İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Cüneyt Arcayürek - Kıbrıs’ta Ödün Vermeye Hazırlık

Eylül 05, 2008 - CUMHURİYET, CÜNEYT ARCAYÜREK

RTE, Türkiye’nin ulusal ve stratejik yararlarına aykırı olacağını hesaba katmadan Kıbrıs’ta çözümsüzlüğe çözüm arıyor.

Rauf Denktaş, Türkiye’nin ulusal yararlarına bağlı kaldığı, Kıbrıs Türklerinin Rum egemenliği altında azınlık konumunda yaşamasına karşı çıktığı için AKP hükümetinin desteğini kazanamadı.

RTE, kafasına uygun, Rumlarla birlikte, Rumların yönetimi altında yaşamayı çoktan sindirmiş birinin, MA Talat’ın işbaşına gelmesine destek oldu.Sonuç: Tencere yuvarlandı kapağını buldu!

Şu gerçek unutulmamalı: Kıbrıs’ta Denktaş’tan sonra başlayan süreç; RTE-Talat ikilisinin başlattığı ve sürdürdüğü ödünler sürecidir.

Oysa Talat’la Hristofyas arasında başlayan görüşmelerin ilk gününde tarafların ortaya koydukları temel ilkeler Kıbrıs sorununun çözüm olasılığını dinamitliyor.

Tarafların asla vazgeçemeyeceklerini öne sürdükleri öğeler, görüşmelerin çözümsüzlükle sonuçlanması olasılığına ağırlık kazandırıyor.

Tabii Türk tarafının başrol oynadığı bir oyun kurgulanmıyorsa…

***

Türk tarafının hedefi yeni bir Kıbrıs Cumhuriyeti kurulması. Çözüm, iki ayrı halkın ve iki demokrasinin varlığına dayanmalı. İki kesimlilik, iki tarafın siyasal eşitliği, iki kurucu devlete eşit statü.

Rum tarafına göre; tek egemenlik ve tek vatandaşlıkiçeren iki kesimli, iki toplumlu federasyon vazgeçilmez ilkeler.

Açıklanan temel kurallar iki toplum arasında uzlaşmanın zor, hemen hemen olanaksız olduğunu kanıtlıyor.

Türk ve Rum toplumları arasındaki anlaşmazlıklarda daha başka ve uzlaşılması olanaksız aykırılıklar var.

Örneğin Türk tarafı askerin Kıbrıs’tan ayrılmasına karşı. Garanti ve ittifak anlaşmaları yürürlükte kalmalı, çözümü garantör ülke Türkiye de kabullenmeli, diyor.

Rumlar için Türk askerinin Ada’dan ayrılması, garanti ve ittifak anlaşmalarının iptal edilmesi vazgeçilmez önkoşul.

Bu temel anlaşmazlıkların ikili görüşmelerden önce tarafların ne kadar ödün koparabiliriz diye birbirini yoklamak için açıkladıkları öğeler olmadığı, önceki gün başlayan Talat-Hristofyas arasındaki görüşmelerden sonraki açıklamalardan anlaşıldı.

Türk tarafı ile Rum tarafının ödün vermeyecekleri öğeler toplantıdan sonra yinelendi.

***

Temel farklılıklar çözümün olanaksızlığına işaret ediyorsa; Ankara’yı da arkasına alan Talat, Rumlarla 11 Eylül’de ilk pazarlığa neden hazırlanıyor?

Ankara ile Talat’ın bu denli birbirine zıt ilkelere karşın müzakere ve pazarlıkta ısrar etmeleri acaba başka bir tezgâhın eseri mi?

RTE ve Talat ikilisi Türk kamuoyunu karşıya almamak için şimdilik Rumlara teslim olmayacak koşullar öne sürüyorlar.

Yoksa, görüşmeler ilerledikçe AB’den, ABD’den gelen dayatmalarla temel ilkelere daha yumuşak bakan, açıklanan temel ilkelerden kaytaran bir oyun mu kurguluyorlar?

Talat, bir yandan temel ilkelerde asla ödün verilmeyeceğini söylüyor ama bir yandan da ikili konuşmalarda hangi konunun geniş tartışmalara yol açacağı sorusuna; Rumların ısrar ettiği tek egemenliğin, siyasal eşitliğin, tek vatandaşlığın reddi olacak demiyor…

…Mülkiyet sorunundaki görüşmelerin çetin geçeceğinisöylüyor.

Bu işaretler Talat ile Ankara’nın iki devlet, egemenlik, tek vatandaşlık, siyasal eşitlikten ödün vermeye hazırlandığını gösteriyor.

Talat bu. Ankara’nın desteğinde, Ankara ile birlikte yanar döner!

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS