Batı, Atatürk’ü Yargılıyor…

Erol Manisalı

13 Nisan 2009

- Yargılanan Türkiye Cumhuriyeti, devrimlerimiz…

- Yargılanan bağımsızlığımız, özgürlüğümüz…

- Lozan yargılanıyor, emperyalizme karşı kazandığımız savaş yargılanıyor…

- Halkımız, ulusumuz yargılanıyor sömürgeciler tarafından…

- Kimliğimiz, değerlerimiz ve varlığımız yargılanıyor…

- Kurtuluşumuz ve onun önderi Mustafa Kemal Atatürk yargılanıyor sömürgeciler ve onların maşaları tarafından…

En büyük suçlu Atatürk; çürümüş, emperyalizmin arka bahçesi ve oyuncağı olmuş, fiilen işgal edilmiş Osmanlı’dan, bağımsız bir ulus ve Cumhuriyet yaratmış, Avrupalı müstevlilere karşı.

Ezilen ve sömürülen dünyada bağımsızlığın simgesi olmuş bir Türkiye; hem de dünyanın en sorunlu bölgesinde. Hindistan’ın İngiltere’ye başkaldırmasında, Afrika ülkelerinin Avrupa’ya karşı savaşında; dün Castro’nun, bugün Chavez’in Amerika’ya meydan okuyan duruşunda örnek olmuş Mustafa Kemal Atatürk.

Sömürgeciler onu hiç sevmediler ve sevmiyorlar. Bundan dolayı Atatürk’ü yargılıyorlar, yermek istiyorlar. Yeniden o kaosa, Sevr’i kabul ettirdikleri Osmanlı’ya dönmek istiyorlar.

- Çağdaş değerler, çağdaş hukuk düzeni ve toplumsal haklar yerine siyasal İslamın egemen olduğu bir cemaat düzensizliği istiyorlar bu coğrafyada.

- Cemaatin başına bir kukla yerleştirip, onu yönetmek niyetindeler…

Obama’nın hafızası…

- Obama Afrikalı dedelerini hatırlıyor mu?

- Amerika’nın pamuk tarlalarına taşınamayan Afrikalıların bugün sömürgeciler tarafından ne hale getirildiklerini, “Sudan’a yeni askeri operasyonlar planlarken” hiç mi hatırlamıyor?

- Amerika’nın Irak, Lübnan ve Afganistan’ı kan gölüne çevirdiğini göremiyor mu?

Görememiş ki Türkiye’ye ve Irak’a gelişinde, “izlenen politikanın devamını” istiyor.

Afganistan’da kendisi için “savaşacak Türk askeri” istiyor. Amerika yenilmiş, “gel benim yerime sen savaş” diyor, kendi emperyalizmine alet ediyor…

Amerika için Kore’ye, Somali’ye, Yugoslavya’ya, Afganistan’a, Lübnan’a asker gönderdik. Dün Kurtuluş Savaşı’nda Batı’nın bize yaptıklarını bugün sömürgeciler tekrarlarken, neden onlara yardım ediyoruz? Bindiğimiz dalı neden kesiyoruz?

Dün İngilizin Çanakkale’ye getirdiği Afrikalı ve Asyalıların durumuna düşmedik mi? Türk halkı bizim, “Amerikalıların Gurka’ları olmamızı istemiyor”. İngilizlerin getirdiği Gurka’ları 1915’te Çanakkale’de gördük, 1974’te Kıbrıs’ta gördük. Şimdi bizi “Gurkalaştırmak” istiyorlar.

Obama’nın Anıtkabir’i ziyareti ve yazdığı sözcükler yalnızca, Batı’nın Cumhuriyet’i ve Atatürk’ü yargılamakta oluşunu gizlemekten başka hiçbir anlam taşımaz. Bugün yaşamakta olduğumuz inanılmaz olayların arkasında kimlerin olduğu artık apaçık biliniyor. Televizyonları açın, gazetelere bakın, görürsünüz…

- Afganistan’da, Lübnan’da, Irak’ta, Gürcistan’da yeni Gurka’lara ihtiyaçları var. Soros söylemedi mi?Emperyalistlere göre “Türkiye’nin en iyi ihraç ürünü bizim insanımız, askerimizmiş”!..

