’AB’ci iseniz demokrat ’İslamcı’ iseniz adaletli olmanız gerekiyor -Yalçın BAYER
Eylül 09, 2008 - HÜRRİYET, YALÇIN BAYER
ÜNLÜ iletişimci Kanadalı McLuhan yıllar önce dünyanın ’global bir köye’ dönüştüğünü yazmıştı.
Başbakan’a gazetecilik dersleri
Bunda en büyük pay, iletişim teknolojisindeki gelişmedir ve medyadır. İnternetin de yaşama katılması ile artık enformasyon, gizlenemeyen bir şey haline geldi.
Bir yerde yolsuzluk varsa basın bunu yazacaktır.
Başbakan ilk önce bunu öğrenmelidir.
Gazeteciler, toplumu bilgilendirip, çeşitli konularda kamuoyu oluştururken birçok zorluklarla karşılaşır. Kimi zaman hayatları tehlikeye girer. Bunu yapan gazeteci ne kendini, ne patronu düşünmektedir. Sorumluluğu topluma karşıdır. Başbakan’ın öğrenmesi gereken diğer konu budur.
Topluma karşı sorumluluğu olan gazetecinin eleştiri işlevinden ’feragat’ etmesi mümkün değildir. Aksi halde görevinin gereğini yerine getirmemiş olur.
Gazetecinin haberi ve yazısı gerçekleri yansıtıyor ve toplumu ilgilendiriyor ise burada kişilik haklarına ’velev ki’ saldırı olsa da meslek gereğidir. Bu konuda Danıştay’ın ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihatlarını öğrenmelidir Başbakan.
TRAJİKOMİK
Özgür basın, demokratik toplumun özü olan farklılaşmanın da temel dinamiklerindendir.
Özgür basına karşı olmak, demokrasiye karşı olmaktır.
Yıllarca niyetlerinin okunduğundan şikáyet eden bir siyasinin, Demokrat Parti geleneğini hatırlatırcasına ’kötü niyetli haber’ vurgusu yapması sadece siyasi ve hukuki açıdan değil, psikolojik açıdan da incelenmesi gereken bir çelişkidir.
Yaşamını bu mesleğe adamış kişilere ’silahşor’ denmesi, yeni bir ’iktidar besleme basını’ oluşturulan bugünlerde ifade edilmesi hem ironik, hem trajiktir.
Türkiye bir hukuk devletidir, basın da siyasiler de görevlerini hukuk rejimi altında yürütür. Bir suç varsa bunun yaptırımı da hukuk yolu ile olur. Bunun dışındaki yöntemler sansüre ve şantaja girer.
HANİ ADALET DUYGUSU
Yukarıda çağdaş basın, hukuk ve demokrasi ölçütlerinden bahsettik. Başbakan bunlardan bihaber ise, daha çok bildiği alandan girelim konuya…
İslam siyaset anlayışını en iyi dile getiren ve AKP’li gençlerin elinden düşürmediği Farabi’lere, Gazzali’lere, İbn-i Haldun’lara bakmasını tavsiye ederiz. Onlar derler ki, bir yönetim dinsizlikle, imansızlıkla ayakta kalabilir ama zalimlikle, yolsuzlukla asla ayakta kalamaz.
Toplumu din adına soyan dernek ve vakıfları desteklemek başbakanların işi değildir.
Bunları haber yapıp toplumda duyarlılık yaratan basına tepki göstermek Başbakan’ın işi değildir.
Bir de kalkıp yıllarını bu mesleğe adamış kişilere ’silahşor’ demek ise Başbakan’ın ne işidir, ne haddidir.
Bu konuda çok dersler alınması gerekiyor.
İmar Komisyonu çok yoruluyor!
İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi’nde 21 komisyon vardır. Bunlar içinde en yoğunluklu olarak İmar Komisyonu çalışır. Diğer komisyonların pek işi yoktur.
Büyükşehir Meclisi, eylül dönemi toplantılarına dün başladı.
İlgili komisyonlardan Meclis’e yine 400 dosya indirildi. Bu arada AKP Büyükşehir Belediye Başkan Vekili AKP’li Hüseyin Evliyaoğlu’nun sözlü önerileriyle bu sayı 412’ye çıktı.
Bunlardan sadece 25’nin imar dışı konuları içerdiğini söylersek, bunun bir başka rekor olduğunu söylemeye gerek var mı?
Büyükşehir İmar Komisyonu ’çok’ çalışıyor; ’çok’ yoruluyor.
İstanbul’un önceliği parsel bazında kişiye ya da şirketlere özel plan tadilatları mıdır?
Şer: Karaköy otoparkını yasadışı elimden aldılar
Tayyip Bey beni hep taciz etti
BÜYÜKŞEHİR Belediyesi’nin 1986 yılında ihaleye girerek Karaköy katlı otoparkını kiralamış işadamı Hasan Şer… İhaleye 16 firma katılmış, aralarında Setur da varmış. Setur’un 15 milyon TL’lik teklifine karşılık 15.5 milyon vermiş ve işletmesini almış. “Sorunsuz olarak bugüne kadar işlettik” diyor. Belediye Başkanlığı döneminde Tayyip Bey’in kendilerini sürekli taciz ettiğini, ancak başarılı olamadığını belirten Şer, şöyle konuşuyor:
“AKP dönemi başladıktan sonra 2886 sayılı kanunun 75. maddesine belediye taşınmazlarını da dahil ettirdi ve hazine arazilerini işgal eden işçiler için uygulanan yasaya belediyenin özel mülkü olan, ihale ve sözleşme ile kiraladığı 6570 sayılı yasaya tabi taşınmazları da 75. madde içine dahil ettirdi. Bu yasanın yürürlüğe girmesinden sonra bize ihtarname göndererek bundan sonra işgalcisiniz dedi ve burasını Büyükşehir İSPARK’a verdik diyerek belediye tarafından tahliyemiz istendi. Bunun üzerine gerekli yasal müracaatlarımız yapıldı, davalarımız henüz temyiz aşamasında iken belediyenin talebi üzerine Beyoğlu Kaymakamlığı ve zabıta marifeti ile bugün (dün) tahliye ettirdi.”
Şer, Büyükşehir Belediyesi’nin, Mecidiyeköy’deki katlı otopark ile Topkapı’daki minibüs katlı otoparkının işleticilerini çıkartmak için aynı yolu izlediğini ancak hukuk yolundan başarılı olamadığını belirtirken şöyle diyor:
“İlgili semtlere göre yargıya gittik; diğer iki otoparkın kararları yargıdan döndü, bizimki ise daha sonuçlanmadan sözleşmem sürmesine rağmen Karaköy otoparkı elimden alındı. Dikkatinizi çekerim, bu üç otoparkın sahiplerinin (ben de) Alevi olması, size bazı şeyler çağrıştırmıyor mu? Bu bir inanç düşmanlığı değil midir?”
Biliyor musunuz
Okul açılışında velilere kumanya
ÜMRANİYE, Dudullu’daki İnanç Türkeş İlköğretim Okulu gibi birçok okulda resmi açılış töreninden sonra velilere belediye araçları ile getirilmiş olan ’kumanya’ dağıtıldığının dikkat çektiğini… MALİYE Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 30.6.2008 itibarıyla 850 bin YTL ve daha fazla borcu olan 4222 mükellefi internet sitesinde ilan ettiği, bunlar arasında 1110. sırada Sabah’ın sahibi Ahmet Çalık’ın babası Mahmut Çalık’a ait Malatya İplik AŞ’nin 3 milyon 84 bin 978 YTL borcu olduğunun gözüktüğünü…


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.