Ceyhun Balcı - Ezberci
Eylül 18, 2008 - CEYHUN BALCI, İLK KURŞUN
Bugünlerde giderek daha sık işitir olduğumuz bir kavram var : “Ezber bozma”! Özellikle, alışılagelmiş tutum ve davranışlar karşısındaki açılımcı ve yenilikçi görünüm öne çıkartılarak olumlu bir konuma da taşınmaya çalışılıyor “ezber bozma” eylemi!
Geçen yılki seçimlerde bağımsız aday olan ve “solcu” olduğunu da vurgulamaktan kaçınmayan bir “ezber bozucu” kendisi ile de çelişircesine ve emperyalistle aynı safta yer almakta sakınca görmezcesine “işgal yoksa emperyalizm de yoktur!” deyivermişti.
Bu “ezber bozucu” tayfa kulaklara son derece hoş ve çekici gelen söylemleri ile asıl ezbercinin kendileri olduklarının fark edilmeyeceğini sanıyor olmalılar.
Bu adla anılmasa da yaklaşık çeyrek yüzyıldır ezberlerimizin bozulma eylemi ile karşı karşıya olduğumuz söylenebilir.
“Devlet kasaplık, manavlık, kırtasiyecilik yapar mı? Ne var, ne yoksa özelleştirin!” türünden öğütler de kulaklarımızda yer etmiş gibidir. Ekonomide, siyasette, toplumsal yaşamda “denetimsizlik” ile “özgürlük” sıkça biribirine karıştırılmamış mıdır? Bir tür çağcıl “bırakınız yapsınlarcı” anlayış ve aymazlık hemen her alana giderek egemen olma eğiliminde değil midir?
Bugünlerde kapımızı bir kez daha çalmaya hazırlanan ekonomik karmaşa da gerçekte bu aymaz ve duyarsız dönemin çok doğal bir sonucudur.
Güdümlü, iliştirilmiş ve perdelenmiş habercilik aracılığı ile “ezberbozan” odakların kendi ezbercilikleri uzunca süredir gözlerden kaçırılsa da son zamanlarda özellikle dış dünyada yaşananlar çok şey anlatır gibidir. Elbette anlayanlara ve belki de anlamamak konusunda önyargısı olmayanlara!
Her ne kadar birileri ellerindeki kamuoyu yönlendirici gücün de sağladığı olanakla sürekli “toz pembe” tablolar çizseler de, güneşin balçıkla sıvanamayacağı deyişini doğrulayan gelişmelerin biribirini izlediği günler yaşıyoruz.
Her fırsatta söyledikleri bir şey yok muydu? Çağımızda devlet etkinliğini son derece sınırlı bir alanda sürdürmeli, belirleyici olmaktan çok düzenleyici olmalı! “Serbest piyasa kendi sorunlarını çözerek, iyiyi, doğruyu en mükemmel şekilde ayırt edecektir!” türünden sözleri az mı işittik?
İlk bakışta tutarlı gibi gözüken bu sözlere inandığımızı var sayalım. Ama, bu arada özellikle bu yılın başından bu yana yaşanan kimi olaylar konusunda da belleğimizi yoklayalım.
“Serbest piyasa” kavramının beşiği sayılabilecek önde gelen kapitalist ülkeler İngiltere ve ABD’de yaşananlar ibretlikten öte, gerçek anlamda ezber bozucu niteliktedir. Hem de “ezber bozan” olarak tanınanların ezberlerini bozacak kadar çarpıcı ve anlamlı bir şekilde.
Konut kredilerindeki köpükten kaynaklı üçüncü binyılın bu ilk ciddi sarsıntısı İngiltere ve ABD başta olmak üzere bir çok ülkede domino taşı etkisi göstermek üzereyken devletin bu kurumlara el koyma yoluyla müdahalesi nasıl algılanmalı ve yorumlanmalıydı?
“Serbest piyasa” kendi söylediği ile çelişmiş olmuyor muydu?
Çok mükemmel bir düzenek olduğuna göre, “serbest piyasa” nasıl olup da böylesi bir karmaşayı kendi dinamikleri ile aşmaktan uzak bir konuma düşmüştü?
Bugünlerde, bir zamanlar yeri göğü inleten “serbest piyasa” çığırtkanlarının bu işlevlerini bugün de sürdürüyor oldukları söylenebilir. Ama, tek bir farkla! Bu kez çığırtkanlıkları “kurtarın bizi, yoksa kötü olur!” türünden biraz yalvarmaya ve biraz da şantaja dönüşmüş durumda.
“Ezber bozma” iddiası ile yola çıkıp başkalarına akıl verme bilgiçliğine soyunanlar bugünlerde kendi dertlerine düşmüş bir görüntü içindeler.
Kendilerince akıllıca bir yaklaşımla, kurtarılmayı istiyorlar. Böylelikle, “saadet zinciri”nin bir süre daha kopmadan varlığını sürdürmesi olanağını yakalama peşindeler.
İyi günde devleti yerin dibine batırmakta sakınca görmeyenler başları sıkışınca devleti başlarının tacı yapmakta sakınca görmediler!
Hiç kuşku duyulmasın ki; bu karmaşadan sonra gerekirse aynı tavırlarına geri döneceklerdir. Hem de hiç utanmaksızın!
Bugünlerde ürkek ve sinik bir davranış içinde oldukları görülse de ezber bozucuların , kapımızdaki krizin de ülkemizdeki gerçek sorunların da asıl nedenlerini dillendirmeme ısrarlarından geri adım atmamış olduklarını da gözlüyoruz.
Geçen yüzyılın başında dünyaya egemen olan “bırakınız yapsınlar”cı anlayışın insanlığı sürüklediği felaketlerden de haberdar olmayacakları düşünülemeyeceğine göre “ezberbozan” namlı “ezberci”lerin bu güncel gerekçe ile iyi tanınmalarında yarar var!
Ceyhun BALCI, 17.09.2008


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.