İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Ceyhun Balcı - Çeşme Notları 2

Eylül 23, 2008 - CEYHUN BALCI, İLK KURŞUN

Çeşitli yurt köşelerinden Çeşme katılımcısı olan meslekdaşların sürece ilişkin nitelikli ve içerikli katkıları son derece yararlıydı.

Ancak, bu arada sınırlı sayıdaki sunulara da değinmekte yarar var!

Açılışın hemen ardından kürsüye gelen İzmir Tabip Odası Başkanı Suat KAPTANER’in az sözlü ve bol görüntülü sunusu sayfalar dolusu yazı ve saatler boyu sürecek konuşma ile anlatılamayacakları kavratması bakımından çok yararlıydı.

TTB Merkez Konseyi başkanı Gencay GÜRSOY hocamızın çeşitli açılardan eleştiriye muhtaç konuşmasının TTB genel kurulunda yapıldığını bilmesek örgütümüzle bağlantısını kurmakta güçlük çekebilirdik.

Diğer yandan görüntülerde kendisine yer bulan kimi siyasi parti ve sendika temsilcilerinin konuşmaları da sağlık ortamına ilişkin küçücük bölümlere karşılık Türkiye’ye saldırı ile eşdeğer etnik motiflerle süslüydü. Doğallıkla da ,konuşmalar kendilerini oraya çağıran TTB yönetimine yönelik övgülerle de son bulmaktaydı!

Meslekdaşlarımızın konuşmalarını içeren bölümler de son derece önemliydi.

Örneğin, bir meslekdaşımız “etnik” içerikli konuşmasını Kürtçe sözcüklerle bitirmekle kendisini fazlasıyla rahatlatmıştı!

Yine, bir başka meslekdaşımız bilimsel sunu kisveli konuşmasında etnik kökenlerinin Kürt olması nedeniyle bazı vatandaşlarımıza sağlık hizmeti verilmediğini savlayarak misyonunu yerine getirmiş oluyordu.

Yukarıda özetlemeye çalıştığım etnik doğrultulu iki konuşmanın ne salondan ne de divandan uyarı bile almamış oluşu ya da bir şekilde düzeltilmemişliği “hoşgörü” sınırlarının genişliği ile açıklanabilirdi.

Ancak, bir başka listeden aday olan kadın meslekdaşımızın kongre salonuna egemen olan çizgiye ters gelen konuşmasının asgari nezaketten yoksun davranışlarla karşılaşmasına tanıklık etmiş olmamız  “hoşgörü” kavramını bir anda unutmamıza yol açtı.

Her şeye karşın TTB Genel Kurulu’nda hekim ve sağlık sorunlarını gözardı eden ve üstüne üstlük de Türkiye’ye saldırmayla eşanlamlı konuşma ve yaklaşımlar Dr Suat KAPTANER, Dr. Selçuk KOÇLAR ve Dr.Recep AKDUR tarafından yapılan konuşmalarla hak ettiği yanıtı son derece düzeyli bir şekilde almış oldu!

TTB genel kurulunun ilk gününün sonlarında Dr. Selçuk EREZ hocamızın akıllarımızdan çıkmayan konuşması da önemli bir paylaşım oldu.

İngiltere’deki IRA-İngiltere anlaşmasını örnek vererek “kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla!” özdeyişimize uygun bir ustalıkla Türkiye’de de benzer davranışın Kürt sorununu çözmenin biricik yolu olduğu doğrultusundaki unutulacak gibi değildi! Selçuk EREZ hocanın bir Soros vakfının ülkemizi de içeren bölge sorumlusu olduğunu anımsatmakta yarar var.

Dr. Suat KAPTANER’in yaklaşık yarım saatlik görüntülü sunusu son derece çarpıcı ve etkileyiciydi. Bu sunu kimilerinin önümüze temcit pilavı gibi koymaya çalıştığı “ne farkınız var? Birlikte hareket etmeyi denemelisiniz” türünden yaklaşımlarının da bizim açımızdan olanaksızlığını ortaya koyması bakımından anlamlıydı.

Özenimizden kaçmayacak bir başka sunu da Dr. Ruşen AYDIN tarafından yapıldı.

Ruşen Aydın arkadaşımız emek ve alınteri ürünü çalışmasının özeti ile son derece etkileyici bir sunu yapmış oldu.

Ülkemizde etkinlik gösteren sendika, meslek örgütü ve kitle örgütü görünümlü kuruluşların da maskesini düşürmüş oldu. Andığı adlar, yabancı vakıflar ve özellikle NED başta olmak üzere yabancı odakları ve ülkemizdeki uzantılarını belleklerimize kazımış oldu. Değerli yazar Mustafa YILDIRIM’ın “sivil örümceğin ağında” kitabının genişletilmiş basımlarına bölüm olacak değerde bir sunuyu soluksuz izlemiş olduk. Böylelikle, kimlerin hangi odaklarla ilişki içinde olduklarını öğrendik. Bir başka durum da aydınlanmış oldu böylelikle! Bu bilgiler ışığında TTB’nin sağlık ortamı ve halkın sağlık hakkı konusundaki suskunluğuna karşılık göreceli olarak üzerine görev olmayan konulardaki etkinliğinin de gizini de çözmüş oluyorduk!

Diğer yandan,Dr. Recep AKDUR’un birlikteliğimizin yol haritasının ve organizasyonun tartışılması sürecinde “imece” önererek birlikte üretmenin önemine vurgusu önemliydi. Böyle bir vurgu topluluğun birlikte üreterek ve geliştirerek yaratısına sahip çıkışı ve onun değerini daha iyi bilmesi bakımından önemliydi.

Ceyhun BALCI, 22.09.2008

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS