Zekeriya Karaman’a hassas sorular - Yalçın BAYER
Eylül 11, 2008 - HÜRRİYET, YALÇIN BAYER
ALMANYA’daki Deniz Feneri davasında ve Türkiye’de AKP’yi zora sokan tartışmalarda bütün yollar Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’a çıkıyor. O kadar çok belge ve bilgi geliyor ki; biz de şaşırdık. “Bu ramazan gününde fakir-fukaranın rızkını çaldılar; takiye yaptılar, bağış paralarımızla televizyon kurdular. Allah’tan da korkmadılar” diyen okurlarımızın ve kamuoyunda tartışılan bazı konuların açığa çıkması gerekiyor.
Bizim sorularımız şöyle:
1- Tutuklu Mehmet Gürhan, sizin kurumunuzun bir çalışanı olmuş mudur? Olmuşsa hangi tarihler arasında hangi görevleri yapmıştır?
2- Bugün kendisine işbirlikçi, itirafçı sanık diye suçladığınız Firdevsi Ermiş, Kanal 7’nin bir çalışanı olmuş mudur; olmuşsa hangi görevi ne zaman yapmıştır?
3- Tutuklu Mehmet Taşkan, Kanal 7’nin çalışanı olmuş mudur; hangi yıllarda olmuştur, pozisyonu nedir?
4- Bugün bağımsız bir derneğin başkanı gibi Deniz Feneri adına açıklama yapan Başkan Engin Yılmaz, Kanal 7’de çalışmış mıdır; hangi görevde bulunmuştur?
5- Kanal 7 kurulduktan sonra Almanya’da ne zaman yayına başlamıştır; Deniz Feneri sizden kaç yıl sonra faaliyete geçmiştir? Frankfurt’taki alt-üst katlardaki büroları iki kuruma kim kiralamıştır?
6- Osman Ketenci’nin büyük kızı Sema Başbakan’ın oğlu Burak Erdoğan’la, küçük kızı Şehriban da oğlunuz Habib Karaman ile evli… Ketenci, hem Erdoğan hem de sizinle dünür oluyor. Gerçekten İP kaynaklarının ileri sürdüğü gibi, Burak Erdoğan’ın Frankfurt’taki Deniz Feneri veya Kanal 7’nin aynı binadaki bürolarına gidip gitmediğini biliyor musunuz? Burak Erdoğan’ın ortakları arasında yer aldığı Turkuaz Denizcilik’le bir ilginiz var mıdır?
7- Deniz Feneri Genel Başkanı Engin Yılmaz’ın, yardımcısı İbrahim Alkan ile yaptığı basın toplantısında yanlarında bulunan Genel Muhasip Mehmet Cengiz’in (sakallı), Almanya ekibinizden Mehmet Gürhan’la Sivas Gölova’dan hemşeri ve çok yakın olduğunu biliyor musunuz? Aslında mesleği avukat olmasına karşın ’genel muhasipliğini’ öne çıkartan Mehmet Cengiz’in kurumunuza ’fatura’ konusunda hiç yardımı olmuş mudur?
Bu sorularımıza en kısa süre içerisinde Zekeriya Karaman’dan yanıt bekliyoruz. Yoksa bu soruları cevaplamak bizlere düşecektir.
’Vergi’ davaları da AİHM’ye gidebilecek
TÜRKİYE’de ilk kez bir vergi davası Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) gitti. Mahkeme davayı kabul etti ve vergi davalarına AİHM yolu açıldı.
Bir yıl önce bir vergi mükellefin görüşlerine yer vermiştik. Mükellef “Maliye’nin vergi borçlarının tasfiyesine ilişkin bir yasanın çıkması” konusunu aktarırken, bir okurumuz “ödeme yapılırken, boynumuzdaki tasmanın hakkaniyetle çıkarılması” gerektiğini yazmıştı. (30.1.2008) Nitekim, Maliye kamu alacaklarının tahsiline ilişkin yasayı çıkardı. İyi niyetli, namuslu, düzgün iş sahipleri umutlandı. Ama geride yargıda sorunlar yaşandığı için sıkıntılar sürüyordu. Bir okurumuzun hatırlatması üzerine Takvim’de (2.9.2008) bu konuda ’Vergi, AİHM’ye girdi’ başlıklı bir haber okuduk. Kazım Yılmaz imzalı habere göre, Ankara Barosu’na bağlı Av. Olcay Çınar, bir mükellefinin Vergi Barışı Kanunu’nun uygulamasından doğan ihtilafı dava konusu yapmış. Ancak Danıştay davayı reddetmiş. Oysa Danıştay daha önce 31.12.2003’e dek bitmeyen incelemelere dayanarak salınan vergilerin silinmesine karar vermiş…
Evet… Vergi konusundaki uyuşmazlıklara AİHM’nin bakmadığı gibi bir izlenim vardı. Bu yüzden vergi daireleri ve mahkemeleri özellikle de Danıştay, AİHM’yi dikkate almıyordu. “AİHM vergi konusuna girmez” diye umursanmaz bir anlayış vardı. İşadamı okurumuz diyor ki: “Çünkü mahkemelerde ’adil yargılama’ olmuyordu. Yoruma dayalı inceleme raporlarıyla mükellef ticari faaliyetini sona erdirmek zorunda kalıyordu. Şimdi mahkemeler ve vergi daireleri kendilerine çekidüzen vermek ve AİHM’ye uymak zorunda kalacak.”
