Kâğıt ya da Belge ile ‘Cambaza Bakıtmak’
Emre Kongar
29 Haziran 2009Sevgili okurlarım…
Bilirsiniz…
Bozuk Türkçeyle söylenen bir deyim vardır halk arasında:
“Cambaza bakıtmak” derler…
“Dikkati başka yere çekerek aldatmak, malı götürmek, hırsızlık yapmak” anlamına gelir…
Panayırlardaki “ip cambazları” üzerinden üretilmiş bir deyimdir:
Cambazlar ip üzerinde, ellerinde uzun bir denge sopası, bir uçtan öbür uca yürürken…
Kimi zaman dengelerini kaybetmiş veya ayakları kaymış gibi yapıp düşecekmişçesine izleyenlerin yüreklerini ağızlarına getirirken…
Herkes cambazın heyecanlı gösterisine odaklanmışken…
Yankesiciler işe koyulur, seyircilerin ceplerini boşaltır, malı götürür.
***
Varsa yoksa belge:
Belge mi, bir kâğıt parçası mı…
Gerçek mi sahte mi…
Gerçekse kim hazırladı…
Sahteyse bu komplonun arkasında kim var…
Başarıyla tezgâhlanan bir “psikolojik harekât”, bir seyirlik oyun!
***
Ekonomik kriz devam ediyor…
İşsizlik artıyor…
Çalışanların ücretleri reel olarak düşüyor…
Piyasa daralıyor…
Üretim düşüyor…
İflaslar artıyor…
Toplum yoksullaşıyor…
***
ABD Irak’tan çekilmeye, başta Kuzey Irak Kürt Yönetimi olmak üzere ülkedeki tüm sorunları Türkiye’ye ihale etmeye hazırlanıyor…
***
Kafkaslar’da Rusya-Gürcistan, Azerbaycan-Ermenistan sorunları istikrarsızlık öğesi olmaya devam ediyor…
Bu sorunlar Türkiye’nin dış politikasını, Türk-Rus, Türk-Azeri, Türk-Ermeni, Türk-Amerikan ilişkilerini etkiliyor…
PKK terörü bitmedi…
Amerika bu konuda da aktif olacağına söz verdi ama somut sonuçlar henüz ortada yok…
Obama dönemi başlayınca, “Büyük Ortadoğu Projesi”ne ve “Türkiye Ilımlı Bir İslam Devleti olmalıdır” saçmalığına bir son verilmiş gibi görünüyor…
Henüz bunların da somut sonuçları görülmedi…
Ama Türk-Amerikan ilişkileri yeni bir döneme giriyor…
***
Türkiye’nin Yunanistan’la sorunları askıda…
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sorunu askıda…
Limanların, havaalanlarının Güney Kıbrıs Rumlarına açılması sorunu askıda…
Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri çıkmazda…
Türkiye’nin AB’ye tam üyelik süreci belirsiz…
Müzakereler askıda…
***
Bizi cambaza, pardon, kâğıt parçası-belge tartışmasına bakıtıyorlar sevgili okurlarım…
Ceplerinize, paranıza pulunuza, özel yaşamınıza, geleceğinize sahip olun!

Saygıdeğer hocam olalımda hangi güçle olalım…Hangi toplumla olalım…Bizler öğretmen olarak çocukları Atatürk çizgisinde yetiştirmeye,ana-babalarını körelmiş zihniyetlerden kurtarmaya çalışıyoruz.Ama diğer taraftan Fetullahçılar,Süleymancılar,hacılar-hocalar…. bizlerin zemin oluşturmasına izin vermiyor…Çocuğa henüz altı yaşında din korkusu yerleşince o korkuyu söküp atmak çok zor hatta imkansız oluyor.Hacının hocanın elinden çıkıp gelerek öğretmen olmuş bir kişi Fen Bilimleri’ni anlatırken bile sonucu dine dayandırıp konuları bağlıyorsa bu tabuları yıkmak imkansız hale geliyor.Tepemizde bu hilafet ordusu varken ve bunların peşinde koşan bir yığın cahil halkımız varken aydınlığı görmemiz çok zor saygıdeğer hocam…
Saygıdeğer hocam,bu hilafet askerleri en ücra köşelerde bile cirit atarken bizlerden kimseleri görmemek bizleri üzüyor…Konferans var diyorlar gidiyoruz,bakıyoruzki Atatürk’ümüzü bile sahiplenmişler,hilafet taraftarı bir kişiymiş gibi gösteriyorlar…Peki Atatürk’ün aydınları nerde..nerde…Ne zaman göreceğiz taşralarda Atatürk’ü anlatırken…..ne zaman……