Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok

Ali Sirmen

14 Mart 2009

Hillary Clintonın, Obamanın Dışişleri Bakanı olarak ülkemizi ziyareti ve ABnin Avrupa Parlamentosu tarafından 528 oyla kabul edilen ilerleme raporu kimi meslektaşlarımızda, ABD ve ABnin Türkiye bakışında bir değişiklik olduğu izleniminin uyanmasına yol açtı.

Doğrusu, Hillary Clintonın laiklikten söz etmesi, ılımlı İslamıağzına almaması, basın özgürlüğü konusuna dolayısıyla dokunmuş olması ve AB İlerleme Raporunda da, reformların üç dönemdir yavaş gittiğinden söz edilmesi, ayrıca, ABnin genişlemeden sorumlu komiseri Olli Rehnin Basın özgürlüğü konusunda işlerin iyi gitmediği yönünde elimize çok sayıda rapor ulaşıyordemesi, değerli meslektaşım Oktay Ekşinin deyimiyle ABnin uyanmaya başladığı izleniminin kimi çevrelerde yer etmesine neden olmuş.

Davos Fatihi!nin one minuteşovu üzerine İsrail ile ABDnin bunu karşılıksız bırakmayıp ödetecekleri düşüncesi de, ABDden gelen kimi sözlerin abartılarak algılanmasına neden olarak bu yanlış izlenimi güçlendiriyor.

Hemen belirtmek isterim ki, Obama yönetiminin de ABnin de Ilımlı İslama ve yaklaşımlarında bir değişiklik yoktur.

***

ABDnin ikiz kulelerden önce geliştirmeye başlayıp, o olaydan sonra üzerinde ısrarla durduğuIlımlı İslamProjesi artık Washingtonda yönetimden yönetime değişmeyecek bir ulusal politika haline gelmiş bulunmaktadır.

Şu anda bunun değişmesini gerektirecek bir neden de görülmemektedir.

Tayyip Erdoğanın yeterince ılımlı çıkmaması ise ABD açısından hiç önemli değildir. Aslında yeni İslami rejimden beklenen, istenenleri vermede güçlük çıkarmamasıdır, ılımlı olup olmamasının hiç mi hiç önemi yoktur.

AB cephesinde de durum değişik değildir; araya sıkıştırılmış basın özgürlüğü sözcükleri, ABD yönetiminin laiklik vurgusu gibi dostlar alışverişte görsün kabilinden açıklamalardır. ABD ve AB bu kadar ilan ettikleri ilkelerini, zaman zaman şöyle bir hatırlatıp geçmekle ilkesel bir tavır sergileme görüntüsü veriyorlar. Hepsi bu.

Kaldı ki ilerleme raporunun Türkiyedeki basın özgürlüğünün garanti altına alınmış olduğunuileri sürmesinin ne anlama geldiğini kestirmek ve ibareden sonra, ABnin ülkemizdeki basın özgürlüğüne aldırdığına inanmak çok güçtür.

Okurlarımdan Kamer Rodoplu dün geçtiği iletide, ABnin Mustafa Balbayın Ergenekon davasından tutuklanması konusunda sessiz kalmasına, sorgudaki Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı hususları görmezden gelmesine dikkati çekiyordu.

***

AB İlerleme Raporuna iyi bakınca görülüyor ki, Türkiyeden önemli istek ne basın özgürlüğünün sağlanması ne demokrasi yolunda mesafe alınmasıdır. Raporda yer alan en önemli ve en yaptırımlı olacağının altı çizilmiş olan istek, Kıbrıstaki Rum yönetiminin tanınmasıdır.

Bu yapıldığı sürece AB ile ilişkiler iyi gidecek, uzun müzakereler de, tabii ki, üyelik sonucuna varmadan sürecektir.

Bunun böyle olması şaşırtıcı da değildir, üzücü de…

Çünkü ne ABD ve ne AB, Türkiyede basın özgürlüğü, demokrasi ve laikliğin güvencesidirler.

Türkiye bu edinimleri onların yardımıyla değil, kendisi kendi çabasıyla edinebildiği kadar edinmiştir.

Aksini düşünmek, İtilaf Kuvvetlerinin kurtuluşu ve bağımsızlığı vermesini bekleyen son Osmanlı padişahı ile aynı duruma düşmek demektir.

Türkiye yitirmekte olduğu demokrasi ve laikliğini yine kendi geri alabilirse alacaktır.

Evet, gerçi Türkiyede bunların sivil darbe ile ortadan kaldırılması için dengelerin değiştirilmesinde, ABD ve ABnin desteklerinin büyük katkıları olmuştur.

Ama artık bu çevreler yaptıklarından pişman olsalar bile (ki böyle bir şey söz konusu değil), AKPyi yolundan çevirmekte etkili olamayacaklardır.

Evet, Batı Cephesinde yeni bir şey yok. Ama aslında bunun çok önemi de yok.

asirmen@cumhuriyet.com.tr

Facebook'ta Paylaş   - Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok Twitter'da Paylaş  FriendFeed'de Paylaş

3 Yorum
Yorum bırakın »

  1. Bu sitenin devamlı bir okuru olarak yeni sitenizi çok yetersiz buldum hani nerede önceki sitedeki onca yazarımız ve diğer dost sitelerimiz lütfen ya eski haline getiriniz ya da eski halindekileri koyup yeni ilaveler yapınız saygılarımla

  2. önceki sitenizdeki yazar kadrosunu yeniden görmek isterim.ekonomik durumum ve bulunduğum bölge itibarıyla(tunceli mazgirt)hergün gazetelere ulaşabilmem mümkün değil.hiç olmazsa kendime yakın bulduğum ve görüşlerine katılıp benimsediğim değerli yazarlarımıza sayenizde ulaşabiliyordum.bizim gibi düşünenleri sizlerden yoksun bırakmamanızı diliyorum.kolay gelsin.

  3. Dost siteleri ben de görmek istiyorum

Yorum Yapın

Yorumunuzu eklerken;

  • Dilimizi düzgün bir şekilde kullanmaya ve sözcükleri kısaltmadan yazmaya
  • Gerçek kişi ve kurumlara hakaret etmemeye
  • Bağlantı veya e-posta adresi paylaşmamaya
  • Öfkeli, tehditkar iletiler yollamamaya
  • Özen gösteriniz. Bu kıstaslara uymayan yorumlar silinecektir. Sorumluluk yorumcuya aittir.