Köksal, Bakan Şahin’e karşı tavır koyamıyor - Yalçın BAYER
Eylül 17, 2008 - HÜRRİYET, YALÇIN BAYER
ANAYASA ve içtüzüğe uygun bir şekilde kendisine intikal eden soru önergelerine karşı anayasal sorumluluğunu yerine getirmediği gibi Anayasa’nın 98 ve içtüzüğün 96 ve 97. maddelerini ihlal ederek TBMM Başkanı’nın görev ve yetki alanına müdahale ve tecavüz eden Adalet Bakanı hakkında gerekli tavrı göstermesi ve tepki koyması için TBMM Başkanı, tarafımızdan göreve davet edilmiştir.
Kendilerini TBMM’nin üstünde zanneden, TBMM Başkanı’nın görev ve yetki alanına tecavüz eden bu kronik ve mütehakkim anlayışın sorgulanması ve teşhir edilmesi gerekmektedir. Anayasal kurumlara iftirada bulunan Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı, anayasal zemin içinde bir şekilde bunun hesabını vermelidir. Hükümet karakteristiği haline gelen bu uygulamalara, TBMM Başkanlığı’nın tavır koyması anayasal bir sorumluluktur.
TBMM’nin saygınlığını korumak ve milli iradenin üstünlüğü adına, Meclis Başkanı’nı göreve davet ediyoruz. Bu gibi hallerde, Meclis Başkanı’nın sessiz kalması ve tepki göstermemesi kabul edilemez. Meclis Başkanı, Anayasa ve içtüzükten doğan yetkilerini kullanmak durumundadır. Konu bu anlayış içinde tarafımızdan takip edilecek ve kamuoyu bilgilendirilecektir.
Atilla KART- Konya Milletvekili
Mehmet Gürhan, İbrahim Kaypakkaya’ya özendi
‘Ser verip sır vermedi’
KANAL 7 ve Deniz Feneri’nin Almanya’daki en ’muteber’ adamı Mehmet Gürhan, cezasına razı oldu; hiç açık vermedi.
Hiç konuşmadı, ağladı.
Kendisine, Türkiye’den verilen talimatları aynen yerine getirdi.
“Suç işlediğimin farkında değilim; vicdanım rahat, bir kuruş cebime girmedi. Özür dilerim” dedi. İşin içinden ancak böyle mi sıyrılabilirdi?
Bir dostumuzun hatırlattığı gibi yaptı:
“Ser verip sır vermedi”
Nihat Behram’ın, 1980’lerde TKP/Marksist Leninist örgütünün kurucusu olan İbrahim Kaypakkaya’nın yaşamını ve mücadelesini anlatan kitabının adı da “Ser Verip Sır Vermeyen”di.
Kaypakkaya bir dönem halka önderlik yapmak istedi; Mehmet Gürhan da ’din tacirliği’ uğruna takiyecilik yaptı.
İki farkın çok iyi ayrılması gerekmiyor mu?
Ve karar bugün TSİ ile 11.00’den sonra açıklanacak.
Son söz: CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi “Bu dava mutlaka Türkiye’de de açılmalı ve görülmeli.”
Çünkü, esas failler Türkiye’de…
Yeşil fener
BEN bir yeşil fenerim
Yoksulu çok severim!
Din iman diye diye
Sırtlarına binerim.
Erhan TIĞLI
GÜNÜN 2 SÖZÜ
1) “Bizim malvarlığımız içinde düğün dernekte altın toplaması yoktur.” (CHP Genel Başkanı Deniz Baykal)
2) “Hepsi yalan. Anacığım ağlıyor, onu ağlatanlarla mahkemede hesaplaşacağım.”
(RTÜK Genel Müdürü Zahid Akman-Kanal Türk)
Zapatero Erdoğan’ın gölgesinde kaldı
AKP İstanbul İl Başkanlığı’nın önceki akşamki iftar yemeğini MNG grubunun yeni Wow Oteli’nde düzenlemesi ilginçti… Konukları ise Başbakan Erdoğan ve İspanya Başbakanı Zapatero idi. Başbakan Erdoğan konuşmasını promter’den okudu. Dışişleri Bakanlığı mı, kendi ekibi mi hazırladı, merak konusu oldu… Çünkü metin, medeniyetler ittifakı üzerinde hayli içerikliydi. Erdoğan sanki bir ’usta’, bir Avrupa kentinin başbakanı. İster İsveç deyin, ister Hollanda; o makama otursun hiç sırıtmaz. Ama işin öbür yüzü var; ’alacağına şahin, vereceğine serçe’ veya ’içerde koç, dışarda kuzu’. Bunu iftar sonrası ünlü bir işadamına sorduk; Başbakan’ı hangi sınıfa sokuyorsunuz diye.
“No comment.”
Korku dağları sarmış; konuştuğumuz işadamlarından hiçbiri “Başbakan mükemmeldi; İspanya Başbakanı silik kaldı yanında” diyemedi.
Ama şu sözleri de ekledi: “Güler Hanım, Ferit, Cem ve Bülent beyler gibi suskunlarla beni kıyaslamayın.”
Biz de kıyaslamadık. Biliniz ki işadamlarının aklı çok karışık; hepsi derin düşünce içinde.
Biliyor musunuz
Karaman’ın abisi Erbakan’ın adamı
KANAL 7’nin Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’ın ağabeyinin, Prof. Necmettin Erbakan’ın uzun yıllardan beri özel kalemini yürüten Mehmet Karaman (1986-RP Ankara İl Başkanı) olduğunu…
ANADOLU Ajansı’nın Deniz Feneri davasının ilk beş günlük duruşmalarını hiç izlemediğini, sadece önceki gün ilk haberini geçtiğini…
ÇEVRE Mühendisleri Odası’nın ve Ege Çevre ve Kültür Platformu’nun, 5 yıldan beri beş kez değişikliğe uğrayan ancak çevreyi korumaktan uzak, ÇED sürecini göz boyama niteliğinde formaliteye dönüştüren, ’Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin (ÇED) iptali için Danıştay’a dava açtıklarını…
DSP İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız’ın, partisinin Beyoğlu kongresinde DSP’yi eleştirmesi üzerine Başbakan’a “Merhum Bülent Ecevit’in başkanı olduğu 57. Hükümet’ten nasıl bir ekonomik miras aldığınızı rakamlarla açıklamayı düşünüyor musunuz? Ekonomistler, bugüne kadar 57. Hükümet’in mirasını yediğinizi söylüyorlar. Bu görüşü nasıl karşılıyorsunuz? DSP’yi eleştirirken Ecevit gibi dünya çapında bir lidere haksızlık ettiğiniz konusunda bir vicdan muhasebesi yaptınız mı?” diye sorduğunu…
AN
Önce YİMPAŞ, KOMBASSAN,
şimdi FENER’den Zekeriya
KARAMAN,
Ve Zahid AKMAN,
Aylardan RAMAZAN
Hepsi tam MÜSLÜMAN,
ortaya çıkaran bir ALMAN
Başbakan ERDOĞAN
Güme giden Aydın DOĞAN
Ahmet DENİZ-MERSİN


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.