Asker-AKP mutabakatına sabotaj mı?

Sabahattin Önkibar

17 Haziran 2009

Son gelişmelerle ilgili olarak yorumlar ve spekülasyonlar bir birini kovalıyor!
İşte bunların sentezinden bir demet:
-TSK, 2002 sonunda seçimi kazanan AKP’nin meşruiyetini tanımayarak hata yapmıştır.
-TSK tarafından tanınmayan AKP, meşruiyetini Okyanus ötelerinde ve Kıt’a Avrupası’nda aramıştır.
-AKP bu süreçte eşyanın tabiatı gereği ülke bağlamında ödünler vermiştir.
-Türkiye’deki asker-iktidar gerginliğini gören dış unsurlar bunu kullanma ve yararlanma yoluna gitmiştir.
-Taraflar zaman içinde bu durumu görmüş ve mutabakat arayışına girmiştir.-Dolmabahçe buluşması bu mutabakatın yapıldığı zaman dilimidir.
-Yaşar Büyükanıt’ın yüzde yüz tavır değiştirmesi bu mutabakatın gereğiydi.
-Dolmabahçe’de AKP’nin merkeze gelmesinden, Abdullah Gül’ün seçilmemesi ve dini guruplara net tavır alınmasına kadar pek çok anlaşma vardı.
-Erdoğan anlaşmanın ilk ayağını uyguladı ve AKP’deki muhafazakar kanadı tasfiye etti.
-Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığına da direndi, lakin Devlet Bahçeli o hesabını bozdu ve zorunlu olarak Gül’e yeşil ışık yaktı.
-Tayyip Bey Güneydoğu politikaları bağlamında da askerle özdeşleşti ve Hakkari’de “Ya sev ya terk et” mealinde şeyler söyledi.
Derken araya rüfailer girdi.
Erdoğan dini guruplar bağlamında verdiği hiçbir sözü tutmadı.
Bunun üzerine Yaşar Büyükanıt’ın yapılan konuşmama mutabakatını bozacağı şayiaları yayıldı.
Tayyip bey bu ihtimalden telaşlanarak karşı hareketi başlattı ve görüşmenin içeriğini açıklar, beni yıpratırsanız, ben de sizi yıpratırım mesajını gönderdi.
Bugün bulunulan nokta budur.
Bu arada Taraf Gazetesi’nde yayınlanan malum andıç haberinin TSK ile AKP’yi kapıştırmaya matuf olduğu iddiaları da yok değildir.
Buna göre Büyükanıt’a sözler veren ve bunların büyük bölümünü yerine getirmeyen Tayyip Bey’in Yaşar Paşa’nın mutabakatı açıklarım mesajından sonra ürküp geri adım atması ve yapmadıklarını yapmaya başlamasını engellemek için Taraf’ın devreye alındığı ve araya nifak soktuğu iddiaları vardır.
Farklı bir başka spekülasyon da şudur:
Tayyip Bey’le Asker arasında var olan mutabakat herşeye rağmen sürüyor.
Öyle ki Tayyip Bey’in son DTP tutumu ve mayının temizlenmesi olayında TSK ile AKP aynı saflardadır.
İşte Taraf’da yayınlanan o malum haber bu mutabakatı sabote içinmiş!
Tayyip Bey’le Genelkurmayın mutabakatını sadece dini guruplar değil, İstanbul dükalığı ve dış dinamikler de istemiyormuş!
Görüldüğü gibi var olan fotoğraf adeta çok bilinmeyenli denklem
gibidir.

