını kim söyleyebilir? Devrik İran Şahı Rıza Pehlevi’den madalya alan askerlerin bir kısmı karşıdevrim sürecinde Humeyni’nin emrine girmemiş miydi? Son yıllarda bir karşıdevrim sürecinin yaşandığı Türkiye’de cemaatin medyasında emekli generaller ahkâm kesmiyor mu?
Evet, Türkiye’de “AKP’yi ve Fethullah Gülen’i Bitirme Planı” adıyla yürütülen operasyonun gerçekte “Fethullahçıların AKP ile Koalisyon Sayesinde Devleti Bitirme Planı”nın önemli bir halkası olduğu giderek daha çok anlaşılır hale geliyor. Şu sıra zayıflatılmakta olan halkanın Türk Silahlı Kuvvetleri olduğunu görmemek için de salak olmak gerekiyor.
Cumhuriyet Halk Evleri derken!
CHP İstanbul il başkanı ve büyükşehir belediye meclis üyesi Gürsel Tekin aynı zamanda Cumhuriyet Halk Evleri Toplumsal Eğitim ve Gelişim Derneği Başkanı imiş. Davetiye göndermişler; CHP’nin yoksul ve yoksun kesimlerdeki halka ulaşan dört ilçedeki “Cumhuriyet Halk Evleri” Gürsel Tekin’in liderliğinde ikinci yılını tamamlamış, bugün bir gösteri sunacaklarmış.
Gösteri ve gösteriş tamam da Gürsel Tekin’in Kadıköy’de belediye başkan yardımcısıyken görüp Cumhuriyet Halk Evleri fikrini “keşfettiği” Kadıköy Aile Danışma Merkezleri’nden ne haber? Kadıköy’ün bir bölümünden yeni kurulan Ataşehir ilçesindeki belediye başkanlığı seçimini CHP’den Battal İlgezdi adındaki inşaat müteahhidi kazandıktan sonra adamın ilk işi Kadıköy’den devralınan yedi mahalledeki aile danışma merkezi ve dört mahalledeki meslek edindirme birimini kapatılıp tasfiye etmek olmadı mı? CHP il başkanı Gürsel Tekin bu “sosyal ihanet”e sessiz kalmadı mı? Kaybettiği büyükşehir belediye başkanlığı seçiminden sonra İstanbul’la ilgisini kesmeyeceğini söyleyen CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu bile Ataşehir’deki CHP’li inşaat müteahhidi belediye başkanının kapının önüne koyduğu “yoksul” ve “yoksun” insanları görmezden gelmedi mi? Haydi, “Che”ci beyler eteklerinizdeki taşları dökün artık!
Haham
Avni Kurtuldu: “Ergenekon’da sahte belgeler havada uçuşuyor. Zaten bu işler sahte hahamla başlamamış mıydı?”
Yağmur Deniz
Recep, Ergenekon’a “terör örgütü” diyor.
Demek ki elinde “belge” var!
Cibiliyet
Selim Sümen: “RTÜK’ün başındaki Zahid Akman istifa etmediğine göre epey bir bildiği vardır!”
Hak
Ahmet Önen: “Atatürk’ü değil Humeyni’yi seviyorum deme hakkının olduğu bir ülkede insanların AKP’ye AKP deme hakkı da vardır!”
Nazi Almanyası’nda papaz Martin Niemöller’in günlüğünden: “Önce sosyalistleri topladılar, sesimi çıkarmadım; çünkü ben sosyalist değildim. Sonra sendikacıları topladılar, sesimi çıkarmadım; çünkü sendikacı değildim. Sonra Yahudileri topladılar, sesimi çıkarmadım; çünkü Yahudi değildim. Sonra beni almaya geldiler; benim için sesini çıkaracak kimse kalmamıştı.”

Göreceksiniz zamanla gerçekler ortaya çıkar bütün sahte belgelerle o insanlar içeriye tıktılar….