Askeri cezaevinde 6 ay yatıp sorgulanan dolar milyoneri gazeteci kim?

Sabahattin Önkibar

10 Haziran 2009

Evet o bir dolar milyoneri.
Serveti birkaç değil onlarca dolar milyon olarak ifade ediliyor.
Hayır, serveti babasından miras değil.
Medya kazancından hiç değil.
Tersine yazar-TV programcısı ve yönetici olmasına karşın, kendi ifadesine göre çalıştığı kurumdan tek bir kuruş bile almıyor.
Diyeceksiniz ki o zaman geliri nereden?
İşte bir süredir biz de bu soruya cevap arıyoruz.
Bu sütunda sorular sorduk, aradan onca zaman geçti tek bir açıklama alamadık!
Zannetti ki unuttuk!
Tersine biz araştırmalarımıza devam ettik! Dolar milyoneri bu arkadaş, emekli binbaşı.
Öyle iken AKP ile beraber tepeden inme medyaya alındı.
Türkiye Gazetesi’nde yazı yazmaya, TGRT Haber de program yapmaya başladı.
En önemlisi medyada iki numaralı koltuğa, yani Ankara Temsilciliğine tepeden inme oturdu.
Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın uçaklarına davet ediliyor.
Geçmiş yazılarımda bu arkadaşa servetinin kaynağını sordum.
Zor geçinen bir subay emeklisi iken, medyaya girişi sonrasında edindiği müthiş serveti açıklamasını istedim!
Hayır ahlaksız ya da kanunsuz herhangi bir suçlama ya da imada bulunmadım, sadece kamu adına açıklama istedim.
Sorduğum sorular basit ve netti:
Ulubol isimli bir şirketinin olup olmadığını, devletten tahsis ve ihale alıp almadığını, oğlu adına kayıtlı şirketinin olup olmadığını sordum.
Cevap yok…
Peki kim midir bu adam:
Nuri Elibol’dur.
Hayır ispatlanmadığı süre içinde kendisi için olumsuz bir iddia ve isnatta elbette bulunmayacağız.
Tersine bizim amacımız ona yardımcı olmak yani kendini ifade etmesine katkıda bulunmaktır.
Bunun için sütunumuzu açıyor ve cevap hakkını virgülüne dokunmadan yayınlayacağımızı ilan ediyoruz.
Bugün geçmişte sorduğumuz sorulara ilaveten can alıcı bir soru daha soracağız ki konuyu uzun süre tahkik ettim ve dönemin yetkililerine bizzat doğrulattım.
Ancak buna rağmen milyonda bir bile olsa yanlış yapmamak için yine de Nuri Elibol’a sormak istiyorum:
- Subayken askeri cezaevinde 6 ay hapis yattığınız doğru mudur?
- Yattı iseniz ne ile suçlandınız?
- Yolsuzluktan mı yargılandınız?
- Usulsüzlükten mi sorgulandınız?
- Yoksa hakkınızda siyasi yani irticai bir kovuşturma mı vardı?
- Ne ile itham edildiniz de Askeri Mahkeme sizi tutuklu muhakeme etti.
- Emekliliğinizi istemenizde bu soruşturmanının payı var mı?
- Sonuç ne oldu?
Evet, sorularım bunlardır ve cevabını gönderirseniz aynen
yayınlayacağım.
Amacım sizin pir-üpaklık imajınıza katkı sağlamak ve yardımcı olmaktır!
Cevap bekliyorum Nuri bey!

ENDİŞE Mİ VAR…
Zahit Akman direncinin perde arkası
Zahit Akman dün kendini ziyaret eden medya heyetlerine istifa etmeyeceğini söyledi. İyi de bu direnç neden? Başbakan yardımcısı Arınç’ın ısrarlı istifa talebine ve kamuoyunda yükselen istifa korosuna rağmen bu umursamazlık niçin? Önce bir şeyin altını çizelim. Zahit Akman, Başbakan Erdoğan’a rağmen böyle bir direnci sergileyemez ki zaten kendisi Başbakan arkamda demiştir… Peki Tayyip bey, Zahit’i neden sahipleniyor? Öyle ya Şaban Dişli ve benzerlerini tereddüt etmeksizin geri çeken Tayyip beyin Akman’ı zırhlamak istemesinin, yani hakkında açılacak soruşturmayı bile kendi iznine bağlamasının bir sebebi olsa gerektir.. Yoksa yoksa bu gerekçe Deniz Feneri midir?Yoksa Zahit, bu konuda konuşur da sıkıntı olur diye endişe mi ediliyor?

SIRA KİMDE…
Erdoğan Gül’ün süresini belirledi!
Başbakan’ın önceki akşam ATV’deki programda Abdullah Gül’ün 7 değil 5 sene görev yapacağını açıklaması, fevkalade kayda değerdir. Öyle çünkü bu konu hâlâ muğlaktır ve 7 sene kalır diyenler de vardır. Hal bu iken Tayyip bey açık tavır alarak Abdullah beyin süresini belirlemiş ve ona 5. sene sonunda sen yoksun demiştir.. Bu beyanın birkaç anlamı vardır: 1) Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olma hesabı var. 2) Tayyip bey Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olarak varlığından hoşnut değildir. Eğer hoşnut olsaydı, Anayasa değişikliği mevcut Cumhurbaşkanını bağlamaz zira Sayın Gül değişiklikten önce seçildi der ve Abdullah Bey’in 7 yıl kalmasını teklif eder ya da en azından muğlak bir tutum takınırdı. Oysa Tayyip bey açık tavır alarak Abdullah Bey’in süresini biçmiştir.

ERİYOR…
Mini seçimin mağlubu Bahçeli!
Hafta sonu yapılan mini mahalli seçimlerin tek mağlubu MHP pardon Devlet Bahçeli’dir. Öyle zira MHP, bu seçimde yüzde 5’in üstünde gerileyen tek partidir. CHP ise 12 başkanlığı kazanarak seçimin en başarılı partisi olmuştur. Doğruya doğru Deniz bey bu mini seçim öncesinde pek çok beldeye giderek kampanya yapmış ve başarının mimarı olmuştur. Oysa aynı şeyi MHP adına Bahçeli yapmamış ve her zamanki gibi Ankara’nın dışına çıkmayarak bir önceki seçime göre partisinin yüzde 30’a yakın gerilemesine neden olmuştur. AKP’nin aldığı sonuç ise Akyazı ile alakalıdır ve yüksek görünen oy oranı onun yansımasıdır. Buradan hareketle AKP’nin başarılı olduğu söylenemez zira AKP elindeki pek çok beldeyi muhalefete kaptırmıştır. İşte, Bahçeli değişmeli, ısrarımızın sebebi sadece budur, yani MHP’nin her geçen gün erimesidir.

Facebook'ta Paylaş   - Askeri cezaevinde 6 ay yatıp sorgulanan dolar milyoneri gazeteci kim? Twitter'da Paylaş  FriendFeed'de Paylaş

Yorum Yapın

Yorumunuzu eklerken;

  • Dilimizi düzgün bir şekilde kullanmaya ve sözcükleri kısaltmadan yazmaya
  • Gerçek kişi ve kurumlara hakaret etmemeye
  • Bağlantı veya e-posta adresi paylaşmamaya
  • Öfkeli, tehditkar iletiler yollamamaya
  • Özen gösteriniz. Bu kıstaslara uymayan yorumlar silinecektir. Sorumluluk yorumcuya aittir.