Gandi Kemal’e Selam…
Erol Manisalı
3 Nisan 2009Halk kime destek verdi, kimi cezalandırdı, kimlere uyarıda bulundu?
-Büyüklerden CHP ve MHP destek aldılar. Bu desteğin nelere ve niçin verildiğini iyi görmek gerekir.
-CHP’de desteği Kılıçdaroğlu değil, “onun duruşu, kimliği ve savunduğu görüşler” aldı.
Hatırlayalım, Kemal Kılıçdaroğlu hangi görüşleri savundu? Sosyal devleti, kamusal yararı ve makro (bütüncül) iktisadi ve sosyal politikaları savundu. Solcu, toplumcu, halkçı öğeleri “çağrıştıran” gerçekleri vurguladı. Vurgunları, soygunları öne çıkararak, bir anlamda düzene karşı çıktı.
Ona Gandi Kemal adı bunun için takıldı. Dolaylı yoldan da olsa, “yalnız vurgunlara karşı değil, dış ve iç sömürgecilere meydan okuyan” bir duruş sergiledi.
Yalnızca dürüstlüğü ve sade kimliği değildi sevilen: “sosyal devleti benimseyen kimliği,” halkı etkiledi. İnsanlar onu, bu anlamda yanında hissetti. Kılıçdaroğlu’nda “görmek istediği CHP’nin kimi özelliklerini buldu.”
Son iki yıl içinde birkaç defa yazdım; “CHP, AKP’ye Nasıl Alternatif Olur?” başlığını taşıyan yazılardı bunlar. CHP’liler bu yazıları internet ortamında dolaştırdılar.
İşte Kılıçdaroğlu duruşu ve savunduğu görüşleri ile “kısmen de olsa halkın bu taleplerine yanıt verdiği için büyük destek aldı ve Gandi Kemal oluverdi.”
CHP tabanı, hatta CHP dışındaki sağduyulu insanlar böyle bir sosyoekonomik ve sosyo politik duruşun özlemi içindeler. Kılıçdaroğlu’nun“çağrıştırması” bile yetti.
Düşünün bir defa; kapsamlı, inançlı bir duruş CHP’de halkın özlemlerine nasıl yanıt verir, ne büyük destek alır, fiskesi bile nasıl etkiledi.
MHP, SP ve DTP…
MHP, soldan gelmesi gereken ulusalcı ve antiemperyalist taleplere biraz olsun söylevlerinde yer vererek “solun yapamadığını” yaptı.
Güney Amerika’daki ulusal solun dediklerinin onda birini kullanmak bile MHP’nin oy patlamasına yetti. Batı’nın Türkiye’de “ulusalcı ve cumhuriyetçi cephe ve katılımcı demokrasi yerine”, siyasal İslamı öne çıkarmasının nedenleri de bu sonuçlarla daha iyi anlaşılır hale geldi.
SP’nin oylarını arttırmasının arkasında “işbirlikçi siyasal İslama karşı, antiemperyalist bir duruş sergilemesi” etkili oldu. Siyasal İslamın tabanında “Amerikancı, piyasacı, özelleştirmeci ve işbirlikçi siyasilere karşı” tepkinin büyük olduğunu, SP’nin oy artışı ile son seçimlerde gördük.
Gelelim DTP’ye; DTP’nin Güneydoğu oylarını “bir bölge ve Kürtçü parti olarak arttırması”, AKP’nin 2002’den beri izlediği politikanın doğal bir sonucudur.
-BOP’un desteklenmesi;
-Gerçek demokrasi, siyasal İslam kutuplaşması;
-Cumhuriyet, Osmanlı kapıştırması sonuçta, etnik ayrımcılığı da yaratacaktı. Üstelik bu ayrımcılığın arkasında ABD ve AB tam teçhizatlı olarak yer alıyorlarsa.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun sosyal devletçi dürüst kimliği, MHP’nin kimi antiemperyalist söylevleri kullanması, SP’nin işbirlikçi İslamcıların ipliğini pazara çıkarması üç partinin oyunu arttırdı.
DTP ise “üç partinin oyunu arttıran nedenlerin, gerçekten önemli olduğunu” oylarını asimetrik arttırarak gösteriyordu. Ama seçimin bir tek galibi vardı; soygunlara, sömürülmeye, ezilmişliğe karşı koymak özlemi içindeki “halkımız.” İnsanlar bunu Gandi Kemal’in söylevlerinde ve duruşunda azıcık olsun buldular…
www.istanbul.edu.tr/iktisat/emanisali
