Düzmece

Deniz Som

26 Haziran 2009

YAYIN politikası Türk Silahlı Kuvvetleri’ne “saldırı” üzerine kurulu Taraf gazetesinin ortaya attığı “AKP’yi ve Fethullah Gülen’i Bitirme Planı” sahte çıktı. Genelkurmay Başkanlığı’nda bir albay tarafından hazırlandığı iddia edilen “plan” düzmece çıktığına göre şimdi şu soruların yanıtının verilmesi gerekiyor: 1) Savcılık, Ergenekon dalgasında polis tarafından Ankara’da bir avukatın bürosunda ele geçirildiği söylenen bu “fotokopi”nin nasıl ele geçirildiğini yani gerçekten o büroda mı bulunduğunu yoksa f tipi polis tarafından mı konulduğunu soruşturacak mı? Çünkü aynı zamanda emekli gazi üsteğmen olan şüpheli avukat, bürosunda böyle bir belge bulundurmadığını söylüyor, bürosunda bulunduğu iddia edilen “belgeler” üzerinde parmak izi aranmasını istiyor. Ankara Barosu, şüpheli avukatın bürosunda hukuk dışı yöntemlerle “delil” toplandığını açıklıyor. Ve daha dün polisin bir işyeri kamerasınca saptandığı şekilde dükkândaki yazarkasanın altına uyuşturucu yerleştirip birkaç dakika sonra uyuşturucuyu bulması gibi Taraf’ın yayımladığı sahte belgenin kaynağının da f tipi polis tarafından hazırlanmış bir tuzak olduğuna ilişkin görüşler ağırlık kazanıyor.

2) Gizli olması gereken bir soruşturma dosyasındaki gizli bir “belge”nin malum gazeteye kimler tarafından nasıl servis edildiği soruşturulacak mı? Bunun için “operasyon”u yapan polisler kadar zimmetindeki gizli dosyaya sahip çıkamayan Ergenekon dalgasının savcılarının da soruşturulması gerekiyor. Ama böyle bir soruşturmanın yapılamayacağı anlaşılıyor. Çünkü bu davanın birincil savcısı başbakan! AKP-FG koalisyon hükümeti, iktidardan düştükten sonra başbakan Yüce Divan’da yargılanabilir ama şu günlerde ona ve adamlarına kimse dokunamaz! Bunun böyle olacağı da dünkü Milliyet’te yayımlanan bir haberden anlaşılıyor: “İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı, Ergenekon savcıları Zekeriya Öz, Fikret Seçen, Murat Yönder, Ercan Şafak, İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Erol Demirhan’la toplantı yaptı; Demirhan bugüne kadar elde edilen delillerle ilgili savcılara bilgi verdi; savcılar, ellerinde yeni deliller olduğunu belirtti.”

Haberin tercümesi: Ergenekon savcıları ve Ergenekon polisine göre fotokopi belge sahte değildir! Düzmece belge üzerine kurgulanan düzmece oyun, ordu teslim alınıncaya kadar bütün hızıyla devam edecek!

Battal İlgezdi; ayıp ve yazık!

CHP’DEN İstanbul Ataşehir Belediye Başkanı seçilen inşaat müteahhidi Battal İlgezdi, yerel seçim propagandası sırasında yurttaşlara şöyle diyordu: “Size asla yalan söylemeyeceğime, namusum ve şerefim üzerine söz veriyorum.”

Battal İlgezdi’nin Kadıköy’den Ataşehir’e geçen yedi mahallede ilk iş olarak Kadıköy Belediyesi’nden devraldıkları aile danışma merkezlerini kapattığını ve bunun bir “sosyal ihanet” olduğunu yazdık geçen gün.

İlgezdi süslü bir yazıyla açıklama göndermiş; “Kadıköy Belediyesi’nden içleri boşaltılmış şekilde devraldıkları ve amacı doğrultusunda çalışma olanağı olmayan Yenisahra, Barbaros ve Kayışdağı mahallerindeki aile danışma merkezlerinin kapatıldığını” söylüyor.

Ayıp; CHP’nin Türkiye’deki yüz akı belediyelerinden Kadıköy Belediye Başkanlığı’nı merkezlerin içini boşaltmakla suçlamak ve 15 yıllık birimi “amacı dışında” diye nitelemek en azından siyasi ayıptır. Öte yandan yedi mahallelerindeki üçündeki merkezlerin kapatıldığını söyleyip İnönü, Atatürk, İçerenköy, Küçükbakkalköy mahallelerindeki merkezlerin kapatılmadığı gibi bir izlenim yaratmak ise bir başka ayıptır ki Battal İlgezdi’nin seçim propagandasında namusu ve şerefi üzerine verdiği sözle de pek bağdaşmamaktadır. Yazık!

Mengene

Işık İşgüden: “Fransa’da burka için ‘seyyar hücre’ demişler. Türkiye’deki sıkmabaşı görseler ‘seyyar mengene’ derlerdi!”

Yağmur Deniz

Gül için şehirlerarası

yolu

kapatmışlar.

Şahtı şahbaz

oldu!

Taraf

Ahmet Önen: “Recep, Deniz Feneri’nde ‘iddia eden ispatla yükümlüdür’ diyor ama sahte belge için Taraf’ın kapısına dayanmıyor!”

Civciv

Gülfatma Carlık: “Ergenekon dalgasının belgeleri sahte mi çıkacak gerçek mi çıkacak; civciv mi çıkacak kuş mu çıkacak!”

Nazi Almanyası’nda papaz Martin Niemöller’in günlüğünden: “Önce sosyalistleri topladılar, sesimi çıkarmadım; çünkü ben sosyalist değildim. Sonra sendikacıları topladılar, sesimi çıkarmadım; çünkü sendikacı değildim. Sonra Yahudileri topladılar, sesimi çıkarmadım; çünkü Yahudi değildim. Sonra beni almaya geldiler; benim için sesini çıkaracak kimse kalmamıştı.”

Facebook'ta Paylaş   - Düzmece Twitter'da Paylaş  FriendFeed'de Paylaş

Yorum Yapın

Yorumunuzu eklerken;

  • Dilimizi düzgün bir şekilde kullanmaya ve sözcükleri kısaltmadan yazmaya
  • Gerçek kişi ve kurumlara hakaret etmemeye
  • Bağlantı veya e-posta adresi paylaşmamaya
  • Öfkeli, tehditkar iletiler yollamamaya
  • Özen gösteriniz. Bu kıstaslara uymayan yorumlar silinecektir. Sorumluluk yorumcuya aittir.