Sahnedekiler, Hillary ve Obama
Erol Manisalı
20 Mart 2009-Hillary Clinton Türkiye’ye geldi, Amerika’nın (ve Bush’un) çirkin imajını sildi. Eski yıllarda Holywood yıldızları gönderilirdi, şimdilerde siyasiler onların rolünü üstlendiler.
-Obama’nın da Türkiye’ye çok yakında geleceği mesajı verildi. Bu haber, “Ankara diplomasisinin zaferi” olarak Amerikalılar tarafından bizim medyaya duyuruldu.
Şimdi kendinizi ABD’nin (ve Washington’un) yerine koyarak Türkiye’ye bakalım;
1) AKP’ye destek vererek onu iktidara getirmişsiniz. Bir dediğinizi iki etmeyen bir yönetim, BOP için elinden gelen her şeyi yapmış ve yapacak da.
2) ABD’nin de hiç hoşlanmadığı “sosyal hukuk devleti, Cumhuriyetin değerleri, Atatürkçülük ve ulusalcılık” konularında AKP yönetimi ile birlikte epeyce ilerleme sağlamışsınız, yolun yarısına gelmişsiniz.
Rand Corporation’un Washington (ve Pentagon) için hazırladığı “Ilımlı İslam Devleti” yapılanmasını, Cumhuriyetin yerine yavaş yavaş yerleştirmeye başlamışsınız.
3) Ancak Türkiye’de, “sokaktaki insan (% 90) ABD karşıtı olmuş.” Irak’taki katliam ve Gazze’deki devamı halkın gözünü açmış, insanlar uyanmaya başlamış.
4) Siz de Obama’yı ve Hillary’yi iktidara getirerek ABD’nin ambalajını değiştirmişsiniz. 30-40 yıl önce Hollywood yıldızlarını göndererek yaptırdığınız işleri şimdi onlara yaptırıyorsunuz.
Üstelik bugün televizyon var, onları allayıp pullayıp “yerli oligarşinin cicili bicili medyatik figürleri ile birlikte” ekranlarda pazarlayabilirsiniz. “Cambaza bak” gösterisi Türkiye’de geçer akçedir.
5) Hillary kızımıza biraz laiklik sözü ettirirsiniz. Bunu yutmaya hazır bir kesim var. Türkiye’deki Atatürkçü, ulusalcı ve laik kesimin gönlünü birkaç kelimeyle halledersiniz.
Onların bazıları zaten, “gördünüz mü, Amerika Obama’yla değişmiş” demeye başlarlar, sizin amacınız da budur zaten. Bu arada dincileri “biraz tedirgin etmenin” size hiçbir zararı olmaz. Aksine, işbirlikçi dinciler için güzel bir şantaj kozu elinize geçer. Onları “daha işbirlikçi olmaya yöneltirsiniz.”.
6) İran’a karşı sözünüzü dinletmekte biraz çekingen davranıyorlarsa, bu şantajınız iş görecektir. Bir başdanışman size; “Bizi deliğe süpürmeyin, tepe tepe kullanabilirsiniz” dememiş miydi? Yeniden çevrenizde dönmeye başlayacaklardır.
Hillary Clinton oyunun ilk perdesini sahneye koydu, şimdi “esas adam” Obama gelecek ve finali oynayacak;
-AKP hükümeti bunu, Türkiye’nin zaferi diye sunacak,
-Laik olduğunu söyleyen ama bir türlü “antiemperyalist olamayan” protokol Atatürkçüleri ve örtülü oligarşi mensupları ise, bakın Bush gitti, Hillary ve Obama ile birlikte Amerika değişti diyecekler.
-Türkiye’de her iki kesimin tepesindekileri elma şekeri ile yeniden Amerikancı yaptığı için, Washington’un ağzı kulaklarına varacak.
Gandi ne demişti; “Uyuyan insanı uyandırmak kolaydır ama, uyuma taklidi yapanı uyandırmak çok zordur.” Bizim oligarşinin esas sorunu ve aynı zamanda da varlık nedeni zaten bu değil mi?
Obama geldiğinde şunları söylerse ABD’nin değiştiğini anlayabiliriz; “Bir sürü yazarı, başyazarı, te-levizyoncuyu içeri kapatmışsınız; bu demokrasiye aykırıdır. Washington Türkiye ile ilişkilerini, durumun düzeltilmesi için gözden geçirmeye karar vermiştir.”
Eğer Obama bunları söylerse, ABD’nin değiştiğine artık ben bile inanmaya başlarım…
Bush İstanbul’a geldiğinde Ortaköy’de, “Şu Orhan Pamuk da ne güzel çocuk” dememiş miydi? Ben de bunun üzerine Nobel’den 10 ay önce yazmıştım; “Pamuk, Nobel’i garantiledi”. Obama da, örneğin Balbay için asimetrik bir şeyler söyleyemez mi…
www.istanbul.edu.tr/iktisat/emanisali
