Obama’nın AB Desteğinin Anlamı

Erol Manisalı

10 Nisan 2009

Obama hem Türkiyeye gelmeden önce Brükselde hem de Ankarada,Türkiyenin AB sürecinin arkasında olduğunusöyledi. Bu açıklama Türk medyasında büyük yankı buldu. Obamanın bu ifadesini çok önemli ve çok anlamlı sananbazı çevrelerin düşüncesi şudur:

- Türkiyenin AB ilişkilerinde, Washington Türkiyenin yanındadır”.

- “Mademki ABD destek veriyor, o halde AB üyeliğimiz bu sayede gerçekleşebilir.

Bu gruptakileri, iyi niyetli ABcilerolarak tanımlıyorum. Bir de bu sözlerin hiçbir anlam taşımadığını çok iyi bildikleri halde,

- Ya Amerikanın Türk kamuoyundaki çöken imajını cilalamak için;

- Ya da, bekleme odasında Türkiyenin iğfal edilişini” , Batının yeni Türkiye politikası gereği destekledikleri için alkışlamaktadırlar.

Washington Türkiyenin AB sürecinihep desteklemiştir, hatta yönetmiştir. Berlin duvarı 1989’da yıkılırken yeni dünya düzeninde, Türkiyeyi Batı kapitalizmine AB üzerinden bağlama yolunu seçmiştir”.

- Özalın 1987de yaptığı tam üyelik başvurusu 1989da reddedilince, AB bizi almasa da Gümrük Birliği yükümlülüğü altına gireceğizdiyen Özal bu politikasını, ABD ile yürüttüğü işbirliği sonucuortaya koymuştur.

Washingtonın Brükseldeki temsilciliği kolları sıvamış; Brüksel-Ankara ilişkilerini tek yanlı bağlama sürecidoğrultusunda yönlendirmiştir. Devlet Planlama Teşkilatının ve çok sayıda öğretim üyesinin,Egemenlik tek yanlı devrediliyor uyarılarına karşın, Türkiyenin askersiz işgali başlatılmıştır. Siyasilerden karşı çıkanların başında, milletvekili Sayın Abdullah Gül bulunuyordu. Kendisi, ABDnin bu operasyondaki rolünüde vurgulamaktaydı.

- 6 Mart 1995te Tansu Çiller,Türkiyeyi ABye tek yanlı bağlayan Gümrük Birliği belgesini”, Washingtonın isteği ve desteği doğrultusunda imzalamıştır.

Obamanın Afganistan-Pakistan operasyonunu BOP için yürütmekte olan Richard Holbrookeun 1995te Çillere yazdığı notta,ABDnin Türkiyenin arkasında olduğu, Gümrük Birliği belgesini imzalaması gerektiği belirtiliyordu”. Obama şimdi, Holbrookeun o gün Çillere yazdıklarını tekrarlıyor.

- Aralık 1999da Türkiye, ABnin göstermelik ve farklı statüdeki aday yapılarakbekleme odasına hapsedilirken, Ecevitin etrafını yalnız Brükselin değil Washingtonın adamları da kuşatmışlardı.

- 2004 ve 2005te çerçeve anlaşmaları adı altında Türkiyeyi ABye almadan bekleme odasında kilitleyen çerçeve anlaşmalar imzalanırken Washington yine başroldeydi.

Washington ‘AB sürecini’ ister

Bunları niye hatırlatıyorum? Kimileri unutmuş ya da hafızasından bilerek silmiş olabilir. Türkiyenin AB süreci kanalı ile Batının denetimi altında tutulması ve yönlendirilmesi”, Washingtonın küresel egemenliği ve çıkarları açısından yaşamsal önem taşır. Sıralayalım:

1) Güneydoğunun Türkiyeden koparılmasında, AB süreciçok önemli işler gördü ve halen de görüyor.

2) Patrikhanenin Vatikanlaştırılmasında, bu süreç üzerinden Türkiyeye baskı yapılıyor.

3) Ermeni meselesinde, ABD ve AB kurumları aldıkları kararlarda, tam bir eşgüdüm içindeler. Türkiye üzerinde birlikte baskı yapıyorlar.

4) Kıbrıstan Türkiyenin ve Türk askerinin tasfiyesi yine AB süreci üzerinden sağlanıyor. Bugün yolun yarısını aştılar.

5) Dicle ve Fıratın denetiminin uluslararası (yani Batı) kurumlarına geçmesinde yine AB sürecibir maşa gibi kullanılıyor.

6) Türkiyenin federatif bir düzene sürüklenerek çözüştürülmesinde AB süreciyine bir maşa gibi kullanılıyor.

7) Amerikan şirketleri gümrük birliği sayesinde Türk pazarını işgal ettiler. ABDden ithalat patladı, ikili ticari ilişkiler ABD lehine çalışıyor. ABDden yıllık ithalat 13-14 milyar dolar, ihracat ise 4-5 milyar dolar. Bunlar, AB sürecinin ve gümrük birliğinin yarattığı haksız rekabet sonucu ortaya çıktı.

Obama tabii ki, Türkiyenin AB sürecinin arkasındayızdiyecek. Benim anlamadığım, içimizde kimilerinin bunu, bizim yararımıza bir olay gibi göstermeleri.

Batının yeni Türkiye politikalarına onay veren oligarşi, ABDnin Türkiyede çöken imajını cilalamak için bu yalanı söylemek zorunda.

www.istanbul.edu.tr/iktisat/emanisali

Facebook'ta Paylaş   - Obama’nın AB Desteğinin Anlamı Twitter'da Paylaş  FriendFeed'de Paylaş

2 Yorum
Yorum bırakın »

  1. Sayın Erol Manisalı Hocamızın ABD ve AB eksenindeki Türkiye nin son zamanda tutarsız politikalarla Türk Devletinin aldatıldığını, daha kötüsü ülkemizi bölmek-parçalamak hatta üzerimizde her türlü tasarrufu sağlayabilecek müeyyideleri bir nevi hile ve entirikalarla AB. süreciyle alakalandırılarak Cumhuriyetimizi yıkmayı planladıkları apaçık ortadadır. Her ne hikmetse, bu güzel memleketimizin o kadar mükemmel bilim adamları ve akil insanları olmasına rağmen, neden ülkemizin ticaretinden tutunda, ülkemizin iç işlerine kadar bir amerikalı yada avrupalı veya kiliseler egemen olmaya kalkışıyorlar, doğrusu anlamada güçlük çekiyorum. Bu canım ülkemizde bizim atalarımız şehit oldular, biz evlatlarının iyi koşullarda geleceğimizi doğru tayin edebilmemiz için nelere katlanmadılarki , bu yüzden Türk milletini sağ duyuya davet ediyorum. Saygılarımla

  2. ne diyelim bütün dünyaya huzur diliyelim.,
    huzurlu bekleyiş.

Yorum Yapın

Yorumunuzu eklerken;

  • Dilimizi düzgün bir şekilde kullanmaya ve sözcükleri kısaltmadan yazmaya
  • Gerçek kişi ve kurumlara hakaret etmemeye
  • Bağlantı veya e-posta adresi paylaşmamaya
  • Öfkeli, tehditkar iletiler yollamamaya
  • Özen gösteriniz. Bu kıstaslara uymayan yorumlar silinecektir. Sorumluluk yorumcuya aittir.