Biliyor musunuz
CHP İzmir milletvekili Ahmet Ersin’in, “Yoksullara dağıtılmak üzere polislerden toplanan para niçin sadece Deniz Feneri Derneği’ne veriliyor?” sorusunu İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın 2.5 aydır yanıtlamadığını…
MHP Milletvekili S. Nevzat Korkmaz’ın soruları üzerine Adalet Bakanı M. Ali Şahin’in, Türkiye’deki Deniz Feneri’nin, Almanya’dakinden zaman zaman projeler için ayni ve nakdi destekler aldığını, Türkiye’deki Deniz Feneri hakkında herhangi bir soruşturma bulunmadığını bildirdiğini…
CHP İstanbul il örgütünün ’Deniz Feneri’ ile ilgili protestosunu bugün 11.00’de Ahırkapı Deniz Feneri (Cankurtaran) önünde yapacağını…
Yimpaş, Kombassan Demirkaya vs. + D. Feneri ve Kanal 7
BAŞBAKAN Erdoğan, Deniz Feneri yüzünden oldukça sinirli… İslami holdinglerin çarptığı paraların üzerine gitmiyor, gidemiyor. Çünkü partisinin mensupları ile organik bağı defalarca yazıldı; yargının dosyalarına girdi.
Hem İslami holdinglerin hem Deniz Feneri’nin topladıkları paraların miktarı hálá net olarak hesap edilemiyor. Deniz Feneri’nin 41 milyon Euro’dan çok fazla olduğu belirtilirken; holdinglerin götürdüğü paranın miktarı ise 20 milyar dolardan 40 milyara kadar uzandığı telaffuz ediliyor. Avrupalı Türklerin birçoğu kaptırdıkları paraları doğru beyan edemiyor. Ederse Alman maliyesi tepelerine biniyor.
MİLLETİ KANDIRDILAR
Avrupa Türkleri Dayanışma Derneği Başkanı Muhammet Demirci, günlerdir herkese yaşadıkları soygunu anlatan mail’ler gönderiyor. Yardım istedikleri Başbakan’ın kendilerine “Bana mı sordunuz, verdiniz” diye çıkıştığını belirtiyor ve Başbakan’a şunları söylüyor: “272 gurbetçiden para toplayanların birisi de, sizin arkadaşınız olduğunu söyleyen Halil Demirkaya değil midir? Bunları gündeme getirdiğimizde bize ’sahtekar ve provokatör’ suçlamasında bulunmadınız mı? Bu arada Halil Demirkaya, seçim çalışmaları sırasında partinize para yardımında bulunmuş mudur?
YİMPAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Dursun Uyar hakkında Almanya’da tutuklama kararı çıkmasına rağmen üç yıl boyunca, Türkiye’deki dosyayı elinde tutan hangi bakandır? Dursun Uyar’ın, dost çevresinde söylediği gibi AKP’ye para yardımı yapmış olabilir mi?
BAŞBAKAN UNUTTU
İslami holdinglere ve Deniz Feneri’ne bir diyet borcunuz yoksa, 2002 seçimleri öncesinde Uğur Dündar ve Ali Kırca’nın programlarında ’Göreve geldiğimizde işimiz yolsuzlukların, hortumcuların üzerine gitmek olacaktır’ sözünü bugün neden unutuyorsunuz?
Alman mahkemelerinde nitelikli dolandırıcı olduklarına karar verilmiş olmasına rağmen, İslamcı holdinglerin üzerine, Uzanlar’ın üzerine gittiğiniz gibi neden gidemiyorsunuz?
Bu şirketlere bir diyet borcunuz var mıdır?”
Muhammet Demirci, şu bilgiyi de aktarıyor:
“Biz, bu şirketlerden, Demirkaya, Kombassan ve Yimpaş’ı toplu olarak Türk adaletine teslim ettik. Yimpaş dosyası Yozgat’ta, Demirkaya ve Kombassan dosyaları da İstanbul’da…
Davaları Avrupa’nın siyasetçileri ve basını da takip ediyor. Ancak biz ülkemizin temiz olan her kesiminin takip etmesini istiyoruz.”
Bekleyiniz.


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.