- Soros bir simge, Batı penceresinden Türkiye’nin görünümü; Türkiye’nin ayakta kalması ve onlar tarafından yıkılmaması için insanını, askerini emperyalizmin çıkarları için kullandırması gerekiyormuş. En iyi Türk yöneticimiz onların Cola şirketinin başına getirilecek; en iyi doktorlarımız onların sağlık kurumlarında görev alacak; en iyi askerlerimiz onların Asya’daki, Afrika’daki ve Ortadoğu’daki çıkarlarını koruyacak.

- Batı Türkiye’yi ancak bu koşulla kabullenir, bu koşulla yanında tutar, diyorlar.

Obama geldi, bir öpücük kondurdu. Bush gibi “sırtımıza vurmadı”.

Ermenistan’da, Kürdistan’da, Afganistan’da sizden hizmet bekliyoruz dedi. Mustafa Kemal bütün bu taleplere hayır dediği için sevilmedi, sevilmiyor.

Emperyalizm Mustafa Kemal’i, Cumhuriyet’i, bağımsızlığımızı, kurtuluşumuzu yargılıyor. Türkiye’de toplumsal hakların geliştirildiği gerçek ve katılımcı bir demokrasi istenmiyor. Sevr’i ve Osmanlı’yı işbirlikçileriyle birlikte, geri getirmek istiyorlar.

Reagan, baba Bush, Clinton, oğul Bush ve Obama Türkiye’ye bu gözle bakıyorlar. Amerika’daki ve Türkiye’deki danışmanları iyi hizmet vermişler.

Ama, güneş balçıkla sıvanmaz ki; siyah Obama bile karartamaz, ortada apaçık duran gerçekleri…

www.istanbul.edu.tr/iktisat/emanisali

Facebook'ta Paylaş   - Batı, Atatürk’ü Yargılıyor… Twitter'da Paylaş  FriendFeed'de Paylaş

9 Yorum
Yorum bırakın »

  1. Öncelikle, geçmiş olsun dileğimi sunuyorum. Ülkemizin içinde bulunduğu durumu eşsiz yorumunuzla bir kez daha dile getirmişsiniz. Gerçekler bu kadar açık ama hala olanlara göz yumulmaktadır. Ülke sahipsiz kalmış gibi gözükmektedir. Ufukta yeni bir kurtuluş savaşı gözükmektedir.
    Saygılarımla.

  2. yeni bir kurtuluş savaşı olursa bizde yerimizi yine Atatürk’ün safında tutarız.Yeterki karar verilsin.

  3. çok geçmiş olsun sayın manisalı herzaman yanınızdayık biz pis yönetiçilerin mutsuz kişileriyiz.

  4. Sayınhocam geçmiş olsun demiyorm.Çünkü siz bir Kurtuluş savaşi komutanısınız.Savaşan askere geçmiş olsun denmez Gazilik ünvanı ile şreflendirilir.saygılarımla .

  5. kurtuluş savaşı olursa mı? kurtuluş savaşı oluyor hem de yüzlerce cephede; yalnız kansız bir şekilde. Fetullah cemaatinin yetiştirdiği adamlar cumhuriyetin tüm kurumlarına sızmış durumda. Cemaatin lideri de ABD’nin buyruğuna girmiş durumda. Bu kurumlarda cemaatten olmayan kişiler Cumhuriyeti savunmada kendi görüşümce birkaç istisna haricinde yetersiz kalıyorlar. 12 Eylül ve ANAP iktidarından itibaren Polis Kolejlerine, Savcılıklara, Yargıtaya, hukukun her kurumuna sızan bu adamalar artık emniyet müdürü, müdür yardımcısı, savcı, hakim, avukat gibi ünvanlar taşıyorlar. Bu kurumlarda zamanında sorumlu davranarak üstlerine ve siyasi iktidar mensuplarına rapor veren, durumu bildiren kişiler kaale alınmamış, bunun ötesinde bu yolu kullanan kişiler kurumdan kovulma, pasif görevlere atanma ve artık günümüzde cemaatçi grup tarafından üzerlerine iftira atılarak yargılanma, cezalandırılma uygulamalarına maruz kalmıştır. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” zihniyetinde olanlar ise herhalde önlerinde kalan birkaç yılı kazasız belasız atlatıp emekli olma politikası gütmekte. Onlara tavsiyem üzerlerine düşen sorumluluğu kabullenip bir an önce cumhuriyet saflarında yer almaları, bunu haber kaynaklarına ve dolayısı ile topluma deklare etmeleri, karşı görüşte olan cumhuriyet düşmanlarına karşı her şekilde mücadele etmeleridir. Çünkü şahsi kanaatimce birçok kurumda kritik pozisyonlarda yarı yarıya yakın olan cemaatçi kadro/diğer kadro oranı (burada maalesef “diğer kadro” oranı diyorum çünkü az önce yukarıda yazdığım gibi renk vermeyen ve cumhuriyeti savunmayan büyük bir kesim var) bir iki kuşak sonra cemaatçiler lehine değişecektir. Cemaatçilerin en büyük avantajı büyük bir dayanışma içinde tek bir kuvvet oluşturarak hareket etmeleridir. Kurumlardaki çoğu kişi zannımca bu birlikten doğan kuvvetten korkmakta ve bireysel olarak birşey yapamayacağını düşünmektedir. Halbuki tek yapılması gereken bu kuvvetin karşına kendi grubunu oluşturmak ve birey mantığını kırmaktır. Eminim ki cumhuriyet ülküleri çerçevesinde bir araya gelerek oluşacak böyle bir kuvvet, cemaati ezer geçer.
    Çünkü genellikle vasat zekalara sahip ve cemaatin koşulsuz itaat sistemine göre yetiştirilmiş, hep takiyye yaparak ilerlemek politikası gütmüş, kapalı kapılar arkasında iş bitirmeye alışkın bu çarpık ruhlu adamlar, gerçeğin güçlü ışığıyla aydınlatıldığında acizlikleri meydana çıkacaktır.

