Tarihsel Fırsattan Tarihsel Feryada

Cüneyt Arcayürek

30 Mayıs 2009

İçeriği bilinmeyen “tarihsel fırsat”, son terör saldırısıyla “tarihsel feryada” dönüştü.

Muhalefet Çankaya’daki AKP’liye inandı. İnanmakta haklıydı.

Tarihi fırsat kaçırılmamalıydı. Ama şu soruya yanıt alınamıyor: Tarihsel fırsat hangi önlemleri içeriyor?Çankaya’daki eveliyor geveliyor, ama önlemleri bir türlü açıklayamıyor.

Muhalefet de üzerine gidiyor: Söyle, tarihsel fırsatın içeriğinde ne var?

Çankaya’da derin sessizlik!

Gerçek ortaya çıktı. Meğer Çankaya’daki AKP’linin üst perdeden atıp doluyu tutturmaktan başka hiçbir anlama gelmeyen tarihsel fırsatın içi boşmuş!

Galiba yalnız muhalefet ile medya değil… Başbakan RTE de merakla, heyecanla Çankaya’daki “kardeşinin” fırsatın içeriğini açıklamasını bekledi, belki de hâlâ bekliyor.

***

Şırnak’ta önceki gün 6 şehit verdiğimiz mayınlı saldırıdan iki gün önce “Askersel operasyonlar durdurulmalı, yoksa terör saldırılarının arkası gelir” diyen DTP Eşbaşkanı Ayna Emine’ye mi?..

…Yoksa son terör saldırısından hemen sonra, önceki gün yaptığı yazılı açıklamada “Her kim ki silahsız bir çözüm arzuluyorsa mutlaka ama mutlaka elini tetikten çekmelidir” diyen DTP’nin öteki Eşbaşkanı Ahmet (Kürt) Türk’e mi?..

Ya da aman acele edelim, önümüze gelen tarihi fırsatı kaçırmayalım diyen, içi kof açıklamaların sahibi cumhurbaşkanına mı.. inanalım? Kime?

***

Talihsiz bir ülke. Devleti temsil eden Çankaya’daki nereye varacağını hesaplayamadığı açıklamalar, söylemlerle kamuoyunu heyecanlandırıyor ve sonra.. iktidarla muhalefet bu açıklamanın, söylemin arkasında neler olduğunu birbirine sorar duruma düşüyor.

Bir başbakan var; bir numaralı devlet sorunu üzerinde son günlerdeki -moda tabiriyle- açılımla ilgili hiçbir şey söylemiyor.

Başka dallarda geziyor. Aklı fikri muhalefete çatmakta.

Güneydoğu’da, Suriye sınırında 500 küsur kilometrelik alandaki mayınları temizleme işini yabancı firmalara ihale etmeye hazırlanan tasarı üzerinde muhalefetin gerçekçi eleştirilerine yanıt yetiştirmeye çalışıyor.

Öne sürülen karşı görüşlerde haklı yönler var mı yok mu? Başbakanı asla ilgilendirmiyor.

***

Çıkmış bir yerde kürsüye, saldırgan üslupla soruyor RTE:

“Güneydoğu’da mayınlı toprakları İsrail’e peşkeş çekeceksin diyorlar. Var mı kanıtın?”

Var: Daha önceki yıllarda, 2004’te Maliye Bakanlığı mayın temizleme olayını ihaleye çıkardı.

İptal edilen ihaleye İsrail ve İsrail’le bağlantılı firmalar katıldı.

Yeni yasa ile aynı firmaların ihaleye girmeyeceklerini kim garanti edebilir?

RTE muhalefete soruyor: “Mayın temizleme ile ilgili bir öneriniz var mı?”

Var! Muhalefet, Güneydoğu’da Suriye sınırındaki toprakların mayınlardan arındırma işinin, NATO’nun bir kuruluşu olan, birçok ülkede mayınları başarıyla temizleyen NAMSA adı şirkete verilmesini öneriyor.

***

Hükümet bu öneriye de karşı çıkıyor. O zaman akıllara, hükümetin mayın işini daha önce saptadığı hangi yabancı firmaya vereceği sorusu takılıyor.

Hükümetin ret gerekçesi, NAMSA’nın yüksek fiyatlar verdiğine dayanıyor.