DOĞRUYA DOĞRU…
Elektromed ve Gökçek!
Başkent Gaz için verdiği 50 milyon dolarlık teminatı yanan Elektromed Gurubu Başkan Melih Gökçek’i hedefe oturtup feveran ediyor. Neymiş efendim Melih Bey nasıl teminata el koyarmış! Vallahi insaf!. Melih Bey el koymayıp da suç mu işleyecekti? Sayın Gökçek’in el koymaktan başka bir seçeneği mi vardı? Kazara bugünkünün tersi bir şeyi yapsaydı bütün muhalefet ve hatta kamuoyu haklı olarak ayağa kalkmaz mıydı? Aslına bakarsanız Melih Bey gösterilecek anlayışı sonuna kadar göstermiştir… Bu konuyu gündeme getirmemizin nedeni Elektromed bağlamında geçmişte hedefe oturtulan Gökçek’in hakkını teslim etmek içindir. Bu olayda görüldüğü gibi Melih Bey gerektiğinde Elektromed’i de cezalandırıyor ve ona ayrıcalık yapmaya tevessül etmiyor!

İKİ UCU DA REZALET!..
IMF ile anlaşma olur ya da olmazsa?
Hayır hayır, bendeniz ekonomimizi IMF yönetsin demiyorum ama maalesef Türk ekonomisi artık öyle bir hale gelmiştir ki ancak kör-topal IMF ipoteği ile yoluna devam edebilir. Bunun müsebbibi de 7 yıla yakın bir süredir iktidarda olan AKP’dir. Bakmayın AKP’nin patinaj yaptığına, göreceksiniz eninde sonunda uzlaşacaklardır. Peki uzlaşmazlarsa ne mi olur? Cari açık düşse de, olanı finanse edemezler, dövizi tutamazlar. Bütçe açığını frenleyemezler ve en önemlisi iç ve dış borcu çeviremezler. Çok geçmez, konsolidasyon ve hatta moratoryum konuşulur olur… Peki imzalarlarsa yani anlaşırsa ne mi olur? Var olan işsizlik rakamı abartısız iki katına çıkar, ücretler dondurulur, sefalet diz boyu olur ve sosyal patlama kapıyı çalmaya başlar. Öyle zira kriz döneminde tekrardan kemer sıkma toplumu cinnete sokar… Görüyorsunuz her iki halde de durum fecaattır!

BU KONU HEMEN KAPANMAMALI
AKP, Yazıcıoğlu olayına niye susuyor?
İtiraf edeyim bendeniz Sevgili Muhsin Yazıcıoğlu’nun malum kaza ile vefat etmesi olayında herhangi bir sabotaja baştan ihtimal vermemiştim ancak sonradan ortaya çıkan kimi bulgu ve bilgiler kafa karıştıracak mahiyettedir. Muhsin Bey’in tabancasından bir el ateş edilmiş olması, helikopter pilotunun uçamayacak derecede kalp hastası olması ve en önemlisi uçuş öncesinde yapılan esrarengiz (ilaçlı deniliyor) dürüm servisi ile ilgili iddialar kafa karıştıracak boyuttadır. Olması ya da yapılması gereken hükümetin bu konu ile alakalı olarak var olan bütün iddia ve spekülasyonları dindirecek şekilde net açıklamalar yapmasıdır. Maalesef AKP iktidarı kazanın oluşundan itibaren kafa karıştıracak tarzda bir tutum takınmıştır. Hatırlayın, bu iktidarın valileri kaza olduğu saatte acaip açıklamalar yapmıştı. Dahası, devletin ajansı da onlara katılmıştı. Sonuç olarak söyleyeceğimiz bu konu gerçekten ciddi olarak izaha ve araştırmaya

Facebook'ta Paylaş   - Asker-AKP mutabakatına sabotaj mı? Twitter'da Paylaş  FriendFeed'de Paylaş

Yorum Yapın

Yorumunuzu eklerken;

  • Dilimizi düzgün bir şekilde kullanmaya ve sözcükleri kısaltmadan yazmaya
  • Gerçek kişi ve kurumlara hakaret etmemeye
  • Bağlantı veya e-posta adresi paylaşmamaya
  • Öfkeli, tehditkar iletiler yollamamaya
  • Özen gösteriniz. Bu kıstaslara uymayan yorumlar silinecektir. Sorumluluk yorumcuya aittir.