  6. Ceyhun Atuf KANSU adeta bugünleri görerek neler söylemiş:”Önümüzdeki yıllarda ATATÜRKe nasıl ihanet edildiği,tek taraflı ve daha çok YABANCI MENFAATLERE uygun,korkunç propagandalarla halkın nasıl kandırıldığı ve Abdülhamit’le, Meşrutiyet devresindeki komprador siyasetine dönülerek İÇ VE DIŞ MENFAAT GRUPLARI tarafından memleketin nasıl ZİYAN EDİLMİŞ olduğu daha çok anlaşılacaktır.Bencil ve bilgisiz demagogların yarattığı bu uğursuz akıma karşı, hasıraltı edilmek istenen ATATÜRK İLKELERİ,genç kuşakların ve dürüst aydınların direnişiyle yeniden günümüzün en olumlu aksiyonu haline gelmeye başlamıştır.(Alıntının yapıldığı kaynak:Ahmet Taner Kışlalı’nın Bir Türkün Ölümü adlı eseri)
    Gerçi bu ergenekon saçmalığına halkımızın kandığı yok çünkü bugün onbinler ATAsının huzuruna ANITKABİRe yürüdü.Ergenekonu,haksız suçlamaları kabul etmediğinden ve ülke geleceğini tehlikede gördüğünden.Ülkeyi geriye götürmeye çalışanlar böyle yaptıkça bizler daha da güçleniyoruz,çoğalıyoruz,ATATÜRK İLKE ve DEVRİMLERİ ‘ne daha da sarılıyoruz.
    Bu arada kaleminize,ağzınıza sağlık sayın Manisalı ne de güzel yazmışsınız.Umarım en kısa zamanda size ve yazılarınıza kavuşuruz.Herzaman siz ve sizin gibi aydınlarımızın,bilim adamlarımızın yanındayız ve sizlere inanıyoruz.

  7. Hocam cok gecmis olsun…
    Kaleminize, yureginizi ve bilginize saglik… ulkemden cok uzaklada Oslo’da sizlerin yazilariniz sayesinde neler oldugunu tum acikligila anlayabiliyorum ve bazen keske anlamasam diyorum, tum bu olanlari birde disardan seyredince icim iki kat daha fazla aciyor.

  8. Kem küm. Haralap hup. Şap şup. Cep. Cebe devam…

  9. Olması Gereken olur yaşanması gereken yaşanır.
    Daima ne ekersek onu nu ürünü biçilir 60 yıldır ne ektiğimize bakalım!!!!
    sonucu görmek zor değidir..

Yorum Yapın

Yorumunuzu eklerken;

  • Dilimizi düzgün bir şekilde kullanmaya ve sözcükleri kısaltmadan yazmaya
  • Gerçek kişi ve kurumlara hakaret etmemeye
  • Bağlantı veya e-posta adresi paylaşmamaya
  • Öfkeli, tehditkar iletiler yollamamaya
  • Özen gösteriniz. Bu kıstaslara uymayan yorumlar silinecektir. Sorumluluk yorumcuya aittir.