İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Cüneyt Arcayürek - AKP’li Belediyeler ve RTE

Ağustos 31, 2008 - CUMHURİYET, CÜNEYT ARCAYÜREK

Karadeniz’de Rusya-ABD gerginliği, Kafkaslar’daki savaş… Bu sorunlar varken AKP’li belediyelerin rahatsızlıktan öteye taşan icraatları ile uğraşacak değil ya…

Son günlerde herhangi bir konuyu bahane ederek konuşmuyor. Ana muhalefete, medyaya çatmıyor.

Devir teslim törenlerindeki asker konuşmalarını dinlerken sanki Karadeniz’de gemileri batmış gibi düşünceli, durgun.

Gazetecilerin sorularını ayaküstü yanıtlamaya bayılır; son günlerde habercilerden de uzak duruyor.

Tek yorumu doğasına uygun düşmeyen bir yorum. Bu kez sağa sola saldırmadan İstanbul’un ünlü balık lokantalarına gitmediğine değinen yazıları eleştiriyor.

Kendini bildi bileli bu lokantalara gidermiş. O sonradan görme kimileri gibi; aaa elbette elbette, Türkiye’de Kayseri mantısına kaşık sallayıp, New York’ta ıstakozlu makarna yiyenlerden değil.

Arada sırada kendisiyle, hükümeti ile ilgili yazılardan başını kaldırıp başkentte oturan bir vatandaş gibi, başkentin iki büyük ilçesi belediye başkanının söylemlerine, yaptıklarına bir göz atsa.. neler görecek neler!

Örneğin usandıran TV konuşmalarıyla, yerel seçimde Çankaya’yı partisine değil, başkan adayı olacağı söylenen oğluna kazandırmak için bir aydır uygulamalarıyla artık yaka silkilen bir insan konumundaki Melih Gökçek!

Gölbaşı yolu üzerindeki köprüyü yenilemeye girişti.

Trafikte günlerdir tam bir keşmekeş yaşanıyor. Kimi saatlerde araçlar, yollarda saatler boyu uzun kuyruklar oluşturuyor.

Ana caddeleri, yolları kapadı Bay Gökçek; tek bir kanaldan Zühtü Tiğrel Caddesi üzerinden ya Konya yoluna çıkacaksınız, ya da aynı yoldan Çankaya’ya, Kavaklıdere’ye ulaşacaksın!

Oran üzerinden kentin birçok bölgesini bağlayan yolların asfaltını yenilemeye girişti.

Turan Güneş Bulvarı üzerinde ithal ettiği ağaçların yüzde sekseni kurudu.

Çiçekler getiriyor yol kenarlarına. Bir aylık ömrü olan… Asfalt döşeniyor, bir ay sonra üzerinde bir çukur kazılıyor.

Oran; RTE ve Gökçek sayesinde zaten temiz hava kenti olmaktan çıktı. Toz, toprak ve pislik!

RTE’nin yıktırdığı eski milletvekili evleri arsasına şimdi TOKİ’nin otuz kırk katlı binaları inşa ediliyor. Milletvekili evlerindeki yüzlerce çam yok edildi. Acaba çevrecinin daniskası RTE’nin bu uygulamalardan haberi var mı?

***

Elbette haberi yok, olsa da umrunda değil. Gece içki satıyor diye ruhsatlı dükkânı Keçiören Belediyesi’nin ellerinde sopalı adamları basıyor. Dükkân sahibi küfürlerle nasıl içki satarsın lan diye dövülüyor.

ABD Büyükelçiliği olayla ilgilenir ilgilenmez bizimkiler kıpırdanıyor. Keçiören’de oturan RTE, ancak Cuma namazından sonra belediye başkanı Turgut Altınok ile dayak sorununu görüşme zahmetine katlanıyor.

Ankara’nın iki ilçesinde –biri Çankaya– içki yasağı uygulanmıyor. RTE belediye başkanlarına verdiği talimat ise şu: İçen içer, içmeyen içmez. Karışmayın!

Başbakan lafta laik, uygulamada dinci!

Belediyeler sözde içene içmeyene karışmıyorlar ama, içilmesini engellemek için içkili lokantalara baskı yapıyor ya da içki satanlara dayak atıyorlar!

Bugün Keçiören’de tek bir içkili lokanta yok. Neden? Yerel seçimde başkent belediye başkanlığına göz diken Keçiören başkanı’nın açıklamasına bakın: Benden içki ruhsatı isteyen yok!

Demek ki içkili lokantaların sahipleri din açısından yasak diye içki vermekten vazgeçiyorlar. İçki en büyük beladır diyen dinsel bir söyleme kapılarak belediye başkanına ruhsat için başvurmuyorlar. Yersen rafta dolma var!

***

Karadeniz’de aşağı tükürse sakal (ABD), yukarı tükürse bıyık (Rusya) arasında sıkışmış.

RTE, dayak yiyen vatandaşla, başkent halkına aylardır kentin pek çok yerinde eziyet etmeyi adet edinen, her gün birilerine saldırmayı, ODTÜ ile uğraşmayı, en büyük benim diye durmadan konuşmalar yapmayı meslek edinen Gökçek ile ilgilenecek değil ya!

Karadeniz’e çıkan ABD savaş gemilerine Mont-rö Antlaşması gereği 21 gün sonunda geri dönmesinin zorunluğu olduğunu bildirdi mi acaba?

Bildirmediyse; Moskova, zaten RTE’nin yerine bu görevi yerine getirdi: ABD savaş gemileri 21 gün sonra Karadeniz’i terk etmek zorunda!

O, bir başbakan. Ama içeride böyle, cart curt, dediğim dedik. Dışarıya geldi mi, işte öyle, idare-i maslahatçı, yumuşak!

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS