Asimetrik Ölçmeler

Mümtaz Soysal

29 Haziran 2009

YUNANCANIN “alfa”sından başlayıp Latinceden geçerek bütün Batı dillerine giren “a” öneki çoğu zaman yokluk, olumsuzluk, terslik anlatır. “Anormal” sıfatında olduğu gibi. Geometride “simetri” belli bir eksene göre ne kadar ölçüm eşitliği taşırsa, asimetri de tam tersine eşitsizlik, dengesizlik demektir. Böyle olduğu içindir ki, ortak ölçütlere sığmayan, bunlarla ölçülemeyecek bambaşka ve değişik niteliklere sahip kuvvetler arasındaki kapışmalara askerler asimetrik derler.

Düzenli bir ordunun terör örgütüyle, çetelerle, gerillalarla karşılaştığı durumlarda olduğu gibi. Kimin kimi neresinden tutup nasıl yeneceği belli olmaz.

Genelkurmay Başkanı, Silahlı Kuvvetler’e karşı girişilen yıpratma çabalarını böyle tanımladı.

Bu çabalara şimdi bir yenisi, “askerî yargı-sivil yargı” tartışmasındaki asimetri eklendi. Bir farkla ki, ölçüt hep aynı, yani “adalet” ya da “hakçalık” olsa da, ölçülenler ve ölçüler farklıdır.

Ama iki yargı alanı ve kavramı karşı karşıya ya da yan yana getirildiğinde genellikle estirilmek istenen küçümseme, yadırgama havası dünyanın her köşesinde hep aynıdır. Hatta çeşitli tarihsel nedenlerle askerliğe pek iyi gözle bakılmayan kimi Batı toplumlarının entel çevrelerinde, “Senfonik orkestraya göre bando neyse, sivil yargıya göre askerî bando da odur” türünden sözde aşağılayıcı tekerlemeler bile üretilmiştir.

İki farklı kuruluşun niçin kullanıldığı, müziğin, çalgıların ve çalanların farklı olduğu unutularak.

Oysa, bunların da ötesinde, bütün kurumlar ve kavramlar gibi, bu karşılaştırmada da, aşikâr farklılıklar dışında zaman ve mekân, yani dönem ve ülke öğelerinin de teraziye konması gerekir.

Konunun ille de bir teraziye vurulması şartsa.

Örneğin, cumhuriyet Türkiye’sinin bile askeri rejimlerinde değişik kurallara göre kurulmuş ve üyeleri arasında hukukçu olmayan askerlerin de bulunduğu sıkıyönetim mahkemeleri ile yine aynı dönemlerin bütünüyle yüksek rütbeli asker hukukçulardan oluşan bir Askerî Yargıtay’ı aynı kefeye koyabilir misiniz? 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinin emir komuta sözü edilmeyen, kılı kırk yaran, askerliğin mertliğini hukukun hakça titizliğiyle bütünleştirip adalet tarihi için anıt niteliği taşıyan bazı Askerî Yargıtay kararları unutulabilir mi?

Şurası artık yadsınamayacak bir gerçekliktir: Çivisi çıkmış Türkiye’de anlamsızca sürdürülen bir sivil-asker karşılaştırması gibi asimetrik kutuplaşmalar, sonuçta ülkenin toplam gücünü zayıflatmakta ve ancak cumhuriyetin geleceğini karartmak isteyenlerin işine yaramaktadır.

Facebook'ta Paylaş   - Asimetrik Ölçmeler Twitter'da Paylaş  FriendFeed'de Paylaş

Yorum Yapın

Yorumunuzu eklerken;

  • Dilimizi düzgün bir şekilde kullanmaya ve sözcükleri kısaltmadan yazmaya
  • Gerçek kişi ve kurumlara hakaret etmemeye
  • Bağlantı veya e-posta adresi paylaşmamaya
  • Öfkeli, tehditkar iletiler yollamamaya
  • Özen gösteriniz. Bu kıstaslara uymayan yorumlar silinecektir. Sorumluluk yorumcuya aittir.