Oysa -Baykal’ın açıkladığına göre- CHP şirketten fiyat almış. NAMSA’nın mayınlı bölgenin metrekaresini bir Avro’ya temizleyeceğini bildirmiş. Yılda 60 milyon dolar!

***

Yani? Başbakan bir kıt’adan diğerine durmadan uçsun, Emine Hanım ve kızlarıyla ve bir de yalakalarıyla daha rahat etsin diye alınan lüks uçağın bedeli kadar.. yılda 60 milyon dolar!

AKP içinde de rahatsızlığın başladığı, RTE’nin muhalefete esip savurduğu, her öneriyi reddedip karşı çıkanlara veryansın ettiği saatlerde mayın tasarısı komisyona geri çekildi.

Mayın temizleme ve temizlenen arazinin kullanımı işinin ayrı ayrı ihale edilmesinde uzlaşma arayışları sürüyor.

Tasarı 2 Haziran’da genel kurulda yeniden ele alınacak. O gün öğreneceğiz:

Toprakların işlenmesi Türk vatandaşlarına mı… Mayın temizlenmesi yabancılara (İsraillilere) mı?

…Kime peşkeş çekilecek?

Facebook'ta Paylaş   - Tarihsel Fırsattan Tarihsel Feryada Twitter'da Paylaş  FriendFeed'de Paylaş

1 Yorum
Yorum bırakın »

  1. Ahmet Türk

    Dün aksam 32. Gün programında…
    İster Türk – ister Kürt, ister ne olursa olsun…
    Siyasetçiye inancım kalmadı. Samimiyetlerinden derin bir kuşku duyuyorum…
    Acaba bu inançsızlık duygusu, aldatılmışlığın bir neticesi mi?
    *

    Emine Ayna

    Kürt asılı vatandaşlar sahipsiz değildir!!!

    Kürt asılı vatandaşlarda – bizlerde Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşlarıyız, bu topraklar hepimizin ve hepimiz bu devletin himayesindeyiz.

    *

    02.06.2009

    Af etmek

    Bağışlamak Allaha mahsusumudur?
    Tüm hak dinleri insanoğluna bağışlamanın erdemlerini öğretmez mi?
    Ahmet Türk:

    “…ben af etmeye hazırım…” diyor!

    Ona karşı yapılan haksızlıkları, işkenceleri af etmek istediğini belirtiyor.

    Af etmek yüceliktir…

    Anadolu topraklarında, Anadolu’nun renga renk çiçekleri…

    Birbirinden farklı, ahenk ve uyum içersinde varlıklarını korurken, bu topraklar nice ozan nice düşünür – nice nadide çiçekler meydana çıkarmıştır. Hadi onlardan bir şey öğrenmedin, bak ataların bu topraklara ne ad koymuşlar:

    Ana – dolu!

    Ana kucağı gibi şefkatli…
    Ana gibi doğurgan…
    Ana gibi metanetli…
    Ana gibi bağışlayıcı…
    Ana gibi fark gözetmeden doyuran…
    Ana gibi dolu…
    Dolu – dolu…
    Ana, ana gibi yâr olmaz, anayı kaybettin mi bir daha gelmez!

    Bizler bu toprakların evlatlarıyız, farklıyız ama Anadolu’da açtık gözlerimiz bu dünyaya.

    Kardeş kardeşe düşman olmamış mıdır?
    Kardeş kardeşin kanını dökmemiş midir?
    Kardeş kardeşe kinlenmemiş midir?
    Aramıza kan mı girdi?
    Anadolu tarihi kanlıdır ama ana, bağışlamayı öğretmiştir – hoşgörü nedir göstermiştir biz evlatlarına…

    Af etmek büyüklüktür, inançlarımızın gereğidir!

    Toplumun hassasiyetleri taraflarca gözetildiği sürece ve ciddi gayretlerle bu ana, bununda üstesinden gelir!

Yorum Yapın

Yorumunuzu eklerken;

  • Dilimizi düzgün bir şekilde kullanmaya ve sözcükleri kısaltmadan yazmaya
  • Gerçek kişi ve kurumlara hakaret etmemeye
  • Bağlantı veya e-posta adresi paylaşmamaya
  • Öfkeli, tehditkar iletiler yollamamaya
  • Özen gösteriniz. Bu kıstaslara uymayan yorumlar silinecektir. Sorumluluk yorumcuya aittir.